2016 Geleneksel Ödül Töreni Konuşması

25 Kasım 2016 Cuma

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

 

Sayın Genel Başkan Yardımcıları, Sayın Milletvekilleri,
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin Değerli Başkanı,
Sayın Kaymakamlar, Belediye Başkanlarımız,
Oda ve Borsa Başkanlarımız,
Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının Çok Değerli Üyeleri,
Değerli Basın mensupları,
Hanımefendiler, Beyefendiler,

Hoşgeldiniz, şeref verdiniz. Ödül törenimizi onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyorum.

Bu törenimizde ilgi ve desteklerini esirgemeyen
• genel başkan yardımcıları Sayın Budak ve Sayın Günal'a,
• değerli milletvekillerimize,
• rahatsızlığına rağmen ödül alan üyelerimiz için gelen Hisarcıklıoğlu başkanımıza,
• 29 yıldan bu yana aralıksız devam eden bu törene anlam veren üyelerimize ve hepinize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu ödül töreni 29 yıldan bu yana kesintisiz yapılmaktadır. Bu törende, bizler ve Devletimiz vergi, ihracat, istihdam şampiyonlarına teşekkür ederiz. Bunun için devletimizin bütün zirvesine davette bulunuruz. Bu yıl Antalyalı işadamlarının en zor yılı olmuştur. Bu nedenle bugün herkesi yanımızda görmeyi arzu ederdik.

Değerli konuklar,
Bugün Antalya’mızın, Korkuteli’nin Tuncay Arslan şehidini toprağa verdik. Değerli ailesine başsağlığı diliyorum. Suriye saldırısında şehitlerimiz, Adana patlamasında kayıplarımız oldu. Maalesef bitmeyen bir acı yaşıyoruz.

2016 yılının bir an önce gitmesini ve daha huzurlu bir yeni yılın gelmesini diliyor, sabırsızlıkla bekliyoruz.  2016 yılı bizim için ibret yılı oldu.

Şahsen ben, bu yıl, kendim için sağlığın, ailenin, dostluğun değerini daha iyi anladım. Antalya için turistin değerini, Antalya için Rusya’nın değerini daha iyi gördük.

Türkiye için ise demokrasinin değerini, büyük Türk milletinin asaletini çok daha iyi anladık.

Atatürk’ün değerini ise her zaman, her gün daha iyi anlıyoruz.

Bildiğiniz gibi, bu yıl tarihimizde ilk defa, Odamız doğrudan hedef olarak alındı.

Tam bir ay önce burada büyük bir olay yaşadık. Bazı arkadaşlarımız mucize eseri hayatta kaldılar. Sizlerin huzurunda, 25 Ekim’deki olayı yaşayan, buna rağmen fedakârca çalışmaya devam ederek Odamızın vakarını koruyan çalışma arkadaşlarıma bir kere daha teşekkür ediyorum. Bizler, en zor zamanda Antalya'ya karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik.

Herkesin her zaman aynı sorumluluğu göstermesi gerektiğine inanıyor ve diliyorum.

Değerli Konuklar,
2016 yılı Antalya ekonomisi için de daha önce görülmemiş bir yıl oldu.

Hasar tespiti için özellikle ticaret sektöründe geniş bir anket çalışması yapıyoruz. Meclisimizde de geçen hafta küçük bir anket yaptık. Arkadaşlarımızın yarısının satışlardaki düşüş nedeniyle çalışan sayısını azalttığını gördük. Arkadaşlarımızın %20'si kredi kullanamadıklarını belirttiler.

Fakat en önemli sorun ne kredi, ne faiz, ne enflasyon.... İki büyük sorun durgunluk ve alacak tahsilatı olarak çıktı.

Destek önlemi olarak arkadaşlarımızın iki talebi öne çıkmaktadır.
• Birincisi vergi indirimi,
• ikincisi alacak tahsilatını hızlandıracak düzenlemelerdir.

Maalesef 2017 beklentileri de olumlu değil, bunun da en büyük nedeni ülkemiz gündeminde bitmeyen tartışmalardır.

Antalya’nın sorunları karşısında, 64. ve 65. Hükümetlerimizin yoğun çaba göstermiş olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Tarımda ihracat destekleri, turizmde uçak desteği ve finansman kolaylıkları önemli destekler oldu.

Fakat, buna rağmen Antalya turizmi, tarımı, ticareti, sanayisi bir ekonomik afet yaşadı.

• Bu yıl ilk kez vergi tahsilatımız azaldı,
• kayıtlı çalışan sayımız %12 oranında düştü,
• iki bin işyerimiz SGK kaydından çıktı, 
• karşılıksız çek oranımız %8’e ulaştı.
• Türkiye’nin turizm geliri 8 milyar dolar civarında azaldı, bunun en az 5 milyar doları Antalya’dır.
• Sadece domates ihracatında 110 milyon dolar kaybettik.
• Bu yıl 10 ayda Antalya tarımında enflasyon oranı eksi %10’dur.
• Ürünün bol olduğu Nisan ve Mayıs ayında ortalama fiyat düşüşü %40 oldu. Böylece tarım sektörümüzde gelir kaybımız 1.5 milyar liraya ulaştı. 

Değerli konuklar,
Antalya, 2016’da teröre, Rusya krizine, 15 Temmuz’a rağmen, EXPO'yu düzenledi, 6 milyon yabancı turiste ev sahipliği yaptı, 1 milyar dolar ihracat, 10 ayda 4 milyar 300 milyon lira vergi tahsilatı gerçekleştirdi.

Geçen yıl 10 ayda Antalya'da 52 bin konut satılmıştı, bu yıl 49 bin konut satıldı. Bunların bir kısmı fiktif olabilir, fakat yapı ruhsatları da geçen yılın üzerindedir. 

Bunlar da bardağın dolu tarafıdır, kesinlikle küçümseyemeyiz.

Şimdi asıl mesele 2017 yılının kurtarılmasıdır. Turizm ve tarım desteklerinin zamanında açıklanmasını ve resmiyet kazanmasını bekliyoruz.

Bugün Turizm Bakanımız turizmde uçak desteklerinin gelecek yıl için de verileceği bilgisini verdi. Teşekkür ediyor ve başka bir gündeme takılmadan yasalaşmasını umuyoruz.

2017 yılında turizmde Rusya pazarı önemli ölçüde geri dönecektir. Fakat Avrupa pazarı alarm vermektedir. Maalesef dün Avrupa Birliği parlamentosunun oylaması da Avrupa kamuoyundaki algıyı göstermektedir.

Biz Avrupa Birliği aşığı değiliz, ama ihracatımızın yarısı Avrupa'ya yapılmaktadır.

Türkiye turizminin yarıdan fazlası, normal zamanda Antalya turizminin %70'i Avrupa pazarıdır.

Bu nedenle Avrupa kamuoyuna kendimizi daha iyi anlatmayı başarmak zorundayız.

Antalya olarak tanıtım konusunda hepimiz bir şeyler yaptık. Bu yıl da Antalya olarak yeni bir tanıtım hamlesi için çalışıyoruz. Fakat Avrupa’daki Türkiye imajı konusunda artık Hükümet düzeyinde farklı bir çalışma gereklidir.

Dünyada veya Avrupa'da Türkiye'ye karşı önyargılı, hasmane kesimler olabilir. Fakat bütün dünyanın bize düşman olması için bir neden yoktur.

Kendi içimizde bizim anlayamadığımız uygulamalar varken, yabancıların her şeyi anlamasını ve kabul etmesini bekleyemeyiz. Türkiye demokrasi ve hukuk alanında eleştirilen bir ülke olmamalıdır.

Demokrasiyi Avrupa Birliği için değil, kendimiz için istiyoruz.  Özgürlük ve adalet ekonomik ve sosyal kalkınmanın temelidir. Herkes düşüncesini özgürce söylemeli, farklı düşüncelerden ortak akıl çıkmalıdır.  Siyasetin varlık nedeni ve demokrasinin erdemi adaletle halkın vicdanının rahatlaması ve huzur olmasıdır.

Değerli Konuklar,
Hisarcıklıoğlu Başkanımız her zaman Odalar ve Borsalar için ufuk açmış, vizyon vermis, birçok konuda ilerlememizi sağlamıştır.

• Akreditasyon,
• E-Oda hizmetleri,
• mesleki sertifikasyon,
• Beceri 10,
• girişimci kurulları gibi çok sayıda projede imzası ve katkıları vardır.

Birliğimizin şimdi önemli ülkelerde ticaret ofisleri kurmak için çalışma başlatmıştır.  Bu çok beklediğimiz, önemli bir konudur.

Türkiye gibi bir ülke, sadece elçiliklerde birer ticaret müşaviri ile yetinemez.

Türkiye'nin ihracatçı sayısı 65 bindir. Oysa İtalya'da Avrupa Birliği dışına ihracat yapanların sayısı 130 bin, Hollanda'da 100 bin, Almanya'da 200 bine yakın. KOBİ'lerimizi yurtdışına açılmaya teşvik etmeli ve orada yalnız bırakmamalıyız.

Bir başka talebimiz sayın başkanımızın inovasyon konusunda da öncülük üstlenmesidir. İnovasyon konusunda henüz yerel-bölgesel modeller geliştiremedik.

Odalar Birliğimiz, girişimciler kurullarındaki başarılı öncülüğü inovasyon alanında da gerçekleştirirse, Türkiye sanayi 4.0 dönemini seyretmekten kurtulur. 

Bir önemli sorunumuz, kayıtdışı ekonomi, haksız rekabet, merdiven altı üretim, ruhsatsız-denetimsiz işyeri sorunudur. Dürüst ticareti destekleyecek önlemlere ihtiyacımız bulunmaktadır.

Başkanımızdan bir başka destek talebimiz, mesleki eğitim konusundadır. Türkiye'de genç işsizliğinin yüksek olmasının en büyük nedeni eğitim kalitemizin düşük olmasıdır. Hükümetimiz mesleki eğitim için çok adımlar attı. Fakat Odalar halen mesleki eğitimde gereken güç ve yetkiye sahip değiller.

Bilgisizlik bir ülkenin en büyük düşmanıdır, eğitim ve öğretimde kalite konusu Türkiye'nin geleceğini belirleyecektir.  Bence, 2023 için en önemli hedefler, eğitim kalitesini yükseltmek ve genç işsizliğini azaltmak olmalıdır.


Burada bir noktaya daha dikkat çekmek isterim: FETÖ yapılanmasında Devletin en önemli kurumlarının, birçok belediyenin durumunu gördük. Kamu kurumlarına kıyasla Odalar ve Borsalar çok az fire verdiler.

Demek ki, işadamları camiası özgür iradesi ile bağımsız, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletine sahip çıkmaktadır. 15 Temmuz'da bunu  Başkanımızla birlikte bir kez daha kanıtladık. 

Bu nedenle vergi veren, ihracat yapan, istihdam sağlayan işadamlarını temsil eden kurumların Devlet protokolündeki yeri daha yukarıda olmalıdır.  Çünkü bu konu hem demokrasi hem de ekonomik gelişme için gereklidir.

Değerli Konuklar,
Sayın Başkanım,
Uzatmamak için son bir konuyla konuşmamı tamamlayacağım.

Antalya’nın yapısal sorunlarına da artık bir neşter vurmanın zamanı çoktan gelip geçmiştir.

İlimizin en büyük sorunu az sayıda ürüne ve pazara bağımlı olması ve arz fazlası yaratmasıdır. Yatak arzımız, konut arzımız, domates gibi ürünlerde arzımız fazladır.

Buna rağmen Antalya’da halen yeni arsa üretelim, yeni konut yapalım, yeni üniversiteler kuralım, nüfus artsın ki, ticaret olsun mantığı devam etmektedir.

Çağ değişti, bizim anlayışımız değişmedi. 2014'te 11 milyon turist geldiğinde de esnafımız turistin azlığından şikayet ediyordu. Demek ki, sayı değil, nitelik önemlidir.

Antalya benim gibi çok kilo aldı, Antalya’yı bir rejime sokalım ve daha sağlıklı ve güçlü, daha yakışıklı veya güzel bir kent yapalım. Antalya’ya da bize de bu yakışır.

Antalya olarak daha fazla bir araya gelmeliyiz, siyaset bizim beraberliğimizi engellememelidir. Antalya'da ortaklık kültürünü gerekiyor.

Birçok üyemiz tek başına rekabet edemiyor, ama ortaklık kurmayı da istemiyor. Oysa ticaretimiz ortaklıkla güçlenmelidir.

Sanayide ortak ar-ge merkezleri kurmalıyız. 

Tarım sektörümüzde üretici birliklerimiz güçlenmelidir. 

Ortak bir şey yapmak için Devletin yasa çıkarıp bizi zorlamasını beklemeyelim. Dünyada artık toplumlar internet üzerinden organize olup büyük projeler gerçekleştiriyorlar. Biz de yapabilmeliyiz.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu yıl, E-Oda ve Etik Kurul gibi iki yeniliğe imza attık. Gelecek yıl, inovasyon ve sosyal girişimcilik konusunda ilerleme sağlamaya çalışacağız.

Elbette, en büyük gayretimiz, turizme ve ticarete destek olacaktır. Önümüzdeki yıl BAKA destekli Antalya Tanıtım projesine ve Alışveriş Festivaline yine önemli destek vereceğiz. Üyelerimizin yurtdışına açılmasına desteğimiz de artacaktır.

Umarım ki, 2017 yılında Antalya ekonomisi yaralarını saracak ve eski gücüne kavuşacaktır. Ben en kötü zamanı geride bıraktığımıza inanıyorum, inanmak istiyorum. Bu koşullarda ayakta kaldıysak, bundan sonra çok daha iyisini başarabiliriz.

Vergi, ihracat, istihdam ödülleri alan değerli üyelerimiz bize bu ümidi, bu güveni vermektedir.

Eskiden “ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz” diye bir söz söylenirdi. Oysa dünyada Antalya gibi diyar yoktur veya çok azdır. Bu güveni kaybetmeden yenilikle, kaliteyle, markalaşmayla yükseleceğiz.

Bu inançla hepinize sağlık, huzur, bereket dolu bir 2017 yılı diliyorum.

Ödül alan bütün üyelerimizi bir kez daha bütün kalbimle kutluyorum.  genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz, Ankara’dan bizim için gelen Değerli Başkanım ve ilçe yöneticilerimiz başta olmak üzere, hepinize teşekkür ediyorum.

Törenimize şeref verdiniz, renk kattınız.

Sonsuz teşekkürlerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2017 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • EXPO 2016 ANTALYA
  • Antalya the Destination
  • Antalya Kadın Müzesi
  • Takograf