ATSO Ocak Ayı Meclis Konuşması

23 Ocak 2018 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı


Sayın Başkan,
Değerli Meclis Üyeleri,
Değerli Basın Mensupları,
Değerli Arkadaşlarım,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Antalya’nın sakin günlerindeyiz. Yaz aylarında bir günde 70 bin, bir ayda 1.5 milyon turistin geldiği ilimize bu dönemde bir günde 2-3 bin, bir ayda 100 bin kadar turist geliyor. Antalya ekonomisinin durgun zamanındayız, fakat Türkiye çok sıcak günler yaşıyor.
Bizler burada otururken, binlerce gencimiz Afrin’de büyük bir mücadele vermektedir. Cephede vatan savunması yapan bütün asker ve subaylarmızı ve ailelerini minnetle selamlıyoruz. Silahlı kuvvetlerimizin kiralık teröristlere karşı mücadelesini bütün kalbimizle destekliyoruz; Allah evlatlarımızın yardımcısı olsun. 
Türkiye’de, Orta Doğu’da, Pakistan ve Afganistan’da uzun zamandır aynı oyun oynanmaktadır. Bölgemiz bir türlü terör belasından kurtulamamaktadır.
Yarın Uğur Mumcu’nun öldürülmesinin 25. Yılıdır. Uğur Mumcu bu konuları o dönemlerde yazmış bir kişidir. Terörle ülkemizin 40 yılını çaldılar. Bizim de Amerika ve Avrupalılar kadar huzur ve güven içinde yaşamaya hakkımız var.

Sevgili arkadaşlarım,
Şunu da unutmayalım ki, bölgemizde etnik ve mezhebi gerginlikler devam ettikçe, demokrasiler zayıf kaldıkça dış güçlerin oyun alanı genişlemektedir. Türkiye olarak biz her zaman demokrasiyi, hukuku ve bölgemizde barış ve işbirliğini savunmalı, oyun ve tuzakları bozmalıyız.
Geleneği bozmadan bugün de uzlaşmanın önemini tekrar vurgulayacağım.  Afrin konusundaki milli uzlaşmanın değerini bilmeli ve bunu devam ettirmeliyiz. Toplumda ve siyasette uzlaşmaya, saygıya, adil olmaya özen göstermeliyiz. Son günlerde yargıyla ilgili tartışmalar güveni zedelemektedir, yargıya güvenin %30’un altına düştüğünü Sayın Adalet bakanımız söylemektedir. Bu oranı %80’lere çıkarmalıyız. Kurumlarımızın saygınlığı hepimizden, şahıslardan ve gruplardan daha önemlidir. Ülkenin huzuru ve istikrarı için bütün toplum kurumlara güven duymalıdır.

Değerli arkadaşlar,
Geçen ay gündeme gelen bir konu kadın cinayetlerinde Antalya’nın durumu oldu. Devletimiz kadınların korunması, kadın girişimciliği, kadın istihdamı konusunda her gün yeni bir önlem almaktadır. Yine de asıl mesele toplumun ve erkeklerin kadına bakışının çağdaş bir düzeye gelmesidir.  Bıkıp usanmadan kadının toplumdaki yerini güçlendirmek için çalışmalıyız. Kadınlar iş hayatına atılmalı, ekonomik özgürlüğüne kavuşmalıdır. Kadına şiddetin ve istismarın cezası artırılmalıdır. Antalya’da bu konuda duyarlılığı artırmak için Kadın Girişimciler Kurulumuzla birlikte bu konuda bizler de çaba harcamalıyız.
Bu arada TÜSİAD isim değişikliğine giderek iş adamları yerine iş insanlarını kullanmaya başlamışlardır. Bizde SİAD’lar bu değişikliğe başlamışlardır. Bu da güzel bir gelişmedir. 

Değerli Meclis üyeleri,
Ekonomide veriler birçok sektörde üretim artışının devam ettiğini göstermektedir. Ekonomide büyüme devam ederken, biz piyasanın birkaç ay önceki gibi canlı olmadığını görüyoruz. 
Yüksek büyüme devam edince ekonomi yönetimi son günlerde frene basmaya başlamıştır. Önce Kasım ve Aralık aylarında bütçe harcamaları daraltıldı. Dün de daha önce 150 milyar lira olacağı açıklanan KGF kredi paketi 55 milyar olarak ilan edildi.  Bu 55 milyarın 50 milyarı yeni kefalet olacak, 25 milyar sanayiye, 15 milyar ihracata kullandırılacak. Anlaşılan ekonomi yönetimi temkinli gitmeye karar vermiştir.
Oysa ekonomide iki farklı durum yaşanmaktadır. Bir tarafta ihracatçı sektörlerde ihracat ve büyüme devam etmektedir. Aralık ayında otomotiv ve demir-çelik ihracatı %20, kimya ve makine sektörü ihracatı %15 artmıştır. Bu ihracat sanayi üretimini ve büyümeyi yüksek tutmaktadır. Geçen yıl büyümeyi iç piyasa destekledi, şimdi ise iç piyasa yavaşladı, büyümeyi ihracat destekliyor. Fakat bu büyüme ihracat yapmayan, iç piyasaya çalışan KOBİ’lere yetmemektedir.
Ekonomi yönetimi iç piyasadaki yavaşlamaya dikkat etmelidir.
2016’da otomobil ve hafif ticari araç satışı 990 bine çıkmıştı, 2017’de 949 bine geriledi. Vergi nedeniyle 2000 cc üzeri araç satışı %46 düştü. Beyaz eşya satışı 2017 genelinde %14 arttı, fakat aralık ayında %20 düşüş gösterdi.
Geçen yıl 250 milyarlık KGF destekli kredi sayesinde krediler %23 artış gösterdi ve bu kredi artışı KOBİ’lere nefes aldırdı. Son dönemde enflasyonda artış yüzünden bankalar hem mevduat hem kredi faizlerini yükseltmek zorunda kaldılar. Bunun sonucunda da konut satışlarında gerileme oldu. Aralık ayında konut satışı 2016 Aralık ayına göre Antalya’da %2.3 oranında azaldı.

 

Aralık 2016

Aralık 2017

Ocak-Aralık 2016

Ocak-Aralık 2017

 

Toplam

Toplam

Toplam

Toplam

Aylık

Yıllık

Türkiye

142 713

132 972

1 341 453

1 409 314

-6,8%

5,1%

Ankara

 15 618

12 868

144 570

150 561

-17,6%

4,1%

Antalya

 6 035

5 894

60 608

60 273

-2,3%

-0,6%

Bursa

 5 724

5 100

52 436

56 192

-10,9%

7,2%

İstanbul

 25 147

22 932

232 428

238 383

-8,8%

2,6%

İzmir

 8 975

8 305

81 316

84 184

-7,5%

3,5%


Bunun nedeni aralıkta kredili satışların %30 civarında düşmesidir.
Büyüme ve teşvikler sayesinde işsizlik geçen yıla göre 1.5 puan azalmıştır. İşsizlik azalmış olsa da %10 üzerinde olmaya devam etmektedir. Genç işsizliği ise %19’un üzerindedir. Bu oranlara iş aramayan, fakat iş verilse çalışacak olan 2 milyon kişiye de ilave etmek gerekir.
Bugün saat 12:00’de Sayın Valimiz Odamızı teşrif edecekler ve istihdam seferberliğinde Antalya’nın başarısından dolayı özel sektörü temsilen bize plaket verecekler. Geçen ay Cumhurbaşkanlığı’nda yapılan törenin devamını Antalya’da yapacağız. Bildiğiniz gibi, İstihdam seferberliğinde sağlanan 1.5 milyon istihdam artışının 180 bine yakın kısmını Antalya sağlamış ve İstanbul’dan sonra ikinci olmuştuk. Tabii ki, Antalya’da bu artışın bir kısmı mevsimlik artıştan kaynaklanmıştır. Buna rağmen mevsimlik istihdam dışında da kayıtlı istihdamda %10 artış sağlamış durumdayız.
İstihdam teşviklerine rağmen kış aylarında sezonluk işsizlik sorunumuz devam etmektedir. Bu nedenle Hükümet ve özel sektör olarak ikinci istihdam seferberliğini başlatmak zorundayız. Geçen ay açıklanan yeni istihdam paketinin biran önce yasalaşmasını bekliyoruz.
Türkiye gençlik politikasını, eğitim sistemiyle birlikte yeniden masaya yatırmak zorundadır. Bugünün gençliği teknoloji gençliğidir, biz ise yetişkinler ve devlet olarak bu gençliği yönlendiremiyoruz. Karşımızda bir tür e-gençlik var, nasıl e-devlet, e-oda varsa, e-gençlik de var. Bu gençlere 20. Yüzyılın eğitimi, söylemleri ve nasihatleri yetmiyor.
Özellikle eğitimde ve istihdamda olmayan gençliğe bir çare bulmamız gereklidir. Türkiye’de %24 olan bu oran yüksek eğitimlilerde daha yükseğe çıkmaktadır.

Ne işte ne eğitimde olan genç oranı-%

2017

Belçika

8.9

Çek Cum.

6.5

Almanya

6.3

Yunanistan

15.4

İspanya

13.4

Fransa

11.4

Italya

20.2

Hollanda

4.1

Avusturya

6.1

İsveç

6.1

İngiltere

10.2

İsveç

6.1

Türkiye

24.1

Genç işsizliğine karşı kısmi zamanlı istihdam imkânlarını artırmalıyız. Türkiye’de kısmi zamanlı çalışan sayısı 3 milyondan az iken, Almanya’da 10 milyon, İngiltere’de 7.5 milyon, Fransa’da 5 milyona yakındır. Avrupa ülkelerinde kısmi zamanlı çalışma oranı %20’lerdedir. Gençlere dönük olarak kamuda, finans sektöründe, hizmet sektöründe kısmi zamanlı çalışmayı teşvik etmeliyiz.

Kısmi zamanlı çalışan oranı-%

2016

Belçika

24.7

Almanya

26.7

Yunanistan

9.8

İspanya

15.1

Fransa

18.3

Italya

18.5

Hollanda

49.7

Avusturya

27.8

Portekiz

9.5

İsveç

23.9

İngiltere

25.2

İsviçre

36.9

Türkiye

9.9


Sevgili arkadaşlarım,
Antalya ekonomisi verileri bültenimizde yer almaktadır. Göstergeler 2016 yılına göre olumludur.  2016 yılında Antalya’da vergi geliri artmamıştı, 2017’de ise %11 tahsilat artışı oldu. Karşılıksız çek oranımız %1.8’e inmiştir. Turizm’de 2013’den gerideyiz, fakat 2016’dan daha kötü olduğumuz söylenemez, çünkü %43 düşüşten %58 artışa geçtik. 2015’te ihracatımız 1 milyar dolardı, 2016’da 985 milyon dolara düştü, geçen yıl 1.2 milyar dolar oldu, diğer illerle birlikte artış daha da yüksektir.
Bugün tarımdaki duruma biraz yakından bakmak istiyorum.
Örtü altı üretim artışıyla bugün 6 milyon 600 bin ton üretim yapıyoruz.

ANTALYA BİTKİSEL ÜRETİM

2016

Alan(Hektar)

Üretim(Ton)

Sebze

55.117

4.341.108

Meyve

74.787

1.387.449

Tarla Ürünleri

193.970

877.185

Toplam

310.321

6.605.742


Tarım alanlarında sebze ve meyvede artış, fakat toplamda ciddi azalma görüyoruz. Tabloda görüldüğü gibi 20 yılda 48 bin hektar tarım alanı kaybımız var. Bu kayıp tarla alanlarının azalmasından kaynaklanıyor, buna karşılık m1eyve ve sebze alanları artmış durumda. 

YIL

İşlenen
tarım alanı
ve
uzun ömürlü
bitkiler
(hektar)

Sebze
(hektar)

Meyveler, içecek
ve baharat
bitkileri
alanı (hektar)

Tahıllar
(hektar)

Bağ
alanı
(hektar)

Zeytin
alanı
(hektar)

Yem
bitkileri

(hektar)

1995

413719

35808

38751

211497

2442

10198

549

2000

397309

39944

39152

189951

2226

8537

628

2005

386731

41652

41644

193632

2312

10170

7161

2006

377984

41549

42487

185628

2342

11141

6903

2010

367251

45180

45238

178036

2204

15816

7262

2016

365012

50667

55915

143016

2247

16625

13237

Örtüaltı alanlara baktığımızda 2010’dan sonra özellikle plastik sera alanında artış dikkat çekici, 6 yılda 53 bin dekar yeni sera yapılmıştır. Türkiye’deki sera üretiminin yarısı Antalya’da yapılmaktadır.

YIL

Toplam
(dekar)

Cam sera
(dek)

Plastik sera
(dek)

Yüksek tünel
(dek)

Alçak tünel
(dek)

1995

100427

25733

56599

-

18095

2000

141783

47068

70104

9505

15106

2005

163693

54685

81919

17328

9761

2010

215669

67012

120298

21036

7323

2015

258552

66935

165512

13748

12357

2016

268340

66730

175359

13506

12745


3.5 milyon ton sera üretimi yapıyoruz, 2016’da bitkisel üretimimizin değeri 8 milyar 217 milyon lira olmuş. Hayvansal ürünlerle birlikte 2017’de 11-12 milyarlık üretim yaptığımızı söyleyebiliriz.

YIL

Bitkisel üretim değeri   (1000 TL)

Örtüaltı

Sebze ve meyve üretimi (ton)

Tahıl ve
diğer bitkisel
üretim  (ton)

Örtüaltı
Domates (ton)

1995

41873

1059609

748012

515020

2000

620078

1771627

769676

937542

2005

2895963

2343230

992617

1392458

2010

7717584

3053326

838807

1992958

20I4

7433242

3192788

926389

2070831 

2015

8127747

3331223

936235

2125476

2016

8217244

3476061

875484

2230841

Görüldüğü gibi, tahıl gibi üretimlerde azalma var, fakat domates gibi sebze üretiminde azalma yok. Burada dikkatinizi üretim değerine, yani ilk sütuna çekmek istiyorum. 2010’da 7.7 milyar TL olan üretim değeri, 2014’te 7.4 milyara inmiş, çünkü ürün artışı fiyatları 2011’den itibaren düşürmeye başladı ve tarımda üretim artarken gelir kaybettik. 2015 daha iyi bir yıldı, 2016 fiyat artışı neredeyse sıfıra yakın oldu, çünkü Rusya ile kriz vardı. Yani 2016’da hem turizm hem tarımda kaybettik.  2017’de ise haziran ve temmuz dışındaki aylarda fiyat artışları yüksek oldu, toptancı halde ürün değeri %40 arttı.
2016’da ihracatta sıkıntı yaşadık, geçen yıl ise Antalya ihracatı %21 artış gösterdi. Domates ve sebze ihracatı %25 yükseldi.
Sonuç olarak mali göstergeler olumlu, tarımda önceki yıllara göre bir nebze düzelme var.
Bu verilere rağmen, biraz önce söylediğim gibi, birçok sektörümüzde Antalya’da işlerin yavaşladığı yönünde şikayetler artmış durumdadır.
Antalya’da şikayetlerin artmasının üç nedeni vardır:
Bir neden son aylarda Türkiye genelinde görülen iç piyasa yavaşlamasıdır.
İkinci neden 2017’de turist sayısı artsa da turizm gelirinin ve turistik ticaretin artmamış olmasıdır.
Üçüncü neden ise bizim kent merkezinde ticari yapımızın zayıf kalmasıdır.
Geçen ay piyasa anketi yaptığımızı söylemiştim. Kent merkezinde özellikle perakende ticaretin nabzını tutmak için 1037 işyerinde anket yaptık. Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı’nda, fakat ağırlıklı olarak Muratpaşa ve merkezde anket yapıldı. ATSO veya AESOB üyesi ayrımı yapmadık, 600’e yakın işyeri ATSO üyesi işyeridir. Bu anketin detaylı sonuçlarını önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Size bir ön bilgilendirme olarak sonuçların iyi olmadığını söyleyebilirim. Kent merkezinde ticarette sorunlar devam ediyor. Turistlere dönük olarak çalışan işyerlerini anlamak mümkündür, fakat diğer işyerlerinde sorunların devam etmesi yapısal zayıflıklara işaret etmektedir.
Ankette, İşyerlerinin kira veya mülkiyet olup olmadığı sorusunun cevabı şu şekildedir. %92 kiracıdır. 
Çalışan sayısı bakımından mikro ölçek üzerinde olan, yani ondan fazla çalışanı olan işyeri oranı sadece %9’dur. %7I çok küçük ölçeklidir. 
İşyerlerinin %71’i tek işyeridir, şube, franchise oranı düşüktür. 
Ortaklı olan işyeri oranı ise %24’te kalmaktadır.
Bu yapıyı mutlaka değiştirmemiz gerekiyor. Çünkü bir kent merkezinde ticaretin zayıflaması kent kültürünün zayıflaması demektir. Merkezde ticaret güçlü olmadıkça Antalya’nın turistik kent kimliği de ideal noktaya gelemez. Sürekli olarak Türkiye’de büyük şirketlerin geliştiğini, küçüklerin geri kaldığını söylüyoruz.  Antalya tarımı kooperatiflerle ve üretici birlikleriyle güçlenmelidir. Antalya ticareti de mutlaka kendisini geliştirmeli, yenilemelidir.

Değerli arkadaşlar,
Geçen yılı ATSO İnovasyon yılı ilan ettik ve bu şekilde herkese çözümün yenilikten geçtiğini anlatmaya çalıştık. Hatırlarsanız ilk adımı 2016’da Sayın Rüştü Bozkurt ve Sayın Özgür Demirtaş konferanslarıyla başlatmıştık, hatta Rüştü bey insan 4.0 kavramını ortaya atmıştı. Geçen yıl inovasyon konusunda eğitim programları, yarışmalar yaptık, endüstri 4.0 ve dijital Antalya çalışmalarını başlattık.
Antalya inovasyon konusunda güzel bir ilerleme sağladı.  Geçen yıl ar-ge merkezi sayımız birdi, şu anda 14’e çıkmış durumda. Ar-ge merkezi sayısında Türkiye’de 9. sıraya çıktık 

14 firmamızın  yarısı tarım firmasıdır, zaten inovasyon yarışmalarımızda tohum firmalarımız da öne çıkmışlardır. 

SIRA NO

AR-GE MERKEZİNİN ADI  

SEKTÖR

10

AGT Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Mobilya

19

Ake Asansör Mlz. Paz. Ltd. Şti.

Makine ve Teçhizat İmalatı

47

Anamas Tarım Üretim Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.

Tarım

49

Ankutsan Antalya Kutu Sanayi Oluklu Mukavva Kağıt Tic. A.Ş.

Kağıt ve Kağıt Ürünleri

50

Antalya Tarım Üretim Danışmanlık ve Pazarlama A.Ş.

Tarım

88

Axia Tohum San. ve Tic. A.Ş.

Tarım

254

Enza Zaden Tarım Araştırma Geliştirme Taşımacılık ve Ticaret A.Ş.

Tarım

361

İATİ Turizm Ticaret A.Ş.

Yazılım

377

İstanbul Tarım San. ve Tic. A.Ş.

Tarım

435

Kristal Endüstriyel Mutfak Çamaşırhane Makine Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.

Makine ve Teçhizat İmalatı

499

Multi Tohum Tarım San. ve Tic. Aç

Tarım

575

PSL Elek. San. ve Tic. A.Ş.

Makine ve Teçhizat İmalatı

761

Yörükoğlu Süt ve Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.

Gıda

764

Yüksel Tohum Tarım San. ve Tic. A.Ş.

Tarım

Şimdi bir hedefimiz de tasarım merkezi sayısını artırmak olmalıdır. Tasarım merkezi sayımız şu anda  birdir, Esli Endüstriyel ürünler şirketi bu merkezi kurmuştur. Bu sayıyı artırmak için çaba göstermeliyiz.
 
Sevgili arkadaşlar,
Dünya bireysel girişimcilik ve inovasyon yerine sosyal girişimcilik ve sosyal inovasyon dönemine girdi. Bu nedenle biz de inovasyon ve endüstri 4.0 çalışmalarını burada bırakamayız.
Antalya’nın ve bizim de bu yolda çalışmaya, yürümeye devam etmemiz gerekiyor.
Bu nedenle bu yıl bir adım daha atıp Antalya 4.0 çalışmalarını başlatacağız.
Avrupa Birliği’nde kent 4.0 kavramı akıllı kentler için kullanılıyor. Akıllı kentin ekonomi, ulaşım, çevre, akıllı toplum, akıllı yönetişim, akıllı yaşam şeklinde 6 ayakta 90 gösterge belirlemişler.
Bizim Antalya 4.0 iş planımızda, tarım 4.0, turizm 4.0, ticaret 4.0, sanayi 4.0 ve kent 4.0 konuları yer alacaktır. Kent 4.0 ise inşaat, çevre, eğitim, yönetim ve ulaşım alt bölümlerinden oluşmaktadır.    Endüstri 4.0 çağına uyum için artık insandan başlamamız gerektiğini görüyoruz. 
Bütün üyelerimiz bilmelidir ki, bu çalışmaları yapmadan bugün ticaretteki sorunları çözemeyiz. Küçük işletmeler dijital dünyaya girmeli, markalaşmalı, ortaklıkla büyümelidir. Aksi halde eriyip gideceğiz. Kent olarak, kurumlar olarak, sektörler, firmalar ve kendimiz olarak sürekli yenilik yapmalıyız, başka yol yoktur. Bu nedenle  Antalya 4.0 programını bütün paydaşlarımızla birlikte başlatmalıyız.
Geçen ay söylemiştim, biz stratejik planlarla çalışan bir kurumuz. Bu dönem elimizden geldiği kadar iş planında öngörülen çalışmalara başlayacağız. Mentörlük projesi, ATSO Business Center ve İnovasyon Merkezi çalışmalarını gündeme almış durumdayız. E-Ticaret konusunda da sektör mensuplarıyla bir çalışma başlattık. Bu çalışmalar hem Antalya’nın hem üyelerimizin vizyonlarını genişletecektir.

Sevgili arkadaşlarım,
ATSO olarak sadece burada değil, Antalya’nın birçok kurum ve kuruluşunda da çalışmalar yapıyoruz. Kalkınma Ajansında, ASBAŞ’da, Organize Sanayide, ANFAŞ’ta, Zeytinpark’ta, Kongre Bürosunda ve daha birkaç yerde odamız katkı vermektedir.
İhracatta UR-GE projelerimiz örnek olmuştur, bu yıl bazı gruplarda yeni URGE projeleri başlamaktadır. Diğer taraftan sağlık hizmeti ihracat kümesi kuruluşu ilerliyor, Bilişim için çalışmalar sürüyor.
ANFAŞ’ta da fuarların gelişmesi için katkı yapmaya çalışıyoruz. ANFAŞ özel sermayeli, bizim küçük bir hissemizin olduğu şirkettir.  Son olarak Food Product ve Hotel Ekipman fuarları yapıldı. Biz İran’dan, Azerbaycan, Ürdün ve İsrail’den alım heyetleri organizasyonları yaptık. Bu alım heyetleri Ekonomi Bakanlığımızın destekleriyle geliyor. Böyle bir dönemde hem İran’dan hem İsrail’den firmaların gelmesi kolay değil. Ekonomiyle, siyaseti ayrı tutmak gerekir ve biz de bunu yaptık. Bu vesileyle bu konuyla doğrudan ilgilenen Ekonomi Bakanımız sayın Nihat Zeybekçi’ye buradan teşekkür ediyorum.
Fuar turizminin Antalya için, özellikle kış aylarındaki önemini izah etmeme ihtiyaç yoktur. Fuara gelen bir kişi, deniz turizmine gelen kişiden 3-4 kat daha fazla gelir getirmektedir. Antalya kış aylarında ancak fuar, kongre, sağlık gibi turizm çeşitleriyle ayakta kalabilir.
Bizim Antalya olarak fuarlarımıza sahip çıkmamız, gelişmelerine katkı sağlamamız gerekir. Bir kent bir bütündür, bir tarafı gelişirse diğer tarafları da gelişir. Bize düşen önce kendimizin örnek olması, sonra başka kurum ve kuruluşlara da yardımcı olmaya çalışmaktır.
Biz fuarlarımıza bu çerçevede destek vermeye çalışıyoruz. Önümüzdeki aylarda ATSO olarak TÜYAP’ın Antalya fuarlarına da destek olacağız. TÜYAP ile birlikte Antalya Otoshow, Boatshow ve Antalya Mobilya fuarları için çalışıyoruz. Boatshow ve Mobilya fuarı Antalya’nın güçlü olduğu alanlardadır, gelecek yıllarda da gelişerek devam etmesini temenni ediyoruz.

Değerli arkadaşlarım,
Ocak ayında Antalya’nın gündemindeki konulardan birisi EXPO alanıdır. EXPO alanı için birçok öneri yapılmıştır. ATSO olarak biz baştan beri konunun içindeydik, elbette bizim de bir sözümüz olmalıdır, hatta Meclis olarak bu konuyu tartışmamızın da yararlı olacağına inanıyorum.
Birçok öneri dile getirilmiştir, elbette her öneri değerlidir, fakat ben bir hususu hatırlatmak isterim. Bir vizyon belirlerken veya bir projeye karar verirken önce ilke ve değerler belirlenmelidir. Bunu yaptığımızda vizyon ve proje daha doğru, daha gerçekçi olur. Biz genellikle ilke ve değerlere dikkat etmiyoruz, bu nedenle her konuda sorun yaşanıyor.
Aslında EXPO projesinin en başında da ilkelerden yola çıkılmalıydı. Oysa biz en başında neden EXPO’ya aday olduğumuzu tartışmadık, sadece EXPO yapalım, Devletten para gelsin, dışardan turist gelsin diye hareket ettik.
Şimdi aynı hatayı tekrarlamamalıyız, önce ilkeleri, kuralları, değerleri belirlemeliyiz.
• Bana göre birinci ilke olarak, internet ile Antalya halkının görüşü alınmalı, halkın katılım ve desteği sağlanmalıdır.
• İkinci ilke EXPO'nun çocuk ve çiçek temasının unutulmamasıdır.  Esasen çocuk ve çiçek temasının ortak fikri Antalya'nın geleceğinde doğanın ve çevrenin korunmasıdır. Dolayısıyla bu alanda çevre korunması konusuna da hassasiyet gösterilmelidir.
• Üçüncü ilke kamu menfaatinin korunması olmalıdır, yani projenin amacı sadece parasal bir amaç, satmak, kiralamak olmamalıdır, bölge Antalya'nın geleceği için düzenlenmiştir, Antalya'ya yararı olacak, bir eksiği giderecek bir proje olmalıdır.
• Dördüncü ilke, EXPO bölgesinin Antalya kent merkezine alternatif değil, tamamlayıcı olmasıdır. Yani alışveriş merkezi gibi kent merkezini zayıflatacak projeler olmamalıdır.
• Beşinci ilke de oradaki mevcut yatırımı, örneğin kongre merkezini yaşatabilecek tamamlayıcı bir proje olmasıdır.
Bu konuda ilk öneri Odamızda yaptığı konuşmada Sayın İnan Kıraç tarafından yapılmıştır. Sayın Kıraç arkeoloji müzesi önermiştir. Bir öneri üniversite olmasıdır, bir başka öneri sağlık merkezi olmasıdır.

Bu önerilere yenileri eklenip Antalya halkına elektronik anketle sorulabilir. Ortak akıl ile en uygun çözüm bulunur. Büyük projelerin alternatifleriyle halka sorulması kente sahiplik duygusu verir. Antalya'da kent kimliğini, kent kültürünü geliştirmek için bu sahiplik duygusuna önem vermeliyiz. İnternet çağındayız, kentin önemli konularını gündeme alıp, mümkün olduğu kadar geniş katılımla tartışmak iyi olur.

Sevgili arkadaşlarım,
Cihan Bulut arkadaşımız Antalyaspor’un başkanlığı gibi ağır bir görev üstlendi, kendisine başarılar diliyoruz. Futbol dünyada en fazla izlenen spor dalıdır,  fakat Türkiye’de neredeyse tek spor alanı haline gelmiştir. Futbolda milyon eurolar konuşulurken amatör sporlarda milli sporcularımız zor durumdadırlar. Bir milli takım sporcusu eğer dünya şampiyonu, olimpiyat şampiyonu olmazsa ciddi bir destek alamamaktadır.
Oysa gençleri spora teşvik son derece önemlidir ve bu teşvik sözde kalmamalıdır. Amatör sporlarda il düzeyinde başarı gösterenlere ciddi parasal destek verilmelidir. Antalya'da atletizm gibi amatör spor dallarına daha fazla destek olmak için çaba harcamalıyız.
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ile selamlıyor; ilginiz, çalışmalarınız ve katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination