13 Mayıs 2010 Perşembe
Adnan Vucudi ÖZEN
Yönetim Kurulu Bşk. Yrd.
İlimiz Kadın Girişimciler ve Genç Girişimciler Kurullarının Saygıdeğer Başkanları,
Meclis, Komite ve Kurullarımızın Değerli Üyeleri,
Kıymetli Katılımcılar,
Öncelikle, İlimiz Kadın ve Genç Girişimciler Kurullarımızın çabalarıyla Odamız öncülüğünde gerçekleştirilen “21. Yüzyıl İş Yaşamında Koçluğun Yeri” konulu seminerimizi onurlandırdığınız için teşekkürlerimi sunuyorum.
Şahsım, Yönetim Kurulumuz ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz.
Takdir edersiniz ki, girişimci sayısının artması, girişimcilerin teşvik edilmesi ve başarılı olmalarına destek olunması modern ekonomilerde kalkınmanın en önemli araçlarından birisi haline gelmiş bulunmaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ülke kalkınmasına destek çalışmaları kapsamında çok önemli bir adım atarak Kadın Girişimciler ve Genç Girişimciler Kurulları kurmuştur. İlimiz Kadın Girişimciler Kurulu ve Genç Girişimciler Kurulu bu çerçevede Odamız bünyesinde ve koordinatörlüğünde çalışmalarını bir süredir sürdürmektedirler.
Kurullarımız, kadın ve genç girişimcilere eğitim, kapasite geliştirme desteği ile girişimci fikirlerini hayata geçirmelerinde destek sağlamak üzere kurulmuşlardır. Girişimci Kurullarımız bu süreçte, son derece başarılı projelere imza atıyorlar. Biz, bu başarılardan dolayı gurur duyuyoruz.
Değerli Katılımcılar,
Koçluk kavramı hızlı bir şekilde yaşamımızın her alanına dâhil olmaktadır. Bundan 40 sene önce A.B.D.’de başlayan koçluk çalışmaları şu an tüm dünyada tanınmakta ve uygulanmaktadır. Spor alanında başlayan ilk çalışmalar, daha sonra iş dünyası tarafından da keşfedilmiştir. Günümüzde ise hemen her alanda koçluk çalışmaları yapılmakla beraber özelikle iş yaşamında koçluk ve yaşam koçluğu ön plana çıkmaktadır.
Bilindiği üzere, günümüzde artık en önemli sermaye insandır ve kalıcı olan yatırım insana yapılan yatırımdır. Rekabetçi iş ortamında “seçilebilirlik” yani fark yaratabilmek ve kalıcı olmak bir firmanın kazanç elde edebilmesi için en önemli unsur haline gelmiştir. Özellikle hizmet sektöründe çalışan firmalar için bu çok daha önemlidir. Bu farkı yaratan ve kalıcılığı sağlayan yegâne unsur ise kurumların çalışanlarıdır. Çalışanlar içinde ise yöneticilerin konumları kilit rol oynamaktadır.
Kurumsallaşma sürekli ve düzenli artan bir gelirin habercisidir. Aynı zamanda mutlu, verimli ve uzun süreli çalışabilen personelin varlığı anlamını da taşır. Değişim rüzgârı biz istesek de, istemesek de kapımızı çalmaktadır. Bu nedenle değişime direnmek yerine ayak uydurmak ve bunu bir fırsat olarak görebilmek bizi kalıcı hale getirecektir.
Japonların bir atasözü vardır; “Eğer çözüm üretmiyorsanız siz de problemin bir parçasısınız”. İş hayatında yeni yeni tanınan koçluk çalışmaları bu çözümlerin üretilmesinde hak ettiği yeri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de alacaktır.
Bugün burada konusunun uzmanı ve alanında belirli başarılara imza atmış saygıdeğer Dr. Zerrin BAŞER’i konuşmacı olarak ağırlamaktayız. Ben kendilerine şahsım ve Odamız adına bugün burada bulunarak değerli görüşlerini bizlerle paylaşmayı kabul ettikleri için teşekkür etmek istiyorum.
Koçluğun gerçekte ne olup ne olmadığını, iş yaşamı ve yaşamın diğer alanlarında ne gibi etki ve katkılarının olduğunu, 21.yy da yerel veya özellikle uluslararası iş yapan işletmelerde neden daha fazla bu alana önem verildiğinin, dünyada ve Türkiye’de koçluğun nerede olduğunun cevaplarını bu seminerde bulacağınıza inanıyorum.
Sözlerime burada son verirken siz değerli katılımcılara da gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyor, seminerin başarılı geçmesini ve sizlere yol gösterici olmasını diliyorum.