ATSO İLETİŞİM MERKEZİ
Pzts-Cuma : 8:30-12:00 / 13:00-17:30
314 37 37
ATSO
Site İçi Arama
facebook
twitter
Youtube
İnstagram

ATSO Kasım Ayı Meclis Konuşması

22 Kasım 2016 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

 

Sayın Meclis Başkanı,
Muratpaşa Belediyesi’nin Çok Değerli Başkanı,
Değerli Meclis Üyeleri,
Çalışma Arkadaşlarım,
Değerli Medya Mensupları,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, sayın başkana, konuklarımıza, basın mensubu arkadaşlarıma tekrar hoş geldiniz dileklerimi sunuyorum.
Öncelikle geçen ay, 25 Ekim günü yaşadığımız patlama nedeniyle, hepinize ve özellikle de bu şoku yaşayan, büyük risk atlatan arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi yineliyorum. Odamızın vakur duruşu için hepinize teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Başta sizler ve personelimiz olmak üzere herkes büyük bir sorumluluk gösterdi. O şoka rağmen Odamız öğleden sonra meclis toplantısını yaptı, ertesi gün de normal çalışmasına devam etti  ve hizmetlerimizde aksama olmadı. Yaralanan, mucize eseri kurtulan, otomobilini kaybeden, naylonla örtülü bürolarda çalışmalarına devam eden bütün arkadaşlarıma tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
Bir kurum kolay olunmuyor. Bir kurumun niteliği böyle zamanlarda anlaşılır. Odamızı biz zaten biliyorduk, bu vesileyle herkes de görmüş oldu.
Olaydan sonra Odamıza gelen, arayan, destek olan herkese teşekkür ediyorum. O gün sürekli arayarak konuyu yakından takip eden Sayın Valimize, Meclis toplantımıza katılarak dayanışma gösteren Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Emniyet Müdürümüze teşekkür ediyorum. Bizzat geçmiş olsuna gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Budak'a ve belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum.
Ümit Uysal başkanımız da o gün Odamıza bizzat gelerek bize moral verdi ve Muratpaşa Belediyesi ekipleriyle Odamıza destek oldu. Sevgili Başkan, Odamızın ve üyelerimizin her sorununa katkı ve çözüm odaklı yaklaşır. Kendisine ilgi ve destekleri için teşekkür ediyorum.
Yine o gün bizimle birlikte olan, değerli dostlarım Borsa Başkanımıza ve AESOB Başkanımız teşekkür ediyorum.
Antalya'nın bütün kurumlarına, Antalya basınına duruşları için teşekkür ediyorum.
Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sayın Tüfenkçi, TOBB Başkanımız Sayın Hisarcıklıoğlu, Antalya’da bulunan oda başkanlarımız da ziyaretimize geldiler, kendilerine buradan tekrar teşekkür ederim.
Biz hep birlikte onurlu, sorumlu biçimde davrandık, dik durduk, hainlerin heveslerini kursaklarında bıraktık.
2016 maalesef Antalya için de Odamız içinde kötü bir yıl oldu, Allah daha beterinden korusun. Gelen; binalara, taşıtlara gelsin, cana gelmesin. Şehit acılarının yanında bunlar çok konuşulacak olaylar değildir. Yine de bu olayların bitmesini, huzurlu ve güzel günlere kavuşmayı diliyorum.

Sevgili arkadaşlar,
Ekonomide çalkantılı günler yaşıyoruz. Meslek komitelerimiz toplantılarda sektörel sorunları ele alıyorlar, fakat bunlar komite raporlarına tam yansımıyor. Oysa bizim, sektörlerdeki iyi ve kötü gelişmeleri, tahsilat ve satış durumunu, istihdamı daha yakından izlememiz gerekiyor.
Ben ekonomik verilerle ilgili bazı değerlendirmelerde bulunacağım, ama kısa bir anketle önce sizlerin değerlendirmelerini alalım, sonra ben devam edeyim. Bu anketi mecliste Şubat ayında yapmıştık. Böylece o dönemle bir karşılaştırma yapma imkânı da bulacağız.

Değerli arkadaşlar,
Türkiye ve Antalya ekonomisine ilişkin bazı verileri sizlere bülten olarak dağıttık. 
Bildiğiniz gibi, Amerika’da Trump’un başkan seçilmesiyle birlikte enflasyon ve faiz artışı beklentisi yükseldi. Avrupa’nın önemli ülkelerinde ise seçim belirsizliği dönemi başlıyor. Türkiye’de ise ihracatta ve sanayi üretimindeki düşüş, negatif büyüme korkusu yarattı. Turizm gelirimizdeki düşüş 8 milyar doları buldu. Siyasi gelişmeler ve Avrupa Birliği ile ilişkiler de tedirginliği artırdı.
Son haftalarda dünyada en çok değer kaybeden paralar arasında Türk Lirası  başa güreşti. Bu grafikte görüyorsunuz. Kırmızıçizgi TL'nin Dolar karşısındaki erimesini göstermektedir.
Burada 19 Eylül-14 Kasım tarihleri arasında farklı ülkelerin para birimleri karşısında dolardaki değişim yer alınıyor. Grafikte Euro, Yen, Ruble, Meksika, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika gibi zayıf paraların durumlarını da görebiliyorsunuz.
Dövizde bu kadar sert yükseliş ekonomide durgunluğu ve tahsilat sorununu artırmakta, ayrıca ihracat da çok artmadığı için Türkiye’yi fakirleştirmektedir. Bu gidişat böyle devam ederse 2017 sonunda kişi başı milli gelirimiz 8700 dolar olur. 
Maalesef böyle bir dönemde ekonomi yönetiminde koordinasyon sorunu olduğunu görüyoruz. Ekonomiyle ilgili 6-7 Bakanımız ve ayrıca danışmanlar ayrı ayrı demeçler veriyorlar.  Sayın Başbakan Koordinasyon Kurulunu topladı ve Merkez Bankası tedbirler alacak diye açıklama yaptı.
Fakat ardından Ekonomi Bakanımız, müdahaleye gerek yok diyerek farklı bir biçimde konuştu. Sayın Mehmet Şimşek tweet atarak herkesi uyarmaya başladı. Koordinasyon kurulunun tekrar toplanacağı açıklandı, bugün sabah son anda iptal edildi. Son açıklamalar güvensizliği iyice artırdı.
Bir ülkenin Merkez Bankasına güven duyulmazsa parasına da güven olmaz.
Güven kavramı, hem ekonomi için hem de günlük hayatımız için son derece önemlidir.
Tüketici güven endeksi ve reel sektörün beklentilerini yansıtan ekonomik güven endeksi 15 Temmuz sonrası biraz toparlanmıştı, ancak Kasım ayında tekrar düşüşe geçti.

Değerli arkadaşlarım,
Ekonomide ciddi bir güven sorunu olduğu açıktır. Ancak buna rağmen Türkiye başka konularla uğraşıyor.
Size bir haber başlığı okuyacağım:
“Çocuk yaşta kızlarla evlendikleri için tutuklananların tahliyesini sağlayacak önerge muhalefet partilerinin itirazına rağmen Genel Kurul’dan geçti. Yaşanan tartışmaların ardından Başbakan Yıldırım, Ak Parti Grubu’na önergeyi muhalefetle görüşme talimatını verdi.”
Kamuoyunda bu konuda yoğun tartışma yaşandı. Bugün de Sayın Binali Yıldırım yasa tasarısını tartışılmak üzere, komisyona geri çektiklerini açıkladı. Bildiğiniz üzere mevcut yasalarımız 17 yaş altında evlenmeyi yasaklamıştır. 16 yaş için de hâkim kararıyla izin verilmektedir.
Bu konuda başka yorum yapmak istemiyorum.
Anlaşılan Türkiye’nin en büyük sorunu bu suçtan dolayı cezaevinde yatanlarmış.
Buradan yine çocuklarla ilgili bir başka habere geçelim: 
Ümraniye'de öğrencisine dayak atan öğretmene gözaltı 14 Kasım 2016 Pazartesi,

Televizyonda bu öğretmen arkadaşın azarlayarak, korkutarak öğretmeye çalıştığını gördük.Yine de gözaltı yapılması da garip bir durum, çünkü öğretmenin üzerinde de müfettiş, müdür baskısı var.

Büyük önder Atatürk şöyle söylüyor:

"çocukları serbestçe konuşmaya, düşündüklerini, duyduklarını olduğu gibi ifade etmeye özendirmelidir; böylece hem hatalarını düzeltmeye imkân bulunur, hem de ileride yalancı ve ikiyüzlü olmalarının önüne geçilmişolur".

Bu sözden 80 yıl sonra biz halen çocukları korkutarak öğretmeye çalışıyoruz.

Bu olay sadece bir öğretmen olayı değil. Bütün sistemimiz böyle, yukarıda olan, gücü yeten aşağıda olanı eziyor.

İşte bunlar da başka haberler:
Sivil polislerden AVM güvenlik görevlisine feci dayak
AVM'nin güvenlik görevlisi, kimlik sorduğu sivil polisler tarafından darp edildi.
 
Babaya bombalı paket!

-Otobüs şoförüne "akbil" dayağı
-Kapıyı açmayan otobüs şoförüne dayak
 
Şort giyen kadını tekmeleyen saldırgan yine tahliye edildi
 
Bunlar günlük sosyal hayattan görüntüler.
İnsanların sakinleşmesi, huzurlu olması niçin herkesin çaba harcaması gereklidir.
Değerli arkadaşlar,
Ekonomiyi etkileyen, belirsizlik yaratan bir diğer konu anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi meselesidir. Anayasa bütün ulusun ortak sözleşmesidir. Türkiye gibi; kurumların zayıf olduğu ülkelerde anayasanın toplumun bütün kesimlerini içine alan bir uzlaşmaya dayanması önemlidir. Fakat Türkiye’de fikir tartışması yapılmıyor. İki, üç lideri televizyonda bir konuyu tartışırken görmeyeli yıllar oldu. Oysa 1980’lerde bile liderler televizyonda birlikte tartışırlardı. Biz artık fikir tartışması yapmıyoruz, kişileri tartışıyoruz.
Kişileri tartışmayı bırakmamız gerekir, kişiler değil, kurumlar önemlidir. Güzel bir söz var; “büyük beyinler fikirleri, orta halliler olayları, küçük beyinler kişileri tartışır” der. 
Demokrasi; farklı sesler, fikir tartışmaları demektir. Eğer bir yerde ciddi fikir tartışması yoksa orası dinamizmini kaybetmiştir. Bakın burada size farklı bir resim göstermek istiyorum.
Bu resimde siyah kısma bakan vazo görür, beyaz kısma bakan iki tane yüz görür.

Herkes farklı açıdan bakar ve farklı görür, bu nedenle demokrasi demek farklı düşünceye saygı demektir. Bir yerde dokuz kişi aynı düşüncedeyse, 10. kişi mutlaka farklı bir şey söylemelidir.
Dilerim ki, anayasa artık asgari bir uzlaşma zemini olur ve bize yakışan demokratik bir sisteme kavuşuruz.
Sevgili arkadaşlarım,
Antalya olarak 2016 yılını kötü bir yıl olarak uğurlayacağız. 2016’yı, geçen yıla göre 4.5 milyon düzeyinde turist kaybıyla tamamlıyoruz. Son bir yılda ÖTV tahsilatımız %12 azaldı. Daha açık söylemek gerekirse; Türkiye’de ÖTV tahsilatı %12 artarken, Antalya’da %12 azaldı.
Ekim ayında karşılıksız çek tutarının toplama oranı %8.2'ye çıktı. Bu oran Türkiye ortalamasının iki katı.
KDV’de tahakkuk-tahsilat oranımız %30. Bu, aynı zamanda alacak tahsilatındaki durumumuzu da gösteriyor. Alacak tahsilat oranımız %25-30 arasına düştü.
Domates ihracatında geçen yıla göre 110 milyon dolar düşüş yaşadık. Bu yıl 10 ayda Antalya tarımında enflasyon oranı eksi %10’dur. Ürünün bol olduğu Nisan ve Mayıs ayında ortalama fiyat düşüşü %40 oldu. Böylece tarım sektörümüzde gelir kaybımız 1.5 milyar liraya ulaştı.

Aylardır söylüyoruz, bu kadar fiyat düşüşü karşısında üreticinin durumuna bakılmalıydı. Fakat maalesef Türkiye'nin gündemine bu konular bir türlü girmiyor.

Artık gelecek yıl için, önümüzdeki aylar için duruma bakmamız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde muhtemelen faizlerde bir süre indirim olmayacaktır, hatta artış bile olabilir. Dövizdeki yükseliş nedeniyle enflasyon da düşmeyecektir. Ekonomide durgunluğu aşmak için güven verilmesi, yatırımların artırılması ve yeni destekleyici önlemler alınması gerekiyor.  
Turizme gelecek olursak, önümüzdeki yıl Rusya pazarında bir yükseliş bekliyoruz, ama Avrupa pazarı ümit vermemektedir. Böyle giderse gelecek yıl aynı sıkıntı devam eder.
Alman basını Yunanistan rezervasyonlarının hızla yükseldiğini, fakat Antalya rezervasyonlarının %20’ye varan oranlarda düştüğünü yazmaktadır. Gerçi her yıl başında böyle başlarız, sonra toparlanma olur, fakat geçen yıl zaten Almanya pazarında %30 kayıp yaşamıştık. Halen rezervasyon düşüşü olması kaygılarımızı artırmaktadır.
Kısacası 2015 rakamlarına geri dönmek şu anda mümkün görünmüyor. Hükümetin imaj konusunda mutlaka özel çalışma yapması gereklidir. Gelecek yıl için uçak veya acenta desteklerinin gecikmeden açıklanması gerekiyor.
Bizim de tanıtım ve imaj çalışmaları başta olmak üzere Antalya olarak yapacaklarımız bulunuyor. Bu konuda Valimiz, Büyükşehir Başkanımız, BAKA ile bir çalışma içerisindeyiz.

Değerli arkadaşlar,
Bu ay komite raporlarımızda iki konu öne çıkmıştır. Birisi Antalya’da sektörlere devlet desteği verilmesidir. Bunu bir yıla yakın zamandır söylüyoruz, ama İstanbul’dan Güneydoğu’ya kadar her yerde sıkıntı yaşanıyor. Bu nedenle bir süredir üyelerimize “Nefes Kredisi” sağlamak için çalışıyoruz.
TOBB Başkanımız düşük faizli kredi temini için bir çalışma başlattı, Gümrük ve Ticaret Bakanımız da destek veriyor. Ancak kaynak yetersizliği sorunumuz var. Bu sorunu aşabilsek, en azından sıkıntıda olan küçük işletmelere bir soluk aldırmak istiyoruz.
Buradan hem Hisarcıklıoğlu Başkanımıza hem de Gümrük ve Ticaret Bakanımıza konuya ilgileri için teşekkür ediyorum. Üyelerimiz için somut bir destek müjdesi beklediğimizi bir kez daha buradan dile getiriyorum.
Komitelerimizin üzerinde durdukları diğer önemli konu ise trafik ve yollardan şikayetlerdir. Yol çalışmalarından, bozuk asfaltlardan ve kent içinde grafik tıkanmasından yakınmalar çok artmıştır. Köprülü kavşaklar çevre yolunda trafiği kolaylaştırdı, ama kente girişler ve kent içindeki sorunlar devam ediyor.
Otomobil sayısı artıyor, ama otomobilde henüz 450 bin civarındayız. Antalya nüfusuna ve turizmine göre önümüzdeki yıllarda otomobil sayısı 700-800 binlere çıkacaktır. Bu sayılara çıkarsak mevcut durumda trafik felç olur. En önemli çözüm insanları toplu taşımaya, bisiklete özendirmek ve tramway, hatta metro ağı planlamaktır. Ama yine de yeni yollar açılmadan olmaz.
Sayın Türel yeni bir ulaşım master planı yaptırıyor. Keşke büyük bir kentsel dönüşümle yeni cadde ve bulvarlar açılsa ve otopark sorunu ortadan kalksa. Çünkü park sorunu yüzünden yolların iki şeridi ortadan kalkıyor. Antalya’da zaten park konusunda kural ve disiplin sağlanamıyor.
Bu konuyu daha fazla uzatmayacağım, ama radikal çözümlere geçmeden trafik mühendisliğiyle de birçok sorunun çözülebileceğine inanıyorum. Örneğin Akdeniz üniversitesi üzerinde Akdeniz sanayiye dönen kavşakta, Çakırlar gelişine bir şerit “sürekli” hale getirildi, büyük kolaylık sağladı. Her caddede bu tür çeşitli düzenlemeler yapılabilir. Bazı caddeler tek yön yapılabilir. Antalya’da sürekli bir trafik mühendisliği çalışmasına ihtiyaç var.

Sevgili arkadaşlar,
Geçen hafta Konyaaltı sahili projesi için ihale yapıldığını ve ihaleye katılan firma olmadığını biliyorsunuz. 29 yıllığına 130 milyon liralık bir ihale söz konusu. Ben geçen yıl vergi ödül töreninde Yeni Zelanda’da 40 bin kişinin bağışlarıyla bir plajın kurtarıldığını anlatmıştım. Konyaaltı plajı için de böyle bir modeli tartışmaya açmak istiyorum.
Antalya’da güzel bir kampanya yapsak on binlerce kişiyi plaj işletmesine ortak olsa yatırım hızla yapılır ve Antalya kazanır. Böyle bir katılım kar amaçlı olmaz, Antalya’ya hayır amaçlı olur. Burayı da çok düzgün bir şirketle, şeffaf bir şekilde yönetiriz. Bu yatırımın kazancı da Antalya’da yeni projelerde kullanılır.
Burada bu modeli bir tartışalım, yapılabilir diyorsanız, Valimizle, Büyükşehir Belediye Başkanımızla konuşalım. Medyamız da lütfen bu konuyu ele alsın. Başarabilsek, Türkiye’ye örnek oluruz.
Örnek oluruz demişken, ATSO olarak çalışmalarımız ile Türkiye’ye örnek çalışmalarımıza da çok kısa değinmek istiyorum.
Az sonra detaylı bilgi verilecek. Odamızın bazı süreçlerini internet ortamına taşıyan çalışmayı tamamladık. E-oda sisteminde, bu kapsamda gelişme sağlayan Türkiye’deki ilk odayız. Bu projemiz diğer Odalar tarafından yakından izleniyor.
Diğer taraftan bildiğiniz üzere bir de Etik Kurul çalışması yürütüyoruz. Bu kapsamda Türkiye’nin diğer Oda ve Borsalarının da katılımıyla yapılan bir toplantıda Odamızda hazırlanan Etik Yönerge’nin diğer Odaların vizyonunun ötesinde olduğu söylendi. Bu çalışmamızı da diğer Odalara örnek göstermek için bizden talep ediyorlar.
Bu vesileyle emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Bugün Ümit başkanı dinleyeceğiz, dolayısıyla ben daha fazla zaman almayayım. Muratpaşa belediyesi Antalya ticaretinin merkezidir, turizmin önemli bir parçasıdır. Antalya’da kent ve kültür turizminin gelişmesi için çıkış noktası Kaleiçi’dir.
Ümit Başkan festival organizasyonuyla, plaj yapımlarıyla turizme ve sosyal yaşama katkı sağlamaya çalışmaktadır. Caddelerde dış cephe boyamaları kent estetiği için güzel bir uygulamadır, sadece renklere ilgili bazı çekinceler vardır. Belki daha farklı renklerle devam edilebilir. Halen yapılacak çok iş bulunmaktadır.
Antalya’da cadde alışverişi AVM’lere yenik düştü. Geleneksel pazarımız yok. Yöresel ürün çarşımız yok. Çiçek satış yerlerimiz yeterli değil. Belediyelerimiz, otoparkı olmayan gelişigüzel yerlerde restoran, kafe, zincir market açılmasına izin veriyorlar. Antalya’da bu yanlışlar devam ediyor.
Bunu Muratpaşa için söylemiyorum. Bütün ilçelerde bu durum devam ediyor. Bütün bunlar belediyelerimizin ele alması, kurallar geliştirmesi, planlaması gereken konulardır. Sevgili başkan bu konularda da örnek olacaktır diye düşünüyorum.  

Değerli arkadaşlar,
Perşembe günü CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, Antalya’da turizm kongresi, ANSİAD toplantısıgibi çeşitli etkinliklere katılacak. Odamızda da ekonomi üzerine toplantı yapacağız. STK temsilcilerimiz, işadamları ve meclisimiz bu toplantıya davetliler.
25’inde Ödül törenimize Kültür-Turizm Bakanımız Sayın Nabi Avcı ve Hisarcıklıoğlu başkanımız katılacaklar. Sonraki hafta genişletilmiş meslek komiteleri toplantımızı Büyükşehir Belediyesiyle ortak çalışma şeklinde yapacağız.
Yani bu hafta ve gelecek hafta yoğun olarak birlikte çalışacağız. Hepinizin katılımlarını ve katkılarınızı rica ediyorum.
Tekrar Sevgili başkana ve hepinize teşekkür ediyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2017 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • EXPO 2016 ANTALYA
  • Antalya the Destination
  • Akişmer
  • Antalya Kadın Müzesi