Piyasa Anketi Değerlendirmesi Basın Toplantısı Konuşma Metni

13 Şubat 2018 Salı

Arkadaşlar,

Hoş geldiniz, ilginiz için teşekkür ediyorum.

Bugün hem 2017 yılı değerlendirmesini yapmak hem de kent merkezinde ticaret sektörüne yaptığımız anket sonuçlarını paylaşmak üzere sizleri davet ettik.

Maalesef Afrin’den gelen haberler nedeniyle üzüntülüyüz, fakat bizim de görevlerimizi yerine getirmemiz gerekiyor. Bu nedenle şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, yakınlarının ve ulusumuzun başı sağolsun. Afrin, Türkiye’nin haklı bir davasıdır, şehitlerimiz sayesinde biz vatanımızı koruyoruz.

Yılık Değerlendirme Toplantısını Geleneksel Hale Getireceğiz

Değerli arkadaşlar,

Bildiğiniz üzere Odamız, Antalya ekonomisine dair en güçlü veri tabanına sahip kurumlardan birisidir. ARGE birimimiz her meclis toplantısında Antalya ekonomisine dair göstergeleri içeren verileri basılı hale getiriyor, bunları meclis üyelerimiz ve sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca web sayfamızda da yayınlıyoruz.

Bugün yılın bütününe ilişkin verileri, artık geleneksel hale getirdiğimiz piyasa değerlendirme anketi ile birlikte yorumlayacağız.

Bu toplantıyı en erken Şubat ayında yapabildik. Çünkü yıl sonu verilerinin çıkması Şubat ayını buluyor. Halen bile yıl sonu değerlerine ulaşamadığımız veriler var.

Türkiye’de veri oluşturma ve veriye erişim problemi gerçekten ciddi boyutlarda. Maalesef resmi makamların web sayfalarından birçok veri alınamıyor. Oysa ki gerek özel sektör gerekse de kamu yöneticileri için spekülasyona dayalı karar verme dönemi geride kalmıştır.

Biz de bu amaçla ATSO olarak yıllık verileri, sizlerle birlikte geleneksel hale getirmeyi planladığımız “yıllık değerlendirme toplantısı” vesilesiyle kamuoyu ile paylaşalım istiyoruz.   

Toplantı 3 bölüm

Toplantımızı 3 bölüm olarak planladık;

Birinci bölümde Türkiye ve Antalya ekonomisini rakamlarla değerlendireceğiz. 2018’e ilişkin beklentilerimizi dile getireceğiz.

İkinci bölümde kent merkezinde perakende ticaretin nabzını tutmak için 1000’den fazla işyerine uyguladığımız anketin sonuçlarını paylaşacağız. Bu sonuçları açıklanan veriler ışığında yorumlayacağız.

Üçüncü bölümde ise kısaca ATSO çalışmaları hakkında bilgi paylaşacağım.

Özellikle bugün sonuçlarını açıklayacağımız piyasa anketini çok önemsiyorum. Çünkü merkezdeki ticaret sadece ekonomi değildir, aynı zamanda kentin sosyal hayatıdır, kültürünün bir parçasıdır.

Ayrıca büyük şirketler ekonomi büyüdükçe büyürken, küçük işletmeler ve esnaf yapısal sorunlar yaşıyor. Dolayısıyla kent merkezinde ticaretin, esnafın durumunu daha fazla konuşmamız gerekiyor.

Değerli konuklar,

Türkiye Ekonomisi

Olumlu Gelişmeler

29 Mart’ta Türkiye ekonomisinin 2017’de %7’yi aşan bir oranda büyümüş olduğu açıklanacak. Türkiye en yüksek büyümeyi gerçekleştiren ülkelerden birisi olacak.

Bildiğiniz gibi, bu büyümede baz etkisi, Avrupa ekonomisinin canlanması, kredi ve istihdam teşvikleri, dayanıklı tüketimde vergi indirimi, turizmde Antalya öncülüğündeki artış etkili olmuştur.

İhracatta Avrupa pazarı itici güç oldu, ihracatımız 142 milyardan, 156,8 milyar dolara çıktı, otomotiv, kimya ve çelik ihracatı yukarı çekti.

Böylece sanayide çarklar çalışmaya başlamıştır.

Reel kesim güven endeksi de son aylarda iyileşmiştir. Bu endeks hem firma yöneticilerinin hem de tüketicilerin beklentilerini ölçmektedir. Terör, siyasi gerginlik, kur artışı bu güveni azaltıyor, son aylarda kasım ve aralıkta düşüş olmuştu, ocakta tekrar toparlanma var.

Bildiğiniz gibi, 2016 yılında yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle ekonomide tıkanma yaşanınca Kasım ayında kredi teşvikleri başladı. O dönemde toplam krediler 1.7 trilyonun altındaydı, bir yılda yaklaşık 400 milyar TL artış oldu. Bu artışın önemli kısmı reel sektör kredileri oldu ve KOBİ’ler de bu kredilerden yararlandı. Nefes kredisi ve Kobi desteklerine ilerleyen bölümde daha detaylı değineceğim.

-Ekonomide teşvik sisteminde iyi adımlar atıldı. Eskiden olmayan turizm destekleri, istihdam teşvikleri ve yatırım teşvikleri getirildi. Ayrıca, son dönemde TOBB ve Hükümet işbirliğiyle yeni reformlar da gündeme gelmiştir.

Bunlar ekonomideki olumlu gelişmeler, elbette halen yapısal sorunlarımız da bulunuyor.

Yapısal sorunlar:

- 2017 büyümesinden sonra 2018 büyümesinin %5’e yakın düzeyde olacağı tahmin ediliyor. Geçen yıl iç taleple büyüdük, bu yıl ihracatla büyüyeceğiz. Bu nedenle iç piyasaya çalışan KOBİ’ler ve küçük işletmeler zorlanacaktır.

- Cari açık sorunu ve döviz ihtiyacı sorunu devam ediyor. Bu yıl ihracatımız 157, ithalatımız 233 yani dış ticaret açığımız 76 milyar dolar. Turizm gibi hizmet ihracatı geliriyle cari açık 40 milyar gibi yüksek bir düzeyde.

- İhracatımızın katma değeri ve teknolojik içeriği halen düşük. İhracatımızın kilosu 2017 yılı TİM verilerine göre 1.28 dolar düzeyinde.

Buna karşılık, 1 kg. bilgisayarı 600 dolardan, akıllı telefonların kilosunu 2 bin dolardan ithal ediyoruz.

Bizim ürettiğimiz ve ihraç ettiğimiz elektrik ve elektronik eşyadan 1 ton ihraç edebilirsek ancak 1 bilgisayar veya 1 akıllı telefonun ithal giderini karşılayabiliyoruz. İhracatımızda ilk dört fasıl otomotiv, makine, elektrikli cihaz ve demir-çeliktir. Petrolden sonraki başlıca ithalat kalemlerimiz de bunlardır. Ara malı ithal edip, işlediğimiz için katma değerimiz düşük kalmaktadır.

İşte bu nedenle sadece, ihracat gelirimizin toplamına bakarak ihracatı değerlendirmek yetmiyor.

Hangi ürünü üretirsek dünya pazarında talebi olur satabiliriz? Hangi ürünün kg. fiyatı daha çok döviz getirir?  gibi konulara da ilgi duymamız gerekiyor.

-Ekonomide bir başka olumsuz durum, enflasyonun yüksekliği, dünyada çift haneli enflasyon olan az ülke var.

-Bir başka sorun işsizlik sorunudur. İşsizlik oranı geçen yıla göre 2 puan kadar düştü, fakat halen yüksek, tarım dışı işsizlik %12 düzeyinde, genç işsizliği %20’ye yakın, bu oran üniversite mezunu gençlerde 24’e çıkıyor.

-Bir başka sorun da ekonomide finansman sorunudur. Sanayi yatırımları için uzun vadeli kredi imkanlarını geliştirmemiz gerekiyor. Yatırım, büyüme ve üretim için daha fazla kaynak yaratmalı ve teknoloji yatırımlarına önem vermeliyiz.

-İşte bu nedenlerle sürekli olarak yapısal reform diyoruz. Yapısal reform ise eğitim sistemidir, hukuk sistemidir, uzlaşma ortamıdır, STK’lara önem verilmesidir, basının güçlü, özgür ve tarafsız olmasıdır. Gelir dağılımının iyileşmesidir. Universite ve kamu kurumlarının daha verimli çalışmasıdır. Vergi sisteminin adil olması, kayıtdışı ekonominin azalmasıdır. Tarımda kooperatiflerin güçlendirilmesidir. Ticarette yerel markaların teşvik edilmesidir. Ayrıca yapısal reformlarla birlikte akıllı ve yeşil ekonomiye geçişi zorlamalıyız.

-Bu konuları biz konuşuyoruz, önemli olan bizim değil, toplumun ve siyasetin konuşması ve bu konularda uzlaşmayla hızlı adımlar atılmasıdır.

Antalya Ekonomisi

Şimdi Antalya ekonomisine geçeyim ve kısa bir değerlendirme yapayım. Sonra ticaret anketimize geçeceğim.

2016, Antalya’nın en azından son 20 yılında görmediği bir krizdi. Türkiye’nin 2001 ve 2009 krizleri bile böyle değildi.

2016 krizinin etkileri Antalya’da Türkiye ekonomisine göre daha ağır oldu. Tarımsal ihracat ve turizmde yaşanan sorunlar doğrudan kent ekonomisini etkiledi. Yabancı turist sayısında 10 yıl geriye, 2006 yılına geri döndük. Birçok otel sezonda bile kapalı kaldı.

2017 yılı ise Antalya’nın Türkiye ekonomisine nazaran daha iyi performans gösterdiği bir dönem oldı.

Nitekim Odamızın her ay yayınladığı verilere baktığımızda 2017 yılındaki iyileşme açıkça görülüyor.

Ancak bu verilerde de baz etkisinin olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor.

2017’de beklentimizden daha iyi bir çıkış yaşadık. Elbette, bu çıkışta uçak teşvikleri, kur artışı ve fiyat indirimleri de etkili oldu. Türkiye turizmindeki 7 milyon artışın yarısını Antalya sağladı.

Elbette ki, 2014, 2015 gelir düzeyine geri dönemedik.

Turist sayısı 36 milyondan 25 düşüp, 32 milyona çıktı. Turizm geliri ise 2014’te 29 milyar dolardı, 18’e düştü, bu yıl 22 milyar doları geçecek. 2018’de 2014’ün gelir düzeyine yaklaşacağımızı düşünüyorum. Antalya’da da Alman turistin payı %17’ye gerilemiştir. Bu yıl %30’a yakın bir artışla Avrupa turizmini yeniden kazanmak istiyoruz.

İstihdam verisine bakarsak, 2016’da çalışan sayımız %10 azalmıştı. Bu yıl çalışan sayısında Türkiye ortalamasını geçtik.

SGK’ya kayıtlı işyeri sayısı düşmüştü, yeniden yükselişe geçti.

Karşılıksız çek oranı yıllık ortalaması %5.4’ten, 2.5’a düştü, son aylarda %1.8 oldu. 2016’da %8’e kadar çıkmıştı. 

2016’da vergi artışı sıfırdı, 2017’de %11 gibi bir artış gerçekleşti.

İhracatımız toplamda %21, yaş meyve ve sebzede %25 arttı.

2016’da 60 bin 608 konut satılmıştı, geçen yıl 60 bin 208 konut satışı oldu.

Toptancı halde 2016’da ortalama ürün kilogram değeri 1.22 liraydı, geçen yıl 1.70’e yükseldi. Gelir bakımından Antalya tarımının son yıllara göre iyi bir yılı oldu.

Sevgili arkadaşlar,

Anket

Turizmde, ihracatta, kredide, vergide, tarımda, istihdamda 2017’nin daha iyi bir yıl olduğuna kuşku yoktur. Şimdi bu noktada kent merkezindeki ticaret anketimize geçelim.

Oda olarak Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı’nda, perakende ticaret sektöründe 1038 işyerinde anket yaptık ve Antalya ticaretinin fotoğrafını çektik. Bu anketi bir önceki yıl da yapmıştık, böylece özellikle ticaret sektörünün yılı nasıl geçirdiğini görmeye çalışıyoruz. Tabi bir tek fotoğraf her zaman gerekli bilgiyi vermez, fakat her yıl bir fotoğraf çekip, karşılaştırma yaptığımızda yararlı sonuçlar elde edebiliyoruz.

1038 anketi üç ilçemizde yaptık, çünkü üyelerimizin yoğunluğu buralarda bulunmaktadır. Bölgeleri ve iş kollarını da ticaret sektöründeki üyelerimizin dağılımına göre seçtik. Ayrıca önceki yılda yaptığımız gibi, ATSO üyesi, AESOB üyesi ayrımı yapmadık. 

Ticaretin resmini ortaya koyacak uygunlukta bir dağılım seçtik.

Önemli sonuçlar:

1-Kiracılık oranı %85.4’ten %92’ye yükseldi. (Geleneksel ticarette esnaf genellikle mülk sahibi olurdu, kent nmerkezinde yapı değişmektedir. Kiraların düşmesi de kiralamayı özendirmiştir. Bu durum esnafın kenti, caddesini sahiplenmesini etkileyebilmektedir).

2-Tek İşyeri oranı %82.4’den %71’e düşmüş, bayi ve şube oranı artmıştır. (Burada da geleneksel esnaflığın yerini büyük işeltemerin bayi ve şubelerine bıraktığı görülmektedir).

3-İşyerlerinde ortaklık oranı %14.9’dan %24’e yükselmiştir.  Bu bizim arzu ettiğimiz yönde bir değişimdir. Artık küçük olsun, benim olsun çağı geride kalmak zorundadır. Birleşererek, ortak olarak güçlenmek, bütün sektörlerdeki küçük işletmeler için en önemli çözüm yoludur. Dünya ve Türkiye ekonomisinde büyük işletmelerin payı her geçen gün artmaktadır. Ben gelir dağılımı eşitsizliği gibi kar dağılımı eşitsizliğine de dikkat çekiyorum.

Burada farklı bir tabloyu sizlerle tekrar paylaşayım.

Bunlar 2016 yılı şirket bilançoları, vergi idaresi kayıtlarına göre veriler. Gördüğünüz gibi, 10 bin 731 büyük şirket sayı olarak %1, karın %94’ünü alıyor. 2016’da mikro işletmeler zarar etmişler. Acaba beyan mı etmemişler, kayıtdışılık mı var diye sorulabilir. Oysa bu 897 bin şirket 2010’da 10 milyar lira kar, 2015’te 7 milyar kar beyan etmişler. Dolayısıyla mesele kayıtdışılık değil. Mikro işletmeler artık hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Çoğu kişi faaliyet dışında gayrimenkul ticareti gibi yollarla para kazanmaya yönelmektedir.

Tekrar ankete dönelim

4-Kent merkezinde işyerlerinin %69’u 5’den az çalışana sahiptir. Mikro, yani 10 altı olarak alırsak %92 etmektedir. Oysa işletmelerin güçlenmesi çalışan sayısı artışından geçmektedir.

5-İşletmelerin %82.4’ü 4 yıldan daha uzun süre faaliyettedir. Bir kentte ticaretin güçlenmesi eski şirketlerin varlığıyla doğru orantılıdır. Şirketler güçlendikçe kalıcı olmaktadır. Eskiden bir yaz açılıp, sonra kapanıp giden işyerleri çok olurdu. Biz 20, 30 yıl güçlenerek devam eden işyerleri görmek isteriz. Bu da biraz ikinci, üçüncü nesillere devretmekle, aile işletmelerinin başarısı ile ilgilidir.

6- İşyerlerinin %74.5’i tek sekörde faaliyettedir. Bunla birlikte birden fazla faaliyeti olanların arttığını görmnekteyiz. 

Şimdi önemli bir veriye geçelim. Bizim anket yaparken bir önemli hedefimiz satış gelişmesini ve beklentiyi görmektir. 2016’daki satış düşüşünden sonra 2017’de iyi bir satış artışı bekliyorduk.

7-Fakat ankete katılan işyerlerinin %79’u satış geliri düşüşü beyan etmiştir. Satışlarım arttı diyenlerin oranı %21’de kalmıştır. Burada en olumsuz gelişmenin market-gıda satan işyerlerinde olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan kuyum sektöründe, konaklamada ve dayanıklı tüketimde de artış görüyoruz. Konaklama işyerlerinin %70’i, kuyumun %65’i, dayanıklı tüketimde %60 satışların arttığını söylüyor. Bu da aslında anketin doğru sonuç verdiğini ortaya koymaktadır.

8-Turizm sektöründen etkilendiğini beyan eden işyeri oranı %88’e çıkmıştır. Turizmle bağı olmayan %12, az bağı olan %25’tir.

9-Çalışan sayısını %20 üzerinde azaltan işyeri oranı 2016’da %30’dan  2017’de %3.9’a düşmüştür. Bununla birlikte kent merkezinde çalışan sayısında beklediğimiz artış gerçekleşmemiştir.

10-Kredi kullanan işyeri oranı artmış, ancak 2017’de kredi kullanımı çok artmamıştır. Bunun bir nedeni kredi teşviklerinin 2016 yılı sonunda devreye girmiş olmasıdır.

11-Küçük işletmelerin kredi erişim sorunu devam etmektedir.

12-SGK ödemelerinde ve alacak tahsilatında  olumlu yönde değişim olduğu, en azından kötü gidişin durduğu görülmektedir.

13- İşyerlerinin maliyetleri artarken, fiyatlarını artıramadıklarını göstermektedir. Karlılık düşüşü anketimizde de görülmektedir.

Beklentiler

14-2018’de satış artışı beklentisi iyileşmiştir.

2018 sezonuna ümitli bakan işyeri sayısı ciddi oranda artmıştır. Buna rağmen artış bekleyenlerin oranının %50’de kaldığına dikkat edelim.

15-Antalya ekonomisine ilişkin beklenti,Türkiye ekonomisine ilişkin beklentiden daha olumludur. 2018’de büyümenin yavaşlamasını bekliyoruz, genel beklentinin de bu şekilde olduğunu görüyoruz.

16-Sektörde en önemli sorun durgunluktur, ancak 2016’ya göre önemli bir iyileşme vardır. 2016’da işyerlerinin %68’i için durgunluk en nönemli sorun iken, 2017’de %25’e düşmüştür. 2016’da kira sorunu, alacak tahsilatı, finansman daha önemliydi, bu şikayetlerin yerini vergi ve maliyet yüksekliği almıştır.

17-İşyerlerinin istedikleri önlemlerin başında vergi ve prim indirimi gelmektedir. Kredi konusunda talep azalmıştır, kredi faizlerinin bile öncelikli olmadığı görülmektedir. Ekonomi yönetimi bu noktaya dikkat etmelidir. Küçük işletmeler ve esnaf krediden çok piyasanın canlanmasını ve vergi-prim indirimi yapılmasını istemektedir.

18- Türkiye ekonomisinde en önemli sorunlar, ekonomide belirsizlik ve dış politikada yaşanan sorunlar olarak görülmektedir. Bir önceki yıla göre işsizlik birinci sıradan dördüncü sıraya düşmüştür. Terör 2. Sıradan beşinci sıraya gerilemiştir.   

Sonuç olarak özet bir değerlendirme yapacak olursak şunları söyleyebiliriz.

2017’de ticaret sektörümüzde de gözle görülür bir iyileşme olmuştur. Bununla birlikte ekonomideki rekor büyüme ve Antalya turizmindeki iyileşme kent merkezine aynı ölçüde yansımamıştır. Ancak, üyelerimiz ve esnaf 2018’e ümitle bakmaktadır. Bu ümitlerin gerçek olması için hep birlikte çalışmalıyız.

Burada ekonomi yönetimi ve yerel yönetimlerin bu sonuçları  dikkate alması gerektiğini nde vurgulamak istiyorum. Büyük zincir marketler ve büyük şirketlerin şube ağları piyasaya hakim olmakta, yerel işletmelerin rekabet gücü azalmaktadır.  

Yerel yönetimler ticari alan planlarını ve işyeri açılış izinleri kurallarını gözden geçirmelidir.

Anketten ders çıkarması gereken üçüncü kesim ise KOBİ’lerdir, küçük işletmelerdir, esnafımızdır. Dünya değişmektedir, ticaretin kuralları değişmektedir. Markalaşma, kalite-fiyat dengesini yakalama, ortaklık kurup işi büyütme, teknolojik değişimi takip etme her işletme için hayatta kalmanın temel koşullarıdır.

Hep birlikte bu konuları daha çok konuşmalıyız. Reform sadece hükümetin işi değildir, yerel yönetimler, bizler ve işletmeler de reform yapmak zorundayız. Hükümet-yerel yönetimler ve odalar olarak, cadde cadde, sektör sektör inceleyerek çözüm üretmeliyiz. Her cadde ve her sektör için gelişme planlarımız olmalıdır. Her sokakta ulusal zincir market açma sevdasından vazgeçmeliyiz. Mahalle içlerinde esnaf çarşıları kurarak, işyerlerini yerel esnafa düşük kira ile vermeliyiz. Hatta el emeği ile çalışan zenaatkardan kira, elektrik ve su parası almamalıyız.

Kent merkezinde cadde alışverişi için her caddeyi bir AVM gibi planlamalı ve tek elden yönetmeliyiz. Markalar caddesi, markalar sokağı yaratmalıyız. Kaleiçi ve Kalekapısı esnafının özgün, markalı ürünlere geçmesini sağlamalıyız. Kent merkezindeki ticaretin bir kuralı, kriteri olmalıdır.

Değerli arkadaşlarım,

Şimdi son olarak sizlere yaptığımız ve yapacağımız çalışmalardan da söz etmek istiyorum. Daha sonra da sizin bu konulardaki değerlendirmelerinizi almak isterim.

Biz bu konularda önemli çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bunların bir kısmı bilinmiyor ve gündeme gelmiyor. Yani sadece böyle konuşarak kalmıyoruz.

Önce hem ATSO hem TOBB olarak ulusal düzeyde yaptığımız çalışmaları hatırlatmak istiyorum.

2016 yılında krize karşı ilk derdimiz turizm sektörünün kurtarılması oldu. Arkasından bütün sektörler sıkıntıya girdi. 2016’da TOBB başkanımıza üyelerimize kredi desteği vermeyi teklif ettik. Bu konuda ilk çözümü odalar olarak ürettik. Nefes kredisi modelinin başarısı örnek oldu ve Hükümet aynı şekilde KGF destekli krediyi çıkardı.

Arkasından istihdam destekleri, vergi indirimleri geldi. Türkiye’de ekonomideki sorunları verilerle izlemeye kalktığımızda 3-4 ay zaman kaybediyoruz. Çünkü verilerin toplanması, işlenmesi zaman almaktadır. Örneğin Ekim-Aralık döneminde ne kadar büyüme olduğunu Mart sonunda öğreneceğiz. Dolayısıyla piysada ilk sorunu biz yaşıyoruz, sektörlerden duyuyoruz ve bunu konuşmaya, yazmaya başlıyoruz. 2016’da turizmdeki krizi ve sektörlere yansımalarını anlatmamız aylar sürdü.

Güçlü lobi faaliyetleri - destekler

İstihdam ve kredi destekleri, vergi indirimleri

Finansmanda İnovasyon: Nefes Kredisi

Şirket kuruluş işlemleri kısalıyor – tek durak ofis

İnşaat izinleri ve tapu işlemleri kısalıyor

Arabuluculuk mekanizması etkinleşiyor

Son dönemde ise devamlı olarak sanayide ileri teknoloji yatırımlarının önünün açılması gerektiğini, hukuk sistemi gibi yapısal sorunları gündeme getiriyoruz.

Çünkü bu konulardaki sorunlar büyük sanayi yatırımlarını ve yabancı sermayeyi caydırmaktadır. Nitekim bu konularda tek durak ofis gibi yatırım maliyetini azaltan adımlar atılmaya başlanmıştır. Hukuk sistemi sorunlarını hepimiz biliyoruz, bu nedenle arabuluculuk sistemi konusunda TOBB’un desteğiyle bir adım atıldı.

Önemli bir çalışmamız inovasyonu Antalya gündemine getirmek oldu. Türkiye ekonomisinin, Antalya’nın, Antalya’da ticaretin ve tarımın en önemli konusu aslında inovasyon konusudur.  

2017 ATSO İnovasyon Yılı

Dijital Ekonomi Antalya etkinliği

Çocuklara yönelik “Robotik Kodlama” eğitimleri

“Fikirden İnovasyona”, “Dijital Atölye” faaliyetleri, inovasyon, e-ticaret eğitimleri

ATSO Geleneksel Ödül Töreni kapsamında ilk kez ‘Antalya İnovasyon Ödülleri’

Growtech ile işbirliğinde “Tarım İnovasyon Ödülleri”

Personele yönelik ATSO İnovasyon Günleri – Fikrini Söyle etkinliği”

Meslek Komiteleri Toplantılarında farklı yöntemler: Network Faaliyetleri

İş Dünyası STK ları ile Network geliştirme programları

Devlet Destekleri Zirvesi

Endüstri 4.0 Platformu

E-ATSO

 

Kent Kültürü

AKS’ye “İmparatorluktan Portreler” ile “Eşsiz Bir Tanıklığı Keşfederken: Likya Günlüğü” sergileri ile Elinde Işık Parçaları-Türk Resminin Paris Macerası’ sergileri

AKS’de kültür-sanat odaklı eğitimler, etkinikler

Kaleiçi Evi hizmete girdi

Kent kültürüne dair yayınlar

“Ticaretin Fotoğrafını Çek” yarışması

Türk Müziği Günleri

Yelken Yarışları Cumhuriyet Kupası

 

Ticaret Destekleri

Aksu’da toplu işyeri protokolü

Antalya Alışveriş Günleri

En Güzel Vitrin yarışması

Türkiye’nin ilk Etik Üye Belgesi

ATSO Avantaj Kart

Anfaş’a destek

Fuarlara destek

 

İstihdam-Eğitim Çalışmaları

ATSO Akademi

Çalışma Hayatında Milli Seferberlik – Odamızın girişimleriyle alınan destekler – Antalya Türkiye ikincisi

ATSO Girişimleriyle Akdeniz Üniv.’de4 yıllık Sigortacılık Ve Risk Yönetimi bölümü açıldı

Benim İşim Benim Geleceğim Projesi

MESEM’de farklı alanlarda ilk belgeler

 

Dış İlişkiler

URGE Projeleri – Gıda ve Tarım Kümeleri

Dış Ticaret Kulübü

ATSO Brezilya Ribeirao Preto Ticaret ve Sanayi Odası, İsrail Ticaret Odaları Federasyonu, Polonya Varşova Ticaret ve Sanayi Odası ve Güney Afrika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ile işbirliği protokolleri

Alım heyetleri getirildi

Fuarlara katılım sağlandı, uluslararası basınla bir araya gelindi

Uluslararası basın ile lobi faaliyetleri yürütüldü

 

2018 yılı çalışmaları :

Antalya 4.0 projesi

ATSO İş Geliştirme (Business Center) ve İnovasyon Merkezi

Yeni üyelere mentörlük

Antalya dijital hafızası

Sağlık hizmetleri ihracat kümesi (HİSER)

Bilişim hizmetleri ihracat kümesi

Yeni URGE Tarım Kümesi

İhtisas OSB’ler (Korkuteli OSB)

Yöresel ürünler

 

Bu nedenle 2017’yi ATSO İnovasyon Yılı ilan ettik ve farkındalık yaratmaya çalıştık. Bu sayede Antalya’da büyük potansiyel olduğunu ortaya çıkardık. 2016’da ar-ge merkezi sayısı birdi, şimdi 14’ü buldu.

E-Oda geçişini tamamladık ve mobil oda veya cep oda çalışmasını başlattık.  İnovasyon ödülleri verdik ve eğitimlerine başladık. GrowtechTarım Fuarı şirketiyle işbirliği başlattık ve Tarım İnovasyon ödülünü birlikte verdik, gelecek yıl için proje pazarı çalışmasını da başlattık.  Çocuklara kod yazılım eğitimine başladık.  Sanayi 4.0 ve elektronik ticaret çalışmalarını başlattık, bu çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki günlerde bu konuları daha çok duyacaksınız. Şimdi Business center ve İnovasyon Merkezi projesini de başlatıyoruz.

Bildiğiniz gibi, kent merkezinin canlanması için kültür ve sanata yatırım gerektiğini devamlı olarak söylüyoruz. Kaleiçi evini bitirdik ve hizmete açtık.  Antalya Kültür Sanat emeğimize değdi ve hem kültür hem eğitim merkezi oldu.

Ticarete destek olmak için alışveriş festivali başlattık. Antalya alışveriş festivalinin yükünü bu yıl da biz karşıladık. Yedi otomobili çekilişle verdik, İstanbul’da ikamet eden bir kişi Antalya’da yaptığı alışverişten otomobil kazandı. Ayrıca en güzel vitrin yarışması yaptık.  

Oda tarihinde ilk defa üyelerimiz için ATSO Avantaj kart uygulaması başlattık. Bunun üyeler arasınadki ticareti de teşvik etmesi yönünde çalışacağız.

Sektörlerden devamlı olarak kaçak işyeri şikayeti geldiği için ticarete bir disiplin getirmek amacıyla ATSO Etik Üye belgesi çalışmasını hayata geçirdik.

Mesleki sertifikasyon konusunda en ileri odalardan birisi olduk. Meslek eğitimi konusunda daha büyük çalışmalar yapmamız gerekiyor.

Antalya’da her sektörün ihracat yapması, dışa açılması gerekiyor. Günümüzde hizmet sektörü bile dışa açılmalı. Bu yönde yaptığımız URGE kümeleri projelerimiz örnek oldu, bir dönemi bitirip, yeni dönem çalışmalarına başladık. URGE tarım kümeleri tekrar kuruluyor, hatta tarımda birden fazla kümeleme olacak gibi görünüyor. İnşaat kümesi tekrar denenecek, sektörlerimizde daha önce katılmayan firmalarımız da katılabilecek.

2018’de ilk defa hizmet sektöründe URGE projelerine başlayacağız. Çok önemli bir başka konu, Bilişim sektöründe URGE’dir. Antalya’da yazılım alanında, bilişim alanında dünya çapında firmalarımız var, potansiyel belirleme çalışması başladı, eğer küme oluşursa Antalya için güzel bir yenilik olacaktır.

Bu yıl yeni bir projemiz yeni ATSO üyelerine mentörlük projesidir. Sektörde tecrübeli üyelerimiz yeni üyelere mentörlük yapacak. Hem üyelerimizden, gerekirse uzmanlardan bir mentör havuzu oluşturacağız.

Bir başka proje Antalya’nın dijital hafızasının kurulmasıdır. Antalyalıyız, Antalya’da yaşıyoruz, ama çoğumuz, kentimizdeki tarihin farkında değiliz. Dijital hafıza hem Antalyalılara Antalya’yı tanıtacak hem de turizme katkı sağlayacak bir projedir. Bunları önümüzdeki günlerde somut olarak göreceksiniz.

Değerli arkadaşlar,

Son olarak gündemimizdeki önemli bir çalışmayı duyurayım. Bildiğiniz gibi, Oda olarak her çalışma yılına bir isim veriyoruz, bir tema seçiyoruz ve farkındalık çalışması yapıyoruz. Geçen yılın teması inovasyondu, bu konuda bir temel attık, çalışmalar devam edecek.

2018 seçim yılı olsa da bir tema seçmemiz gerekiyordu, biz de Antalya 4.0 temasını belirledik.

Çünkü endüstri 4.0 bütün sektörleri ilgilendiren bir konudur. Akıllı, entegre ve otonom üretimdir. Bu nedenle sanayi 4.0 yanısıra, tarım 4.0, ticaret 4.0, turizm 4.0, kent 4.0 konularını da içeren Antalya 4.0 çalışmasına başlayacağız. Antalya 4.0, akıllı ekonomi ve akıllı kent bileşenlerinden oluşmaktadır.

İlk adımı 3 martta Sayın Valimizin öncülüğüyle bir arama konferansı ile atacağız.  Umarım herkes tarafından benimsenir ve Oda olarak hem üyelerimize hem de bütün Antalya’ya katkı yaparız.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination