ATSO Mayıs Ayı Meclis Konuşması

23 Mayıs 2017 Salı

Yusuf HACISÜLEYMAN
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı


Sayın Başkan,
Sayın Divan,
Sayın Meclis Üyeleri,
Değerli Basın Mensupları,

Hepinizi Yönetim kurulumuz ve şahsım adına sevgiyle selamlıyorum. Davut başkan bir safra kesesi operasyonu için katılamıyor, selamlarını iletiyor ve kendisine geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.
Cumartesi günü başlayacak olan Ramazan ayı başlıyor. Ramazan ayının Türkiye ve İslam ülkeleri için barış içinde huzurlu bir ibadet ayı olmasını diliyoruz. Bayram tatillerinin Antalya turizm ve ticaretine daha fazla canlılık ve bereket getirmesini temenni ediyorum

Değerli arkadaşlar,
Geçtiğimiz Cuma günü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’ydı. 2 yıl sonra 19 Mayıs’ın 100. Yılı, 3 yıl sonra 23 Nisan’ın 100. Yılı, 6 yıl sonra Cumhuriyetin 100. Yılı olacak. Bütün milletler için böyle yıldönümleri çok önemlidir; Türkiye’nin, Antalya'nın, hepimizin bu tarihlere şimdiden hazırlanması gerekir. 23 Nisan'lar, 19 Mayıs'lar, 29 Ekim'ler milli kimliğimizin sembolleridir. Türkiye’nin 19 Mayıs’ın 100. Yılı anıtı olmalıdır. 23 Nisan’ın 100. Yıl anıtı olmalıdır. Cumhuriyetin 100. Yıl anıtı olmalıdır. Her 100 yıl anması, geçmişin değerlendirilmesi ve gelecek vizyonunun belirlenmesi için, topluma ümit ve heyecan verilmesi için önemli tarihlerdir. Antalya ve Oda olarak biz de bu tarihleri şimdiden düşünmeliyiz.  Antalya’ya bir 23 Nisan anıtı veya bir Cumhuriyet’in 100. Yıl anıtı çok yakışır. Böyle bir şeyin projesi, planlaması bile 1-2 yıl alır. Bu nedenle şimdiden düşünülmelidir. 19 Mayıs vesilesiyle TUİK gençlerle ilgili veriler yayınlamıştır, fakat fazla dikkat çekmemiştir. Genç nüfusun en fazla olduğu illerimiz Hakkari, Şırnak, Siirt, Ağrı, Bayburt; en düşük olduğu iller Muğla, Zonguldak, Sinop, İzmir, Aydın, Antalya, Bursa  olarak görülüyor. Hanelerde çocuk sayısının yüksek olduğu yerlerde genç nüfus yüksek olmaktadır. Ayrıca iş imkanları da bunu etkilemektedir. Turizm de olmasa Antalya’da genç nüfusun daha fazla azaldığını görebiliriz.
19 Mayıs vesilesiyle iki araştırma yayınlandı. Veriler ilginç olduğu için burada paylaşmak istiyorum. TUİK araştırmasına göre gençlerin %48’i halen görücü usulüyle, %7’si kaçırma veya kaçmayla evleniyor. Gençlerin yarısı farklı dinden ve milliyetten birisiyle evlenmeye karşı. Hatta fakat farklı mezhepten biriyle evlenmeye de karşı.  Bunlar üzerinde durulması gereken verilerdir. TUİK anketine göre işsizlik artışına rağmen gençlerin mutluluğu artıyor. Her üç gençten ikisi eğitiminden, işinden ve aldığı ücretten memnun görünüyor.
Bir başka araştırmayı Türkiye Habitat derneği yapmıştır. Buna göre gençlerin %30’unun çok mutlu, %42’si biraz mutlu, %28’in mutsuz olduğunu söylüyor. Gençlerin %81’i tiyatroya, konsere gitmiyor, %55’i kitap satın almıyor, %42’si sinemaya gitmiyor. 18-24 yaş grubunda alkol kullanma oranı %12, fakat sigara kullanma oranı %49.
Bir STK’ya üye olan genç oranı %7.7; siyasi parti faaliyetine katılma oranı %4; bir gösteriye katılma oranı %12; bir imza kampanyasına katılma oranı %9. Okulda gençler kararlara katılabilir diyenlerin oranı %46. Genç kadınlarda kentte güvenli hissetme oranı %54. Toplu ulaşımdan memnuniyet oranı %24.
Akıllı telefon oranı %91, fakat kendine ait bilgisayar oranı %54. Televizyonda haber kanalı izleme oranı %4.5. Yorum yapmaya gerek yok, fakat ülkemizin geleceği hgençler üzerinde düşünmemiz gerektiği açıktır.
19 Mayıs'tan birkaç gün önce maalesef Atatürk ile ilgili iki hakaret olayı yaşandı, bunlardan üzüntü duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu ve çok büyük reformların öncüsüdür. Atatürk, modern devletin kurulmasında, dış politikada, sanayileşmede, bölgesel kalkınmada, ulaştırmada, bilimde, eğitimde, kültür ve sanatta, mimaride büyük atılımlara öncülük etmiştir. Sevgimiz ve saygımız bu eserlerinden dolayıdır, özel hayatı ile ilgili iddialarla Türk milletinin Atatürk sevgi ve saygısı azalmaz. Atatürk’ü tabu haline getirmeyi savunamayız, fakat cahilce milletin değerlerine saldırılması da kabul edilemez.

Sevgili arkadaşlar,
Antalya’da hepimizi çok üzen olay Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun eşiyle birlikte hunharca katledilmesidir. Ali bey çevre mücadelesi ile tanınan, birçok sosyal platformda yer almış, sevilen bir isimdi. Daha önce medyada çok çıkardı, fakat artık çevre konuları fazla ilgi görmüyor.  Allah rahmet eylesin, çok üzücü bir olay. Zanlı geçen hafta bazı itiraflarda bulundu. Bazı yazarlar Karadeniz’de daha önce benzer bir olay yaşandığını yazdılar. Gerçeklerin ortaya çıkmasını bekliyoruz.

Sevgili arkadaşlar,
Önce Odamız etkinlikleri hakkında bilgi vermek istiyorum.
Toplu işyerleri konusu neredeyse 10 yıldır konuştuğumuz bir konuydu, ulaştırma-taşımacılık sektörümüz önemli bir adım atarak bu konuda örnek bir uygulamayı başlattı. Erol bey ve arkadaşları uzun süreli bir çalışma sonucunda bir araya geldiler ve Aksu’da ortak bir proje başlattılar. Erol bey yıllardır lojistik köy kurulması için çaba harcadı, sonunda sektör olarak bir çözüm modeli ortaya çıktı. Aksu’da bir tür lojistik üs kuracaklar, artık dağıtım sistemini de ortak yapacaklar, böylece maliyetler düşecek, karlılık artacak ve büyük araçlar için yer sorunu, park sorunu çözülmüş olacak. Erol beyi ve arkadaşlarını çabaları için, işbirliği için kutluyor, teşekkür ediyorum. Demek ki, fedakar çalışmayla mutlaka bir sonuç alınabilmektedir. Bu proje birçok sektörümüze örnek olabilir.
Bildiğiniz gibi, tarım, gıda ve yapı malzemeleri gruplarında ihracat kümeleri son derece başarılı sonuçlar elde etti. Artık ihracata sadece tarımda değil, her sektörde öncelik vermek zorundayız.  Bu nedenle Oda olarak ihracat kümeleri tecrübemizi genişletmek, ihracatçılarımız arasında sinerji yaratmak için dış ticaret klübü kurduk. Geçmişte ihracatla ilişkimiz sadece belge vermekti. Sonra eğitim çalışmalarına başladık, sonra bazı fuar katılımları yaptık. Şimdi ihracatçımızla birlikte yurtdışındayız. Dış ticaret klübü ile gelecekte Antalya küresel bir network oluşturacaktır. İhracatçılarımızı, büyük üreticilerimizi, yurtdışında yatırım yapanları, hatta yurtdışındaki dostlarımızı, ticaret müşavirliklerimizi bu çatı altında bir araya getireceğiz. İhracatçılar birliğimizle ve diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğimizi artıracağız. 
Bugün Erolbey ve Ömer bey URGE kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verecekler.
2017 inovasyon yılı etkinliklerimiz başarılı biçimde devam etmektedir.
Bugün büyük bir Devlet Destekleri Zirvesi yapıyoruz. İstihdam destekleri, ar-ge destekleri, yatırım destekleri, bölgesel destekler gibi bütün destekler tek bir salonda sergileniyor, konuşuluyor. 
Bir yenilik olarak KOBİ Destek birimini kurmuştuk, böylece sonuçlarını da alıyoruz. Katılan ve destek veren bütün kurumlara teşekkür ediyoruz. 
Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz ay Dijital ekonomi zirvesi yaptık, Türkiye’nin bu alandaki başarılı isimleri bir araya geldi. Antalya’da dijital ekonomide bir sektörün doğmakta olduğu, gençlerin yoğun ilgi gösterdiği görüldü. Bu vesileyle Antalya’da e-ticaret ve dijital ekonomi alanında çalışacak, sektör mensuplarından oluşan bir çalışma grubu kurulması fikri ortaya çıktı.
Geçen hafta da Google eğitim programı düzenledik. Dijital ekonomi alanında çok yararlı bir program oldu.
İnovasyon yılı kapsamında kurmuş olduğumuz sanayi 4.0 grubu da çalışmalarını sürdürüyor. Bugün Hüseyin bey bu konuda bilgi verecek. Geçen hafta dünyada bir siber saldırı yapıldı, çok sayıda ülke ve firma bu siber saldırıdan etkilendi. Gelecekte terörizm ve savaş siber savaş gibi yeni teknolojilerle yapılacak. Bir ülkede bilgisayarları kilitlediğinizde, haberleşmeyi kestiğinizde, uçakları uçamaz hale getirdiğinizde o ülkeyi esir almanız kolaylaşır. 
Sanayi 4.0’ın önemli konularından birisi siber güvenliktir ve Türkiye bu konuları daha yeni ele almaktadır. Antalya için sanayi 4.0 kadar düşünmemiz gereken konular tarım 4.0 ve turizm 4.0’dır. 
Bir başka faaliyetimiz arabuluculuk ve Ombudsmanlık konularında oldu.
Arkadaşlar, İngiltere’de insanlar arasındaki, şirketler arasında uyuşmazlıkların %98’i mahkemelere gitmeden arabuluculuk sistemiyle, yani bir tür hakemlik sistemiyle çözüme kavuşturulmaktadır. Türkiye’de de arabuluculuk sistemi kurulmuştur, ancak halen yeterince kullanılmamaktadır. Geçen yıl Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen dosya sayısı 7.4 milyondur.  Mahkemelere gelen dosya sayısı 5.9 milyondur. Hukuk mahkemelerinde açılan dava sayısı geçen yıl 3.5 milyondur. Antalya 129 bin dava sayısıyla Bursa’nın önünde dördüncü sıradadır.
Bu kadar davaya rağmen Türkiye’de arabuluculara gelen uyuşmazlık sayısı 2015’te 1160, geçen yıl 4097’dir. Hızlı bir artış vardır, fakat halen yetersizdir. Antalya’da geçen yıl arabulucuya gelen uyuşmazlık sayısı sadece 57’dir. Üç büyük il, Bursa, Kayseri, Mersin gibi iller bizden ileridedir. Arabuluculuk daha kolay ve daha az maliyetli bir çözüm yöntemidir ve mutlaka gelişmelidir. Oda olarak biz de üyelerimize bu konuda yol gösterici olmalıyız. Çünkü arabulucuların çözdükleri konuların başında işçi-işveren uyuşmazlıkları gelmektedir. 
Kamu kurumlarıyla sorunlarda ise Ombudsmana müracaat edilmesi yine ayrıca önemli bir konudur. Bütün bunlar hem insanımızın daha az mağdur olmasını sağlayacak hem nde mahkemelerin iş yükü azaldığında adalet daha kolay tecelli edecektir.
Bildiğiniz gibi, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ticaret ahlakı konusunda mücadeleyi Etik Kurul kurarak başlattık. Hazırlıklar uzun sürdü, Mustafa Karabağır arkadaşımız ve kurul üyelerimiz çalıştılar ve sonunda Etik Kurul Sözleşmeleri, Etik üye belgeleri hazırlandı. Bu sözleşmeyi kabul eden üyelerimiz başvuracak, meslek komitesinin görüşü alınacak ve Kurul karar verecek. Etik üye olarak kabul edilen üyemize kapıya ve duvara asması için gerekli belgeleri vereceğiz. Web sayfamızda ve basın açıklamasıyla bu üyelerimizi ilan edeceğiz. Bir gün bir şikayet olur ve haklı görüldüğü takdirde, Kurulumuz bu belgeyi iptal hakkına sahip olacak, o zamanda iptal edildiğini açıklayacağız. Böylece sektörlerinde iş etiği bakımından örnek olan üyelerimizi desteklemiş olacağız.
Artık üyelerimizden başvuru bekleme aşamasındayız. Komitelerimiz üyelerimizi teşvik etsin, hatta örnek işletmeleri bizzat komitelerimiz davet etsin, bu belgeleri asmaya başlayalım. Giyim mağazaları, restoranlar, fırınlar, emlakçılar gibi her sektörde ATSO Etik Üye bir marka unsuru, bir güven unsuru olsun. Ticaret ahlakını korumak bizim Antalya'ya karşı borcumuzdur.  Ülkenin gelişmesinin, kentin ve ticaretin gelişmesinin en önemli faktörlerinden birisi ahlaktır, etiktir. Burada ahlaktan kastettiğim, doğruluk, dürüstlük, yalan söylememek, hak yememek, haksızlık etmemek, saygılı olmaktır. Bu değerlerin güçlü olmadığı toplumlarda ekonomi gelişemez.

Değerli arkadaşlar,
Komitelerimizin çalışmalarını artırdığını görüyor ve mutlu oluyoruz. Tarım sektöründeki meslek komitelerimiz, yani 1., 6., ve 15. Gruplarımız bir araya gelmiş ve  ortak çalışmaya başlamışlardır. Arkadaşlarımız tarımda gıda güvenliği, tüketici imajı, kimyasal kullanımı, ihracat gibi konuları ele almaktadırlar. Antalya tarımında markalaşma önemli bir sorun olarak durmaktadır. 4. ve 5. Gruplarımız da ortak çalışma yapıyor. Komiteler arası ortak çalışmaların gelişmesini arzu ediyoruz. 
Ticaret sektöründe 2. grubumuz komite toplantısında, ulusal zincir marketlerden şikayetleri dile getirmişlerdir.
Komitemiz, her semtte açılan zincir marketlerin ürünlerini işyeri dışına çıkararak sergilediklerini, yaya trafiğini olumsuz etkilediği, görüntü kirliliğine, karmaşaya, haksız rekabete neden olduklarını belirtmektedir. İlgili kurumların dikkatine sunuyoruz.
Yönetime yansıyan bir diğer konu Gıda, Tarım Bakanlığımızın ekmek fiyatına sınır getirme düşüncesidir. Bilindiği gibi birçok ilde halk ekmek fabrikaları ekmeği küçük fırınlara göre daha ucuza mal edebilmektedir. Fabrika maliyeti dikkate alınarak ekmekte tek fiyat geçerli olursa küçük fırınlar ekmek üretemezler. Oysa ekmekte fiyat kadar önemli konu tüketicinin kaliteli ekmeğe istediği gibi ulaşmasıdır. Ekmek gibi temel gıdalarda asıl sakınca düşük fiyat için kalitenin, standardın düşürülmesidir, çünkü halk sağlığı söz konusudur. Bu nedenle ekmeğe genel bir tavan fiyat uygulaması yerine, halk ekmek fiyatı ile fırın fiyatı ayrı tutulmalıdır.

Sevgili arkadaşlar,
Antalya ekonomisindeki gelişmeler hakkında bilgi vermek istiyorum.
Bildiğiniz gibi, Nisan ayı enflasyonu açıklamasında enflasyonun günahı domatese yüklendi. Şimdi de Rekabet kurulu meyve sebzede rekabet incelemesi başladı. İncelemeyle fiyatları kimin artırdığına bakılacak ve gerekirse soruşturma açılacak. Oysa enflasyonda en etkili unsur döviz kuruyla birlikte maliyetlerin artması olmuştur.
Domates ve sebze fiyatlarındaki artış bir-iki ay süren bir artıştır. Geçen ay Toptancı halde 6.5-9 lira arasında olan çeri domates geçen gün 1-2 lira arasına düşmüştür. Bir kilo domates veya biber, salatalık gibi sebzeler 1 çiklet fiyatına satılmaktadır.
Meyve sebzede aylık fiyat artışlarına değil, yıllık artışlara bakılırsa enflasyonun nedeninin domates olmadığı görülür. 
Antalya domatesi Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Putin arasındaki görüşmede de gündeme gelmiştir. Bunun için teşekkür ediyoruz. Maalesef bu çabalar sonuç vermedi ve Nisan ayından itibaren ihracatta genel bir sıkıntı yaşanmaya başlandı. Yılbaşından bu yana domates ihracatımız %27 arttı, fakat son bir ayda sebze-meyve ihracatımızdan ciddi alarm sinyalleri gelmeye başladı.  İçeride fiyat artışı ihracatı zayıflatmış olabilir. Bu arada dün Türkiye ve Rusya hükümetleri engellerin kaldırılması konusunda yeni bir protokol imzaladılar. Önümüzdeki günlerde sorunun çözüleceğini ümit ederim. Sanayi ihracatımız ise şimdilik iyi gitmektedir.  

Batı Akdeniz İhracatı-Dolar

20.04.2017 - 20.05.2017

2016

2017

DEG %

KONFEKSİYON

2.016.083,07

2.426.386,24

20,4

TEKSTİL

3.191.638,04

2.765.156,70

-13,4

YAŞMEYVE SEBZE ÜRÜNLERİ. TURUNÇGİLLER 

32.359.082,21

25.249.043,75

-22

--YAŞ MEYVE

7.186.628,38

3.436.148,72

-52,2

--YAŞ SEBZE

24.545.205,66

20.871.742,12

-15

----DOMATES

13.989.489,63

9.089.660,16

-35

SÜS BİTKİLERİ

2.709.606,90

333.810,57

-87,7

HUBUBAT BAKLİYAT VE YAĞLI TOHUMLAR

913.180,87

2.542.435,16

178,4

KİMYA

9.575.627,00

14.548.076,42

51,9

AĞAÇ VE ORMAN ÜRÜNLERİ

11.783.391,04

15.043.133,23

27,7

DEMİR. DEMİR DIŞI MET. ADİ MET.

3.809.400,69

7.338.391,63

92,6

MADENCİLİK ÜRÜNLERİ

36.754.788,02

49.142.787,97

33,7

MAKİNE VE AKSAMLARI SEKTÖRÜ

2.171.149,60

3.780.887,47

74,1

İKLİMLENDİRME SANAYİ

2.035.318,34

4.282.270,04

110,4

TOPLAM

117.272.494,20

138.018.248,87

17,7

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Turizmde Rusya pazarı sayesinde geçen yıldan daha iyi bir duruma geldik, Rusya bu yıl kurtarıcı oldu. Geçen yıl turist sayısı 6 milyonu biraz geçmişti, bu yıl 8 milyonu aşacağımız görülüyor, fakat önceki yılların 12 milyon sayısının gerisinde kalmaya devam edeceğiz. Almanya pazarında iyileşme yok, İngiltere yatay, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç, Avusturya pazarları düşmeye devam ediyor.
19 Mayıs itibariyle Antalya yabancı ziyaretçi girişleri

2015

1 981 240

2016

 245 781

2017

1 464 028


Aylık olarak %52, yıllık olarak n%18 oranında bir artış sözkonusu.
Önümüzdeki ay durum biraz daha netleşecektir. Siyasi sakinlik devam ederse Avrupa’da son dakika satışları artabilir.
Turizmde geçen yıla göre iyileşme olsa da maalesef fiyatlar çok düşük. Defalarca uyarı yaptık, fakat yanlış fiyat indirimlerini engelleyemedik ve fiyat indirimi-fiyat rekabeti tuzağına girdik. Turizmde eski rakamlara dönsek bile gelir kaybını telafi etmek zaman alacak.
Değerli arkadaşlar,
Son dönemde ekonomide önemli adımlar atılmaktadır. Kredi paketi önemli bir fayda sağlamıştır. Kredi çekip dövize yatıran, kredi çekip araba, arsa olanlar olsa bile, bankalar bu sayede batık kredilerin bir kısmını yapılandırsalar bile birçok işletme için krediler kurtarıcı olmuştur.

Aralık sonu-mart sonu arasında Antalya’da krediler 6.5 milyar lira artmıştır.   Geçen yıl kullandığımız krediyi, bu yıl 3 ayda kullanmış olduk.

Yıl

Ay

Toplam
Nakdi Krediler

Takipteki
Alacaklar

2,015

12

53,617,693

1,963,681

2016

3

55,856,671

2,410,163

2016

12

59,178,324

2,223,130

2017

3

65,717,860

2,391,931

6.5 milyar kredinin 2.5  milyarını turizm sektörü, 1.2 milyarı toptan ticaret sektörü kullanmıştır. Bireysel krediler 500 milyon, enerji sektörü kredisi 400 milyon lira arttı. Tarımda kredi artışı sadece 200 milyondur, 

Yıl

Ay

Gıda Meşrubat 
Tütün

İnşaat

Metal ve
maden

Tekstil

Toptan Ticaret
ve Komisyonculuk

Turizm

Ziraat

Enerji

2016

12

599,974

2,528,909

220,509

155,295

4,687,364

14,695,194

3,020,228

700,294

2017

3

664,959

2,779,587

261,286

186,405

5,888,842

17,200,246

3,276,004

902,848

Takipteki
Alacaklar  
Nakdi
Kredi Oranı

Konut
Kredisi 

Taşıt
Kredisi 

Diğer
Tüketici
Kredileri 

Gıda
Meşrubat
ve Tütün   

İnşaat
Kredi 

Tekstil   

Toptan
Ticaret
ve
Komisyonculuk

Turizm
Kredi 

Ziraat
ve
Balıkçılık

ANTALYA

3.64

0.68

4.83

6.99

5.21

5.84

15.35

5.22

1.46

2.65



Takibe düşen kredi oranında Antalya %3.64 ile 81 il arasında 38. Sıradadır. Mevduatına göre en fazla kredi kullanan iller arasında Antalya 17. dir.   Konut kredisinde takip oranı %0.68, gıda sektöründe %5.8, ticarette %5.2, turizmde %1.4, tarımda %2.6’dır. 2016’ya ragmen kredi performansı aşırı derecede bozulmamıştır. Karşılıksız çek oranımız %3.5’e inmiştir. Bununla birlikte Ekonomik bültenimizde yer alan toplam çek rakamlarına ve KDV-ÖTV artışlarına bakarsanız, Türkiye geneline göre halen biraz zayıf gittiğimizi görebiliyoruz.
Geçen yıl vergi ve borçlara kısmi af ve yapılandırma gelmişti. Şimdi ikinci bir paket çıkarıldı. Vergi ödemek için kredi çekip vergisini ödeyenlere haksızlık oldu, fakat yine de 15 Temmuz nedeniyle, turizm nedeniyle geçtiğimiz aylarda zor duruma düşmüş işletmeler için yararlı bir uygulama olmuştur. Kredi paketi, mobilya ve beyaz eşyada ÖTV indirimi piyasada bir canlılık yarattı. Buna rağmen halen bazı sektörlerde yakınmaların devam ettiğini görüyoruz.
Dünya ekonomisi geçen yıllara göre daha hızlı büyümektedir. Bu nedenle petrol ve emtia fiyatları da artmıştır. Bununla birlikte siyasi riskler daha önemli hale gelmektedir.
Dünyada da siyasi tartışmalar var, fakat ekonomi ayrı bir kulvarda ilerlemeye devam ediyor. ABD’de Trump’ın başkanlığa devam edip edemeyeceği tartışılıyor, fakat Fed gibi kurumlar kendi işlerini yapıyorlar ve işsizlik %4.4’e inmiş durumda. İngiltere seçim takviminde, AB’den çıkma süreci ekonomiye zarar veriyor, buna rağmen işsizlik oranı %4.6’ya indi ve son 52 yılın en düşük işsizlik oranına indiler. Bizim de siyaset kulvarıyla ekonomi kulvarını ayırmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Ümit ederim ki, önümüzdeki günlerde bu konularda da adımlar atılır. Antalya olarak turizm sezonunun artık iyi haberlerle geçmesini ve bütün üyelerimize bereket getirmesini diliyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2017 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Antalya Kadın Müzesi
  • Fuar