ATSO Ekim Ayı Meclis Konuşması

24 Ekim 2017 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan,
Değerli Meclis Üyeleri,
Değerli Basın Mensupları,
Sevgili Arkadaşlarım,
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bundan bir yıl önce yine meclis toplantımız vardı ve o sabah büyük bir patlama yaşamıştık. Bina onarımı aylar sürdü, güvenlikli otopark ve giriş kapısını da yakın zamanda bitirdik. Halen o olayın mahkemesi devam ediyor. Saldırının yıldönümünde ülkemizin birliğine kasteden hain terör örgütlerini ve destekçilerini şiddetle kınıyorum. Yaptıkları yanlarına kâr kalmamıştır, kalmayacaktır. Bu vesileyle Türkiye içinde ve dışında terörle mücadele eden asker ve polislerimize teşekkür ediyor, şehit düşen vatan evlatlarına Allah’tan rahmet diliyorum.
Bu kürsüden bütün üyelerimiz adına Antalya milletvekilimiz Sayın Deniz Baykal’a geçmiş olsun dileklerimizi de iletiyorum. Sayın Baykal, 1973'den bu yana Antalya milletvekilliği yapmıştır. Maliye bakanlığı, Enerji bakanlığı, Dış İşleri bakanlığı, Başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Türk siyasetinde önemli bir neslin son temsilcilerindendir.   Kendilerine acil şifalar diliyoruz.
Bugün bir de fotoğrafı sizinle paylaşmak istiyorum. Avrupa şampiyonu olmasalardı varlıklarından haberimiz yoktu. Onlar kavgayla, magazinle değil, Avrupa şampiyonu olarak gündeme geldiler.  Bu gençlere ve onlara emek veren herkese teşekkür ediyoruz.
Bir başka fotoğraf ve teşekkürüm de Rus kozmonot  Sergey Ryazanskiy’edir. Sergey, tweet mesajında Antalya'nın sadece Akdeniz plajından ibaret olmadığını, eşsiz tarihi yerleri olduğunu, dar sokakları, parke taşlı kaldırımları, palmiyeli caddeleri olduğunu, gerçek bir açık hava müzesi olduğunu yazdı. Antalya'ya bu ilgi ve sevgi için biz de kendisine teşekkür ettik ve davet ettik. Umarım bir gün dünyaya döndüğünde konuğumuz olur.

Sevgili arkadaşlarım,
Birkaç gün sonra Cumhuriyetimizin 94. Yılını kutlayacağız. Cumhuriyet Bayramı için 27’sinde Kaleiçi evimizde konser düzenliyoruz. 29’u bayram gününde de geleneksel yelken yarışımız var.
Antalya’da 28 ve 29 Ekim tarihlerinde Cumhuriyet meydanında iki gün üst üste iki kutlama yapılacaktır. Aslında her kurum kendi kutlama programını yapıyor, biz de oda olarak kendi etkinliklerimizi yapıyoruz. Her kutlama bir zenginliktir, her kutlama değerlidir, saygı duyuyorum. Bununla birlikte bütün kurumlar olarak ortak bir program yapmamız gerektiğine inanıyorum.
Cumhuriyet Bayramı milletimizin en büyük bayramıdır, millet olarak böyle bir günde beraber olmalıyız. Cumhuriyet bayramı kayıtsız, şartsız bir birleşme günü olmalıdır. Bu kutlamaları bir hafta süren Cumhuriyet şenliklerine dönüştürelim.
Her kurum görev alsın, Antalya Cumhuriyet Bayramı Şenliği yapalım, yeni bir gelenek başlatalım. Cumhuriyet Bayramında mutlaka ve mutlaka tam bir birliktelik sergilemeliyiz.
Bugün Cumhuriyetin 100. Yılına 6 yıl kaldığını ve 100. Yıl için yeni bir atılım programı başlatmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Cumhuriyet’in ilanından sonra Atatürk döneminde yapılan kalkınma hamlesini model almalıyız. Bir liste gösterelim, bunlar o dönemde yapılan yatırımların kısa bir listesidir. Bankalar kurulmuş, demiryolları, fabrikalar yapılmıştır. O dönemde Cumhuriyet öncesinden kalan borçlar ödenmiştir. Bütçe dengesi ve dış denge korunmuştur. 1929 dünya krizine rağmen sanayi ve altyapı hamlesi gerçekleştirilmiştir.

Bankalar: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruluşu, İş Bankası, Halk Bankası, Tütüncüler Bankası, İller Bankası, Zonguldak Yatırım Bankası, Kayseri Milli İktisat Bankası, Denizbank, Türkiye Sanayi Kredi Bankası, Etibank
Demiryolları: Eskişehir demiryolu atölyeleri, Demiryolları ve Limanların yabancılardan alınması, Balıkesir-Kütahya-Afyonkarahisar-Isparta-Ankara-Kayseri-Samsun-Amasya-Zongıuldak-Niğde-Sivas-Erzincan-Erzurum- Malatya-Diyarbakır-Van Demiryolları, İstanbul tramwayı
Tarım ve Sanayi: İstanbul, Adana, Bursa, Bünyan, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Malatya, Nazilli Dokuma fabrikaları
Kayseri Uçak fabrikası
Tarım Satış Kooperatifleri, Kırklareli, Uşak, Eskişehir, Tokat şeker fabrikaları,  Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Fiskobirlik 
İstanbul’da ilk inşaat demiri haddehanesi, Ankara çimento fabrikası, Keçiborlu Kükürt Fabrikası Isparta Gülyağı Fabrikası, Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Zonguldak Türk Antrasit Fabrikası, İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası, Urfa Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği Yozgat Termo-Elektrik Santralı

Bugün bu modeli sanayi 4.0 için uygulamalıyız.
Atatürk nesli Balkan savaşları yenilgisini yaşadı. Filistin-Suriye cephesinde İngiltere’nin askeri teknolojisi karşısında ordumuz geri çekilmek zorunda kaldı. Atatürk bu nedenle çağdaş uygarlık hedefini göstermiştir. Çağdaş uygarlık, eğitimde bilimde, kültürde, sanatta, mimaride, hukuk sisteminde, demokraside, dünyanın ileri ülkeleri arasında olmaktır.
Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti İslam ülkeleri başta olmak üzere, dünyaya örnek olmalıdır.  Eğitim reformuyla, hukuk reformuyla, demokrasi reformuyla Türkiye ekonomide, siyasette ve sosyal alanda dünyanın örnek ülkelerinden birisi olabilir. Bu reformları hep birlikte, sevgi, saygı, uzlaşma ortamı içinde başarabiliriz. Altı yılda böyle bir ilerlemeyi başarırsak, gelecek nesillere karşı borcumuzu ödemiş oluruz.

Sevgili arkadaşlar,
Cumhuriyet bayramı vesilesiyle Yelken yarışı ve Kaleiçi Konseri etkinliği dışında Antalya Kültür Sanat sergilerini de ücretsiz yaptık. Antalya Kültür Sanat sergisinde Abidin Dino, Fikret Mualla, Avni Arbaş, Nejad Devrim, Selim Turan gibi Türk resim tarihinin dev isimleri yer alıyor. Bu sergi Galeri Nev, Mustafa Taviloğlu gibi koleksiyon sahiplerinin katkılarıyla oluşan bir seçkidir. Antalya’da bugüne kadar yapılmış en önemli sergilerden birisidir. Soyut resimleri anlamak, yorumlamak kolay değildir. Şimdi sizinle sergideki bir resmin fotoğrafını paylaşacağım. Sergiyi gezdiğimiz sırada bazılarımız bu resime bakıp geçtik, fakat iki hat sanatçımız Allah ismi yazıldığını söylediler. Abidin Dino’nun böyle bir niyeti ve yönü var mıdır, bilmiyoruz. Soyut sanatta herkesin gördüğü farklı olabilir, sanatın zenginliği de budur. Bu sergi vesilesiyle bir kez daha tekrar edeyim. Sanat gelişmedikçe, millet olarak resime, heykele önem vermedikçe sanayide, turizmde, ticarette de gelişemeyiz. Maalesef genç nesiller Türkiye’nin sanat mirasını ve klasik sanatçılarını tanımıyorlar, oysa bir milleti millet yapan sanatçılardır. Hatta bazen üzücü olaylar da yaşanıyor. Bir ilimizde kitap fuarında bir yazar, İstanbul'da bir sergiye katılanlar taciz edildi. Sanata, sanatçılara, yazarlara en yüksek önemi vermek zorundayız.
Bir ülkenin tarihinden mimarları, şairleri, bestecileri, romancıları çıkardığınızda geriye bir şey kalmaz. Antalya’da bütün aileler çocuklarına kültür ve sanatımızın değerlerini tanıtmalıdır. Sadece milli kültür ve sanatımıza değil, tarihi mirasa da sahip çıkmalıyız. Noel baba da Antalyalıdır, Herkül de biraz Antalyalıdır. Noel Baba kilisesinde yeni bir keşif yapılması, Herkül lahdinin müzemize getirilmesi güzel gelişmelerdir. Noel baba markasına sahip çıkarsak Antalya kazanır. Örneğin Demre’nin biberi, domatesi bile Noel baba markasıyla satılabilir. Herkül’ün lahdine biz değer verirsek dünya da değer verir. Kendi içimizdeki çekişmeleri bırakıp bunlara zaman ayırmalıyız.
Bugün kent kültürü konusuna da dikkat çekmek istiyorum. Bir kentin kimliği etkinlikleri ve gelenekleridir. Geçtiğimiz haftalarda bir otelimiz meze festivali yaptı. Bir otelimiz Ironman yarışı düzenliyor. Belek’te bir gösteri merkezi Antalya’ya uluslararası çapta bir sirk gösterisi getirdi.
Firmalarımızın para kazanmanın yanında kente yarar sağlayan bu tür etkinlikler yapması çok güzel bir katkıdır. Resim sergisi açan, güzel konferanslar düzenleyen firmalarımız bulunuyor. Bunlar hep kent kültürüne de katkıdır.
Bütün bu etkinliklerde, festivallerde birlikte olmalıyız. El birliğiyle her etkinliği büyütmeye çalışmalıyız. Ben etkinliklerle değer yaratan herkese teşekkür ediyorum.
Bir başka önemli konu yerel basına destek verilmesi konusudur. Yerel basınımızda Hükümetten çeşitli destek talepleri gündeme gelmiştir. Yerel basın kent kültürünün, kent kimliğinin vazgeçilmez unsurudur. Bağımsız gazeteciliği, bağımsız, tarafsız yerel medyacılığı güçlendirecek bir destek sistemi olmalıdır.

Değerli arkadaşlar,
Ekonomide geçen ay "Orta Vadeli Mali Program" yayınlandı. Ekonomi için oldukça önemli konuları içeren bir program çıkarıldı. Programda Antalya’yı da yakından ilgilendiren önemli başlıklar yer alıyor. Örneğin
-Lisanslı depoculuk,
-Meyve-sebze tedarik zincirinde soğuk zincir
-Tarım ürünleri ambalaj standartları,
-Toptancı hal kanunu
-Vergi reformu
-Türkiye Ticaret merkezleri
-Sağlık turizmi,
-Sanayi 4.0 konuları
-Arazi bankacılığı
-Yapı denetimi

Gibi önemli konular bulunuyor. Bu başlıkların bir kısmı istediğimiz ve beklediğimiz konuları içermektedir. Bunların kağıt üzerinde kalmaması ve hızla hayata geçmesi gerekiyor.
-Lisanslı depoculuk, Yaş meyve-sebze tedarik zincirinde soğuk zincir
-Tarım ürünlerinin paketlenmesi ve sergilenmesinde uluslararası standartlara tam uyum
-Toptancı hallerinin etkin çalıştırılmasına ve modernizasyonuna yönelik yasal çalışmalar
-Mahalli idarelerin harcamaları denetimi
-Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve Katma Değer Vergisi reformu
-Yüksek vergilendirmenin kayıt dışılığa ittiği alanlarda vergi yükünün düşürülmesi
-Emlak vergisi sistemi yeniden düzenlenecektir.
-Atıl durumdaki tahsisli taşınmazların kiralanması
-Kamu konutları ve sosyal tesislerin satışı
-Sınırlı ve Süreli Şirketler ile Trust fonların yasal altyapısı
-Yerli ve milli ödeme sisteminin yaygınlaştırılması
-E-İhracat Stratejisi
- “Tek Noktadan İhracat” sistemi
-Hedef ve öncelikli ülkelerde Türkiye Ticaret Merkezleri
-Sağlık turizminin geliştirilmesi için kurumsal altyapı
-Doğu-Batı koridorundaki demiryolu yatırımları
-Biyoteknoloji, bilgi ve iletişim teknolojileri ile ileri malzeme teknolojisi destek verilecektir.
-Sanayinin dijital dönüşümü (katmanlı üretim, robotik, nesnelerin interneti, büyükveri, yapay zeka,  
-Büyük OSB’lerde tasarım ve dijital dönüşüm merkezleri kurulacak
-Sanayi ve teknoloji geliştirme bölgeleri yeniden yapılandırılacak
-Yapı denetim alanındaki uygulamalar
-Su kullanımının etkinleştirilmesini teminen Su Kanunu çıkarılacak
-Büyük ölçekli tarımsal işletme modeline geçiş
-Arazi bankacılığı
-İşletmelerin açılış ve kapanışında Perakende Bilgi Sistemi (PERBİS) hayata geçirilecek
-İnşaat ruhsatları tek imza ile verilecektir.
-İmar planlarında farklı sektörler için uygun yatırım yeri tahsisi
-Girişim sermayesi, bireysel katılım sermayesi ve kitle fonlaması gibi yenilikçi finansman imkânları
-Banka teminat mektubu yerine “Kefalet Sigortası” 
-Büyükşehir belediyelerinde personelin uzmanlaşma düzeyinin artırılması
-Özel sektör ve sivil toplum kesimleri ile koordinasyon, işbirliği ve katılımcılık artırılacak
-Kamunun STK’lar ve toplum kesimleriyle istişaresi güçlendirilecek
Bu program geniş bir biçimde tartışılması gerekirdi. Ancak, nmotorlu taşıtlar vergisi gündemi işgal etmiş, Orta Vadeli Mali Programdaki reform konuları gündemde kalmamıştır. Oysa ekonomide asıl önemli konular bu konulardır.
Diğer taraftan vergi reformunun değil, motorlu taşıtlar vergisinin öne çıkması da gereksiz olmuştur. Türkiye’de esas sorun yüksek ÖTV ve KDV’lerdir. MTV artışında oranlar düşürüldü, fakat ÖTV ve KDV konusu unutuldu.
Bu nedenle, buradan asıl büyük sorunumuzun kayıtdışı ekonomi olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum.  Türkiye’de gelirin halen dörtte biri kayda girmemektedir. Sosyal güvenliğe kayıtlı olmayan istihdam oranımız %35’dir. Bu daha çok tarımdan kaynaklanmaktadır, fakat tarım dışında bile %22’dir. İşverenlerde bile %17 sosyal güvenliğe kayıtlı değildir. 10 milyonluk kayıtdışından 3 milyonu kayda girse ve prim ödese 20 milyar lira para gelir. Böylece SGK açığı azalır. Kayda girmeyen gelirler % 25’ten %15’e çekilse en az 60-70 milyar lira da oradan gelir.
Bütçe açığı geçen yıl 30 milyar liraydı. Bu yıl, istihdam teşvikleri, KDV indirimleri, kredi destekleri nedeniyle bütçe açığı hızla yükseldi. Yıl sonunda 60 milyar liraya yaklaşması bekleniyor.

Milyar TL

2016

2017 Tahmin

2018 Program

BütçeAçığı

30

62

66

Faizharcamaları

50

57

71

Bütçe açığı ve faiz harcamalarını devlet borçlanmayla karşılamaktadır. Devlet borçlanması artınca faiz oranları da artmaktadır.
Kayıtdışı biraz azalsa bütçe açığı kalmaz, faizler düşer, vergiler düşer.
Bu nedenle artık kayıt dışı gelirlerin vergilendirilmesinde mesafe alındığını görmek istiyoruz. Ayrıca kamu harcamalarında verimsizlik önlenmelidir. Kamuda tasarruf derken, hastane ödemeleri, eczane ödemeleri gibi ödemelerin geciktirilmesini istemiyoruz. 17. Grubumuz bu sorunu sürekli olarak yaşıyor ve dile getiriyor. Ekonomiye katkı sağlayan, gelir yaratan harcamalar kısılmamalıdır. Bir belediyemiz binaların dış cephesini boyadı, gazetelerde Sayıştayın zimmet çıkardığı haberini okuduk.
Bu bir israf değildir, yolsuzluk değildir, yapılan iş yanlış değildir, tersine kamu yararı vardır. Mevzuata uygun olmayabilir,   burada değişmesi gereken mevzuattır. Yani, tasarruf doğru yerden yapılmalıdır.

Değerli arkadaşlar,
"Orta Vadeli Program"da olan bir konu da kamu taşınmazlarının satışıdır. Elbette tarihi, turistik değeri olmayan, doğal yeşil alan, ormanlık olmayan yerler, sosyal tesisler ekonomiye kazandırılmalıdır. İstanbul’da Boğaz’da bile halkın girmediği sosyal tesisler bulunmaktadır. Bununla birlikte, kıyılar, ormanlar, kent merkezindeki değerli yerler milli servettir. Bizler milli serveti korumak ve gelecek nesillere bırakmakla yükümlüyüz. Türkiye son yıllarda çok sayıda Hazine arazisini satmıştır. Belediyeler arsalarını satmıştır. Bugün artık yatırım yapacak arazi yoktur. Kentlerimizde yeşil alan, sosyal alan, spor alanı çok çok yetersizdir.  Türkiye'de kentleşme modeli konusunda Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanı ve son olarak Sayın Cumhurbaşkanı ciddi eleştirilerde bulunmuşlardır. Artık yeşil ve sağlıklı kentleşme yönünde adımlar atılmalıdır. Arsa ve arazi satışında bu ihtiyaçlar dikkate alınmalıdır. Deniz kıyısı gibi sınırlı olan alanlarda herkesin hakkı vardır. İstanbul Boğazı’nda halkın deniz kenarında oturacağı yer olmaması doğru bir durum değildir. Güzel bir koy özel mülkiyet olmamalıdır. Antalya kent merkezinde Ordu Evi, DSİ lojmanları, Karayolları lojmanları gibi yerler özel mülk olmamalıdır, bu yerler kamu yararı için kullanılmalıdır. Ordu Evi Cumhuriyet Meydanının parçasıdır. Karayolları Müzenin yanıdır, biz aylardır, müzenin büyütülmesini savunuyoruz. DSİ lojmanları Atatürk parkının devamıdır.
Antalya’da kent merkezine turist gelmiyorsa bunun nedeni Kaleiçi ve sahil şeridi dışında estetik yer, meydan ve yeşil alan olmamasıdır. Dolayısıyla taşınmaz satışında her ilde Valilerimiz başkanlığında sivil toplum temsilcilerinin de yer alacağı kurullar kurulmalı, kamu yararına bakarak karar verilmelidir.

Sevgili arkadaşlarım,
Bazı komitelerimizin raporlarında ekonomide yavaşlama olduğu belirtilmiştir. Bu yıl yavaşlamadan şikayet ediyorsak, gelecek yıl için şimdiden dikkat etmeliyiz. Bu yıl ekonomi ilk 6 ayda %5.1 oranında büyümüştür.
Uçüncü çeyrekte, yani Temmuz-Eylül döneminde %8’lerde bir büyüme gerçekleştiğini söyleyebiliriz, çünkü geçen yıl düşüş olmuştu.
Geçen yıl 9 ayda 489 bin otomobil satıldı ve rekor kırılmıştı. Bu yıl 9 ayda 476 bin otomobil satıldı. Beyaz eşya satışı bu yıl 9 ayda %23 artış gösterdi. Mobilya satışı %30 arttı. Fakat son dönemde tüketici güveninde düşüş başladı. Temmuz ayından bu yana tüketici güveni düşmektedir.
Şu anda üretici enflasyonu, yani maliyet enflasyonu %16, tüketici enflasyonu ise henüz %10 sınırında. Bu demektir ki bazı sektörler maliyetlerini fiyatlara yansıtamıyor. Dolayısıyla son dönemdeki yavaşlamaya herkes dikkat etmelidir.Bu yıl dünya ekonomisinin rahat bir yılı oldu. Dünya borsaları rekor kırdı.

Dünya Borsaları

Yıllık getiri-%

Dow Jones

27

DAX

22

CAC40

19

Atina

27

Macar BUX, Bulgar SOFIX

33

Polonya WIG

34

Avusturya ATX

39

Brezilya BOVESPA

20

Arjantin MERVAL

44

NIKKEI225

25

Shangai50

24

KOSPI

21

Hindistan HNX

28

Mısır EGX30

66

BORSA ISTANBUL –BIST100

35

Dünya ekonomisi son 10 yılın en iyi yılını yaşıyor. Bu durum Türkiye ekonomisine de faydalı oldu. Türkiye bu yıl cari açığını kolay finanse etti, kredi teşviki sağlandı, vergi indirimleri yapıldı. Gelecek yıl içerde ve dışarda bu kadar rahat olmayacak. İçerde bütçe açığımız arttı. Vergi indirimleri bitmiştir, gelecek yıl kredi ödemeleri yapılacaktır. Dışarıda ise ABD’de faiz artışı devam edecek. Dün bankalarla ilgili bir söylenti borsada ve dövizde dalgalanma yarattı. Türkiye ekonomisinde döviz ihtiyacı, döviz giriş ve çıkışlarına hassasiyet devam etmektedir. Dolayısıyla herkes hem bugünün hesabını hem gelecek yılın hesabını doğru yapmalıdır.
Antalya ekonomisi de bu yıl 2016’ya göre daha iyi durumdadır. Geçen yıl işsizlik, vergi ve çek sorunu çok ciddiydi. Bu yıl göstergelerde iyileşme ortada. Ar-ge bültenimizdeki verilere baktığımızda geçen yıldan çok farklı olduğunu görüyoruz.

 

Antalya

Antalya

Antalya'daDeğişim(%)

Türkiye'deDeğişim(%)

 

2016

2017

YabancıTurist Sayısı-9 ay (*)

4,777,512

8,074,632

69.0

26.4

ZorunluSigortalıSayısı-Temmuz

525,007

573,546

9.2

0.9

SGK EsnafSayısı-Temmuz

90,650

98,945

9.2

6.4

SGK Tarım-Temmuz

38,370

40,216

4.8

-0.6

ÖdenenÇek Hacmi-9 ay (bin TL)

17,080,033

18,272,461

7.0

9.9

KarşılıksızÇek Hacmi-9 ay (bin TL)

1,117,199

493,325

-55.8

-39.3

KarşılıksızÇeklerinOranı9 ay

6.1

1.9

-55.7

-43.6

Kredi Artışı-6 Ay (bin TL)

56,527,985

70,040,386

23.9

21.0

TakiptekiKredi Artışı-6 ay (bin TL)

2,444,419

2,442,991

-0.1

18.1

ToplamMevduat Artışı-6 ay (bin TL)

29,168,178

35,868,883

23.0

19.2

Vergi Tahsilatı-9 ay

3,884,222

4,355,244

12.1

14.1

DahildeAlınan KDV Tahsilat- 9 ay

547,812

631,140

15.2

9.5

İhracat-9 ay (bin dolar) TİM

698,248

858,991

23.0

11.5

Meyve-Sebze İhracatı-9 ay (bin dolar)- TİM

196,103

253,378

29.2

11.9

YatırımTeşvik(milyon TL)-8 ay

609

920

51.1

-10.8

OtomobilSayısı-Ağustosayı

439,798

467,136

6.2

4.3

Konut Satışı-8 ay

38,854

38,129

-1.9

7.8


Geçen yıl büyük bir işsizlik vardı, bu yıl çalışlan saysı ve esnaf sayısı artışı %9’a çıktı. Karşılıksız çek oranı %1.9’a indi. Vergi tahsilatı geçen yıl yerinde saymıştı, bu yıl iyi bir artış var. Burada sektörlerde sorun yok, durum çok iyi demiyorum, ayrıca önümüzdeki ay geçen yıl yaptığımız piyasa anketini yeniden yapmayı düşünüyoruz.
Kuşkusuz mevcut durumda sorun yaşamaya devam eden sektörlerimiz ve birçok üyemiz var. Gelecek yıl bugünü aramamak için iyi hesap yapmamız gerektiği hususunda uyarıda bulunuyorum. Sorunlarımızı doğru teşhis etmezsek gereken önlemi almakta hata yaparız.
Bu yıl halen sıkıntı yaşanmasının temelinde turist sayısındaki artışın ticarete yansımaması bulunmaktadır. Turist sayısı geçen yıla göre gerçekten beklediğimizin ötesinde arttı. Bununla birlikte turist sayısında 2014’ün gerisindeyiz. 
Oda fiyatları 2015’in oldukça altındadır. TUROB tarafından yayınlanan verilere göre Oda fiyatımız 2015’de 122 euro iken bu yıl 82 euro’dur. Dolayısıyla turizmdeki artışın gelire yansımamış olduğunu söylüyoruz.
Bunun dışında sektörlerimizdeki yapısal sorunları iyi anlamak zorundayız.

Değerli arkadaşlar,
15. Gurubumuz geçen yıldan bu yana gübre satışına getirilen kısıtlamalarla uğraşmaktadır. Türkiye’de gübre üreten lisanslı şirketlerin %27’si Antalya’dadır. Bu nedenle konu Antalya’yı çok etkilemektedir. Şimdi gübrede barkod veya karekod içeren işaretliyici gibi yeni uygulamalar getirilmiştir. Gübrede maliyet artırıcı uygulamalar önce tarım üreticisine sonra da herkesin mutfak harcamasına yansımaktadır. Bu uygulamaların maliyeti dikkate alınmalı ve güvenlik amaçlı maliyeti kamu üstlenmelidir. Bu yapılamıyorsa, arkadaşlarımızın önerisi bu önlemlerin bütün gübre türlerine değil, sadece güvenlik riski olan türlere uygulanmasıdır.
Akaryakıt sektöründe de yine maliyet artırıcı, bürokratik işlerden şikayetler artmıştır. Benzin istasyonlarında oto yıkama yeri ruhsatlarıyla ilgili sorun yaşandığı görülmektedir. Yıkama ünitelerine ayrı ruhsat istenmesi mantıklı gelmiyor, benzin istasyonunun bir parçası ise birlikte ruhsatlanmalıdır.
Bu konuları çözüm bulana kadar gündeme getiriyoruz, getirmeye devam edeceğiz.
Bir önemli konu olarak ihracat üzerinde durmak istiyorum. Bildiğiniz gibi Rusya’ya domates ihracatında sorun devam ediyor. Rusya hükümeti 50 bin ton domates alacağını açıkladı ve ayrıca ürün alımında 4 şirkete yetki verdi. Hükümetimiz bu kısıtlamanın kaldırılması için çaba harcıyor, fakat Rusya’da Türkiye et satmak gibi başka tavizler istiyor. Ben aylar önce bu konuda uyarı yapmıştım.
Avrupa ülkeleri nasıl sebze ve meyvede kendi üretimini destekliyorsa Rusya da aynısını yapmaya başlamıştır. Yine de şu veriye dikkat edelim. Bu yıl Rusya yasağına rağmen domates ihracatımız iyi bir artış göstermiştir. Eğer bu trend devam ederse fazla sorun yaşamayız. Dolayısıyla Rusya pazarı konusunda konuşurken daha dikkatli olmalıyız.

Türkiye domates ihracatı

Ocak-Eylül 2016

Ocak-Eylül 2017

Miktar

Değer

Miktar

Değer

377 bin ton

186 milyondolar

422 bin ton

222 milyondolar


Biz Sebze ve meyvemizin kalitesini, doğal tadını artırmaya bakalım. Raf ömrü için kaliteyi feda etmeyelim. Sürümden kazanmak yerine kaliteden kazanmaya öncelik verelim. Lojistik verimine ve kalitesine önem verelim.
Ayrıca Antalya olarak URGE projeleriyle yeni Pazar bulma çabasına devam etmeliyiz. Geçtiğimiz günlerde Gıda Kümesi projemizde kapanış yemeği yaptık, fakat yemek açılış yemeğine dönüştü. Sektörümüz yeni bir proje istedi ve bu yönde çalışmaya başlayacağız. Daha önce söylemiştim, tekrar hatırlatayım.Yeni URGE projeleri üzerinde çalışmamız gerekiyor. İhracat potansiyeli olan sektörler ihracat kümesi oluşturmalıdır. Teknokente Sayın valimizle ziyaret yaptık, yazılım alanında çok ilerlemiş firmalarımızı gördük. Yazılımda bile Avrupa’ya, Orta Doğu’ya, Balkan ülkelerine daha fazla ihracat yapabiliriz. Mobilya, ev tekstili gibi sektörler olabilir. Türkiye’nin ihracatını artıracak olan bizleriz.
Oda olarak tarım ve gıda sektörüne dönük iki çalışmamız hakkında bilgi vereyim. Kasım ayı sonunda Growtech fuarında ATSO Growtech Tarım İnovasyonu Yarışması yapacağız. Growtech uluslararası ciddi katılım olan büyük bir fuar. Geçen yıl ziyaretçi sayısı 80 bin. Böylece inovasyon yarışmasını sektörel boyutta Türkiye ölçeğine çıkarmış olacağız.
Diğer bir önemli fuarımız olan Food Product’a yani gıda fuarına sektörümüzün talebi doğrultusunda Rusya’dan ve 5 farklı ülkeden yetkilileri davet edeceğiz.
İhracatta e-ticaretin önemine de dikkat çekmek istiyorum. Orta vadeli programda e-ihracat konusu var, yani e-ticaretle ihracat yarın çok daha önemli hale gelecek. Ekonomi bakanlığımız alibaba.com gibi küresel e-ticaret platformlarına firmalarımızın girmeleri için teşvik veriyor. Bu sitelere giriş bedelinin %80’ini devlet ödüyor.
Bugün insanlar alibaba.com dan birçok şey alabiliyorlar, 2-3 haftada ürün yurtdışından geliyor. Biz bugün kırtasiyede marketi rakip görüyoruz, yarın rakibimiz amazon, ali baba olacak.  Dolayısıyla bizim ihracatla işimiz olmaz demeyin. Hizmet sektörü bile hizmet ihracatını artırabilir. Günümüzde ihracat için mutlaka kendimiz üretim yapmak zorunda değiliz. Hollanda gibi, Dubai gibi transfer merkezi de olmalıyız.  Bu çabalarımız yavaş yavaş sonuç verecek, kartopu gibi büyüyecektir.

Değerli arkadaşlar,
Ticaret sektörlerimizin sorunları ve şikayetleri diğer sektörlerimizden daha fazla olmaya devam ediyor.
Komite raporlarında korsan fotoğrafçı, ruhsatsız işyeri şikayetlerinin devam ettiğini görüyoruz. Etik Üye belgesini bu nedenle çıkardık. Bu konuda disiplin sağlamak artık komitenin elindedir. Buradan Antalya halkına da seslenmek istiyorum. Herkes kayıtlı iş yapan, Antalya’da vergisini veren, kalite belgesi olan işyerlerini ve ürünleri tercih etmelidir.
ATSO Etik Üye belgesine sahip firmalarımız Odamızın web sayfasında yayınlanmaktadır. İşyerlerimizde bu belgeler asılmaktadır. Ucuz korsan hizmet almanın bedelini altyapı hizmetinde, sağlık hizmetinde, eğitim hizmetinde ödüyoruz, farkında değiliz.
Kırtasiye sektörümüz zincir marketlerin promosyonla kırtasiye satmasından şikayet ediyor. Zincir marketler kırtasiyeyi eğitim yılının başında büyük promosyonla satıyor ve pazardan aldığı payı büyütüyor. Bir zincir market mahallede fırın, kasap, manav, kırtasiyeci, tekel bayi, gazete bayi, kuruyemişçi, pastane, ev eşyası satan 9-10 işyerinin işini yapıyor.
Eğer büyük şirketlerin perakende güçleri kontrol edilmezse KOBİ’ler kendilerine alan bulamaz.
Bu konuları en çok Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz dile getiriyoruz, dile getirmeye devam edeceğiz. Burada konuşmakla kalmayacağız, "Türkiye’de Ticaretin Geleceği" konusunu masaya yatıracağız. Ayrıca şunu da vurgulamak istiyorum Antalya markalarının ticaretini çeşitli yollarla desteklememiz mümkündür, fakat kent merkezinde ticaretimizin yapısı ayrı sorunlara sahiptir. Kent merkezinde özellikle tekstil gibi ürünlerin bu durumda uzun yıllar devam etmesi zordur. Bu nedenle her sektör sorunu ve çözümü doğru teşhis etmeli, doğru anlamalıdır. Sorunlar sektörden sektöre, firmadan firmaya farklıdır. Bununla birlikte elbette ki, Türkiye genelinde KOBİ'ler büyük sermaye karşısında giderek zorlanmaktadır.
Aslında Hükümet de küçük ticaret işletmelerinde, esnaf kesiminde sorun olduğunu görüyor, fakat çözüm olarak kredi veriliyor. Bu yıl büyük kredi desteği verildi, gelecek yıl işyeri alımına, taşıt alımına kredi verileceğini Sayın Başbakan açıkladı. Bu konuda iki hususa dikkat etmek gerekir. Yapısal sorunlar çözülmedikçe kredi uzun vadeli çözüm olmayacaktır. KOBİ’lerde verimlilik, pazar payı, katma değer artmadıkça yarın bu kredilerin geri ödenmesi sorun olacaktır.
Bu yıl bu kadar krediye ve istihdam desteğine rağmen işsizlik oranı %10’un üzerinde kalmaya devam ediyor. Kredide asıl hedef istihdam yaratacak yatırımların artması olmalıdır. Bütün sektörlerin uzun vadeli yatırım kredisine ihtiyacı var. Krediyi arabaya, araziye değil, firmaların modernizasyonu, teknolojik dönüşümü, verimlilik yatırımı için kullanmalıyız.

Sevgili arkadaşlar,
Son olarak bir konuya değinmek ve etkinliklerimizi hatırlatmak istiyorum. Antalya Kültür Sanat dışında Kaleiçi evimiz de hem sergisiyle hem bahçesiyle faaliyettedir. Biz artık bazı toplantılarımızı Kaleiçi’nde yapmaya başladık. Hepimiz, üyelerimiz Odamızın bu değerlerine sahip çıkmalıyız. Hem ATSO üyeleri, hem Antalyalılar olarak kent merkezimize, Kaleiçi’ne, Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine, geleneklerimize sahip çıkmak hepimizin görevidir. Lütfen Meclis olarak bayram ve diğer etkinliklere katılmaya gayret edelim. 26 Ekim’de Dünya Çevre Günü etkinliği yapıyoruz. 27 Ekim’de Kaleiçi Konserimiz var. 29 Ekim’de Yelken yarışı yapıyoruz. 30 Ekim’de Fikirden İnovasyona eğitimimiz olacak.
Bir fikir yenilikçi ürüne nasıl dönüşür, bunun eğitimi verilecek. Teknoloji Geliştirme Vakfı ile birlikte yapıyoruz. Bütün meclisimizi, komite üyelerimizi görmeyi arzu ederiz. 29 Ekim Yelken yarışı için 600 kişilik ayrı bir tekne izleyicileri gezdirecek. Bu etkinliğe üyelerimizi de bekliyoruz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olsun. Hepinize teşekkür ediyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2017 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Antalya Kadın Müzesi