21 Kasım 2011 Pazartesi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın evsahipliğinde Hollanda Kraliyet Büyükelçiliği Tarım Müşavirliği’nin öncülüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Biyolojik Mücadelede Dönüşüm Süreci : Zorluklar ve Fırsatlar” konulu seminer, ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda yapıldı.
Antalya Tarım İl Müdürü Bedrullah Erçin, Hollanda Kraliyet Büyükelçiliği Tarım Müşaviri Stefan Verbunt, Antalya İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Bahar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı temsilcileri ile Antalya bölgesindeki tarım firmalarının yöneticileri ve üreticilerin katıldığı seminerin açılışında bir konuşma yapan ATSO Başkan Yardımcısı Adnan Vücudi Özen, Antalya’nın tarımsal üretim ve ihracatta Türkiye’nin lider şehirlerinden biri olduğunu belirterek, “Tarımsal üretim bakımından Türkiye’de önemli bir yere sahip olan Antalya’da, yıllık 4.5 milyon ton meyve-sebze ve bitkisel ürün ile 300 milyon adet kesme çiçek yetişmektedir. Türkiye örtü altı tarım alanının yaklaşık %50’si Antalya’da bulunmaktadır. Kentimizde, açık tarlada 305 bin ton, serada ise 1,7 milyon ton olmak üzere yıllık 2 milyon tonun üzerinde domates üretimimiz bulunmaktadır.” dedi.
Antalya’nın tarımsal üretimdeki başarısının ihracata da yansıdığını belirten Özen konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Artık kentimiz sadece turizmin değil tarımın da başkentidir. 2006 yılında 180 milyon dolar olan tarımsal ihracatımız, 2007’de 280 milyon dolara, 2008 yılında ise de 406 milyon dolara ulaşmıştır. Bu rakam ülke genelinin %10’udur. Antalya dış ticaretinin 2009 yılı rakamları, 654 milyon dolar ihracat ve 460 milyon dolar ithalat olarak gerçekleşmiştir.
Kentimiz 2010 yılında ise büyük bir sıçrama yaparak toplam dış ticaretini 1,7 milyar dolara çıkarmıştır. Bunun yaklaşık yarısı yani 900 milyon dolara yakını ihracatımız oluşturmaktadır. İhracatımızın yarısına yakını tarım alanındaki ürünler oluşturmaktadır.
Tarım, ülkemizin lokomotif sektörlerinden birisidir. Durum böyle olunca bu alanda modern yatırımlar ve kontrollü üretimlerde bulunmak kaçınılmaz olmuştur. Zaman zaman karşılaşıyoruz, bazı ülkeler tarım ürünlerimizdeki çeşitli kimyasal kalıntılar nedeniyle ihracatımızda sorunlar yaşatıyor. Ürünlerimiz gümrük kapılarında bekletiliyor, bazen telef oluyor bazen de geri geliyor.”
Tuta absoluta
Geçtiğimiz yıl domateste görülen ve tuta absoluta olarak adlandırılan “domates güvesi”nin ekonomiye üreticimize bıraktığı olumsuzlukları biliyorsunuz. İşte bugün burada gündeme getirilen biyolojik mücadele, sektörün yıllardır yaşadığı en büyük sorunlarından olan tarımsal ilaç kalıntısı problemini ortadan kaldıracak bir çalışmadır.
Bilinçli ve kontrollü üretimle birlikte modern tarım uygulamaları artık kaçınılmazdır. Bunun yanında ülkemizin son derece sağlam tarım politikaları da olmalıdır. Bakanlığımızın bu yöndeki çalışmalarını yakından takip ediyor ve büyük bir çaba gösterdiğini de biliyoruz. Domates Güvesi (tuta absoluta) gibi bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan kimyasal mücadeleyi azaltmak amacı ile biyolojik ve biyoteknolojik mücadele yapan üreticilere birtakım destekleme politikaları yapılmıştır. Tabi ki bunlar uzun vadeli ve geleceğe dönük modern tarım yatırımlar için devam arz etmeli ve mutlaka kalıcı ve sağlam tarım politikalarımızın olması gerekmektedir.
Tarımsal faaliyetlerde, gereğinden fazla kimyasal ilaç kullanımı sadece yurt dışına pazarında değil, çevremizde ve doğada da ciddi tahribata yol açmaktadır. Bu nedenle üreticilerimizin yanlış uygulamalardan kaynaklanan kimyasal ilaç kalıntısı nedeniyle ihracatta yaşanan sıkıntının ve doğaya verdiği zararın ancak biyolojik mücadeleyle aşılacağı artık ortadadır. O nedenle, bu tür bilgilendirme toplantılarının önemi çok büyüktür.
Geçenlerde basınımızda yer aldı. Seracılık ve örtü altı tarımda kentimizin önemli merkezlerinden Demre’de Hollanda’dan ithal edilen yararlı böcekler sayesinde ürünlerimizde bulunan ve yukarıda bahsettiğim başta tuta absoluta ve beyaz sinek olmak üzere zararlı böceklerle mücadele edilmektedir.
Üreticilerimize buradan sesleniyorum. Geleceğin tarımında biyolojik mücadele çok önem kazanmıştır. Bakanlığımızın da bu kapsamda ciddi destekleri bulunmaktadır. Artık geleneksel üretim yerine modern ve kontrollü üretime geçilmelidir.
Biyolojik mücadele dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır. Bu kadar çok potansiyeli olan ülkemizin de bu mücadelenin içinde yer alması gerekmektedir. Burada herkese görev düşmektedir. Bizler sivil toplum örgütleri olarak topluma buna benzer organizasyonlarla gerekleri mesajlar vererek, onları bilinçlendirerek biyolojik mücadele konusunda eğitimler düzenleyerek ve başka üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya hazırız.
Böyle bir toplantıyı koordine eden ve bizimle işbirliği yapan Hollanda Kraliyet Büyükelçiliği Tarım Müşaviri Sayın Verbunt’a, Bakanlığımızın çok değerli bürokratlarına ve sektörün diğer kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyor, seminerin başarılı geçmesini temenni ederek, saygılarımı sunuyorum.”
Seminere büyük ilgi
Üreticilerin yoğun ilgi gösterdiği seminerde; T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nden Doç. Dr. Masum Burak, “Biyolojik Mücadele konusunda Türkiye’de yürütülmekte olan araştırmalar, geleceğe yönelik Perspektif”, Antalya İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Bahar “Türkiye’nin bitkisel ürünlerinin ihracatında Biyolojik Mücadelenin katkıları”, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Dr. Ahmet Arslan “Biyolojik Mücadelenin geçmişi, gelişmeler ve geleceğe dönük politikalar”, Grow Fide Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hasan Ünal, “Tohum endüstrisindeki gelişmelerin Biyolojik Mücadeleye katkıları”, Antalya Tarım A.Ş.Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Savaş Titiz, “Tuta Absoluta tecrübesinden çıkarılan dersler”, Migros Ticaret A.Ş.Mesut Öztürk, “Migros İTU projesi ve kontrol sistemi”, Koppert Firması’ndan Ali Eroğlu, Mr. Ard van der Maarel, “Biyolojik Mücadelede Türkiye ve İspanya tecrübeleri, gelecek için öngörüler”, Green Q Firması yöneticisi Peter Klapwijk, “Seralarda sürdürülebilir üretim: Biyolojik Kontrolün önemi” başlıklı sunumlar gerçekleştirdi ve üreticilerin sorularını yanıtladı.