ATSO İLETİŞİM MERKEZİ
Pzts-Cuma : 8:30-12:00 / 13:00-17:30
314 37 37
ATSO
Site İçi Arama

Çiçekler Solmasın, Anneler Ağlamasın Paneli

11 Mayıs 2010 Salı

Çetin Osman BUDAK
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Milletvekillerim,
Sayın İl Emniyet Müdürüm,
Sayın Kepez Belediye Başkanım,
Kamu Kurumlarımızın Değerli Yöneticileri,
Güneydoğum Derneğinin Sayın Başkanı,
Değerli Konuklar,

Sizleri şahsım ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz. ATSO olarak ekonomik konular dışında birçok sosyal sorumluluk projelerine de destek sağlayan bir kurumuz.

Son yıllarda Emniyet Müdürlüğümüz ile birlikte de çeşitli sosyal projelere destek olduk. Bugün de Emniyet Müdürlüğümüz, Kepez kaymakamlığı, İl Müdürlerimiz ve Güneydoğum Derneği ile birlikte, Antalya /Kepez bölgesinde sokak çocuklarına yönelik uygulanmakta olan “Çiçekler Solmasın Anneler Ağlamasın” projesine destek için birlikteyiz.

Emniyet Müdürlüğümüz ile birlikte daha önce de bu çerçevede işbirliğimiz olmuştur. Bu tür sosyal projelerde Antalya Emniyeti her zaman en başarılı kurumlardan birisidir ve uluslar arası alanda da örnek olmuştur. Emniyet Müdürümüz Sayın Dr. Ali Yılmaz’ın bu projeleri daha da geliştirmesinden, yeni projeleri başlatmasından gurur ve mutluluk duyduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum. Başta Sayın Müdürümüz olmak üzere bu konuda emek veren tüm Emniyet mensuplarımıza şükranlarımızı sunuyorum.

Bugün yeni projenin Kepez Bölgemize dönük olmasından ayrı bir memnuniyet duyduğumu söylemek istiyorum. Kepez göç alan, ekonomik olarak diğer bölgelerimizden daha zayıf olan bir ilçemiz. Kepez ile Muratpaşa ve Konyaaltı arasında ciddi bir gelişmişlik ve gelir farkı olduğunu hepimiz biliyoruz.

Antalya gibi hızla gelişen ve turizmde dünya markası olan bir ilde sokak çocuklarının var olmasını, Türkçe bilmeyen annelerin olmasını, okula gitmeyen çocukların olmasını kabul edemeyiz. Bu çerçevede özellikle Güneydoğu bölgesine ve bu tür projelerle Güneydoğu’dan veya başka yerden göç etmiş, yoksul kesimlere dönük çalışan Güneydoğum Derneğine de gönülden teşekkür ediyorum. Güneydoğu bölgesine ve halkına karşı uzak ve ilgisiz kalmamız mümkün değildir. Bu aslında bir bölgecilik meselesi de değildir. Yoksulluk nerede ise Türkiye’nin daha zengin bölgeleri oradaki yoksullukla mücadeleye destek olmak zorundadır. Tabii ki, bu yoksullukla burada mücadele edemeyeceğimizi de biliyoruz. Nitekim Derneğin faaliyetlerinin daha çok Güneydoğu da yoğunlaşması da kuşkusuz isabetli ve gerekli bir yaklaşımdır. Burada şu düşüncemi de vurgulamak istiyorum.

Türkiye’de bazı çevreler Güneydoğu’nun geri bıraktırıldığı propagandası ile halkı kandırmaktadır. Oysa Türkiye’de 1980 sonrasında Devletin ekonomik alandan çekilmesi ile birçok bölge gelişme hızını kaybetmiştir.

Bizim bölgemizde Burdur’da traktör ve süt fabrikası kapanmıştır. Isparta’da Sümerbank fabrikaları kapanmıştır. Antalya’da Dokuma gibi fabrikalar kapanmıştır. Dolayısıyla geri kalma sadece Doğu ve Güneydoğu bölgesinde olmamıştır. Bir de bunun üzerine bölücü terörün yarattığı ekonomik ve sosyal tahribat gelmiştir. Terör nedeniyle bölgeden insanlar da sermaye de kaçmıştır.

Bölgenin işadamları kaçmak ve yatırımlarını buralarda yapmak zorunda kalmışlardır. Bölgede iş bulamayan insanlarımız gelmiş ve burada iş edinmişlerdir. Birileri terörle bölgeyi geri bırakarak, milletin içine nifak sokarak Türkiye’yi bir tuzağa sürüklemek istemişlerdir.

İşte biz bu tuzağa düşmemek için terörle sadece askeri alanda değil, ekonomik ve sosyal alanda da topyekûn mücadeleyi devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Ben TOBB Yönetim Kurulu’nda Akdeniz dışında Van ve Hakkari illerinin de sorumlu ve koordinatör üyesiyim.

TOBB Türkiye’de milli birliği en iyi temsil eden kurumlardan birisi olarak bu şekilde bölgelerarası işbirliğini geliştirmeyi hedeflemiştir. Ben de bu kapsamda geçtiğimiz aylarda Van ve Hakkari’yi ziyaret ettim. Geçmişten de bildiğim bu bölgeyi bir kez daha gördüm, oradaki potansiyeli, insanlarımızın bağlılığını, sıcaklığını bir kez daha gördüm. O nedenle burada ve orada hep birlikte Tek Vatan, Tek Millet, Tek Devlet ilkesiyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Zaten bu mücadele sayesindedir ki, Devletin aldığı önlemler sayesindedir ki, Türkiye gelişmişlik farkı, gelir farkı bir Brezilya gibi, bir Hindistan gibi olmamıştır. Bölgelerarası hatta, sosyal kesimler arası uçurumu görmek isteyenler Latin Amerika’yı, Hindistan’ı ve diğer az gelişmiş ülkeleri görsünler. Hatta Doğu Avrupa ülkelerine gitsinler, orada ayda 50 dolara yaşayan milyonlarca insanı görsünler.

Eğer Türkiye bugün her şeye rağmen, gettolarda, naylon evlerde yaşayan milyonlarca insana sahip değilse, bu Türkiye Cumhuriyeti’nin ve milletimizin bir başarısıdır. Ümit ediyoruz ki, terör nedeniyle varolan yoksulluğu ve sosyal sorunları da bu projelerle önleyeceğiz ve insanlarımızı, çocukları terör projesine kaptırmayacağız.

Değerli Konuklar,
Günümüzde ekonomik gelişmenin, sosyal gelişmeden ayrılamayacağını artık hepimiz görmüş bulunuyoruz. Antalya gibi bir turizm bölgesinde ekonomik ve sosyal dengesizliği sınırlamaya özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. Biz yıllardan bu yana cazibe yaratacak projelerin sadece kıyı şeridinde yoğunlaşmaması gerektiğini, bazı projelerin Kepez’e ve Kepez üstüne kaydırılması gerektiğini söylüyoruz.  Belediyelerimizin de bütün alanlarda bu konuya özellikle dikkat etmeleri gerekiyor. 

Sözlerimi bitirirken, projeye öncülük eden ve emek veren Sayın Müdürümüze, Sayın Kaymakamımıza, Değerli İl Müdürlerimize, Sayın Başkana tekrar sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiDış Ekonomik İlişkiler KuruluTürk Patent EnstitüsüKOSGEBKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2012 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • EXPO 2016 ANTALYA
  • Beceri 10
  • Antalya
Bilgimap Haritacılık ve Mühendislik Ltd. Şti.