22 Nisan 2011 Cuma

Vodafone ile Capital ve Ekonomist dergilerinin birlikte düzenlediği 'Türkiye Global KOBİ'ler Platformu İş Ortağım Buluşmaları'nın Antalya ayağı The Marmara Otel'de yapıldı.
Toplantıda bir konuşma yapan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Osman Budak, Antalya'nın dünyada en çok turist çeken 4. destinasyon olduğunu belirterek, Antalya'ya 183 ülkeden turist geldiğini bildirdi. 5 milyon dolarlık tarım ihracatı yapılan Antalya'nın 18 milyar dolarlık kredi kullanma hacmi bulunduğunu kaydeden Budak, Antalya'da işyeri enflasyonu sıkıntısı olduğunu vurguladı. Orta ve küçük ölçekli işletmeler ile kent merkezindeki işletmelerin desteklenmesi için projeler geliştirilmesi gerektiğini anlatan Budak, kültür sanat yatırımları ile kent merkezinin hareketlendirilebileceğini ifade etti. Budak, kültür sanat çalışmalarına destek veren Garanti Bankası’ndan Antalya'daki etkinliklere destek vermesini beklediklerini sözlerine ekledi.
AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır da, turizmin 54 sektörü destekleyen lokomotif sektör olduğunu belirtti. Antalya Valisi Ahmet Altıparmak'ın talimatıyla yaptıkları yatak envanteri çalışmasına göre Antalya'da turizmde 486 bin yatak bulunduğuna işaret eden Çorabatır, Mayıs ve Haziran aylarında turizmde çalışan personel sayısının ise 145 bin olduğunun belirlendiğini söyledi. Çorabatır, ''Türkiye'de 1 milyon yatak olduğu göz önüne alındığında, Antalya yatak kapasitesinin yarısını karşılıyor. Turizmde çalışan toplam personel sayısı da 200-220 bin civarında'' dedi.
Bu yıl Antalya'ya 11 milyon turist beklediklerini bildiren Çorabatır, bu hedefin üzerine çıkılabileceğini de söyledi. Geçen yıl Nisan ayının ikinci hafta sonunda üç günde 3 bin 800 civarında turist gelirken, bu yılın aynı döneminde, geçen hafta sonunda 38 bin turistin geldiğini kaydeden Çorabatır, ''Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 700-800 artış görülüyor. Ancak kimse rehavete kapılmasın. (Turizm patladı) diye bir şey söylemek istemiyorum. Turizmde çift haneli rakamları yakalayacağız ama bu turizmcileri rehavete sürüklemesin'' diye konuştu.
Çorabatır, 2023 yılı hedefinin 20 milyon turist olduğunu kaydederken, turizmin 12 aya yayılması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
5 milyar kişi mobil iletişim araçlarıyla birbirine bağlanacak
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray da KOBİ'lerin ekonominin itici gücü olduğunu belirterek, ''KOBİ'ler istihdama katkılarıyla ekonominin bel kemiğidir'' dedi.
Rekabet gücünün artması, istikrarlı büyümenin sağlanması, minimum maliyetle maksimum üretim yapılması için teknolojiden yararlanılması gerektiğini vurgulayan Timuray, ''Bu kapsamda mobil iletişim ön plana çıkıyor. DATA kullanımında büyük bir patlama bekleniyor. Önümüzdeki dönemde 5 milyar kişi mobil iletişim araçlarıyla birbirine bağlanacak. 3G kullanan nüfus 1 milyar eşiğini aştı. Akıllı telefon sayısı laptop sayısını geçecek. Vodafone olarak 360 milyon aboneye hizmet veriyoruz'' diye konuştu.
Antalya'ya iki yılda 50 milyon TL teknolojik yatırım yaptıklarını bildiren Timuray, 432 kişiye istihdam sağladıklarını kaydetti.
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, mali disiplini devam ettirmenin önemini vurgularken, “Ama ekonomi yönetiminde ben bu disiplinli iradeyi görüyorum. Bu konuda içimin rahat olduğunu söyleyeyim” dedi.
Özen, konuşmasında Türkiye ve dünya ekonomisi ve öngörüleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Türk siyasileri ve bürokratlarının sıkı maliye politikası izlemeyi ve bunun yararlarını öğrendiğini ifade eden Özen, “Türkiye olarak çok çok iyi yaptığımız işlerden biridir bu. Türk siyasileri, Türk bürokratları sıkı maliye politikası izlemeyi ve bunun yararlarını öğrenmiş vaziyetteler. Onun için Türkiye'de çok iyi rakamlarımız var. İyi bir bütçe çıkartırsanız, çok açılmazsanız, borcunuz da azalıyor” diye konuştu.
Sıcak para uyarısı
Hızlı büyüyen ekonomilerde cari açık meydana geldiğini belirten Özen, Türkiye'nin de bunu yaşadığını kaydetti. Ergun Özen, şöyle devam etti:
“Bundan kurtulmamız lazım. Cari açık sorununu halletmemiz gerekiyor ki, bunun için de ekonomiyi soğutmamız gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bunun net bir şekilde yapılacağını göreceğiz. Şu an makro ve mikro ihtiyati tedbirler var. Makro ihtiyatı tedbirlerde Merkez Bankası piyasadan para çekerek bankacıların faizleri yükseltmesini sağlayarak, krediyi pahalı hale getirerek, ekonomiyi soğutmak istemektedir. Bu cari açıkla ilgili problemi yumuşatmak adına. Önümüzdeki günlerde daha farklı tedbirlerin alınacağını düşünüyorum. Cari işlemler açığımızı maalesef sıcak para ile finanse ediyoruz. Cari açığın yüzde 97'sini kısa vadeli sermaye hareketleriyle finanse etmişiz. Bu para hemen çıkabilir diye korkuyoruz. Siz cari açığın yüzde 97'sini kısa vadeli fonlarsanız ya bu para çıkarsa ne olur? Kur patlar. Geçmiş yıllarda bunu yaşadık. Ekonomideki istikrar hakikaten bozulur. Sıcak para ile mücadele zordur.”
Allah'tan Türk Turizmi var
Türk turizmi sayesinde cari açığın fazla olmadığını ifade eden Özen, “Hakikaten bu bölgede Allah'tan Türk turizmi var da cari işlemler açığımız çok daha fazla değil. Belki petrolümüz yok ama turizmimiz var. Bu, bu bölgede net bir şekilde ortaya çıkıyor. Türkiye'de dış ve iç talep dengesi bozuk. Türkiye'de tamamen iç talepten kaynaklı bir büyüme sergileniyor. Türkiye ne yapacak yapacak iç talebin büyümeye olan katkısını biraz azaltırken, dış talebin dengesini artıracak. Dolayısıyla cari işlemler açık problemini de halletmiş olacak. Turizm gelirlerinin burada önemi çok ortaya çıkıyor” diye konuştu.
“Türkiye'nin ilk çeyrek büyümesi yüzde 8-9 seviyesinde çıkacak. Bu büyüme rakamıyla devam edemeyiz” diyen Ergun Özen, ekonomiye ilişkin öngörülerini de paylaştı. Ergun, enflasyonda mayıs ayından sonra ciddi bir artış alacağını düşündüğünü ifade ederken, en fazla 6 büyüme ile bu senenin kapatılabileceğini söyledi. Bono faizlerinin yüzde 10 seviyesinde olacağını, dolar/TL ortalama kurunun 1,57, avronun 2,16 seviyesinde olacağını düşündüğünü ifade eden Özen, “Cari işlemler açığının 59 milyar dolar olacağını tahmin ediyoruz. Eğer sıkı para politikası izlemezsek bunun çok büyük sonuçları olur, sıkı maliye politikalarına devam etmemiz şarttır” dedi.
Özen, cari açık ve bütçe disiplininin önemini vurgularken, bu iki kalemin önemli olduğunu ve orada sıkı durulmazsa çok ciddi problemler olabileceğini söyledi. Özen, “Mali disiplini devam ettirmek önemlidir ama ekonomi yönetiminde ben bu disiplinli, iradeyi görüyorum. Bu konuda içimin rahat olduğunu söyleyeyim” ifadelerini kullandı.
Avro/dolar paritesi hakkındaki öngörülerini de paylaşan Özen, “(Avro ne olacak?) derseniz, eğer (Yunanistan, Portekiz'in borç sorunlarını çok uzun vadeye biz yaydık, verimlilik bu ülkelerde başladı, bütçelerinde bir disiplin gelmeye başladı, borç yüklerini aşağı çekiyorlar) buna inanıyorsak (avro alalım) derim, (avro kuvvetlenecek, avronun önü açık) derim ama (Avrupa bu işten çıkamayacak, sürekli biz bunu konuşacağız hatta İspanya, İtalya da bunlara dahil olacak) diyorsanız da o zaman avronun önünü çok iyi görmüyorum. Avrupa'daki kaygılar giderse avronun önü açık, avro kuvvetlenir diye düşünüyorum” dedi.
Merkez Bankası Başkanı liyakatlı
Ergun Özen, toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Merkez Bankası Başkanı'nın değişmesiyle politikalarında bir değişiklik beklenip beklenmediğinin sorulması üzerine Özen, görüşlerini şöyle açıkladı:
“Merkez Bankası politikalarının dünden bugüne değişecek bir şeyi yoktur. Bence çok liyakatı yüksek, piyasaların çok saygı duyduğu ve gönlünde yatan aday başkan oldu. İsmi son derece makul buluyorum. Politikada bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Faizler konusunda da global dünya için geçerli olan enflasyon baskıları Türkiye için de geçerlidir. Merkez Bankası da gerekli her türlü tedbiri alacaktır, bundan en ufak endişem yoktur.”
Bu yıl bankacılık sektörünün karlarında düşme beklentisi olup olmadığının sorulması üzerine Özen, “Bu bankadan bankaya değişir diye düşünüyorum. Genelde bir düşüş olacağını düşünüyorum ama Garanti Bankası olarak biz, öyle düşüşün olmaması için çalışıyoruz. Bizde çok az olabilir ama bahsedilen yüzde 15 gibi düşüşün Garanti Bankası için geçerli olmadığını düşünüyorum. Sektör içinde o laflar (yüzde 15 düşüş) var ama kendi bankamda en fazla 3-5 olacağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
Kaynak: Anadolu Ajansı