ATSO Eylül Ayı Meclis Konuşması

26 Eylül 2017 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan,
Sayın Meclis Üyeleri,
Antalya Medyasının Değerli Mensupları,
Sevgili Arkadaşlar,
Sizleri şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum.  
Birçok arkadaşımıza duyurmaya çalıştık, basından da okumuşsunuzdur. Cumartesi günü Oda ve borsa seçimlerinin Nisan ayına ertelendiğini öğrendik. Birkaç gün önce Ankara Ticaret Odası seçimi ertelendi, sonra İstanbul Ticaret Odası seçiminin ertelenmesi söz konusu oldu.
En sonunda bütün seçimler 6 ay ertelenmiş oldu. Basında muhtelif nedenler yazıldı. Ne olursa olsun, iki hafta kala böyle bir değişiklik şık olmamıştır. Erteleme sorun yaşanan oda ve borsalarla sınırlı kalmalıdır.
Kuralların, geleneklerin bu kadar sık değişmemesi gerekir. Ankara, İstanbul gibi odalar en büyük odalardır, kurumsallaşma süreçlerini bitirmiş olması gereken odalardır. Bizler buranın tapu sahibi değiliz, kurumlarımız şahıslara bağlı değildir. Bir işadamı için bu görevler bu kadar mücadele ve gerilim konusu olmamalıdır. Hepimizin asli işi üretim ve ticarettir. 
Ülkemizin bu kadar çekişmeyi kaldıracak hali yoktur. İşadamları ekonomide reformlar bekliyor, ülkenin yatırıma, istihdama ihtiyacı var. Koyun can, kasap mal derdinde dedirtmemeliyiz. Hiç birimiz vatanı ben kurtarırım, başkası kurtaramaz deme hakkına sahip değildir.
Antalya’ya katkı yapmak için mutlaka bir görev alma şartı yoktur. Örneğin gündemimizde olan proje pazarı etkinliğini bize Mehmet Ali Selek arkadaşımız getirmiştir. Her işadamı, her sektör Odaya proje getirebilir ve o projenin liderliğini yapabilir.
Bu ertelemenin tek bir olumlu yönü olabilir. Komitelerimiz seçim enerjisini birkaç ay sektörel çalışmaya dönüştürürse, çok daha başarılı çalışmalar yapabiliriz.
Bunun için sen-ben çekişmesini bir kenara bırakalım ve görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye bakalım.  Şahsi çekişmelerle görevlerimizi aksatamayız. Kurumsal sorumlulukla el ele vereceğiz ve birkaç ay seçim konularını unutup birlikte çalışacağız. Antalya’nın bizim seçim işlerimizle zaman kaybetme lüksü yoktur.
Birbirimizi kırmayalım, incitici söz ve tutumdan kaçınalım. Bazen bir söz alınıp, hiç ilgisi olmayan noktalara çekilebiliyor. Ayrıca, hepimiz her zaman birbirimizin yüzüne bakacağız. Cenaze törenlerinde bir araya geleceğiz. Ülkede, Antalya’da birlik ve beraberliği sağlamanın yolu, önce buradaki birlikteliğimizden geçmektedir.
Şimdi, izin verirseniz, daha önemli konulara değinmek istiyorum. Türkiye’nin gündeminde hayati meseleler vardır ve bizim de hep birlikte ortak tavır almamız, tavrımızı göstermemiz gerekmektedir. 
Bildiğiniz gibi, Kuzey Irak’ta bağımsızlık referandumu yapıldı.
Burada bir harita göstermek istiyorum. Bu harita 30 yıllık bir haritadır.
Bu harita 30 yıl önce ciddiye alınmamıştır, fakat arkasından Irak’ta savaş çıkarılmış, Irak bölünmüştür. Sonra İŞİD diye ne olduğu belli olmayan bir örgüt türetilmiş, Suriye’nin bölünmesi planı başlamıştır. Irak ve Suriye’de Şii Irak Devleti, Şii Suriye Devleti, Sünni Arap Devleti ve Kürt devleti olarak 4 devlet kurulması hedeflenmiştir.
Şimdi, Rusya, Türkiye, İran ve Irak bu oyunu bozmaya çalışmaktadır, fakat büyük bir mücadele devam etmektedir. 
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, buradan bu haritalara ve planlara boyun eğmeyeceğimizi ilan ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bu tuzağa düşmeyecektir. Biz birkaç milyonluk bir ülke değiliz, Kurtuluş Savaşı vermiş bir milletiz. Eğer vatan savunması gerekirse eli silah tutabilen 40-50 milyon kişi çıkar ve bu vatanı savunur.
Elbette biz Antalya olarak her zaman dünyada ve bölgemizde barışı savunuruz. Bugün Antalya'ya Irak'tan, İran'dan, her dinden, her milliyetten insan gelip, barış ve huzur içinde tatil yapıyor. Birilerinin harita oyunları için etnik ve mezhebi bölünme tuzağına düşmeyeceğiz.
Hükümetin ve muhalefetin bu konuda ortak duruşundan memnuniyet duyuyoruz. Milli uzlaşma işte bu nedenle önemlidir ve her zaman korunmalıdır. 

Değerli arkadaşlar,
Son günlerde Antalya’da gündeme gelen üç olaya da değinmek istiyorum.
İlimizin dağları, ormanları, suları için mücadele veren Ali Ulvi Büyüknohutçu ismi unutulmamalı ve cinayet soruşturması titizlikle devam etmelidir.
Bir başka mesele Atatürk heykeli konusudur. Antalya’da bütün kurumlarımızın bu konuda hassas olduklarından şüphemiz yoktur. Bu tür olaylar kasıtlı olarak, kışkırtma amaçlı da yapılabilir. Bu olaylara karşı dikkatli davranılmalı ve kamuoyu aydınlatılmalıdır.
Bir başka olay, Suriyeli mültecilerle ilgilidir. Normalde Antalya’da Suriyelilerin yerleşmesine izin yoktur, fakat tarım sektöründe onların işine ihtiyaç olduğu görülmektedir. Suriyeli mültecilerin durumları netleştirilmelidir. Küçük küçük olaylar mücadele edilmezse altından kalkamayacağımız büyük olaylara dönüşebilir.  Toplu olaylara, Antalya’ya yakışmayan görüntülere meydan verilmemelidir.

Sevgili arkadaşlarım,
Ekonomide borsa ve döviz cephesinde bir dalgalanma yaşıyoruz. Kuzey Irak gelişmeleri, Almanya seçimi, Amerika’da faiz artışı beklentisi ekonomiyi etkilemektedir. Bildiğiniz gibi, son aylarda borsaya ve tahvile döviz girişi olmuş ve rahat bir dönem yaşanmıştır. Son günlerde borsadan bir miktar yabancı sermaye çıkışı olmuştur. Önümüzdeki aylarda dövizde küçük dalgalanmalar devam edecektir.
Tüketici güveni nisan ve mayısta yükselmişti, fakat Eylül ayında sert düşüş yaşadık. 
Temmuz ayında konut satışları hızlı yükselmişti, Ağustos’ta yavaşlama ortaya çıktı. Kredi faizlerinde yükselme yavaşlatıcı etki yapmaktadır. Bir başka sorun beyaz eşya ve mobilyada vergi indiriminin sona ermesidir. Vergi indirimlerinin etkisinin bitmesi de sektörlerde yavaşlatıcı etki yapacaktır. Artık mobilya, beyaz eşya gibi ürünleri lüks görüp ÖTV veya yüksek KDV uygulaması gözden geçirilmelidir.  
Sektörlerimiz vergi indirimi ve desteklerin devam etmesini beklemektedir.
Reel sektörün finansman sorunu önümüzdeki yıl artacaktır, çünkü kredi ödemeleri ve ertelenen prim ödemeleri başlayacaktır.
Ekonomide güçlü çıpalara ihtiyacımız var. Önümüzdeki yıl enflasyon ne olacak, kur ne olacak, faizler ne olacak kesin olarak bilinemez, fakat hiç olmazsa Merkez Bankası ne yapacak, Maliye Bakanlığı ne yapacak bunları bilmeliyiz. Çok somut 2023 hedefleri koymalıyız.  Artık ekonomik reformların hızlanmasını bekliyoruz. Ödül törenimizde 1927’de kurulan Yüksek İktisat Meclisi’ni örnek verdim. En azından Ekonomik ve Sosyal Konsey aktif hale getirilmelidir ve sanayi 4.0 yatırımlarına devlet öncülük etmelidir.

Değerli arkadaşlar,
Reel sektörün sermaye ihtiyacını karşılamak için ortaklığı ve halka açılmaya teşvik etmeliyiz. İstanbul Borsası Başkanı, Varlık Fonu YK başkanı Sayın Himmet Karadağ bizi ziyarete geldiler. Kendisiyle şirketlerin halka açılması konusunu konuştuk. Antalya’da halka açılma potansiyeli olan şirketleri söyledik.
Sayın Karadağ bazı şirketlerimizle görüştü.  Umarım ki, böyle bir gelişmeyi yakın bir dönemde görürüz.
Bu arada Başbakan Yardımcımız Sayın Mehmet Şimşek kitlesel fonlama konusunda yasal düzenleme yapılacağını duyurdular. Ben kitlesel fonlamayı birkaç ay önce dile getirmiştim, fakat anlaşılmamıştı. Şimdi geniş kitlelerin internet üzerinden katılımlarla ortak olabileceği projeler Türkiye’de de başlayacak. Bu konuda özel kuruluşlara yetki verilmesi planlanıyor. Bence Belediyelere ve Odalara da yetki verilmelidir.
Son günlerde gündeme gelen bir başka konu eğitim ve sınav sistemidir. Eğitim reformu çok kapsamlı bir şekilde ele alınmalıdır. Eğitimde hedef kalite artışı ve fırsat eşitliği olmalıdır. İstanbul’daki, Antalya’daki, Erzurum’daki başarılı bir öğrencinin Robert Koleje girebilme şansı eşit olmalıdır.
Üzerinde durulması gereken bir başka konu Türkiye’nin dünyadaki imajı konusudur. Almanya hükümetinin ekonomik yaptırım kararları gibi konulara karşı Türkiye’nin imajını güçlendirecek adımlar gereklidir.
Sanayi yatırımları, ihracat, turizm gibi birçok alanda daha iyi bir dış imaja ihtiyacımız vardır. Türkiye demokrasi ve hukuk alanında dünyaya hitap edebilmelidir. Millet olarak demokratik, laik, sosyal hukuk devletini güçlendirme konusunda birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.
Türkiye, enerji hatları koridoru olan, İpek yolu üzerinde, Doğu ve Batı’yı, Kuzey ve Güney’i birbirine bağlayan bir ülkedir. Irak ve Suriye’de barış olursa Orta Doğu’daki gelişme Türkiye’ye çok katkı yapacaktır. Çin'in İpek Yolu projesi Türkiye'yi güçlendirecektir.
Türkiye ekonomisi başarılı işadamlarının, yenilikçi girişimlerin heyecanıyla büyümeye devam etmektedir. En büyük zenginliğimiz insanımızdır. İnsanımıza güvenir, değer verirsek. Birbirimizle ayrışmaz ve sevgiyle birlik olursak Türkiye güçlü bir ülke olacaktır.

Sevgili arkadaşlarım,
Antalya ekonomisine bakacak olursak olumlu ve olumsuz göstergelerimiz var.
Önce olumlu göstergeleri verelim:
-Turizmde %66 artışla 8 milyon turisti geçtik, 9 milyonu da geçeriz.
-İhracatımız %24 oranında artış göstermiştir.
-KDV ve ÖTV tahsilatımız Ağustos'ta geçen yıla göre %10 artmıştır.
- Karşılıksız çek ve protestolu senetlerde %40’lar düzeyinde azalma var. karşılıksız çek oranı %2’ye düşmüştür.
Olumsuz verilere gelecek olursak;
-Konut satışları Temmuz ayında geçen yıla %42 arttı, fakat Ağustos ayında %10 düşüş gerçekleşti.
-2015 yılına göre Alman turist sayısında 1 milyon, toplam Avrupa pazarında 1 milyon 700 bin civarında kaybımız var.
-Avrupalı turistte azalma kent merkezindeki turizm ve ticarete olumsuz şekilde yansımaktadır. 
-Antalya’da yatırımlarda geçen yıla göre toparlanma var, ancak önceki yılların gerisindeyiz. Bir tabloda alınan yatırım teşvik belgelerinin hacmini göstermek istiyorum.  

 

Hizmet-Turizm

İmalat

Tarım

Maden

Enerji

Toplam

2013

2.1 milyar

546 milyon

31 milyon

56 milyon

26 milyon

2.7  milyar

2014

2.9 milyar

191 milyon

28 milyon

17 milyon

205 milyon

3.3 milyar

2015

2.2 milyar

110 milyon

57 milyon

30 milyon

114 milyon

2.5 milyar

2016

374 milyon

47 milyon

15 milyon

2 milyon

123 milyon

562 milyon

2017-7 ay

444 milyon

68 milyon

89 milyon

14 milyon

222 milyon

836 milyon

Gördüğünüz gibi, 2014’te 3.3 milyar TL’den geçen yıl 562 milyona gerilemişiz. Bu yıl sonuna kadar 1.5 milyar TL’ye çıkabiliriz. 2016’ya göre yüksek artış olsa da artık geçmiş yıllara dönmek zor olacaktır. Çünkü turizmde zaten yeni yatak ihtiyacı yoktur.
Bir başka ekonomik göstergede gelir dağılımıyla ilgilidir. Geçen yıl Antalya’da hem gelir kaybı olmuş, hem de gelir dağılımında bir miktar bozulma meydana gelmiştir. Dün açıklanan veriye göre bölgemizde ortalama kişi başı harcanabilir gelir, yani vergilerden sonra kalan gelir ortalama 19 bin 700 liradır. İstanbul, Ankara, İzmir’de ise 26 bin TL’dır. TUİK’e göre geçen yıl kişi başı gelirimiz %8 artmıştır. Türkiye’de en düşük gelir artışı olan bölgelerden birisiyiz. 
Kaleiçi ve kent merkezindeki esnafımızın yakınması hem turizmdeki durumdan hem de genel gelir kaybından kaynaklanmaktadır.
Meslek komitelerimiz belediye ilan vergisi tarifesindeki artıştan yakınmaktadır. 
Geçen yıl kriz yaşadık, acil müdahaleler yapıldı, hayatta kaldık. Şimdi yeniden yapısal sorunları konuşma zamanı gelmiştir.

Değerli arkadaşlarım,
Odamız normal çalışmalarına, faaliyetlerine devam etmektedir. Güncel çalışmalara geçmeden önce bir konuya değinmek istiyorum.
İnovasyon ödüllerimiz ödül töreninde diğer konuların gölgesinde kalmıştır. 
İnovasyon jürisi, arkadaşımız Hüseyin Barut, KOSGEB İl Müdürü, Makina Mühendisleri Oda Başkanı, Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Bilim Üniversitesi’nden iki uzmandan oluşmuştur.
Genç bir araştırma görevlisi tohum sayma makinası ile ödül almıştır. İthal edilen makinalardan daha iyisini, daha ucuza mal etmiştir. Yenilik yapmış, patent almıştır. Antibakteriyel ahşap parke yeniliği ödül almıştır. Bir firmamız interaktif elektronik pazarlama otomasyonu geliştirmiştir. Serbest bölgemizde yat firmaları güneş enerjili yat yenilikleri yapmışlardır. Genç veterinerler biraraya gelmiş, ortak olmuş, internet üzerinden hizmet veren şirketle yenilik yapmışlardır. Antalyalı tohum firmaları, Anadolu’nun eski domates, sebze-meyve tohumlarını geliştirmeye başlamışlardır. Yenilikleriyle dünyaya tohum satar hale gelmişlerdir. Bir otelimiz yeşil ve akıllı otel konseptiyle dünya çapında yenilik yapmıştır.
Ödül listesine girmeyen, fakat çok önemli olan yenilikler de bulunmaktadır.  Antalya’da karbon kumaş ile hava temizleme malzemeleri ile patent alan yenilikçi girişimciye ödül verilememiştir. Bununla birlikte ödül sadece bir teşvik unsurudur. Asıl önemlisi Antalya’nın bu yenilikleri tanımasıdır. Biz bu yenilikleri tanıtmaya devam edeceğiz, medyamızda bu ürünlere ilgi göstermelidir.
İnovasyon yarışması, yeni ürünleri gelecekte dünyaya tanıtacaktır. Bir inovasyon ödülü bile büyük bir potansiyeli ortaya çıkarmıştır. Antalya’da her sektörde, tarımda, sanayide, turizmde inovasyon kültürünün filizlendiğini ve proje pazarı gibi projelerin ilerleyebileceğini görmüş olduk. Daha ilk yılda beklediğimizden fazla başvuru geldi ve çok başarılı bir deneyim kazanıldı. Yarışmamıza katılan firmalarımıza, girişimcilerimize teşekkür ediyorum. 
Son günlerdeki faaliyetlere de değineyim.
Cuma günü Kaleiçi Evimizi de açtık.
Aslında biz 4 yılda 4 inşaat yaptık. 2015’te Antalya Kültür-Sanat’ı yaptık, 2016’da EXPO ATSO Evi’ni yaptık ve Kaleiçi’ni yaptık. Bu yıl da kendi binamızda büyük bir inşaat yapmak zorunda kaldık. Yani sürekli inşaatçı gibi çalıştık.
Kaleiçi Evi’nde çalışan komisyon üyelerimize Hüseyin beye, Ömer beye, Ender beye, İbrahim beye, Özgür beye ve destek olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Güzel bir açılış yaptık. Açılışımıza katılan ve Buggy ile gelerek herkese örnek olan Sayın Valimiz başta olmak üzere, katılan herkese teşekkür ediyorum.
Açılışta söyledim, Kaleiçi’ndeki sergiler geçicidir. Asıl hedefimiz orada Üniversite Güzel sanatlar Fakültesi’nin sürekli etkinlikler yapmasıdır. Kaleiçi sanatla canlanmalıdır.
Kaleiçi Evi bahçesini bir kahve zinciri işletecek. Bildiğiniz gibi, orası için restoran ve kafeler sektör temsilcileriyle, komite üyelerimizle bir işletmeci bulmaya çalıştık. En sonunda bu firmamız talip oldu. Kazanç için değil, prestij için, gerekirse para kaybederek yapılacak bir iş olmasını istiyoruz. Bizim için önemli olan düzgün, kaliteli bir hizmet verilmesi, Kaleiçi’ne değer katılmasıdır. Artık orası da sizlerin, Antalya işadamlarının bir uğrak yeri olmalıdır.
Bu yıl bir başka yeniliğimiz vitrin yarışması oldu. İlk olmasına rağmen vitrin yarışmasına da güzel bir ilgi gösterilmiştir. Jürimiz titizlikle çalışmıştır. Jüri üyelerine, Tayfun beye ve 9. Komitemize teşekkür ediyorum.
Daha önce söyledim. Bir kentte ticaretin düzeyi, güçlü firmaların olup olmadığı vitrinlerden belli olur. Vitrinler gelenektir, sanattır, kent estetiğinin parçasıdır. İyi bir vitrin mağazaya itibar ve güven sağlar. Bu nedenle vitrin yarışmamız Antalya ticaretinde yeni bir başlangıç olmalıdır.  Ödül alan ve yarışmaya katılan üyelerimizi kutluyor, teşekkürlerimi sunuyorum.
Sevgili arkadaşlarım, dostlarım,
Önümüzdeki günlerde bazı önemli çalışmalarımız olacak.
Food product ve Hotel ekipmanları fuarlarına yurtdışından alım heyetleri getireceğiz. 7-8 ülkeden heyet gelecek, ANFAŞ işe işbirliğiyle ve Ekonomi Bakanlığımızdan destek alarak yapacağız.
Yeni UR-GE projeleri için dönem gelmektedir. Yapı malzemesi, gıda ve tarımı yaptık. İhracat potansiyeli olan bütün sektörlerimiz için yapabiliriz. Örneğin mobilya sektörümüz olabilir, lütfen bütün sektörlerimiz düşünsünler.
Madem ki, 6 aylık zaman verildi, bütün çalışmalarımız aksamadan devam edecektir.
Alışveriş festivalimiz sona erdi, yakında çekiliş yapılacak ve otomobiller ve diğer hediyeler verilecek. Kadın girişimciler kurulumuz bu yıl Alışveriş festivaline yenilik kattılar, kendilerine teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıl daha farklı, daha büyük bir festival için şimdiden çalışmalıyız.
Geçen dönemden istediğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımız bir konu kırsal turizm konusudur. Bir köy-bir otel dedik, sonra turizm potansiyeli olan köyleri belirledik ve orada kaldık. Mutlaka o konuyu da tamamlayacağız. Yöresel ürün mağazası konseptini ele almalıyız, hatta bir adım daha atıp, %100 yerel ürün projesini de başlatabiliriz.
Bildiğiniz gibi, Oda olarak 4'er yıllık stratejik planlarla çalışıyoruz. Bu plan için anketler yapıyoruz, sizlerin, üyelerin ve diğer kuruluşların görüşlerini alıyoruz ve buna göre projeler, hedefler belirliyoruz. Bu plana uymamız ve çalışmaları devam ettirmemiz gerekiyor. Hedefler bellidir, önemli olan birlikte çalışmaktır. 
Sevgili arkadaşlarım,
Aslında bugün veda ve teşekkür toplantısı yapacaktık. Veda ve teşekkür toplantısını erteledik, Ben yine de teşekkürümü yapmak isterim.
Şahsen sizlere ne kadar teşekkür etsem az olur. Hepiniz iyi yol arkadaşları oldunuz. En zor günlerimizde birbirimizden moral ve güç aldık.
Siz olmasaydınız, bu işler çekilir işler değildi. Birlikte, düzgün, dürüst çalıştık, fedakarca çalıştık. Meclis olarak geçmişteki gibi seyahatlere gitmedik tasarruf yaptık.
Bazı komitelerimiz çok çok başarılı işler yaptılar.
Bazı arkadaşlarımız bir unvanları olmadan, medyaya çıkmadan çok mesai verdiler, katkı yaptılar.
Bu bakımdan sizlere ayrıca teşekkür etmem gerekiyor.
Personelimize de bu süreçteki yorgunlukları için teşekkür ederim. Bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Son iki yılda personel sayımız 127’den 117’ye düştü, biz personel sayısını artırmadık, tasarruf ettik. Buna rağmen işlerimiz de çalışmalarımız da aksama olmadı, hatta gördüğünüz gibi çalışma ve etkinliklerimiz arttı, yenilikler yaptık. Bu nedenle bütün mesai arkadaşlarıma özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum.
Hepinize başarılar diliyorum, güzel günler diliyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2017 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Antalya Kadın Müzesi
  • Fuar