ATSO Meclisi Borsa İstanbul ve Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Başkanı Himmet Karadağ’ı Konuk Etti

28 Kasım 2017 Salı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Himmet Karadağ konuk oldu. Toplantının açılışında bir konuşma yapan ATSO Başkanı Davut Çetin, Oda çalışmalarının yanı sıra, kent ve ülke gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu.


ATSO Meclisi Borsa İstanbul ve Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Başkanı Himmet Karadağ’ı Konuk Etti

Konuşmasının başında Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Himmet Karadağ’ın Antalya Lisesi mezunu olduğu bilgisini veren Davut Çetin, “Karadağ, aslında Türkiye'nin en büyük patronudur. Çünkü “Varlık Fonu” bünyesinde THY, Ziraat Bankası, BOTAŞ gibi en büyük şirketler bulunmaktadır. Türk sermaye piyasasını yöneten Sayın Karadağ, 1991 Antalya lisesi mezunudur.  Hemşehrimiz olduğunu birkaç ay önce Odamızı ziyaretlerinde öğrendik. Meclisimize davet ettik. Sağolsunlar bizi kırmadı ve bugün Meclisimiz için geldiler” ifadesini kullandı.

 

Böyle bir maliyet artışına KOBİ’lerin dayanması zor

 

Son günlerde dövizdeki dalgalanmanın moralleri bozduğunu vurgulayan Davut Çetin, “Son 3 yılda dolar 2 liradan 4 liraya geldi. İki ayda %16 artış oldu.

Çin’de, Almanya'da böyle kur artışı olsa ihracat uçuşa geçer, fakat bizde ithalat daha fazla artıyor ve girdi maliyetleri artıyor. 13. grubumuz komite raporlarına yazmış; mobilya süngerine %100, suntaya %40, kumaşa %25 zam gelmiş. Böyle bir maliyet artışına KOBİ’lerin dayanması zordur.

Bu ortamda Merkez Bankası, haftalık repo faizi, yani gösterge faizi %8'de sabit tutuyor. Fakat bankalara parayı %12.25’den veriyor. Eylül sonu verisine göre tüketici enflasyonu %11.90. Üretici enflasyonu %17. Bankalar %14-15’ten mevduat topluyor. Devlet tahvili faizi %14. Merkez Bankası, faiz silahını sakladıkça bir süre sonra daha yüksek faiz vermek zorunda kalıyoruz.

 

ATSO

 

Türkiye’nin kısa dönemde büyük bir riski olduğu söylenemez. En önemli risk yabancı sermayenin bir kısmının çıkmasıdır. Döviz varlığımız kısa vadede yeterlidir. Yine de bu dalgalanmalar ekonomiyi kötü etkilemektedir. İki hafta sonra 3. çeyrek büyüme rakamları açıklanacaktır ve çift hane büyüme göreceğiz. Diğer taraftan tüketici güveni düşüşü devam etmektedir. Konut satışları bile kur dalgalanmasından etkilenmiş ve Ekim ayında satışlar düşmüştür.

 

Bu nedenle dövizde, enflasyonda ve faizde istikrar istiyoruz. Bunun için ya kısa vadede yüksek faizle yabancı sermaye çekmek zorundayız ya da hızlı bir yapısal reform takvimi başlatmalıyız. İhracatla, turizmle, daha fazla tasarrufla cari açığı azaltmak için yapısal reformlar gereklidir. Bu ikisi dışında başka yol yoktur” diye konuştu.

ATSO

ATSO Avantaj Kart

ATSO üyelerine yönelik hazırlanan “ATSO Avantaj Kart” projesinin uygulama aşamasına geldiğini belirten Davut Çetin, “Yeni üye kartlarımıza ATSO Avantaj Kart fonksiyonu yükledik. Bu karta sahip üyelerimize birçok sektörde indirimli alışveriş imkânı sunulmaya başlanmıştır. Odamız web sayfasında karta indirim yapan firmalarımızın adını yayınlıyoruz. ATSO üyelerine indirim sunmak isteyen üyelerimizden de Kurumsal İletişim Birimimize başvurmalarını istiyoruz. Avantaj kartın bir hedefi üyelerimiz arasındaki ticareti geliştirmektir. Bu tür çalışmalar üyemiz sahip çıktığı oranda daha başarılı olacaktır. Gelecekte bu sistemin çok daha kapsamlı kullanılabileceğine inanıyorum” dedi.

Davut Çetin, bu yıl ilk kez Growtech Tarım Fuarı kapsamında “ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri” verileceğini söyledi. Davut Çetin, “Growtech Fuarı uluslararası alanda ilgi gören 100 bine yakın profesyonelin ziyaret ettiği, yabancı alım heyetlerinin geldiği bir fuar. Fuar yetkilileriyle İnovasyon yarışmasını birlikte düzenlemeye karar verdik. Bu yarışma da Türkiye çapında düzenleniyor. Antalya'nın tarımdaki liderliğini güçlendirecek bir yarışma olacaktır. Bu yarışma gelecek yıllarda proje fuarıyla gelişebilecek bir organizasyondur” diye konuştu.

ATSO

ATSO Komiteleri’nin çalışmaları

Konuşmasında ATSO Komiteleri’nin çalışmalarından örnekler veren Davut Çetin sözlerini şöyle sürdürdü;

“Akaryakıt sektörümüz “Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı” konusunda bir çalışma başlattı. Akaryakıt ticareti ve tüpgaz satışı yapan şirketler Ocak ayından itibaren güvenlik danışmanlığı hizmeti almak zorundalar. Komitemiz sektörü bilgilendirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.

45. Grubumuz kadın hakları konusunda çalışma yapmak üzere ATSO Kadın Platformu kurulmasını önermiştir. Kadın Girişimciler Kurulumuz var, yine de kadın hakları konusunda diğer STK’larla birlikte çalışma yapılması konusunda kadın meclis ve komite üyelerimizden, hatta bu konuda çalışmak isteyen erkek arkadaşlarımızdan somut bir proje teklifi, yani platformun nasıl çalışacağı yönünde bir tüzük taslağı gelirse gerekli desteği veririz.

Bir başka önemli çalışmayı sağlık grubumuz yapmıştır. Arkadaşlarımız toplumda şiddet eğiliminin artmasına dikkat çekmektedirler. Bu nedenle, şiddet içeren oyunların ve videoların engellenmesini önermekteler. Arkadaşlarımıza bu çalışmalar ve hassasiyetleri için teşekkür ediyorum.”

ATSO

Antalya'da bu güzel uzlaşma ortamının devamını diliyorum

Antalya’da son bir ayda güzel gelişmeler olduğunu belirten Davut Çetin, “Bu yıl Cumhuriyet Bayramı’nda Sayın Uysal Büyükşehir’in kutlamasına, Sayın Türel Muratpaşa'nın kutlamasına katıldılar. Buradan kendilerini kutluyor, Antalya'da bu güzel uzlaşma ortamının devamını diliyorum.

Geçtiğimiz günlerde Kepez Belediyesi kent meydanı temeli attı. Muratpaşa Belediyesi bir dizi park ve spor salonu açılışı yaptı. Konyaaltı belediyesi bir kongre merkezi yaptı ve kitap fuarını organize etti. Büyükşehir’in Piyano festivali devam ediyor. Bunlar çok güzel gelişmeler, teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.

 

ATSO

 

Turist sayısında 10 milyona ulaşıyoruz

 

Meclis konuşmasında Antalya ekonomisinin son durumu hakkında bilgiler veren Davut Çetin şunları kaydetti;

“Turist sayısında şu anda Gazipaşa ile birlikte 10 milyona ulaşıyoruz. Geçen yıl kayıtlı istihdamda %9 azalma vardı, bu yıl çalışan sayısı %10, esnaf ve işveren sayısı %8 artmış durumda.

 

 

Antalya

Antalya

Antalya'da Değişim(%)

Türkiye'de Değişim(%)

 

2016

2017

Yabancı Turist Sayısı-10 ay

5.934.673

9.475.581

59

28.7

Zorunlu Sigortalı Sayısı-Ağustos

521.925

578.222

10,8

1,5

SGK Esnaf Sayısı-Ağustos

91.336

98.936

8,3

6,1

Karşılıksız Çek Hacmi-10 ay (bin TL)

1.287.813

548.991

-57,4

-38,3

Karşılıksız Çeklerin Toplam Çeklere Oranı 10 ay

6,3

2,5

-60,3

-43,6

Kredi Artışı-9 Ay (bin TL)

57.984.654

70.898.364

22,3

23,5

Takipteki Kredi Artışı-9 ay (bin TL)

2.261.464

2.452.401

8,4

13,5

Dahilde Alınan KDV Tahsilat- 10 ay

613.942

727.402

18,5

7,4

İhracat-10ay (bin dolar) TİM

785.992

956.179

21,7

11,9

Yaş Meyve-Sebze İhracatı-9 ay (bin dolar)- TİM

219.333

279.982

27,7

11,2

Yatırım Teşvik (Sabit Yatırımlar milyon TL)-10 ay

1.230

1.411

14.7

-3.7

Otomobil Sayısı-Eylül ayı

441.340

468.922

6,2

6,6

Konut Satışı-10 ay

48.983

48.816

-0.3

8.2

 

KDV tahsilatı, ihracat verileri de 9 aylık dönem itibariyle olumludur. Konutta duraklama burada da görülmektedir. Yabancılara konut satışı bir ara düşmüştü, biraz toparlanmaya başlandı. Bu yıl 10 ayda yabancılara 3800 konut satışı yaptık. Eskiden yabancıya konut satışında Antalya açık farkla birinci sırada olurdu, şimdi İstanbul fark atıyor. Bu konuda Antalya olarak tekrar çaba harcamalıyız.

 

Tarım ihracatı konusunda sebzede durum iyi, fakat narenciye ihracatı iyi değil. Ekim ayında Türkiye'nin domates ihracatı %46 oranında artmıştır. Türkiye rakamını veriyorum, çünkü artık bizim meyve ve sebzemizin önemli kısmı diğer iller üzerinden ihracata gitmektedir.

 

Göstergelerin geçen yıla göre daha iyi olduğuna kuşku yoktur. Buna rağmen son günlerde birçok sektörümüzden işlerin yavaşladığına veya iyi olmadığına dair çok şikâyet gelmektedir.

 

Son dönemde işlerin yavaşlamasının bir nedeni Eylül’den bu yana tüketici güvenindeki düşüştür.  Önümüzdeki ay bizim anketimizin sonuçları da çıkacak ve son durumu daha iyi göreceğiz.

 

Ayrıca, daha önce de konuştuğumuz gibi, bu yıl turist sayımız 10 milyonu buldu, fakat gelir artışımız sınırlı kaldı ve turizm artışı ticarete yeterince yansımadı.

 

Antalya’da şirket ve işyeri sayısı sürekli artıyor. Şirket sayısının artması rekabetin artması, mevcut şirketlere düşen kısmın azalması demektir.

 

Gastronomi Festivali önerisi

 

Geçen yıl turizmde yangın vardı ve başka şey konuşmadık, şimdi artık oturup, kent merkezinde turizmi, ticareti, gastronomiyi, ulaşım altyapımızı hep beraber yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.

İzmir gastronomi fuarı yapıyor. Antalya olarak bizim de Vedat Milor gibi uzmanların katılacağı bir gastronomi festivaline ihtiyacımız var. Kent turizminin en önemli unsurlarından birisi gastronomidir ve Antalya’da yaşayanlar bile Antalya’nın şeflerini, geleneksel tatlarını tanımıyor.  Bu konuları önümüzdeki günlerde daha yoğun olarak gündeme getireceğiz.

 

Diğer taraftan hep dikkat çekmeye çalışıyorum ki, Türkiye’de küçük işletmelerin payları azalırken, büyük işletmelerin pazar payları artmaya devam ediyor.

 

Büyük şirketlerimiz bu yıl rekor kar artışları açıkladılar. 2 yıldan bu yana Türkiye’de büyük sermaye ve küçük işletmeler arasında mesafenin arttığını söylüyorum, kar dağılımındaki uçuruma dikkat çekiyorum. 2016 verileri bir süre önce yayınlandı. Burada sizlerle paylaşayım.

 

 

Sayı-Bin

Pay-%

Brüt Satış-Milyar TL

Pay-%

Faaliyet Kârı-milyar TL

Pay-%

KOBİ üstü işletme

10.7

0,9

2.928

54

158

71.5

Orta ölçek

45

3.8

1.108

20

36.9

16.6

Küçük işletme

245

20

947

17

25.4

11.5

Mikro işletme

897

74

404

7.4

0.6

0.3

 

KOBİ üstü 10 bin 700 şirket var. Bu sayı 1.2 milyon şirketin %1’inden daha azdır. Fakat brüt satışın %54’ü, faaliyet karının %71.5’ini elde ediyorlar. Buna karşılık 897 bin mikro işletme geçen yıl zarar yazmış görünüyor. 

Bunun üzerine başka şey söylemeye gerek bile kalmamaktadır. Türkiye ekonomisi büyürken bütün sektörlerde küçüklerin yaşadığı sıkıntıya dikkat edilmelidir. Sayın Karadağ’dan bu konunun ekonomi yönetiminde ele alınması için katkı rica ediyorum. Kuşkusuz bizler de küçük işletmelerin verimli çalışması için gayret etmeliyiz. Kent ticaret planı ve işyeri planlanması KOBİ’leri korumalıdır. Küçük işletmelerin uzmanlaşması ve markalaşması teşvik edilmelidir.  

 

Ayrıca, yapılan bir düzenlemenin sektörlere ve KOBİ’lere etkisine de dikkat edilmelidir. Bu ay komite raporlarından birkaç örnek vereyim. Paypal ödeme sisteminin Türkiye’de çalışması iptal edilmiştir, 13. ve 38. Gruplarımız bunun kendi ticaretlerine zarar verdiğini söylüyor. Emlak sektörümüz konut satışında expertiz ücretlerini bankaların karşılamasını önermektedir. Eğitim grubumuz çalışanlarda sertifika mevzuatının uygulamada yarattığı zorluğu dile getirmiş. Bu tür düzenlemeler de gözden geçirilmelidir.

 

Gelecek yıl turizmde tahminler son derece olumlu

Antalya ticaretinde güncel olarak sıkıntı yaşasak bile gelecek için karamsar olunmamalıdır. Gelecek yıl turizmde tahminler son derece olumludur. Bazı tur operatörlerinin erken rezervasyonlarında %40’a varan artışlar görünmektedir. İngiltere pazarında Türkiye yükseliştedir. İspanya’da fiyatların yükselmesi nedeniyle Almanya pazarında tur operatörlerinin karları Türkiye’ye bağlı hale gelmiştir.  

Tarımda da geçen yıldan daha iyi fiyatlar ve gelir göreceğimize inanıyorum.

Tarım sektörü için çok önemli bir konu olan Tarım Organize Sanayi Bölgeleri yönetmeliği çıkmıştır. Bu yönetmelik hayvancılık, sera üretimi gibi alanlarda tam donanımlı bölge kurma imkânı getirmiştir. Bu konuda hemen bir çalışma grubu oluşturup, çalışmaya başlamamız gerekiyor.

Bütün Avrupa ülkeleri, Tunus gibi ülkeler bile biyolojik ürün markası çıkardılar. Biz de bir BioAntalya markası üzerinde çalışmalıyız.

Bizim öncelikle Antalya’nın değerini bilmemiz gerekiyor. Bugünlerde televizyonda Güney Doğu’da bir konut projesinin reklamını görüyoruz. Hem kentin hem projenin reklamı yapılıyor. Biz Antalya olarak turizmde ve tarımda dünya birinciliğine oynamalıyız. Konut sektöründe İstanbul ve dünya kentleriyle yarışmalıyız. Türkiye’nin en güzel kenti olduğumuzu da aklımızdan çıkarmayalım. Yapmamız gereken tek şey her konuda ve her sektörde kalite artışına yatırım yapmaktır.

Ticarette, tarımda, kent turizminde bize düşen, işadamlarına düşen daha çok iş var. Bunları daha geniş olarak konuşmalıyız, konuşacağız. Yapılacaklar belli, önemli olan birliktelikle ortaklıkla güçlenmektir.”

ATSO

Borsa İstanbul ve Varlık Fonu’nu anlattı

Toplantıda daha sonra kürsüye gelen Borsa İstanbul A.Ş. ve Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulları Başkan Vekili Himmet Karadağ Borsa İstanbul ve Varlık Fonu hakkında bilgiler verdi.  

Karadağ, borsa olayının sanayi ve ticaret erbabı tarafından hak ettiği kadar algılanmayan bir konsey olduğunu söyledi. Borsa aracılığıyla günlük 1 miyar malın sıfır problemle el değiştirdiğini belirten Karadağ, ticaret ve kazanımın kolaylaşması için maksimum oranda ticaret yöntemlerinin borsa sistemlerine taşınması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin borsa büyüklüğünün dünya borsaları sıralamasında hak ettiği yerde olmadığını savunan Karadağ, “Çünkü 400 küsür şirketimiz, halka açık. 400'ü de borsa şirketi olsa ölçek ekonomisini yakalamış şirketler olsa sıkıntı yok. Yeterli bir sayı; ancak bu 400'ün ancak 30'u maksimum listede yer alan şirketler. Diğerleri ölçeğini yakalayamamış çok küçük şirketler ve gelişen işletmeler pazarında işlem görmüş, ismini söylesem birçoğunuzun bile tanımayacağı işletmelerden oluşuyor. Ölçeğini yakalamadan zaten start-up firması, risk sermayesi firmasını borsaya alırsanız zaten çok başarılı olmuyorlar. Doğru ürünlerle yöntemlerle ve ölçekte sermaye piyasası ürünlerini kullanabiliyor olması lazım" dedi.

ATSO

'Nusret'i Borsa Şirketi Yapsak Başarı Sağlayamazdı'

Bütün şirketleri borsaya almanın veya şirketlere vade ve ölçeğe uygun fon sağlamanın başarı getirmediğini dile getiren Karadağ, “Bizim işletmelerimizin ihtiyacı, sadece borsaya açılmak, sadece yeterinden fazla fonlama değil. Doğru ölçekte ayarında vermek lazım. Ben, hep şunu söylüyorum. Uluslararası seyahatlerde, son dönemde mesela Nusret, çok popüler oldu. Hani ilginç. Tayland'a gittik. Bangkok'ta Dünya Borsalar Federasyonu'nda bile Nusret'i istiyorlar, 'Nusret, açsın burayı' diyorlar. Nusret, küçük bir işletme biliyorsunuz. Doğuş Grubu Ferit Bey, ona bir risk sermayesi mantığıyla fon ve kurumsallık sağlıyor ve şu an başarılı da gidiyor, ilerliyor. Bir adım sonrasında borsaya da gelmek isterse gidebilir; çünkü yeterli kurumsal ölçeği yakalamış olacak; ama biz, klasik Nusret, bir küçük işletmeyken onu borsa şirketi yapsak yeterinden fazla fon sağlasak o, bu başarıyı sağlayamazdı. Biz, böyle fazla fonlamanın şımarttığı, başarısız kıldığı değersiz yatırımlara, lüks tüketime dönüştüğü, bu sebeple kısa-orta adede batan aile işletmelerinde görüyoruz" diye konuştu.

'Turizmde Hızlı Büyüme, Hormonlu Büyüme Sonucu Doğuruyor'

Fonlamanın ayarında olmak zorunda olduğuna değinen Başkan Karadağ, şunları söyledi:

“Fazlası, narkoz etkisi yapıyor, işletmeleri bozuyor. Doğru vadede, doğru maliyette yeterli kurumsallık ve denetimle birlikte verildiğinde anlamlı hale geliyor fonlama. Yoksa işletmelere başarı getirmiyor. Büyümede bile bazen ayarı kaçırmamak lazım. Turizm sektörü mesela. Ben turizmin yeterinden fazla teşvik edilmemesi gerektiğini, bunun hızlı büyümeye sebep olduğunu, bu hızlı büyüme hormonlu büyüme sonucunu doğuruyor. Turizmi kültür ve diğer alanlarda yaygınlaştırmadığınızda bu hormonlu büyüme sürdürülemiyor. Bir sene iyi gidiyorsunuz, öteki sene tökezliyorsunuz. Bunun insan kaynağı, kalite, yerelleşmesi, yaygınlaştırılması, ürün çeşitliliği alanlarında birçok etmeni var. Türkiye'de turizm alanında zayıfız, geliştirmemiz gereken alanlar var ki sürdürülebilir ve sağlıklı bir turizm sektörüne kavuşalım. Bazen olması gerektiğinden çok hızlı ilerlememek gerekiyor."

'İstanbul'un Çalınmış Konsepti'

Borsa İstanbul olarak İstanbul Finans Merkezi projesi olduğunu da anlatan Karadağ, şöyle konuştu:

“Maalesef kaybedilmiş, çalınmış bir konsepti İstanbul'un. Milattan önceden başlayarak, her zaman dünyada ticaret ve finansın, kültürün başkenti olmuş İstanbul. Sadece bu geçtiğimiz 50 yıl içerisinde kötü süreç yaşamış maalesef. Onun öncesinde Roma İmparatorluğu dönemi, daha öncelerinde, Osmanlı döneminde de her zaman İstanbul ticaret ve finansın merkezi. Kısa bir duraklama dönemimiz var. Bazen İsviçre'de, finansçılarla konuşuyorum. İsviçre'de finansı yönetenlerin dedeleri, İstanbul'dan göçmüşler veya göçmek durumunda bırakılmışlar. O saatçiler falan daha Tanzimat sonrası dönemde İstanbullular. Galata'da ticaret yapmışlar ve gerçekten uygun ortam olduğunda İstanbul'a dönme konusunda da özlemleri, istekleri var. İstanbul Finans Merkezi projesinde de İstanbul'un tarihi doğasına uygun konseptini kazanması için bir fırsata dönüştüreceğiz. Altyapıyı uluslararası finans ve ticarete uygun hale getiriyor olacağız."

ATSO

Kadın Girişimciler Ödüllerini Aldı

Mecliste daha sonra ATSO bünyesinde faaliyetlerini sürdüren TOBB Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen “2017 Yılı Antalyanın Fark Yaratan Kadın Girişimcileri Ödüllü Yarışması”nda dereceye giren kadın girişimcilere ödülleri verildi.

Antalya genelinde kadın girişimciliğini teşvik etmek, cesaretlendirmek ve başarı hikayelerini gündeme taşımak amacıyla bu yıl altıncısı düzenlenen yarışmada; Yenilikçi İş Fikrinde, Yöresinde Fark Yaratan, Sosyal Girişimcilikte Ve Dijital Dönüşümde Fark Yaratan Kadınlar ödüllendirildi.

Yenilikçi İş Fikrinde Kadın Kategorisinde Birinci Sibel Özdoğan - Nevin Demirhan (Buselik Tasarım Atölyesi), İkinci Bilge Erk, (La Atalier Du Şef / Yiyecek İçecek Danışmanı / İnovatif Mutfak Atölyeleri Kurucusu), Üçüncü Tülin Dinçer (İşletmeci) ödüllerini ATSO Başkanı Davut Çetin ve TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Serap Kocaoğlu’nun elinden aldı.

ATSO

“Yöresinde Fark Yaratan Kadın” Kategorisinde birinci Zülfiye Nur Sağlamer (Ressam/Yazar/Gönüllü Eğitmen), ikinci Hamide Özdemir (İşletmeci), üçüncü Mutlu Portakal Kadın Kooperatifi kurucuları Aylin Ayaz Yılmaz, Gülşah Gültepe Çelik ve Evşen Yüceer’e ödüllerini ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer ve TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi İmral Atılgan verdi.

 

ATSO

 

“Sosyal Girişimcilikte Kadın” Kategorisinde birinciliği Hülya Bostanoğlu (Engelliler Sanatevi Kurucusu/Gönüllü Eğitmen) ikinciliği Prof. Dr. Ayşe Boztosun (Öğretim Görevlisi, AKİŞMER Kurucusu), üçüncülüğü Sinem Tosunoğlu (İç Mimar/Tasarımcı/Ebru Sanatçısı) kazandı. Ödülleri Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Himmet Karadağ takdim etti.

 

Yarışmanın “Dijital Dönüşümde Kadın” kategorisinde birinci Gökçe Sarsılmaz (Yazılımcı) ise mazereti nedeniyle törene katılamadı.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Antalya Kadın Müzesi