ATSO İLETİŞİM MERKEZİ
Pzts-Cuma : 8:30-12:00 / 13:00-17:30
314 37 37
ATSO
Site İçi Arama
facebook
twitter

ATSO Aralık Ayı Meclis Toplantısı yapıldı

27 Aralık 2011 Salı

ATSO Başkanı Budak, "2011 yılını Türkiye ekonomisi % 8 büyüme ile, mevsimsel olarak % 9’un altına düşmüş bir işsizlikle ve dengeli bir bütçe ile bitiriyor. Ama 2011 yılı 2012’ye iyi bir miras devretmiyor. Yani 2011 yılı kendisi nispeten iyi, mirası kötü bir yıldır" dedi.


ATSO Aralık Ayı Meclis Toplantısı yapıldı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi, 2011 yılının son meclis toplantısını yaptı. ATSO Meclis Salonu’ndaki toplantının açılışında, hafta sonu işe gelirken Oda önünde geçirdiği trafik kazasında yaşamını kaybeden Oda Güvenlik Görevlisi Gamze Serttaş anısına saygı duruşunda bulunuldu.

ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, konuşmasında merhumun yakınlarına başsağlığı dilerken, ATSO Hizmet Binası’nın önündeki trafiğe dikkat çekti. Budak, “Maalesef Odamızın önünden geçen trafik son derece tehlikeli bir şekilde akıyor. Biz bu yoldaki tehlikeli yapıyı defalarca Karayollarına resmi yazı ile ilettik. Gelen cevabi yazılarda hep ilgili çalışmaların gerekli bütçe edinildiğinde yapılacağı belirtildi. Ancak biz de bu arada 24 yaşındaki 2 yaşında bir çocuk annesi gencecik kardeşimiz Gamze’yi kaybettik” dedi.

Türkiye Ekonomisine İlişkin Değerlendirme

Konuşmasında Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Budak şunları kaydetti;

2011 yılını Türkiye ekonomisi % 8 büyüme ile, mevsimsel olarak % 9’un altına düşmüş bir işsizlikle ve dengeli bir bütçe ile bitiriyor. Ama 2011 yılı 2012’ye iyi bir miras devretmiyor. Yani 2011 yılı kendisi nispeten iyi, mirası kötü bir yıldır.

Dövizle Borçlananlara Uyarı

Avrupa’daki durumu ve cari açığı özellikle döviz açısından yakından izlememiz gerekiyor. Avrupa’da merkez bankalarının desteğiyle finans sistemi şimdilik ayakta durmaya devam etmektedir. Ama Ocak ayı özellikle kritik bir ay olacak ve sonraki tabloyu netleştirecektir.

Diğer taraftan uluslararası siyasetteki gelişmeler de kaygı yaratmaya devam ediyor. İran, Irak, Suriye’deki gelişmeler dışında bir de Fransa’daki Ermeni yasası gibi sorunlar artıyor.

Fransa Sorunu: TOBB’un Çalışmaları

Fransa’daki ve diğer ülkelerdeki tasarıları ben geçen ay konuşmuştum. Ama Fransa’nın tutumuna karşı her zamanki gibi yine tepkiler son güne bırakıldı ve iş işten geçmiş oldu. Türkiye’nin her defasında önce bağırıp çağırması, sağa sola koşturması, mektup yazması, telefonlara sarılması, Cumhurbaşkanının telefonlarına cevap verilmemesi, ama sonra ciddi bir tepki ortaya koyamaması nedeniyle Türkiye olduğundan zayıf görünüyor, Fransa gibi ülkeler cesaret kazanıyor, pervasızlaşıyor ve diğer ülkelere de kötü örnek oluyorlar. Fransa olayı tek başına ciddi değil, ama bu iş asıl 2015 (sözde Ermeni soykırımının 100. Yılı) yılında başımıza bela olacak, özellikle de ABD’de bu tasarı geçerse sorun olacak. Bu nedenle çok kapsamlı bir çalışma bugünden başlamalıdır.

Her defasında diyoruz ki enerjimizi içerde değil, dışarıda harcayalım, ama içerdeki hesaplar yüzünden dünyada kaybediyoruz.

Bu siyasi gelişmeler dışında önemli ve olumlu bir gelişme terör örgütüne karşı son günlerde ciddi bir mücadelenin başlamış olmasıdır.

Antalya için başarılı bir yıl oldu

Antalya için 2011 yılı istisnai başarı haberleriyle doludur. EXPO ve aldığımız diğer kongreler, Tanıtım A.Ş. nin kurulması, TÜYAP Antalya, Antalya’da artık bir Ortak Aklın ve güçbirliğinin ortaya çıkması uzun yıllardan bu yana özlediğimiz bir gelişmeydi. Elbette bu noktaya gelinmesinde ilgili herkesin, bütün kurumların sen ben kavgasını, senin ismin benim ismim kavgasını, siyasi ve kişisel çekişmeleri bir kenara koymasının rolü vardır. Herkesin fedakarlığı ile bu sonuçlar elde edilmektedir. Önemli olan alınan bu organizasyonları da aynı anlayışla, aynı beraberlikle başarıya ulaştırmak, bu yolda devam etmek ve daha büyük başarıları hedeflemektir.

Hep Birlikte Çalıştık

ATSO olarak üç yıla yakın süreden bu yana gayretlerimiz ile Antalya’nın bu başarısına elimizden geldiği kadar katkı vermeye çalıştık. Antalya’nın başarısı hepimizin ortak başarısıdır. Bu sonuca ulaşmak da öyle kolay olmamıştır.

Sizlere bazı konuları kısaca hatırlatayım: Meclis ve Yönetim Kurulu olarak göreve ekonomik kriz yılında başladık. Sanayide kapanmış firmalarımız vardı. Genel ekonomik durgunluk dışında turizmde ve tarım ihracatında düşüş söz konusuydu. Oda olarak yıllardır konuştuğumuz konular şehir trafiği, kent merkezinin ve Kaleiçi’nin gerilemesi, esnafın sorunlarıydı. Bu sorunlara rağmen Antalya’da birlik ve beraberlik neredeyse yoktu.

Bu ortamda 2009 yılında biz önceliklerimizi şu şekilde belirledik:

ü  Turizm sektörünün kültür turizmi, kongre turizmi, etkin tanıtım ve alışveriş festivalleri kanalıyla desteklenmesi,

ü  Ticaret Sektörünün Kent Merkezi Geliştirme Projesi, Markalaşma projeleri ile desteklenmesi,

ü  Turizme ve kent merkezine canlılık kazandıracak kültür ve sanat projeleri,

ü  Sanayi sektörünün ar-ge altyapısı desteği ve kurumsallaşma danışmanlığı hizmeti ile desteklenmesi, 

ü  Tarım sektörüne örtüaltı üretimin modernizasyonu, markalaşma, örgütlenme ve ihracat desteği verilmesi,

Bu amaçlar çerçevesinde ve bunun yanında Oda olarak bizim önceki yıllardan bu yana hep konuştuğumuz, ama ilerleme sağlayamadığımız konuları da dikkate alarak,  2009 yılında öncelikli proje konularını da şu şekilde belirlemiştik:  

ATSO’nun Öncelikli Proje Konuları

-Markalaşma

-Toplu İşyerleri

-Antalya Kongre Bürosu

-Kent Müzesi Projesi

-Antalya Tanıtım A.Ş.,

-Kent merkezinde ekonomik ve sosyal hayatın canlandırılması

-Eğitim ve Sertifika Programları: ATSO AKADEMİ

Bunlar o dönem yayınlarımızda, konuşmalarımızda ve ödül töreni konuşmamda vardır.

Bu amaçlara ulaşmak ve bu projeleri gerçekleştirmek için en önemli koşul yerel yönetimlerle, STK’larla işbirliğinin gerçekleşebilmesiydi.

İlk Dönem Diyalog Diye Yola Çıktık

Bu nedenle ilk dönem faaliyetlerimizin hedefini Diyalog olarak belirledik. Bu çerçevede önce Diyalog konusunda adımlar attık. Yerel yönetim zirveleriyle, Kaleiçi Projesi gibi projelerle ilgili kurumlarımıza giderek, diğer STK’larla güçbirliği oluşturarak Antalya’da ilk kez bir uzlaşma ve işbirliği zemini yarattık.

·         2009 yılında Kalkınma Ajansının kurulmasına destek verdik.

·         İl Kadın Girişimciler Kurulu ve İl Genç Girişimler Kurulları oluşturduk. 

·         İnşaat sektörünün sorunları ve çözüm önerileri raporu hazırladık ve ilgili Bakanlıklara sunduk.

·          “3. Antalya Günelektrik Potansiyeli Uygulama Stratejileri Çalıştayı” yaptık.

·         Kültür sanat etkinliklerine daha fazla önem verdik.

·         Mesleki eğitime önem verdik, AB projesi ile yat üretiminde eğitim başlattık.

·         Ticaret sektöründeki çalışmalar için Esnaf dernekleriyle toplantılar yaptık.

·         Sektörel sorunları tespit edip Bakanlıklara sunmak üzere Kahvaltı Grupları şeklinde çalışma yapıp, sorunları ele aldık ve bunları raporlarla sunduk.

2009 krizinin sektörlerimize ve Antalya’ya olumsuz etkilerini sürekli olarak ortaya koyduk. 2009 yılı biraz önce söylediğim gibi turizmde de tarım ihracatında da düşüş yılıydı. Bu nedenle turizme ve tarıma destek, seralar için elektrik tarifesinde indirim gibi konuları takip ediyorduk. Esnaf işsizliği konusuyla esnaf sorununa dikkat çektik.

2010’da “Markalaşma”

2010 yılında ise önceliğimizi markalaşma olarak belirledik. Çünkü ticaret, turizm, sanayi ve tarım olsun, bütün sektörlerimizin ortak ve en önemli sorununu markalaşma olarak gördük.

·         Bu süreçte marka eğitimi başlatıldı ve marka potansiyeli olan firmalara birebir danışmanlık hizmeti başlatıldı. Dört program çerçevesinde 103 firma temsilcisine eğitim verildi.

·         Kurumsal kimlik projesi tamamlandı. Yarışma sınavı ile çağdaş, akılcı, yenilikçi kimliğe uygun yeni bir kurumsal kimlik dizaynı ve yeni bir iletişim modeli oluşturuldu.   

·         üyelere daha iyi hizmet için “üye ilişkileri birimi” kuruldu. Üye ilişkileri birimi ile üyelerin; 314 37 37 iletişim merkezi aracılığıyla, talep ettikleri bilgi ve dokümanı anında alabilmeleri sağlandı.

·         “yüzyüze iletişim merkezi” odaya gelen üyelere hızlı ve etkin hizmet sunmaya başladı.   

·         Yenilenen web sitesi üzerinden “online başvuru ve ödeme hizmeti”  sunuldu.

·         Çağdaş iletişim teknolojisinin bir gereği olarak “günlük ve haftalık e-bülten” uygulamalarına başlandı.

·         “ATSO/Serbest Bölge Ofisi hizmete” girdi.

·         Akdeniz Üniversitesi ve KOSGEB işbirliğiyle fikir projelerinin olgunlaştığı bir platform yaratıldı (“KOSGEB Antalya Duvarsız  Teknoloji  İnkübatörü İşbirliği Protokolü” imzalandı.)

·         İhracata dönük taşımacılık faaliyetlerini desteklemek üzere “Tır Karnesi İşlemleri” ve “Sayısal Takograf” hizmetleri verilmeye başlandı. 

ATSO çok sayıda konferans ve panel ile bilgilendirme, sorunlara çözüm arama çabalarına ev sahipliği yaptı. Bu konferans ve panellerde “kobi teknolojileri” “güneş elektriği ile tarımsal sulama”,  “sanayi sektörü ve markalaşma” gibi farklı konular ele alındı.

Kentimizin Sorunlarına Çözüm Aradık

Diğer Taraftan Çok Sayıda Rapor, Bilimsel Çalışma ile de Kentimizin Sorunlarına Çözüm Aradık:

·         Tabela kirliliğinin önüne geçmek için “Tabela Yönetmeliği” hazırladık.

·         Kentsel Dönüşüm konusunu bir raporla gündeme getirdik.

·         Alışveriş Mağazalarında İşyeri Profili anketi yapılarak, AVM’lerin bir başka sorunlu boyutu gündeme taşındı. AVM lerdeki işletmelerin çok büyük bir kısmının merkezinin Antalya dışında olduğu ve merkezlere kar transferi yolu ile Antalya’dan ciddi para çıkışı olduğu gerçeğini gündeme taşıdık..  

·         Sektörel sorunlar ATSO meclisi tarafından “Ekonomi Vizyon” adındaki Tv Programı ile kamuoyuna yansıtıldı.     

·         Gerek Mecliste, gerekse komitelerde yaptığımız anketler ile iş dünyasının ülke ve kent ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuna taşıdık.

·         Antalya için referans bir kitap olacak  “ANTALYA VE ODA TARİHİ ARAŞTIRMASI” çalışmasını başlattık.

Antalya’ya Diyalog ve Birliktelik Kültürünü Yerleştirmek İçin Çalıştık:

·         TURİZM BULUŞMALARI” toplantıları serisi ile sektörün bütün paydaşlarını bir araya getirdik.  Turizm Eski Bakanı, Acentacılar, Tur operatörlerini bir araya getirerek sektörü masaya yatırdık, önümüzdeki sezonlara ilişkin tahminlerde ve değerlendirmelerde bulunduk.

·         Turizm Sektörünün taraflarını aynı masa etrafında toplayıp aktif hale getirdiğimiz “ANTALYA KONGRE BÜROSU” ile önümüze büyük bir hedef koyduk ve Uluslararası Kongre Büroları Birliği Genel Kurulu “ICCA 2014 organizasyonu için aday olduk.

·         EXPO çalışmalarını ilk olarak 2010 yılında organize ve etkin bir çerçeveye oturttuk. 2010 yılında EXPO Meclisi ve İcra Kurulu oluştu. Odamız sekreterya işlerini üstlendi.

·         Türkiye’de bir ilk olacak Antalya’yı bir destinasyon olarak tek şemsiye altında tanıtacak TANITIM A.Ş.’nin kuruluş çalışmalarına hız verdik. Kamu ve özel sektörü bu projenin etrafında bir araya getirdik.

·         “KALEİÇİ BULUŞMALARI” toplantısını gerçekleştirdik ve bunu geleneksel hale getirdik. Kaleiçi’nin sorunlarını Antalya Valisi, Belediye Başkanları, Kaleiçi Sakinleri ve Kaleiçi’ne büyük hizmetler vermiş sayın İnan Kıraç gibi kişilerle  tartıştık. Buradan elde ettiğimiz çıktılarla kısaca “9 Nokta” adını verdiğimiz projemizi şekillendirdik.

·         Kalekapısı ve kaleiçini, kentin müze ve sergi salonları merkezi yapmayı hedefleyen  kent müzeleri ve sergi salonları projesi Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay ile Antalya Valiliği ve Belediye Başkanlarıyla paylaşıldı. Bugün belirlediğimiz noktalar tek tek ayağa kaldırılırken bu toplantı dizisinin başarısı da ortaya çıkmış oldu.

·         Bununla yetinmedik, Perge’yi istedik. Çalıştık, ortaya bir proje çıkarttık. O konuda arzu ettiğimiz ilerlemeyi yakalayamasak da ATSO olarak Perge’de sergilenen alanın dışında kalan stadyum ve tiyatro konusunda farkındalık yarattık.   

2011 Yılında ise Antalya İçin Ortaya Koyduğumuz Projelerin ve Çalışmalarımızın Sonuçlarını Görmeye Başladık

·         EXPO gibi dev bir organizasyonu Antalya’ya kazandırmanın gururunu hep birlikte yaşadık,

·         Kongre Bürosunundaki çalışmalarımızın meyvelerini toplamaya başladık. ICCA, İlgiliz ve Hindistan Seyahat Acentaları Kongrelerini Antalya’ya kazandırdık.

·         TÜYAP Kitap fuarını Antalya’ya getirmek için arkadaşlarımızla yola çıktık ve Şubat ayında bu kültür şenliği Antalya’da gerçekleşecek.

·         Antalya Tanıtım A.Ş.’yi kurduk. Zaman kaybetmeden Antalya, Kemer, Manavgat ve Alanya’da bu şirketi konunun tüm taraflarına anlatmak için toplantılar düzenledik ve düzenlemeye devam edeceğiz.

·         Muratpaşa Belediyesi ile, Üçkapılar/Hadrian Kapısı Burçların Korunması Ve Sergilenmesine Yönelik  “İşbirliği Protokolu” nü imzaladık.

·         Cadde alışverişini canlandırmak amacı ile Antalya’da bir ilk olan “Güllük Alışveriş Festivali”ni gerçekleştirdik.

Tarım Sektörünün Sorunlarına Çözüm Amacıyla

·         Odamızda “Arazi Toplulaştırma Forumu” Düzenlenmiş ve Serik Pilot Bölge Çalışmaları Ele Alınmıştır.

·          “1. Kesme Çiçek Sektörü Çalıştayı’’ Gerçekleştirilmiştir.

·          “Peyzaj ve Süs Bitkileri Sektörü Sorunları ve Çözüm Önerileri Toplantıları” yapılmıştır.

·         Geçen Hafta ise Odamızda Meclis üyelerimiz ve ilgili meslek komite üyelerimiz ile sektörün dinamiklerini bir araya getiren bir toplantı yaptık ve Tarım Sektöründe Önemli Bir Adım daha atarak Antalya Tarım Konseyi kuruluş çalışmasına başlama kararı aldık. Bu yapı, Antalya’nın tarımsal ürünlerini konsey yapısı altında tanıtmaya uzanan bir sürece uzanacak.

Üye Bilgilerimizi Güncellemek ve Onlara Daha İyi Hizmet Verebilmek Adına

·         Web Sayfamızı daha interaktif hale getirdik “Online Belge Hizmeti” vermeye başladık.

·         Üye bilgilerinin güncellenmesi ve coğrafi konumlandırma sistemine bağlı olarak veritabanımıza kaydetmek adına Kalkınma Ajansı Destekli ““Antalya Bilgi Sistemi Projesi”  başlatılmıştır. Bu proje ile orta vadede sürekli dile getirdiğimiz işyeri enflasyonu sorununa çare üretilmesini amaçladık. Sistem oturduğunda bize iş yeri kuruluşu için gelen bir üyemize en az rekabetle en çok kazancı nerede elde edebileceğini söyler konuma geleceğiz.

Bu Dönemde Fuarcılık Sektörüne de Özel Önem Verdik:

Biliyorsunuz benim sizin temsilciniz olarak TOBB’da da Yönetim Kurulu Üyesi ve Fuarlar Komitesi Başkanı olarak görevim var. Bu bilinçle çok sayıda fuarda Oda olarak yer aldık.

·         ABD’ye giderek Türkiye ve Antalya’daki Sağlık Turizmi imkanlarını “4. Dünya Sağlık Turizmi Kongresinde anlatmak üzere Oda olarak stand açtık. 

·         Avrupa İşletmeler Ağı Akdeniz Konsorsiyumu Olarak Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen dünyanın en kapsamlı gıda fuarında stand açtık,

Diğer taraftan yine Odamızı temsilen Organize Sanayi Bölgesinin Yönetim Kurulu Başkanlığını da yapıyorum.

·         Bugün Organize Sanayi Bölgesi, her türlü kentsel altyapısı tamamlanmış Türkiye’nin yüz akı çevreci Bölgelerinden birisidir.

Diğer taraftan Toplu İşyerleri projesi için çok büyük bir gayret sarfetmemize rağmen istediğimiz sonucu henüz alamadık. Ancak bu konuda da belli bir yol aldığımızı söyleyebilirim.

Koyduğumuz Hedeflere Büyük Oranda Ulaştık, Somut Başarılar Elde Ettik…

Bütün bu çalışmalar sonucunda dönüp arkamıza baktığımızda 2009 yılında belirlediğimiz hedeflerimizin çok büyük bir kısmının gerçekleştiğini görüyoruz. Uzun yıllardır konuştuğumuz konularda somut sonuçlar alınmıştır. İşte Antalya Tanıtım A.Ş. olmaz denilen bir konuydu, olmuştur. İşte EXPO, ICCA Genel Kurulu, TÜYAP fuarı gibi sonuçlar ortadadır. Kaleiçi’nde Bakanlığın Etnoğrafya Müzesi kararı, Belediyenin başlattığı çalışmalar. Bir ilk olarak yaptığımız Güllük Alışveriş Festivali gibi çalışmalar bir başlangıçtır ve artık gelişecektir.

Bazı konuları gündeme getirdiğimizde ilgili kurumlar artık ses vermeye başlamıştır. Örneğin elektrikte TRT payı ve kaçak bedeli gibi konular biz konuştuktan sonra EPDK hemen açıklamalar yapmış ve maalesef bunları kaldırmak yerine faturalarda gizleme yöntemi seçilmiştir. Şimdi bir aşama daha kaydetmeye çalışıyoruz. Odamız artık bu tür konularda yargıya başvurmak gibi yöntemleri de deneyecektir. Bundan sonra şehir merkezine zarar verecek AVM yapımlarını da gerekirse yargıya taşıyacağız.

Diğer Taraftan Engellemelerle de Mücadele Ettik

Bu kadar çalışma yapılırken, maalesef çok ciddi engellemelerle de mücadele ettik. İki kişinin densizce, mantıksız ve mesnetsiz suçlamaları nedeniyle kasıtlı bir soruşturma geçirdik. Yargı bütün bunları reddetti ve adalet yerini buldu. Bizi yormak, engellemek, hizmet yapamaz ve çalışamaz hale getirmek isteyenler amaçlarına ulaşamadılar, ama bizi yavaşlattılar, enerjimizin boşa harcamamıza neden oldular, beni ve mesai arkadaşlarımı, bizim gibi bugüne kadar onuruyla yaşamış insanları üzdüler. Kişisel amaçlarla bir kurumu yıpratmaya çalıştılar. Kurum diyorum, çünkü ATSO gibi bir kurum birçok resmi ve gayri resmi kurumdan daha şeffaf, daha ciddi bir kurumdur. Bu kurumun her faaliyeti, bir kuruşluk harcaması bile bütün meclis üyelerinin gözü önündedir. Keşke her yer ATSO kadar şeffaf olsa. Bu kurumda hata yapılabilir, ama yanlış yapılmaz. Bu meclis bunun için vardır.

Bu nedenle hedef alınan şey bizim şahsımız değil, aslında Odanın kendisi olmuştur.

Buna rağmen, biz bu kadar çalışmayı yapabildiysek, kendimize olan güvendiğimiz için, bu iftiraların bizim üzerimize yapışmayacağını bildiğimiz için yapabildik. Nitekim yapışmadı, tutmadı ve adalet yerini buldu.

Değerli arkadaşlar, üç yıla yakın bir zamandır bu görevlerde hizmet veriyoruz. Ben bu görevi üstlendiğimde bile bu kadar yoğun, bu kadar ağır bir mesai öngörmemiştim. Bazı günler çalışmamız aralıksız 15-16 saati buluyor. Ama biz bunu Antalya için bir şeyler yapmak arzusuyla yakınmadan yerine getiriyoruz.

Şunun da özellikle altını çizmek istiyorum ki, ister kişisel, ister siyasi olsun hiçbir amaçla bu kurumun yıpranmasına izin veremeyiz. Bugüne kadar verilmemiştir, bundan sonra da verilmeyeceğine inanıyorum.

Biz her şeyden önce kurumumuzun saygınlığını hassasiyetle korumak zorundayız

Bugüne kadar bu çalışmaları yapabildiysek, kuşkusuz sizin desteğinizle yaptık. Bu nedenle hepinize bu hususta tekrar teşekkür ediyorum. Elbette bazı konularda eksiğimiz olabilir, bazı konularda görüş farklılığımız vardır, yeterince görüşemediğimiz, konuşamadığımız arkadaşlarımız vardır, konular vardır. Ama bütün bunlar bizim dostluğumuzu zayıflatmamıştır. Birbirimize ve kurumumuza karşı sevgimizi ve saygımızı azaltmamıştır. ATSO 130 yıllık, gelenekleri olan, değerleri olan, saygınlığı olan, çağdaş bir kurumdur. Biz her şeyden önce kurumumuzun saygınlığını hassasiyetle korumak zorundayız. Ve Meclisimiz de bugüne kadar bu sorumluluğunu yerine getirmiştir. Bu kadar emek sizlerle mümkün olmuştur, Odamızın çalışmalarındaki her ilerleme, alınan her olumlu sonuç sizin desteğinizle, sizin arkadaşlığını, dostluğunuzla mümkün olmuştur. Bunun için de hepinize ayrı ayrı samimi teşekkürlerimi sunuyorum.

Kent merkezi ticaretini canlandırmak için yoğun mesaimize devam edeceğiz

Önümüzdeki yıl bizi yine yoğun bir çalışma bekliyor. Devam eden önemli çalışmalarımız önümüzdeki dönemde daha da geliştirilecektir. Kent merkezi ticaretini canlandırmak için yoğun mesaimize devam edeceğiz. Tek tek TÜYAP Fuarı gibi organizasyonları yeniden saymayacağım. TOBB Üniversitesi ile bir MBA programı başlatmak ve gelecekte bir Üniversite için kapı açmak hedefimiz de önemlidir.

Önemli konularımızın başında kent merkezinde ticaretin desteklenmesi ve Kaleiçi sorunları olacaktır. Kentsel dönüşüm üzerinde hem bu açıdan hem de Antalya ekonomisinin ivme kazandırması açısından önemle duracağız. Tarım Konseyi çalışmalarımızın sektöre ciddi katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bunun dışında önümüzde 130. Yıl etkinlikleri bulunuyor.

Bütün bunların dışında en önemli konularımızdan birisi Toplu İşyerleridir. Bu konuda arazi tahsisi için gayretlerimizin sonuca ulaşmasını ümit ediyorum.

En önemli konumuz ise kuşkusuz Eski Hizmet Binamızın kent merkezine cazibe kazandıracak biçimde değerlendirilmesidir.

2009 Temmuz ayında Meclis konuşmamda demiştim ki, Yönetim Kurulu olarak düşüncemiz, eski hizmet binamızı yeniden inşa ederek kültür hizmeti amaçlı kullanmaktır.   

Bu bina kent merkezinin mimari görünümünün değişmesi, kent merkezinin bir bütün olarak yenilenmesi için güzel bir örnek olacaktır.

Demiştim ki, bu proje şehir merkezinde yeni bir cazibe merkezi olacaktır. Turizme ve ticarete güçlü bir destek vermiş olacağız. Antalya’ya örnek olacağız. Şehir merkezinin nasıl dönüşebileceği de görülmüş olacaktır. O günlerde bir müze fikrimiz vardı. Çünkü zaten 2008’de yaptığımız arama konferanslarında Tabiat müzesi, Anadolu Kültürleri Müzesi gibi proje teklifleri Meclisimiz tarafından önerilmişti. Ama bina arsası müzeye yeterli olmayacağı için bir kültür merkezinin daha iyi olacağını düşünüyoruz. Bunu önümüzdeki ay Meclisimizde tartışmaya açacağız.”

Öte yandan toplantıda ATSO’nun 2012 yılı bütçesi 17.300.000 TL öngörülerek kabul edildi.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiDış Ekonomik İlişkiler KuruluTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2012 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • EXPO 2016 ANTALYA
  • Beceri 10
  • Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı
  • Antalya Çiçek Festivali
Bilgimap Haritacılık ve Mühendislik Ltd. Şti.