14 Nisan 2011 Perşembe

Belediyelerin, Valilik İl Özel İdarelerinin, Karayollarının, DSİ, Devlet Malzeme Ofisi, kumu kuruluşlarının, kooperatiflerin, organize sanayi sitelerinin, üniversitelerin, alt yapı ve üst yapı ihtiyaçlarında en son teknoloji ürünlerinin sergilendiği 2. ANFAŞ CİTYEXPO Şehircilik ve Teknolojileri Fuarı, Antalya Expo Center’da düzenlenen törenle açıldı.
Fuarın açılış töreninde bir konuşma yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Osman Budak, Fuarın henüz ikinci yılında 160 katılımcı sayısına ulaşmasının ANFAŞ’ın ve fuarcılıkta Türkiye’nin beşinci ili olan Antalya’nın başarısının devam edeceğini gösterdiğini ifade etti.
Budak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve ATSO olarak fuarcılığı ekonominin dışa açılmasının önemli unsurlarından birisi olarak gördüklerini ve bu doğrultuda Türkiye’de fuarlara özellikle yabancı firmaların katılımının artması konusunda çaba harcadıklarını bildirdi.
City Expo’nun sektörel fuarların dışında çok farklı bir fuar konsepti olduğuna dikkat çeken Budak, “Bu fuarın adı ve konusu kent ve kentleşmedir, yani Türkiye’nin aslında en hayati konularından birisidir. Çünkü dünya ve Türkiye hızlı bir kentleşme dönemi içerisindedir ve günümüzde artık ekonomik yarışın alanı kentlerdir. Artık dünyada ülkeler arasında mevzuat veya sistem farkları azalmıştır. Ulaşım nedeniyle ülkelerin coğrafik konumları ikinci plana düşerken, kentlerin sunduğu imkanlar ve kentlerin farklılığı birinci plana çıkmıştır. Kent uygarlık demek olduğuna göre günümüzde çağdaş uygarlıktan çağdaş kentleşmeyi anlamak gerekmektedir. Peki biz Türkiye olarak bu yarışta neredeyiz ? diye baktığımızda dünyada en yüksek yaşam kalitesi sunan 50 kent arasında Türkiye’nin yer almadığını görüyoruz.Türkiye kentler yarışında iyi bir noktada değildir. İç göçün hızla devam etmesi, yerel yönetim sistemimiz, belediyecilik ve kentleşme anlayışımız nedeniyle bu yarışı kaybetme riskinin olduğunu açık bir biçimde konuşmamız gereklidir. Bu nedenle kentleşme konusunun bu tür etkinliklerle gündeme gelmesi, modern kentleşme araçlarının ve teknolojilerinin sürekli olarak gözden geçirilmesi son derece önemlidir” diye konuştu.
Antalya’nın net göç sayısında 2010’da İstanbul ve Ankara’dan sonra üçüncü il olduğunu vurgulayan ATSO Başkanı Budak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Turizm ve ikinci konut yoğunluğunda birinci il olması, fakat buna karşılık merkezi bütçeden yerel yönetim payında sekizinci sırada olması nedeniyle kentleşme sorunlarını en fazla yaşayan il konumundadır. İstanbul nüfusu Antalya kent nüfusunun 14 katıdır. Ama bizim ikinci konut sayımız ve turist sayımız İstanbul’dan fazladır. Buna rağmen belediye bütçeleri arasındaki fark 30 kata yaklaşmaktadır. Bu konuyu sürekli olarak dile getirmemize rağmen bugüne kadar hiçbir çözüm geliştirilmemiştir. Bu konu Antalya’nın sorununun bir boyutudur. Diğer tarafta da bizim Antalya olarak halen doğru bir kentleşme politikasını oturtamamış olduğumuz gerçeği de göz ardı edilemez. Ülkemizde kentleşme, toplum veya kent yararı odaklı değil, birey yararı odaklı bir kentleşmedir. Kentler imar rantı ekonomisi ile büyümektedir, belediyelerin önemli bir gelir kaynağı da imar tadilatlarıdır. Bu gerçekleri göz önünde tutarak, Antalya’nın sadece kendi nüfusuna değil yerli ve yabancı turistlere de hizmet verdiği düşünüldüğünde Belediyelerimize düşen görevin büyüklüğü ortaya çıkmaktadır. Antalya gibi Türkiye’nin dışarı açılan bir kentinde Belediyelerimiz büyük bir sorumluluğun altındadırlar. Bir süredir sürekli olarak tekrarlıyorum. Doğru bir kentleşme, mesken alanlarının, ticari alanların, sosyal ve sportif alanların doğru ve orantılı bir biçimde tanımlanmasından ve yaratılmasından geçmektedir. Oysa Antalya’da bu alanlar ne tanımlanmakta ne de orantılı olarak yaratılabilmektedir. Görsel kirliliğin ve ses kirliliğinin azaltılması, mimari kimlik, yeşil alan konusunda halen arzuladığımız değişimi görmüyoruz. Halen yeni gelişen alanlarda bile aynı yanlış ve eksikler devam ediyor.
Bu nedenle Türkiye’de kentleşme ilkelerinin belirlenmesi ve uygulanması için, Hazine, bakanlıklar ve belediyeler arasında daha doğru ve ilkeli bir işbirliği olması için, belediyeler arasında bilgi, personel, teknoloji alışverişi sağlanması için, kentler veya yerel yönetimler bakanlığı kurulmasını ve bu konunun İç İşleri Bakanlığından ayrı biçimde örgütlenmesini zorunlu görüyorum. Bu seçim döneminde Antalya olarak siyasi partilerimizin programlarında bu sorunların ele alındığını da görmek istiyoruz.”
Antalya ekonomisinin gelişmesinin, kentlerin “turistik kentler” olarak gelişmesiyle mümkün olabileceğini kaydeden Budak, “Sahildeki turizmle kent turizminin kaynaşması, turizmin 12 aya yayılması, turizm gelirinin artması, ticaretin gelişmesi ve Antalya’da yaşayan, çalışan insanların aldığı şehircilik hizmetlerinin kalitesinin artması ancak bu şekilde mümkündür” dedi.
Müsteşar Yardımcısı Yavuz Cabbar
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yavuz Cabbar, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin son yıllarda çok hızlı büyüme gösterdiğini söyledi. Son rakamlarla Türkiye'nin yüzde 8,9 oranında büyüdüğünü belirten Cabbar, Türkiye büyürken, şehirlerin de büyüdüğüne dikkati çekti. Cabbar, şunları kaydetti:
“Ülkemiz büyürken, şehirlerimiz de büyüyor. Şehirler büyürken vatandaşların talepleri de artıyor. Yerel yönetimlerin de sorunları ve talepleri artıyor. Kentlerimizin, şehirlerimizin alt yapısı hızla gelişiyor. Türkiye büyürken, sanayisi de ihracatı da ithalatı da büyüyor''
Belediye başkanlarından, kent ihtiyaçlarının öncelikle kendi bölgelerindeki yerel üreticilerden karşılamalarını isteyen Cabbar, “Öncelikle kentinizdeki yerel üreticilerden ürün alın. Kendi bölgenizde otomotiv üreticisi var ise otobüsünüzü oradan satın alın. Bu sonuçta size dönecektir. İstihdam artacaktır, üretim artacaktır” dedi.
Antalya'nın sanayi değil turizm kenti olduğunu anımsatan Cabbar, üstün, yüksek hizmet kalitesiyle, yeni otelleriyle, ulaşım ve uygun iklim koşullarını daha iyi değerlendirerek, daha büyük fuarlara imza atması gerektiğini bildirdi.
“İmar Planları Bir Şehrin Namusudur”
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da kentleşmenin bir uygarlık ve demokratikleşme olduğunu söyledi. Antalya'da göreve geldiğinde en büyük projelerinin başında ''Güneş Ev''in olduğuna dikkati çeken Akaydın, Antalya'nın en önemli sorununun ulaşım değil, imar olduğunu bildirdi. Akaydın, şöyle konuştu:
“Antalya Valiliği, kentte bir anket yaptırmış. Bu ankete göre, Antalya'nın en büyük sorunu ulaşım. Dünyanın bütün kentlerinde en büyük sorunların başında elbette ulaşım geliyor ancak bana göre Antalya'nın en büyük sorunu ulaşım değil, imar ve kentleşme sorunudur. İmar planları şehirlerin namusudur. Kamu yararı olmadıkça veya çok zor durumda kalınmadıkça Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nden imar tadilatı kolay kolay geçmiyor.”
Akaydın, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak belediyenin altyapı ihtiyaçlarında kullandığı rögar kapakları da dahil olmak üzere tüm malzemeleri kendilerinin ürettiğini belirterek, bundan sonra talep eden tüm belediyelere üretim yapabileceklerini bildirdi.
TBB Genel Sekreteri Güngör
Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hayrettin Güngör de birlik olarak belediyelerin çıkarlarını korumaya, belediye çalışanlarına eğitim vermeye çalıştıklarını bildirdi. 20 bine yakın belediye başkanı, belediye çalışanına eğitim verdiklerini, belediyelerin bilişim alt yapılarına destek olduklarını anlatan Güngör, Türkiye Belediyeler Birliği olarak Belediyecilik Akademisini kurduklarını anımsattı.
Belediyelerin çıkarlarını koruduklarını ifade eden Güngör, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Belediyelerin çıkarlarını koruma bakımından son iki yıldır ciddi çalışmalar yapıyoruz. Elektrik tüketim vergisinin yeniden belediyelerce alınmasını sağladık. İller Bankası payıyla ilgili yaşanan sorunu da çözdük. Belediye kaynaklarının artırılmasına yönelik yeni bir yasal düzenleme çalışması yapıyoruz. Belediyelerin ciddi sorunları var.”
Güngör, Türkiye Belediyeler Birliği olarak, İspanya ve Hollanda Belediyeler Birliği ile işbirliği gerçekleştirdiklerini ve bu ülkelerle projeler sürdürdüklerini de vurguladı. 700 belediye başkanı ve üst düzey yöneticinin katıldığı, 126 firmanın stant açtığı fuar, 15 Nisan Cuma gününe kadar açık kalacak.