ATSO Kasım Ayı Meclis Konuşması

28 Kasım 2017 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Meclis Başkanımız,
Sayın Başkan Karadağ,
Kadın Girişimciler Kurul Başkanımız ve Üyeleri,
Girişimcilik Ödülü Alan Değerli Kadın Girişimciler,
Yarışma Seçici Kurulunun Değerli Üyeleri,
Değerli Meclis Üyelerimiz,
Değerli Konuklar,
Sevgili Basın Mensupları,
Sevgili Arkadaşlar,
 
Hepinizi şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bugün çok önemli bir konuğumuz aramızdalar. Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Himmet Karadağ bizimle birliktedir.
Kadın Girişimciler Kurulumuz ve girişimcilik yarışmasında ödül alan çok değerli arkadaşlarımızın ödüllerini de bugün vereceğiz. Ödül alan tüm arkadaşlarımızı kutluyorum, Kurulumuza ve seçici kurul üyelerimize teşekkür ediyorum.
Bugün borsayı konuşacağız, varlık fonunu konuşacağız, ekonomiyi konuşacağız.
Sayın Karadağ,  aslında Türkiye'nin en büyük patronudur. Çünkü “Varlık Fonu” bünyesinde THY, Ziraat Bankası, BOTAŞ gibi en büyük şirketler bulunmaktadır. Türk sermaye piyasasını yöneten Sayın Karadağ, 1991 Antalya lisesi mezunudur.  Hemşehrimiz olduğunu birkaç ay önce Odamızı ziyaretlerinde öğrendik. Meclisimize davet ettik. Sağolsunlar bizi kırmadı ve bugün Meclisimiz için geldiler. Meclisten sonra İstanbul’a dönecekler.
Bilindiği gibi bir ekonominin gelişmişlik göstergelerinden birisi Borsasının büyüklüğüdür. Türkiye dünyada nüfusta ve ekonomik büyüklükte 17. veya 18. sırada, ama borsa büyüklüğünde geçen yıl 32. sıradaydı. Yıllardır borsada halka açılmış şirket sayımız 300'lerde sabitlenmiştir. Halka arz sayısı 2013’de 19 iken, geçen yıl 2’ye bu yıl 11 ayda 3’e düşmüştür. Borsadaki hisse senetlerinin sadece %20’si halka ait, borsada yabancı yatırımcının payı %65 civarında. Borsamızda yerli yatırımcı olarak anlamlı yatırımı olan 100 şirket ve 100 bin şahıs var. Dövize 600 milyar Tl, borsaya 100 milyar lira yatırım yapmışız. Halk olarak parayı arsaya, araziye, konuta, dövize ve altına yatırıyoruz. Mali varlığımızda hisse senetlerinin payı sadece %5. Bu yapıyı hep beraber değiştirmemiz, borsaya daha fazla ilgi göstermemiz önemli bir gerekliliktir. Sayın Karadağ bu konuda bizzat çaba harcamaktadır. Bu çalışmaları hakkında bize bilgi verecektir.
Bir başka dikkat çekmek istediğim konu Antalya şirketlerinin borsaya girmeleri konusudur. Daha önce Meclis toplantımızda Antalya’mızın büyük şirketlerini borsada görmeyi arzu ettiğimizi söylemiştim. İlk 500’lerde olan şirketlerimizi artık borsada görmek istiyoruz. Sayın Karadağ’ın değerlendirmelerini beklediğimiz bir konu da “Varlık Fonu”dur. Dünyada varlık fonları döviz geliri fazla olan ülkeler tarafından bu gelirleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak için kurulmuştur. Bizim gelir fazlamız yoktur, ama kamu varlıklarından bir fon kurduk. Fonun stratejik planı henüz açıklanmamıştır, denetim konusu çok tartışılmıştır. Sayın Karadağ bu konuda da bilgi verecektir.
Son olarak, Sayın Karadağ’dan ekonomik durum ile ilgili bir değerlendirme de rica ediyorum. Son günlerde dövizdeki dalgalanma moralimizi bozmuştur. Son 3 yılda dolar 2 liradan 4 liraya geldi. İki ayda %16 artış oldu.
 
Çin’de, Almanya'da böyle kur artışı olsa ihracat uçuşa geçer, fakat bizde ithalat daha fazla artıyor ve girdi maliyetleri artıyor. 13. grubumuz komite raporlarına yazmış; mobilya süngerine %100, suntaya %40, kumaşa %25 zam gelmiş. Böyle bir maliyet artışına KOBİ’lerin dayanması zordur. Bu ortamda Merkez Bankası, haftalık repo faizi, yani gösterge faizi %8'de sabit tutuyor. Fakat bankalara parayı %12.25’den veriyor. Eylül sonu verisine göre tüketici enflasyonu %11.90. Üretici enflasyonu %17. Bankalar %14-15’ten mevduat topluyor. Devlet tahvili faizi %14. Merkez Bankası, faiz silahını sakladıkça bir süre sonra daha yüksek faiz vermek zorunda kalıyoruz. Türkiye’nin kısa dönemde büyük bir riski olduğu söylenemez. En önemli risk yabancı sermayenin bir kısmının çıkmasıdır. Döviz varlığımız kısa vadede yeterlidir. Yine de bu dalgalanmalar ekonomiyi kötü etkilemektedir. İki hafta sonra 3. çeyrek büyüme rakamları açıklanacaktır ve çift hane büyüme göreceğiz. Diğer taraftan tüketici güveni düşüşü devam etmektedir. Konut satışları bile kur dalgalanmasından etkilenmiş ve Ekim ayında satışlar düşmüştür. Bu nedenle dövizde, enflasyonda ve faizde istikrar istiyoruz. Bunun için ya kısa vadede yüksek faizle yabancı sermaye çekmek zorundayız ya da hızlı bir yapısal reform takvimi başlatmalıyız. İhracatla, turizmle, daha fazla tasarrufla cari açığı azaltmak için yapısal reformlar gereklidir.  Bu ikisi dışında başka yol yoktur.

Değerli arkadaşlar,
Bu konuları Sayın Karadağ’a bırakayım, ben Odamız ve Antalya gündemine geçeyim.
Öncelikle 29 Ekim etkinliklerimize destek olan herkese bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Cumhuriyet Bayramı Yelken Yarışı’nı büyütmek için Deniz Ticaret Odası, Yelken Kulübü ve Konyaaltı Belediyesi ile işbirliğini güçlendirmeyi konuştuk. Önümüzdeki yıl tek ve büyük bir organizasyon olmasını diliyorum.
Genç Girişimciler Kurulumuzun toplantısına Sayın İnan Kıraç konuşmacı olarak katıldılar. Çok önemli bir konferanstı. Sayın Kıraç aile şirketlerin devamlılığı konusunda konuştu, medyamız daha çok yerli otomobil konusuna ilgi gösterdi.
Geçtiğimiz günlerde Gümrük ve Ticaret Bakanımız Sayın Tüfenkçi Antalya’daydı. Sayın Bakana dört önemli konuyu yazılı olarak sunduk. Kaçak veya ruhsatsız işyerleri konusunu, zorunlu avukat istihdamı, zorunlu denetçi istihdamı sorununu ve sektörlerden gelen şikayetleri konuştuk.
Kaçak ve ruhsatsız işyerleri sorunu yıllardır konuştuğumuz bir konudur. Sayın Bakana Odaların daha etkin olduğu bir denetim sistemi önerdik. Burada yapılması gereken Valilik, Büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi, İl Ticaret Müdürlüğü, Odamız, esnaf odaları temsilcilerinden oluşan denetim komisyonları kurmak, ruhsatsız veya ruhsata uygun olmayan işyerlerini kapatmaktır.
Bir süredir çalışmalarını yürüttüğümüz ATSO Avantaj Kart projemiz belli bir aşamaya geldi. Yeni üye kartlarımıza ATSO Avantaj Kart fonksiyonu yükledik. Bu karta sahip üyelerimize birçok sektörde indirimli alışveriş imkânı sunulmaya başlanmıştır. Odamız web sayfasında karta indirim yapan firmalarımızın adını yayınlıyoruz. ATSO üyelerine indirim sunmak isteyen üyelerimizden de Kurumsal İletişim Birimimize başvurmalarını istiyoruz. Avantaj kartın bir hedefi üyelerimiz arasındaki ticareti geliştirmektir. Bu tür çalışmalar üyemiz sahip çıktığı oranda daha başarılı olacaktır. Gelecekte bu sistemin çok daha kapsamlı kullanılabileceğine inanıyorum.
Bir başka çalışmamız ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri oldu. Growtech fuarı Türkiye çapında, hatta uluslararası alanda ilgi gören 100 bine yakın profesyonelin ziyaret ettiği, yabancı alım heyetlerinin geldiği bir fuar. Fuar yetkilileriyle İnovasyon yarışmasını birlikte düzenlemeye karar verdik. Bu yarışma da Türkiye çapında düzenleniyor. Antalya'nın tarımdaki liderliğini güçlendirecek bir yarışma olacaktır. Bu yarışma gelecek yıllarda proje fuarıyla gelişebilecek bir organizasyondur.
Akaryakıt sektörümüz “Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı “ konusunda bir çalışma başlattı. Akaryakıt ticareti  ve  tüpgaz satışı yapan şirketler Ocak ayından itibaren güvenlik danışmanlığı hizmeti almak zorundalar. Komitemiz sektörü bilgilendirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.
45. grubumuz kadın hakları konusunda çalışma yapmak üzere ATSO Kadın Platformu kurulmasını önermiştir. Kadın Girişimciler Kurulumuz var, yine de kadın hakları konusunda diğer STK’larla birlikte çalışma yapılması konusunda kadın meclis ve komite üyelerimizden, hatta bu konuda çalışmak isteyen erkek arkadaşlarımızdan somut bir proje teklifi, yani platformun nasıl çalışacağı yönünde bir tüzük taslağı gelirse gerekli desteği veririz.
Bir başka önemli çalışmayı sağlık grubumuz yapmıştır. Arkadaşlarımız toplumda şiddet eğiliminin artmasına dikkat çekmektedirler. Bu nedenle, şiddet içeren oyunların ve videoların engellenmesini önermekteler. Arkadaşlarımıza bu çalışmalar ve hassasiyetleri için teşekkür ediyorum.
Sevgili arkadaşlarım, son bir ayda Antalya’da güzel gelişmeler oldu. Bu yıl Cumhuriyet Bayramı’nda Sayın Uysal Büyükşehirin kutlamasına, Sayın Türel Muratpaşa'nın kutlamasına katıldılar. Buradan kendilerini kutluyor, Antalya'da bu güzel uzlaşma ortamının devamını diliyorum.
Geçtiğimiz günlerde Kepez Belediyesi kent meydanı temeli attı. Muratpaşa Belediyesi bir dizi park ve spor salonu açılışı yaptı. Konyaaltı belediyesi bir kongre merkezi yaptı ve kitap fuarını organize etti. Büyükşehirin Piyano festivali devam ediyor. Bunlar çok güzel gelişmeler, teşekkür ediyorum.
 
Sevgili arkadaşlarım,
Çok kısa olarak Antalya ekonomisinde güncel durum hakkında da bilgi vereyim. Ekonomik bültende bu verileri yayınlıyoruz zaten. Turist sayısında şu anda Gazipaşa ile birlikte 10 milyona ulaşıyoruz. Geçen yıl kayıtlı istihdamda %9 azalma vardı, bu yıl çalışan sayısı %10, esnaf ve işveren sayısı %8 artmış durumda. 

 

Antalya

Antalya

Antalya'da Değişim(%)

Türkiye'de Değişim(%)

 

2016

2017

Yabancı Turist Sayısı-10 ay

5.934.673

9.475.581

59

28.7

Zorunlu Sigortalı Sayısı-Ağustos

521.925

578.222

10,8

1,5

SGK Esnaf Sayısı-Ağustos

91.336

98.936

8,3

6,1

Karşılıksız Çek Hacmi-10 ay (bin TL)

1.287.813

548.991

-57,4

-38,3

Karşılıksız Çeklerin Toplam Çeklere Oranı 10 ay

6,3

2,5

-60,3

-43,6

Kredi Artışı-9 Ay (bin TL)

57.984.654

70.898.364

22,3

23,5

Takipteki Kredi Artışı-9 ay (bin TL)

2.261.464

2.452.401

8,4

13,5

Dahilde Alınan KDV Tahsilat- 10 ay

613.942

727.402

18,5

7,4

İhracat-10ay (bin dolar) TİM

785.992

956.179

21,7

11,9

Yaş Meyve-Sebze İhracatı-9 ay (bin dolar)- TİM

219.333

279.982

27,7

11,2

Yatırım Teşvik (Sabit Yatırımlar milyon TL)-10 ay

1.230

1.411

14.7

-3.7

Otomobil Sayısı-Eylül ayı

441.340

468.922

6,2

6,6

Konut Satışı-10 ay

48.983

48.816

-0.3

8.2

KDV tahsilatı, ihracat verileri de 9 aylık dönem itibariyle olumludur. Konutta duraklama burada da görülmektedir. Yabancılara konut satışı bir ara düşmüştü, biraz toparlanmaya başlandı. Bu yıl 10 ayda yabancılara 3800 konut satışı yaptık. Eskiden yabancıya konut satışında Antalya açık farkla birinci sırada olurdu, şimdi İstanbul fark atıyor. Bu konuda Antalya olarak tekrar çaba harcamalıyız.

Tarım ihracatı konusunda sebzede durum iyi, fakat narenciye ihracatı iyi değil. Ekim ayında Türkiye'nin domates ihracatı %46 oranında artmıştır. Türkiye rakamını veriyorum, çünkü artık bizim meyve ve sebzemizin önemli kısmı diğer iller üzerinden ihracata gitmektedir. Göstergelerin geçen yıla göre daha iyi olduğuna kuşku yoktur. Buna rağmen son günlerde birçok sektörümüzden işlerin yavaşladığına veya iyi olmadığına dair çok şikâyet gelmektedir. Son dönemde işlerin yavaşlamasının bir nedeni Eylül’den bu yana tüketici güvenindeki düşüştür. Önümüzdeki ay bizim anketimizin sonuçları da çıkacak ve son durumu daha iyi göreceğiz.

Ayrıca, daha önce de konuştuğumuz gibi, bu yıl turist sayımız 10 milyonu buldu, fakat gelir artışımız sınırlı kaldı ve turizm artışı ticarete yeterince yansımadı. Antalya’da şirket ve işyeri sayısı sürekli artıyor. Şirket sayısının artması rekabetin artması, mevcut şirketlere düşen kısmın azalması demektir.
Geçen yıl turizmde yangın vardı ve başka şey konuşmadık, şimdi artık oturup, kent merkezinde turizmi, ticareti, gastronomiyi, ulaşım altyapımızı hep beraber yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.
İzmir gastronomi fuarı yapıyor. Antalya olarak bizim de Vedat Milor gibi uzmanların katılacağı bir gastronomi festivaline ihtiyacımız var. Kent turizminin en önemli unsurlarından birisi gastronomidir ve Antalya’da yaşayanlar bile Antalya’nın şeflerini, geleneksel tatlarını tanımıyor.
Bu konuları önümüzdeki günlerde daha yoğun olarak gündeme getireceğiz.
Diğer taraftan hep dikkat çekmeye çalışıyorum ki, Türkiye’de küçük işletmelerin payları azalırken, büyük işletmelerin pazar payları artmaya devam ediyor.
Büyük şirketlerimiz bu yıl rekor kar artışları açıkladılar. Sayın Başkan da teyit edecektir.  2 yıldan bu yana Türkiye’de büyük sermaye ve küçük işletmeler arasında mesafenin arttığını söylüyorum, kar dağılımındaki uçuruma dikkat çekiyorum. 2016 verileri bir süre önce yayınlandı. Burada sizlerle paylaşayım.  

 

Sayı-Bin

Pay-%

Brüt Satış-Milyar TL

Pay-%

Faaliyet Kârı-milyar TL

Pay-%

KOBİ üstü işletme

10.7

0,9

2.928

54

158

71.5

Orta ölçek

45

3.8

1.108

20

36.9

16.6

Küçük işletme

245

20

947

17

25.4

11.5

Mikro işletme

897

74

404

7.4

0.6

0.3

KOBİ üstü 10 bin 700 şirket var. Bu sayı 1.2 milyon şirketin %1’inden daha azdır. Fakat brüt satışın %54’ü, faaliyet karının %71.5’ini elde ediyorlar. Buna karşılık 897 bin mikro işletme geçen yıl zarar yazmış görünüyor. Bunun üzerine başka şey söylemeye gerek bile kalmamaktadır. Türkiye ekonomisi büyürken bütün sektörlerde küçüklerin yaşadığı sıkıntıya dikkat edilmelidir. Sayın Karadağ’dan bu konunun ekonomi yönetiminde ele alınması için katkı rica ediyorum. Kuşkusuz bizler de küçük işletmelerin verimli çalışması için gayret etmeliyiz. Kent ticaret planı ve işyeri planlanması KOBİ’leri korumalıdır. Küçük işletmelerin uzmanlaşması ve markalaşması teşvik edilmelidir. 
Ayrıca, yapılan bir düzenlemenin sektörlere ve KOBİ’lere etkisine de dikkat edilmelidir. Bu ay komite raporlarından birkaç örnek vereyim. Paypal ödeme sisteminin Türkiye’de çalışması iptal edilmiştir, 13. ve 38. Gruplarımız bunun kendi ticaretlerine zarar verdiğini söylüyor. Emlak sektörümüz konut satışında expertiz ücretlerini bankaların karşılamasını önermektedir. Eğitim grubumuz çalışanlarda sertifika mevzuatının uygulamada yarattığı zorluğu dile getirmiş. Bu tür düzenlemeler de gözden geçirilmelidir.

Değerli arkadaşlar,
Antalya ticaretinde güncel olarak sıkıntı yaşasak bile gelecek için karamsar olunmamalıdır. Gelecek yıl turizmde tahminler son derece olumludur. Bazı tur operatörlerinin erken rezervasyonlarında %40’a varan artışlar görünmektedir. İngiltere pazarında Türkiye yükseliştedir. İspanya’da fiyatların yükselmesi nedeniyle Almanya pazarında tur operatörlerinin karları Türkiye’ye bağlı hale gelmiştir. 
Tarımda da geçen yıldan daha iyi fiyatlar ve gelir göreceğimize inanıyorum.
Tarım sektörü için çok önemli bir konu olan Tarım Organize Sanayi Bölgeleri yönetmeliği çıkmıştır. Bu yönetmelik hayvancılık, sera üretimi gibi alanlarda tam donanımlı bölge kurma imkânı getirmiştir. Bu konuda hemen bir çalışma grubu oluşturup, çalışmaya başlamamız gerekiyor.
Bütün Avrupa ülkeleri, Tunus gibi ülkeler bile biyolojik ürün markası çıkardılar. Biz de bir BioAntalya markası üzerinde çalışmalıyız.
Bizim öncelikle Antalya’nın değerini bilmemiz gerekiyor. Bugünlerde televizyonda Güney Doğu’da bir konut projesinin reklamını görüyoruz. Hem kentin hem projenin reklamı yapılıyor. Biz Antalya olarak turizmde ve tarımda dünya birinciliğine oynamalıyız. Konut sektöründe İstanbul ve dünya kentleriyle yarışmalıyız. Türkiye’nin en güzel kenti olduğumuzu da aklımızdan çıkarmayalım. Yapmamız gereken tek şey her konuda ve her sektörde kalite artışına yatırım yapmaktır.
Ticarette, tarımda, kent turizminde bize düşen, işadamlarına düşen daha çok iş var. Bunları daha geniş olarak konuşmalıyız, konuşacağız. Yapılacaklar belli, önemli olan birliktelikle ortaklıkla güçlenmektir.
Sözlerime son verirken Sayın Himmet Karadağ başkana tekrar teşekkür ediyorum. Ödül alan arkadaşlarımızı tekrar kutluyorum. Çalışmalarınız ve katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Yörex Yöresel Ürünler Fuarı