ATSO İLETİŞİM MERKEZİ
Pzts-Cuma : 8:30-12:00 / 13:00-17:30
314 37 37
ATSO
Site İçi Arama
facebook
twitter
Youtube
İnstagram

ATSO Aralık Ayı Meclis Konuşması

27 Aralık 2016 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Değerli arkadaşlarım,
Hepinizi şahsım ve Yönetim kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Bugün yılın son Meclis toplantısında bütçe görüşmemizi yapacağız. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası gerçekten kurumsal gelenekleri güçlü,  şeffaf bir bütçesi olan, yıllık programlarla, stratejik planlarla çalışan bir kurumdur. Kalite yönetimi süreçleri ve akreditasyon süreci kurumsal yapımızın daha güçlenmesini sağlamıştır.
Bütçe çalışmalarını yapan, bu şekilde bütçe kitaplarını zamanında hazırlayıp sunan, bütün çalışma arkadaşlarıma, hesapları inceleme komisyonumuza teşekkür ediyorum.
Geçtiğimiz haftalarda İstanbul'da, Kayseri'de, Suriye'de ölen asker, polis, sivil bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Acımız ve üzüntümüz gerçekten büyük, söyleyecek söz bulamıyorum.
Hayatını kaybeden Rusya Büyükelçisi Karlov'a Allah'tan rahmet diliyorum. Rusya Ticaret ve Sanayi Odalarına başsağlığı mesajımızı gönderdik, ama Oda olarak üzüntümüzü bir kez daha dile getirmek istiyorum.
Bu terör olayları ve büyükelçi suikasti büyük organizasyonlardır. 15 Temmuz’un ve bu olayların bütün yönleriyle aydınlatılmasını diliyorum. Bu olaylar aydınlanmadıkça Türkiye huzura kavuşamamaktadır. Büyükelçi suikastine rağmen Rusya ile ilişkilerin bozulmaması da önemli bir tesellidir. Hükümetin Rusya ve İran ile birlikte Suriye’de barışçı bir çözüme katkı vermesi doğru bir politika olmuştur.
Söylenecek çok şey var, ama bu yılın son toplantısında olumsuz konulara daha fazla girmeyelim. Şikayet ettikçe daha beteri oluyor, dolayısıyla artık iyi şeylerden söz etmek istiyorum.
Sadece bir tane fotoğrafla uyarıda bulunmak istiyorum.
Bu bir ilkokul sınıfı görüntüsü.
İlkokulda çocuklar idam ipi sallarsa, bu çocuklar için ve ülkenin geleceği için kaygılanmak gerekir. Çocuklara şiddet duygusu yerine sevgiyi öğretmeliyiz, aksi halde daha sonra radikal grupların etkisine girebilirler.

Sevgili arkadaşlarım,
Bugün ekonomide güzel şeylerden söz etmeye gayret edeceğim.
Bildiğiniz gibi, geçen hafta Avrasya tüneli, dün Ilgaz tüneli açıldı. Geçen hafta İzmir’de 80 milyon dolarlık bir gıda fabrikası açıldı. Böyle sanayi yatırımlarını özlemiştik. Bunlar güzel gelişmeler.
Diğer taraftan ekonomide aylardan bu yana dile getirdiğimiz talepler nihayet gündeme gelmeye ve önlemler alınmaya başlanmıştır.
Bildiğiniz gibi, Şubat ayından bu yana biz Antalya'da bütün sektörlere dönük vergi ve sigorta prim ertelemesi ve kredi desteği verilmesi talebinde bulunduk.
Nihayet ekonomide sıkıntı artınca Türkiye genelinde çözüm arayışı başladı ve bu önlemler alınmaya başlandı.
Önce biz Odalar olarak kredi desteği için birşeyler yapmak istedik. Ankara'da Gümrük ve Ticaret Bakanımız Başkanlığında Hisarcıklıoğlu başkanımızla bir araya geldik. Odalar ve Borsalar bütçesinden bir kredi desteğini görüştük.
Kredi Garanti fonunun devreye girmesiyle, yani teminat vermesiyle KOBİ'lere kredi verilmesinin önünün açılmasını talep ettik. Fakat bütün çabamıza rağmen %9.90 faizle 5 milyar TL hacminde bir paketi oluşturulabildik.
Bu tutar özellikle büyük iller ve büyük odalar için yeterli olmadı, ama, bu adımlar Hükümette ve bankalarda bir duyarlılık yarattı, model oldu ve arkasından yeni kredi paketleri gündeme geldi. Yani Nefes kredisi, model olarak gerçekten ekonomiye bir nefes verdi. Bunun için Sayın Bakanımıza ve TOBB Başkanımıza teşekkür ediyorum.
Arkasından KOSGEB faizsiz kredi uygulamasını başlattı, fakat 15 bin girişimciye 50 bin TL krediyle sınırlı kaldı.  Bunun üzerine Hükümet Nefes kredisini model aldı, Hazine'den kaynak ayırarak Kredi Garanti Fonu teminatıyla, 250 milyar TL hacminde bir kredi paketi kararı açıklandı.
Böylece yine düşük faizli bir KOBİ kredisi sağlanacak. Bugün KOBİ kredisi dediğimiz zaman, 2 milyon 800 bin işletme veya esnaf 400 milyar lira KOBİ kredisi kullanmış durumdadır. Yani 250 milyarlık kredi paketi büyük bir paket. Henüz ortada somut bir düzenleme yok bekliyoruz. 
Ben vergi affı çıktığında sicil affının da çıkması gerektiğini Haziran ayında bu kürsüden söylemiştim. Bu konuda talepler artınca adım atıldı.  Yasa tasarısı; “kredi, senet, çek, kredi kartı borcunu altı ayda ödeyenler için sicil kayıtları dikkate alınmayabilir” ifadesiyle bir hüküm getirdi, bankaların sorumluluğu da hafifletildi. Yasa çıktıktan sonra 6 ayda borçların ödenmesi koşulu hakkında şikayetler almaktayız. Borcu olana da borcunu ödeyebileceği bir imkan verilmelidir.  

Değerli arkadaşlar,
Hükümetin bir diğer önemli bir adımı SGK prim ödemelerinin ertelenmesi oldu, Aralık, Ocak, Şubat ödemeleri 9'ar ay ertelendi. Yani bu primler Ekim, Kasım, Aralık’ta ödenecek. Hem finansman hem istihdam açısından çok olumlu bir karar, esasen bu da bir nevi kredidir. 
Burada şu uyarıyı da yapmak isterim. Bu kredilerden gerçekten ihtiyacı olanlar, gerçekten can suyuyla tekrar canlanacak işletmeler yararlansın.
Ayrıca, özellikle prim ertelemesi gibi durumlarda herkes hesabını iyi yapsın. Aksi halde 2017 Ekim’inde prim ve kredi ödemeleri başladığı zaman bu sorun çok daha büyük bir hale gelir. 
Bir başka olumlu gelişme 500 bin kişilik iş başı eğitim programıdır. Orta ve yüksek teknolojide yeni istihdama bir yıl boyunca asgari ücretin yarısı, ikinci yıl dörtte biri kadar destek getirilmiştir.
Böylece işletme hem iş öğretecek hem çalıştıracak, bu kişiye Devlet asgari ücret ödeyecek. Daha sonra işletme kişiyi işe alırsa, ücretinin bir kısmını yine Devlet karşılayacak.
Önemli bir istihdam desteğidir, daha önce küçük programlarla uygulanmıştır, bu sayıya ulaşmak kolay değil, ama önemli bir imkândır. Ayrıca yine özel sektör talepleri arasında yer alan, yatırım teşvikleri, ihracat teşvikleri, KDV iadelerinin hızlandırılması kararları da alındı. Bu konularda da uygulamanın başlamasını bekliyoruz.
Bütün bunlar Odalarımızın, Borsalarımızın, Birliğimizin Hükümet ve bürokrasi nezdinde çabalarıyla somutlaşıyor, hızlanıyor.
Reel sektöre, KOBİ'lere dönük önlemleri uzun zamandır istiyorduk, böyle adımları özlemiştik, nihayet sesimizin duyulmuş olmasından dolayı memnunuz. Bu adımlar için Hükümete teşekkür ediyoruz. Bu da gösteriyor ki, bıkmadan, usanmadan konuşmak, yazmak gerekiyor.

Değerli arkadaşlar,
Kredi ve istihdam teşvikleri elbette çok yararlıdır, ama ekonomide asıl mesele büyümenin olması, iç ve dış talebin canlı olmasıdır.
Bildiğiniz gibi TUİK, büyüme verilerini açıkladı ve milli gelirde revizyon yaptı. Buna rağmen 3. Çeyrekte ekonominin küçüldüğü görüldü.

Büyüme hızları-%

Tarım

İmalat sanayi

İnşaat

Hizmetler

Yurtiçi Hasıla

3. çeyrek

-7.7

-3.2

1.4

-8.4

-1.8

9 ay ortalama

-6.3

3.2

7.4

-2.6

2.4

Gördüğünüz gibi Temmuz-Eylül döneminde yalnızca turizmde değil, sanayi ve tarımda da üretim kaybı yaşanmıştır. Dördüncü çeyreğin olumlu geçmesi beklenirken, Amerika'dan Dolar darbesi, içerden de yeni bir terör darbesi geldi.
Dolar darbesi gerçekten son dönemde ekonomiyi kötü etkilemiş, "Dolar bozdurma" kampanyaları da sonuç vermemiştir. Şimdi bir grafik göstereceğim.  
Grafik Türkiye'de bankalardaki döviz mevduatını gösteriyor. Döviz mevduatları, Temmuz ayı başında 187 milyar dolardı, Kasım'ın ikinci haftasında 170 milyar dolara indi. Fakat Kasım ayının ikinci haftasından sonra bütün çağrılara  rağmen ciddi bir döviz bozdurma olmadı.
Dolar bozdurma kampanyası sadece içeride kurumların dolar kullanmasını biraz azalttı.
Bunun dışında kur üzerinde etkili olmadı, üstelik yurtdışında Türkiye ekonomisinde kriz olduğu kuşkusu yarattı ve son haftalarda TL yine en çok değer kaybeden para oldu. Dolayısıyla ekonomide güven artırıcı önlemler her şeyden önce gelmelidir.  TL'ye güven için önce Merkez Bankasına güven tesis edilmelidir.  Ayrıca, yapısal değişimin en önemli konu olduğu da artık görülmelidir. 
Ekonomi konusunda geçen hafta Mahfi Eğilmez Odamızda detaylı bir sunum yaptı, katılan arkadaşların memnun kaldığını düşünüyorum.
Ben Antalya ekonomisine geçeyim. Bu ayın komite raporlarında sektörel sorun olarak ruhsatsız işyerleri sorunu, kozmetikte kredi kartına taksit sınırlaması, inşaat müteahhitlerinin binde 40 tapu harcı sorunu göze çarpmaktadır.
Antalya verilerinde geçen aya göre çok fazla değişim yok. Arkadaşlarımız son verilerin olduğu ekonomik bülteni sizlere de sundular.
Bu tablo Antalya ekonomisinin durumunu tek sayfada özetlemektedir. AR-GE birimimiz bu çalışmalara büyük emek veriyor, arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Ekonomi iyi mi, kötü mü, ne kadar kötü burada görünüyor. Ar-ge dediğimiz şey zaten budur, veri olmadan, kafadan konuşmuyoruz. Bunlar herkese dağıtılmaktadır, ben tekrar ele almayacağım.
KDV tahsilatında artış %2-3 düzeyindeydi, vergi barışıyla %9’a çıktı. Karşılıksız çek oranı %8’den %6.8’e düştü. Diğer veriler geçen aylarla benzer durumda. 

 

Antalya

Antalya

Antalya'da Değişim(%)

Türkiye'de Değişim(%)

 

2015

2016

Turist Sayısı-11 ay

10.760.315

6.075.310

-44

-26

SGK Çalışan Sayısı-9 ay

585,939

529,977

-9,5

0,4

SGK Esnaf Sayısı-9 ay

94,909

91,415

-3,6

-3,4

SGK Çiftçi Sayısı-9 ay

41,798

38,231

-8,5

10,9

Ödenen Çek Hacmi-11 ay

24 Milyar TL

20.8 Milyar TL

-13,3

7,3

Karşılıksız Çek Hacmi-11 ay

1.162.314 TL

1.407.086 TL

21

3,6

Karşılıksız Çeklerin Toplam Çeklere Oranı

4,8

6,8

41,6

-2,8

Protestolu Senet Hacmi-11 ay

371.779 TL

526.913 TL

41,7

20,7

Kredi Artışı- 9 Ay

52.092.078 TL

57.984.654 TL

11,3

9

Takipteki Kredi Artışı-9 ay

1.729.719 TL

2.261.464 TL

31

23

Toplam Mevduat Artışı-9 ay

29.844.127

29.351.921

-1,6

5,6

Vergi Tahsilatı-11 ay

5.0 milyar TL

4.9 Milyar TL

-0,33

12,4

Dahilde Alınan KDV Tahsilat- 11 ay

658.125

722.752

9,8

14,8

İhracat-11 ay

913 Milyon Dolar

885 Milyon Dolar

-3

-2,2

Yaş Meyve-Sebze İhracatı-11 ay

318 Milyon Dolar

251 Milyon Dolar

-21,2

-4,2

Yatırım Teşvik Belgeleri-10 ay

1.8 Milyar TL

1.3 Milyar TL.

-28,2

-11,6

Otomobil Sayısı-10 ay

418,908

443,144

5,8

6,8

Konut Satışı-Kasım

5,001

5,590

11,8

25

Konut Satışı- 11 ay

57,625

54,573

-5,3

4,5

Bunun dışında TUİK, 2001’den sonra ilk defa illerin üretim gelirlerini yayınladı. Buna göre Antalya'nın toplam gayri safi yurtiçi hasılası, yani yıllık brüt kar, ücret, kira ve faiz gelirleri 2004 yılında 18 milyar TL iken, 2014 yılında 65 milyar TL'ye çıkmıştır. 2004 yılında Antalya GSYH değerinde beşinci il iken, 2014 yılında altıncı sıraya gerilemiştir.

GSYH 2014 İLLER SIRALAMASI (CARİ FİYATLAR- BİN TL)

GSYH

Pay-%

Türkiye

2.044.465.876

100

İstanbul

622.761.611

30,5

Ankara

186.977.438

9,1

İzmir

127.429.459

6,2

Bursa

82.779.436

4

Kocaeli

73.963.086

3,6

Antalya

65.038.931

3,2

Konya

43.933.757

2,1

Adana

41.813.831

2

İçel

36.419.349

1,8


2004-2014 döneminde kişi başına gelirin en az arttığı il Antalya olmuştur.
Antalya, kişi başına gelirde 2004 yılında beşinci il sıradayken, 2014 yılında dokuzuncu sıraya gerilemiştir. 
Kişi başı gelir artışında en sonda olmamızın bir nedeni Antalya nüfusunun iç göçle hızlı artması, diğer nedeni tarım gelirinin düşmesidir. Tarım sektörü geliri 2010 yılından sonra %25 düşmüştür. Tarımda fiyat ve gelir düşüşü halen devam etmektedir. 
Sonuç olarak 2004-2014 dönemi rakamlarının üzerine üzerine geçen yıl ve bu yıl turizmdeki ve tarımdaki büyük kayıplar eklenmiştir.

Sevgili arkadaşlarım,
Son aylarda işlerimizde yaşadığımız sıkıntılar hepimizi yordu ve karamsarlık yarattı. Komitelerimiz moral bozmamak, sektörün imajını korumak için sorunları fazla yazmadılar. Zaten Türkiye’de her konu, her şey siyaset olunca sivil toplumun çalışma alanı da daralıyor.
Çünkü herkes gerçeği değil, duymak istediğini duyuyor, görmek istediğini görüyor. Oysa ülke olarak yaşadıklarımız karşısında siyasi çekişmenin, sen ben çekişmesinin hiçbir anlamı kalmamıştır. Bir kentte eşraf kültürü siyasetin üzerindeyse o kent daha başarılı olmaktadır. Biz de Antalya’da eşraf kültürünü siyasetin üzerine çıkarmalıyız, bunun için daha fazla çaba harcamalıyız. 
2016 yılında yorulduk, ama her şeye rağmen çalıştık, ürettik ve yenilikler yaptık. Oda olarak yaptıklarımızı yakından izleyin. Örneğin, komite raporlarında 21. Grubumuz Odanın bir danışma hattı kurmasını önerdi. Bildiğiniz gibi bir danışma hattımız var. Hatta günde 300’e yakın telefon geliyor. Odamızın bu tür imkânlarını hem izleyin hem de deneyip değerlendirin ki, gerekirse iyileştirmeye gidelim.
Bu yıl yaptıklarımızı tekrar anlatmayacağım, kısa bir tablo halinde bir göz atıp, geçelim. Bu yıl içinde Hükümet değişti, 15 Temmuz travması yaşadık. 25 Ekimde teröre bizzat hedef olduk. Bu saldırı Odamızı için hem maddi olarak hem iş yükü ve iş ortamı olarak etkiledi.

Hızlıca yaptıklarımıza birlikte göz atalım.

Tanıtım filmleri-sosyal medyada yurtiçi ve yurtdışında 17 milyon kişiye ulaşıldı.
Rusya ve Almanya’dan basın kuruluşlarının temsilcileri Antalya’da ağırlandı. 
Gıda ve TarımKümeleriŞanghay,  Dubai,Vietnamfuar ve B2B görüşmeleri.
Yabancı Oda ve heyetlerle işbirliği anlaşmalarına imza atıldı.
ATSO’nunana sponsorluğunda Antalya Alışveriş Festivali düzenlendi.
Korkuteli Mermer OSB kuruldu, Karma OSBsüreci devam ediyor.
Antalya Kültür Sanat sergilere, sanat eğitimi, konferanslar ve film gösterimleri ekledi.
Kaleiçi Evi restorasyonu tamamlandı.
ATSO Akademi bünyesinde 80 farklı eğitim programı yapıldı.
‘Benim İşim Benim Geleceğim’ programı gerçekleştirildi.
ATSO MESEM 5 farklı alanda Türkiye’nin ilk mesleki yeterlilik belgelerini verdi.
Antalya OSB ile mesleki eğitim ve sınav merkezi protokolü imzalandı.
Akdeniz Üniversitesi ile  İşyeri Eğitim İşbirliği Protokolü imzalandı.
ATSO Etik Kurul projesi başladı.
Kadın ve genç girişimci kurullarının örnek çalışmaları tüm hızı ile sürdü.
En iyi Akaryakıt İstasyonu yarışması yapıldı,
Cumhuriyet Yelken Yarışması
ATSO Kurumsal Bahçesi EXPO 2016’da yerini aldı ve en iyi kurumsal bahçe seçildi.
E-ATSO projesi tamamlandı.
Nefes Kredisi ile Uyelere TOBB destekli kredi imkanı sağlandı.
Medyada en çok konuşulan/yer alan TSO olduk.

Bunun dışında komitelerimizin, Yönetim Kurulumuzun sayısız toplantısı, görüşmesi, ziyareti gerçekleşti. Bunlar hep sizlerin desteğiyle yapıldı. Bu nedenle emeğiniz ve desteğiniz için hepinize teşekkür ederim.
2017 yılında Türkiye ekonomisi tarafında büyük bir değişiklik beklemiyoruz. Antalya’da ise daha iyi bir yıl ümit ediyoruz. Yine de Avrupa’da terör korkusu devam ediyor ve Almanya’da satışlar İspanya’dan sonra Yunanistan’a kayıyor.
 Dolayısıyla temkinli olmak, dünya ve Türkiye ekonomisindeki riskleri yakından izlemek gerekiyor. İyimser olalım, ama tedbiri elden bırakmayalım.
Bu çerçevede 2017 yılında hem 2013-2016 stratejik planımızdaki hedeflerimizin tamamlanması için çalışacağız hem de 2017-2020 dönemi stratejik planını başlatmış olacağız.
Önceki yıllardan gelen proje ve çalışmalar arasında Korkuteli Karma Organize sanayi kuruluşu, kırsal turizm, üye kartı indirimleri, Etik sözleşmelerin başlaması konuları bulunuyor.
Bunun dışında 2017-2020 stratejik plan dönemini de başlatacağız. Bu stratejik plan için üye, çalışan anketleri, dış paydaş anketleri yapıldı. Bütün geçmiş arama konferansları konuları ele alındı. Dünyada ve Türkiye’de Ticaret ve Sanayi Odalarının çalışmaları incelendi.
Yönetim kurulumuz 2017-2020 döneminin öncelikli temaları olarak Inovasyon, Akıllı-Dijital Ekonomi, Dış Ticaret ve Tanıtım, Yeni Girişimci Desteği, Yöresel Ürünler ve Gastronomi konularını belirledi.
2017 yılını Inovasyon yılı ilan edeceğiz. Çünkü biraz önce söylediğim gibi, tarımda, ticarette, turizmde, hatta caddelerimizde yenilik yapmak zorundayız. Restoran da kuaför de kuyumcu da yenilik tekniklerini uygulamalıdır. Başka türlü bu sorunlar bitmeyecek. Dünya ortak ar-ge ve yenilik merkezi kuruyor, dünyada artık sosyal girişimcilik moda.
Bizim Antalya’da anlatamadığımız kitlesel fonlama yöntemleri birçok ülkede yayılıyor. Yenilik dediğimiz şey teknoloji değil, bir kültürdür. Bu kültürü hem biz öğrenmeliyiz hem de çalışanlarımıza öğretmeliyiz. Bu arada bildiğiniz gibi Antalya’da ilk resmi ar-ge merkezini AGT geçen ay kurdu. Kendilerini bizzat kutladım, buradan bir kez daha kutluyorum. Türkiye’de 300 civarında işletme ar-ge merkezi kurdu ve Antalya’da yeni kurulabildi.
Türkiye’de Konya, Trabzon, Bartın, Kahramanmaraş odalarımız bile inovasyon merkezleri veya programları başlattılar. Bir taraftan sanayi 4.0 deyip diğer taraftan inovasyon konusuna seyirci kalamayız. Bu yüzden Inovasyon konusunda bütün üyelerimizde farkındalık yaratmaya, inovasyonu günlük ticaret kültürünün bir parçası haline getirmeye, üyemizi uyarmaya çalışacağız.

Bir tabloyla 2017 yılı önceliklerimizi başlıklar halinde gösterelim.

ATSO 2017-2020 STRATEJİK PLANI

2017 ATSO Inovasyon Yılı

Inovasyon odaklı etkinlikler
Antalya Inovasyon Merkezi projesi,

Antalya Tarım-Gıda-Biyoteknoloji Teknoparkı projesi

Organize Tarım İhtisas Bölgesi Potansiyeli araştırması

Yenilikçi proje pazarı

 

Akıllı-Dijital Ekonomi:

Mobil-ATSO projesi

Antalya Bilgi Sistemi: Dijital Antalya Ticaret Rehberi

 

Dış Ticaret ve Tanıtım

BAKA, Antalya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ortaklığıyla Antalya tanıtım projesine aktif katılım

ATSO Dış Ticaret Kulübü

İhracata İlk Adım programı

 

Antalya Yöresel Ürünler ve Gastronomi

Dijital Gastronomi rehberi

Araştırma Temaları

Geleceğin meslekleri ve Antalya mesleki eğitim ihtiyacı,

Antalya lojistik ihtiyaç ve potansiyeli,

Antalya ekonomisi enerji verimliliği

 Bütün bunlar ortak çalışma konularımızdır. Komitelerimizin, komisyonlarımızın her biri bir proje veya çalışmaya liderlik edebilir. Bir kurumu gelenekleri güçlendirir, her geleneğin arkasında da birkaç öncü isim vardır.
Bu hizmet binasında, Lara tesisinde, Kültür Merkezinde, Tanıtım A.Ş. de kaç kişinin emeği var. Bir dönem fikir ortaya atılmıştır. Sonraki dönem çalışma başlamıştır. Bir sonraki dönem ise proje tamamlanmıştır. 3-4 meclis dönemi devam ederek ancak hayata geçirilen birçok proje var. Bazen bir konu yıllarca konuşularak olgunlaşır. Biz çoğunlukla çalışmak için unvan istiyoruz, oysa proje liderliğine önem verdiğimiz zaman asıl gelişmeyi görürüz.
Yeni yılın yeni bir heyecan ve yeni bir başlangıç olmasını diliyorum.
Bu arada Antalya'nın yeni yıla yine ışıklandırma yapmadan girdiğine dair basında çeşitli açıklamalar çıktı. Daha önce söyledim, bir kez daha tekrar edeyim. Odamız, 2 yıl önce Kazım Özalp'te Belediyenin gösterdiği yerlerde ihale ile ışıklandırma yaptı. Rüzgarın kopardığı aydınlatma çerçevesi bir kişinin üzerine düştüğü için, sonradan başkan olarak ben yargılandım.
Diğer yandan yılbaşı kutlaması haramdır diyenler de var. Yılbaşının, Noel ile ilgisi olmadığı halde, Hristiyanlık ile ilgisi olmadığı halde böyle bir düşünce oluşmuş durumda.
Sayın Cumhurbaşkanımız geçen hafta Hıristiyanların Noel'lerini, Musevilerin Hanuka bayramını mesajla kutladılar. Bu güzel tutum bile örnek alınmıyor. Turizmi çeşitlendirelim, 12 aya yayalım diyoruz. Kültür turizmi, tarihle, din turizmi ile yapılır. Bu konuda büyük bir zenginliğimiz var. Osmanlı İmparatorluğu 600 yıl bütün dinleri, mezhepleri birlikte yaşattı. Fatih, Ayasofya'daki İsa ve Meryem fresklerini tahrip ettirmedi.
Türk milleti, Mevlana'yı, Yunus'u, Hacı Bektaş Veli'yi boşuna bağrına basmamıştır. Tasavvuf, Türklerin İslam felsefesidir, Anadolu'nun din kültürüdür, hoşgörüdür, insan sevgisidir.
Türkiye Cumhuriyeti laikliği aslında Osmanlı'nın, Anadolu'nun bu kültüründen almıştır. Bizim kendi kültürümüzdeki bu değerleri herkese iyi anlatmamız gerekiyor.
Sevgili arkadaşlarım,
Geçen yıl Aralık ayında son Meclis toplantısında bu kürsüden şöyle demişim: “2015 yılının sonuna geldik, bu yılın biran önce bitmesini ve daha güzel bir yılın gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz”.
Bu yıl bu sözlerimi tekrarlamaktan çekiniyorum. Ama her zaman doğrudan, iyiden yana olmak, doğruyu, iyiyi, güzeli dilemek gerekir.
Yeni yıl daha güzel, daha huzurlu bir dünya, Türkiye, Antalya getirsin. Hepinize ve sizin nezdinizde bütün üyelerimize sağlıklı, sevgi, güzellik, huzur dolu, bereketli, başarılı bir yeni yıl diliyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2017 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • EXPO 2016 ANTALYA
  • Antalya the Destination
  • Akişmer
  • Antalya Kadın Müzesi