ATSO Şubat Ayı Meclis Konuşması

27 Şubat 2018 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Büyükşehir Belediyesi Başkanımız,
Meclis Başkanımız,
Sayın Meclis,
Çok Değerli Arkadaşlarım,
Değerli Basın Mensupları,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Belediye Başkanımız, Odamızın eski başkanı Sayın Türel’e tekrar hoş geldiniz diyor ve teşrifleri nedeniyle teşekkür ediyorum. Geçen ay, Belediye projeleri konusunda bilgi alalım demiştik. Başkan sağ olsun bizzat geldiler, yetkili arkadaşlar da aramızdalar. Bu bilgilendirmeden hem meclisimizin hem de Antalya kamuoyunun faydalanacağına inanıyorum. Ben konuşmamı kısa tutmaya çalışacağım. Bazı faaliyetlerimiz hakkında bilgi sunmak istiyorum. Geçen ay söz ettiğim perakende ticaret anketi sonuçlarını sizlerle paylaşacağım. Ayrıca ATSO 2018 Antalya 4.0 yılı projesini başlatıyoruz, TEPAV ve Akdeniz Üniversitesi ile ilk çalışmayı 3 Mart’ta yapacağız. Buna da kısaca değineceğim.
Sözlerimin başında bir görevimizi yerine getirmek istiyorum. Bu dönemde meclis toplantılarımız da birçok defa şehitlerimizi anmak durumunda kaldık. Son günlerde Afrin’de ve Kuzey Irak’ta şehitler verdik. Geçen hafta Manavgat’a da bir şehit ateşi daha düştü.
Üsteğmen Oğuz Kaan Usta (Antalya), Astsubay Üstçavuş Hasan Kuş(Mersin), Uzman Çavuş Burak Akalın (Samsun),Pilot Üsteğmen Erdem Mut (Malatya) Uzman Erbaş Enes Sarıaslan(Gaziantep), Uzman Çavuş Oğuzhan Ekiz (Hatay), Pilot Yüzbaşı Mehmet İlker Karaman (İzmir), Uzman Çavuş Hüseyin Şahin (Samsun), Uzman Onbaşı Hamza Karacaoğlu (26) (Giresun),  Uzman Çavuş Serdar Ege (Eskişehir), Uzman Çavuş Koray Karaca (İstanbul), Uzman Çavuş Halis Koca (Adana), Sözleşmeli Er Sergen Pamukçu(Hatay),Yunus Amre Doğan (Kilis), Astsubay Kıdemli Çavuş Ömer Bilal Akpınar (Karabük), Uzman Çavuş Şahin Kaya,  Piyade Teğmen Ahmet Aktepe (Erzurum), Uzman Çavuş Bekir Evren (Osmaniye), Uzman Çavuş Ahmet Bayram (Hatay), Halil İbrahim Aygül (Bursa), Uzman Çavuş Ufuk Aktağ (Giresun), Piyade Uzman Çavuş Fevzi Gürsu (Elazığ), Uzman Çavuş Ali Yılmaz (Isparta), Astsubay Fatih Mehmethan (Ordu), Uzman Çavuş Ali Gümüş (Mersin), Sözleşmeli Er Cumali Gür (Antalya)…………………………………………..
Yurdun dört bir yanından Mehmetçikler vatan uğruna ateşe koşuyorlar. Bu yiğitleri minnetle anıyoruz. Şehitlerimizin ailelerinin acılarını paylaşıyoruz.  Hepsinin haklarını helal etmesini diliyorum.
Suriye’de İŞİD bitti, fakat savaş bitmedi. ABD, Rusya, İran, İsrail fiilen savaşın içindedir. Irak’ı ve Suriye’yi bölme planından vazgeçmiyorlar, maalesef dünya Suriye’de olup biteni görmüyor. İletişim çağında yaşıyoruz, bu çağda sahada olmak, sahada kazanmak yetmiyor. Dünyaya gerçekleri anlatmanın yolunu mutlaka bulmalıyız. Bunun için de uluslararası kamuoyu nezdinde daha güçlü olmalıyız. Hollanda meclisinin kararı ve Almanya basınında bizdeki bazı davalarla ilgili haberler imajımızı zedelemektedir.
Günümüzde bir ülkenin gücü sadece askeri güçle olmuyor. Ekonomide, demokraside, hukuk sisteminde, eğitim sisteminde de güçlü olmak gerekiyor. Basınımızın bağımsız, tarafsız ve özgür olması demokrasimizin ve ülkemizin güçlü olması için gereklidir. Eleştiri olmadan ortak akıl olmaz. Herkes farklı düşüncelere, farklı yaşam tarzlarına saygılı olmalıdır. Elon Musk Mars’a gitmeye çalışırken, biz o onu yaptı, bu bunu yaptı, asansöre binersen şöyle olur gibi konularla uğraşamayız. Büyük ve genç nüfus ancak insana değer verirsek, uzlaşmaya önem verirsek avantajdır. Biz büyük bir milletiz, bunları başarmak zorundayız. Bunu başardığımızda hem uluslararası ilişkilerde hem de ihracat, turizm gibi alanlarda çok daha iyi noktalarda olacağımıza inanıyorum.

Sayın Başkan,
Değerli Arkadaşlar,
Ekonomik alanda 2018’in Türkiye ekonomisinde daha zor, Antalya ekonomisinde daha iyi bir yıl olacağını söylemiştik ve gelişmeler beklentilerimiz yönündedir. Dünya ekonomisinin gündeminde ABD faizlerinin yükselmesi en önemli konudur. Bu nedenle döviz ve faiz riskleri bir süre daha devam edecektir. Türkiye’de ise bazı büyük şirketlerin kredilerini ödeyemedikleri basında yer almıştır. Bu durum bankaların da dikkatli olmasına yol açmaktadır. Geçen yılın kredi genişlemesi bu yıl olamayacaktır. Geçen yıl KGF destekli kredilerle 250 milyar kredi verildi, bu yıl KGF desteği 50 milyar olacak. Kredi musluğunun birden kesilmesi ekonomide zorluk yaratabilir. Bu nedenle TOBB yeni bir Nefes Kredisi çalışması yapmaktadır. 2016’da Nefes kredisi KGF destekli kredi paketine öncü olmuştu. Bu yıl da böyle bir gelişme olmasını ümit ediyoruz.
Konuşmamız gereken bir diğer önemli konu kripto para veya sanal para konusudur. Geçen hafta blockchain teknolojisi ve sanal para konusunda konferans düzenledik. Katılım yüksek oldu, fakat basınımızda fazla yer almadı. Kripto para, şu anda spekülasyon yapılan bir araçtır, fakat gelecekte çağın parası olacaktır. Suudi Arabistan, İran gibi bazı ülkeler şimdiden kendi kripto paralarını çıkarma kararı verdiler. Türkiye olarak biz de buna seyirci kalmamalıyız. Geçen gün basınımız İran’lı turislerin Türkiye’de kredi kartı kullanamadığını yazdı. Sanal para bu tür sorunların aşılmasını sağlayabilir. Bununla birlikte bugün için bu paraların çoğunun spekülatif yatırım alanı olduğu gerçektir. Türkiye’de birçok kişi sanal parayla kısa zamanda zengin olmaya çalışıyor, herkes bu konuda dikkatli olmalıdır. Özellikle gençler sanal parayla  zengin olmak yerine blockchain teknolojisini, bilgisayar yazılımını öğrenmek için çalışmalıdır.
Ekonomide bir başka önemli konu son torba yasayla yapılan değişikliklerdir. TOBB’un da katkısıyla yatırımların teşviki için yeni adımlar atılmaktadır. Şirket kuruluş işlemleri kısalıyor ve Odalar tek durak ofis oluyor. Artık şirket kuruluşu sadece odada yapılabilecek.  Bunun dışında inşaat izinleri ve tapu işlemleri kısalıyor. Sanayi sicil belgesi olan şirketlere yeni makine alımında teşvik belgesi olmadan KDV istisnası geliyor. Ticari davalarda 100 bin lira altındaki davalarda yargılamanın hızlandırılması için bazı düzenlemeler gündemde. Bildiğiniz gibi, arabuluculuk mekanizması kuruldu, fakat henüz etkin işlemiyor.  Odalar olarak arabuluculuk sisteminde daha etkin bir biçimde yer almak istiyoruz ve bu yönde çaba harcıyoruz. 

Sevgili arkadaşlar,
Antalya ekonomisi 2017’de bir toparlanma yaşadı, 2018’e de iyi bir giriş yaptı. Veriler bu durumu göstermektedir, bununla birlikte hepimiz şuna da dikkat etmeliyiz. 2015’de durgunluğa girdik, 2016’da kriz yaşadık, 2017’de çarklar yeniden dönmeye başladı. Yani turist sayısında, vergi tahsilatında, istihdamdaki yükseliş baz etkisinin sonucudur. Türkiye ekonomisi büyüdü, fakat biz birçok sektörde henüz 2014 düzeyine yeni geliyoruz. Dolayısıyla verileri doğru analiz etmeliyiz.
Örnek olarak birkaç veriye dikkatinizi çekmek istiyorum. Antalya’da SGK’ya kayıtlı ücretli çalışan sayısı, 2016’daki düşüşten sonra 2017’de yeniden eski düzeye gelmiştir. Yani istihdamda kriz etkisini yeni telafi ettik.
SGK’ya kayıtlı işyeri sayısı da düşmüştü, yeniden yükselişe geçti. 2017’de 2016’ya göre 4 bine yakın işyeri artışı yaşanmış.  
Karşılıksız çek konusunda iyileşme de devam etmektedir. Ocak ayında ödenen çek tutarı geçen yıla göre %35 arttı, karşılıksız çek oranımız ise %1.6’ya gerilemiştir.
Daha net bir iyileşmeyi vergi tahsilatında görüyoruz. 2016’da Antalya’da vergi artışı sıfırdı, 2017’de %11 gibi bir artış gerçekleşti.
Ocak ayında ise beklediğimizden yüksek bir tahsilat gerçekleşti. KDV, ÖTV, kurumlar vergisi tahsilatları çok hızlı arttı. 2016’da Antalya’da tahsilat düşmüştü, ayrıca vergi yapılandırması vardı.  Bu artış da onun da etkisi bulunuyor. 
 

Vergi tahsilatı-Antalya-Bin TL

2017 Ocak

2018

Ocak

Değişim-Antalya

Değişim-Türkiye

Genel Bütçe Gelirleri

643,900

851,858

32.3%

7.4%

Vergi Gelirleri

573,844

727,837

26.8%

23.9%

Gelir Vergisi

183,773

231,053

25.7%

24.5%

Kurumlar  Vergisi

10,785

15,219

41.1%

24.0%

Motorlu Taşıtlar Vergisi

130,758

160,304

22.6%

-5.2%

Dahilde Alınan Katma Değer Vergisi

93,712

130,987

39.8%

-11.0%

Özel Tüketim Vergisi

33,326

44,831

34.5%

7.4%


Bir iyi haber de konut sektöründen geldi. Ocak ayında Antalya konut satışında Türkiye’ye fark attı. Kredili satışlardaki azalmaya rağmen toplam satış yükseldi.
 

 

Ocak 2017

Ocak 2018

Toplam

İpotekli satışlar

Diğer satışlar

Toplam

İpotekli satışlar

Diğer satışlar

Türkiye

95 389

35 993

59 396

 97 019

 28 678

 68 341

1.7%

Ankara

10 686

4 498

6 188

 9 720

 3 159

 6 561

-9.0%

Antalya

4 324

1 548

2 776

 4 819

 1 231

 3 588

11.4%

Bursa

3 942

1 534

2 408

 3 767

 1 219

 2 548

-4.4%

İstanbul

15 807

6 272

9 535

 16 336

 5 464

 10 872

3.3%

İzmir

5 665

2 378

3 287

 5 841

 1 862

 3 979

3.1%


Yabancılara konut satışında da geçen yıla göre iyi bir başlangıç yapmış bulunuyoruz. 2017 Ocak ayına göre %61’lik bir yükseliş sözkonusu.

 Yabancılara konut satışı

Ocak 2017

Ocak 2018

Değişim

Türkiye toplam

1 386

1 742

%25.7

İstanbul

441

545

%23.6

Antalya

264

427

%61.7

Bursa

137

161

%17.5


Tarım sektöründe de 2017 yılı daha iyi olmuştu. Toptancı halde 2016’da ortalama ürün kilogram değeri 1.22 liraydı, geçen yıl 1.70’e yükseldi. Gelir bakımından Antalya tarımının son yıllara göre iyi bir yılı oldu. Fakat 2015 yılı değerine göre baktığımızda artışın fazla olmadığını görüyoruz. Yani, turizmde 2017 yılı rekoru nasıl 2016 düşüşünden geliyorsa, tarımda da aynı durum sözkonusudur.

 ANTALYA HAL VERİLERİ ('000 TL) ('000 KG)

 ÜRÜN MİKTARI

ÜRÜN TUTARI

ORTALAMA KG DEĞERİ

2017

879,937

1,495,830

1.70

2016

783,473

952,867

1.22

2015

848,037

1,208,054

1.42

 

2014

941,191

1,098,331

1,17

 

 

 

 

 

 

Domates fiyatına baktığımızda da benzer durum görüyoruz. Fiyat geçen yıla göre iyi, ancak 2015’e göre alırsanız fiyatlarda artışın yüksek olmadığı anlaşılmaktadır.

Ürün ve fiyat

Domates

Portakal

2015 Şubat

1.4-1.7

1.0-1.4

2016 Şubat

1.0-1.5

1.0-1.5

2017 Şubat

0.9-1.8

1.0-2.3

2018 Şubat

1.5-2.8

1.2-2.2


Antalya’nın sembolü portakalda ise yıllardır fiyatlar yatay seyir izlemektedir. Bu nedenledir ki, tarımdaki iyileşmeye rağmen üretici halen desteğe ihtiyaç duymaktadır.
Hükümet tarım sektörüne destekleri artırmaktadır. Tarım desteklerinde bizim hep dikkat çektiğimiz bir husus sera üretimine dönük desteklerin yetersiz kalmasıdır. Mazot desteği veya dekar başına destekler büyük arazi tarımında fayda sağlıyor, fakat 5-10 dekarlık sera üretiminde yetersiz kalıyor. Bunun dışında tarımda asıl önemli olan konu kooperatiflerin güçlü hale getirilmesidir.

Tarım sektörüyle ilgili birkaç şey söyleyeceğim. Tarımda yeni URGE projemiz kabul edildi, ihracat çalışmalarına daha iyi bir şekilde devam edeceğiz.
Tarımda çok önemli bir konu gıda güvenliği konusudur. Sera ürünleriyle ilgili olumsuz yargıyı değiştirmeliyiz. Herkes bilmelidir ki, sera üretimi daha kontrollü bir üretimdir, yani serada hastalık az olduğu için ilaç kullanımı daha azdır. Bu konuda bir algı sorunu bulunmaktadır ve basında yer alan bazı yanlış açıklamalar yanlış algıyı beslemektedir.
Bu duruma karşı Antalya olarak kaliteli ürünlerimizi markalaştırmalıyız. Yapmamız gereken bir çalışmada ürün tanıtım gruplarının Türkiye çapında yeniden hayata geçirilmesidir. Eskiden fındık tanıtım grubu, narenciye tanıtım grubu vardı, bazıları iyi çalışmalar yaptılar, fakat kesinti oldu. Narenciye tanıtım grubu tekrar canlanmalıdır. Hatta domates veya sera ürünleri tanıtım grupları da kurmalıyız.
Bildiğiniz gibi, Antalya yöresel ürünlerini korumak için coğrafi işaret tescili çalışmalarımız var. Antalya piyazı ismini tescilledik ve bundan sonra Antalya piyazı ismi ancak bizim tarifimiz, kontrolümüz ve iznimizle kullanılabilecek. Tarımda ve gıda sektöründe yöresel markalarımızı kaliteyi koruyarak desteklemeliyiz.

Değerli arkadaşlar,
Bildiğiniz gibi, kent merkezinde perakende ticaret sektöründe 1038 işyerinde anket yaptık ve Antalya ticaretinin fotoğrafını çektik. Sonuçları 80’e yakın gazeteci ve basın mensubu arkadaşımızın katıldığı toplantıda paylaştık. Anketi ve anketle ilgili basın toplantısını geleneksel hale getirdik. Anket bütün Antalya ekonomisini değil, kent merkezindeki perakende ticareti kapsamaktadır. Çünkü turist sayısı, ihracat gibi rakamları biliyoruz, fakat küçük işletmelerin durumunu ancak anketle, komite raporlarımızla ve kendi temaslarımızla izleyebiliyoruz. 1038 anketi üç ilçemizde yaptık, çünkü üyelerimizin yoğunluğu buralarda bulunmaktadır. Ayrıca önceki yılda yaptığımız gibi, ATSO üyesi, AESOB üyesi ayrımı yapmadık. Kent merkezinde işyerlerinin ölçekleri düşük kalmaktadır. İşyerlerinin %69’u 5’den az çalışana sahiptir. Mikro, yani 10 altı olarak alırsak %92 etmektedir. Oysa işletmelerin güçlenmesi çalışan sayısı artışından geçmektedir.
İşletmelerin %82.4’ü 4 yıldan daha uzun süre faaliyettedir. Eskiden bir yaz açılıp, sonra kapanıp giden işyerleri çok olurdu. Artık giderek kalıcı işyerlerimiz olmaya başladı. Biz 20, 30 yıl güçlenerek devam eden işyerleri görmek isteriz. Bu da biraz ikinci, üçüncü nesillere devretmekle, aile işletmelerinin başarısı ile ilgilidir. 
Anketin önemli bir sonucu şudur: geçen yıl turizmdeki büyümeye rağmen kent merkezinde ticarette henüz bu büyüme yaşanmamıştır. Ankete katılan işyerlerinin %79’u satış geliri düşüşü beyan etmiştir. Satışlarım arttı diyenlerin oranı %21’de kalmıştır. Bazı gazetelerimizde Antalya’da satışların %79 düştüğü yazılmıştır.  Oysa ankete katılanların %79’u satışım düştü demektedir. Bu toplam satışlar düştü demek değildir. Burada en olumsuz gelişmenin market-gıda satan işyerlerinde olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan kuyum sektöründe, konaklamada ve dayanıklı tüketimde artış görüyoruz. Konaklama işyerlerinin %70’i, kuyumun %65’i, dayanıklı tüketimde %60 satışların arttığını söylüyor. Bu farka dikkat edilmelidir.
Ankette kontrol ettiğimiz bir konu turizme bağımlılıktır. Turizm sektöründen etkilendiğini beyan eden işyeri oranı %88 düzeyindedir. Turizmle bağı olmayan %12, az bağı olan %25’tir.
Çalışan sayısında değişim merak ettiğimiz önemli bir konuydu. Kent merkezinde istihdam artışı beklediğimiz düzeyde olmamış görünüyor.  %20 üzerinde azaltan işyeri oranı 2016’da %30’dan  2017’de %3.9’a düşmüştür. Anketi Aralık ayında başladığı için böyle bir sonuç çıkmış olabilir. Ayrıca istihdam artışı artık büyük işletmelerde olmaktadır. Antalya’da istihdam sezonda konaklama sektöründe artmaktadır. Yine de istihdamda daha iyi bir sonuç beklerdik.
Kredi kullanan işyeri oranı artmış, ancak 2017’de kredi kullanımı çok artmamıştır. Bunun bir nedeni kredi teşviklerinin 2016 yılı sonunda devreye girmiş olmasıdır.
Kredi almanın yeniden zorlaştığı da dikkat çekici bir durumdur. Son aylarda bankaların kredi kaynakları azalmaya başlamıştır. Bu da ilk olarak küçük işletmelere yansımaktadır.
Alacak tahsilatında olumlu yönde değişim olduğu, en azından kötü
gidişin durduğu görülmektedir.
Karlılık düşüşü anketimizde de görülmektedir. İşyerlerinin maliyetleri artarken, fiyatlar aynı ölçüde artırılamamaktadır. 
Anketin olumlu bir yanı beklentilerin iyi olmasıdır. Antalya’da 2018’de satış artışı beklentisi iyileşmiştir. 2018 sezonuna ümitli bakan işyeri sayısı ciddi oranda artmıştır. Buna rağmen artış bekleyenlerin oranının %50’de kaldığına dikkat edelim. 
Antalya ekonomisine ilişkin beklenti, Türkiye ekonomisine ilişkin beklentiden daha olumludur. Antalya esnafı Türkiye ekonomisinde yatay bir seyir beklemektedir.  
En önemli sektörel sorun olarak durgunluk görülmektedir, ancak 2016’ya göre önemli bir iyileşme vardır. 2016’da işyerlerinin %68’i için durgunluk en önemli sorun iken, 2017’de %25’e düşmüştür. 2016’da kira sorunu, alacak tahsilatı, finansman daha önemliydi, bu şikayetlerin yerini vergi ve maliyet yüksekliği almıştır. Merkezdeki işyerleri için ruhsatsız işyeri ve kayıt dışılık şikayeti çok düşük kalmaktadır. Elbette ki, sorunların sektörden sektöre farklı olduğunu biliyoruz.
Kent merkezinde perakendecilerin istedikleri önlemlerin başında vergi ve prim indirimi gelmektedir. Kredi konusunda talep azalmıştır, kredi faizlerinin bile öncelikli olmadığı görülmektedir. Ekonomi yönetimi bu noktaya dikkat etmelidir. Küçük işletmeler ve esnaf krediden çok piyasanın canlanmasını ve vergi-prim indirimi yapılmasını istemektedir. 
Türkiye ekonomisinde en önemli sorunlar, ekonomide belirsizlik ve dış politikada yaşanan sorunlar olarak görülmektedir. Bir önceki yıla terör kaynaklı sorunlar 1.Sıradan 5.Sıraya, işsizlik 2.Sıradan 4.Sıraya düşmüş, dış politika sorunları 3.Sıradan 2.Sıraya yükselmiştir.
 
Sonuç olarak, 2017’de ticaret sektörümüzde iyileşme vardır, fakat sınırlıdır. Ekonomideki rekor büyüme ve Antalya turizmindeki iyileşme kent merkezine aynı ölçüde yansımamıştır. Buna rağmen üyelerimiz ve esnaf 2018’e ümitle bakmaktadır. Geleneksel hale getirdiğimiz anketimiz, kent merkezinde ticaret sektörünün yapısal zayıflıklarını göstermektedir. Antalya'da ticaret sektörünün iyileşmesi Antalya'nın sosyal hayatı için, turizmi için gereklidir. Bu nedenle cadde cadde, sektör sektör inceleyerek çözüm üretmeliyiz. Her cadde ve her sektör için gelişme planlarımız olmalıdır. Kent merkezinde cadde alışverişi için her caddeyi bir AVM gibi planlamalı ve tek elden yönetmeliyiz. Kaleiçi ve Kalekapısı esnafının özgün, markalı ürünlere geçmesini sağlamalıyız.

Sayın Başkan,
Sevgili Arkadaşlarım,
TUİK geçen hafta illerin nüfus tahminlerini yayınladı, eğer böyle giderse Antalya nüfusu 7 yıl sonra 2.8 milyon olacak.
Türkiye’de Burdur, Isparta gibi illerimizde nüfus artışı dururken, Doğu Anadolu, Orta Anadolu, Karadeniz’in küçük illeri nüfus kaybediyor ve batıya, kıyı şeridine göç artarak devam ediyor.
Antalya’nın bu nüfusunda ikinci konut nüfusu dahil değil. Bunun dışında yeni imar planlarının getireceği nüfusu da dikkate almak gerekir.

2017(1)

2019(2)

2020(2)

2023(2)

2025(2)

17-25

Toplam

80 810 525

82 886 421

83 900 373

86 907 367

88 844 934

9.9%

Ankara

5 445 026

5 649 093

5 751 780

6 060 328

6 263 201

15.0%

Antalya

2 364 396

2 465 828

2 516 758

2 671 301

2 773 397

17.3%

Burdur

 264 779

 264 275

 264 657

 265 494

 266 085

0.5%

Isparta

 433 830

 434 838

 437 187

 443 952

 448 387

3.4%

İstanbul

15 029 231

15 468 919

15 682 267

16 310 652

16 708 850

11.2%

İzmir

4 279 677

4 381 976

4 432 909

4 580 076

4 672 976

9.2%

Kocaeli

1 883 270

1 991 665

2 046 694

2 216 312

2 332 373

23.8%

Tekirdağ

1 005 463

1 073 592

1 108 905

1 219 386

1 296 443

28.9%

Yalova

 251 203

 269 072

 278 499

 308 249

 329 001

31.0%

Hızlı göç alan illerde sürdürülebilirlik konusu mutlaka düşünülmelidir. Türkiye’de her il, her kent geleceğini yeni baştan planlamak zorundadır.
İklim değişikliğinin etkilerini yaşamaya çoktan başladık. İklim değişikliği, aşırı sıcak, kuraklık, aşırı yağış ve sel gibi dalgalarla giderek daha görünür hale gelecektir. Uzmanlar Antalya’nın Mısır, Libya iklimine geçeceğini söylüyorlar. Geçen yaz yaşadığımız su sorunu geçici bir sorun değildir. Bir serada 1 kilo domatesi 100 litre su ile üretiyorsak bunu gelecekte sürdüremeyiz. Turist başına günde ortalama 225 litre su tüketiyoruz. Suyu az tüketen bir ekonomiye ve tarıma geçmeliyiz. Antalya'yı iklim değişikliği afetlerine karşı hazırlamalıyız. Her neslin birinci görevi emaneti bir sonraki nesile güzel bir şekilde bırakmaktır.

Değerli başkanım,
Sizin Odada yönetici olduğunuz 20 yıl öncesinden bu yana konuştuğumuz sorunlar ve konular var. Kent merkezinde ticaretin zayıflaması tam 25 yıllık bir konudur. Betonlaşma, kent estetiği, cazibe merkezi meselesi 25 yıllık konulardır. Siz Odamıza ve Antalya’ya önemli hizmetler verdiniz. Kaleiçi’nde, Kalekapısı’nda güzel projeler yaptınız. Tramwayın havalimanına kadar gitmesi, Kent müzesi, Şarampol caddesi, Ali Çetinkaya projesi, hiç şüphesizgüzel projelerdir.  Sosyal hizmetler, spor, eğitim hizmetlerinde de güzel projelerinizi görüyoruz. Bu çalışmalar için teşekkür ediyoruz.
Sizden bir talebimiz kent merkezindeki kentsel dönüşüm master planıdır. Bireysel dönüşümlere izin verilmemeli, toplu dönüşümlerle daha fazla yeşil alan, sosyal alan, yol ve otopark üretilmeli, kent estetiği düzeltilmelidir. Balbey dönüşümüne başladınız, fakat dönüşüme her yerin ihtiyacı var. Vali konağımızın arkaları bile gecekondu görüntüsündedir.
Toplu işyerleri konusunu yıllardır konuşuyoruz. Oto galerileri, inşaat malzemecileri, matbaacılar, hurdacılar, mobilyacılar, tüpgazcılar gibi bir çok sektörü ihtisas bölgelerinde toplamalıyız. Bu hem kenti rahatlatır hem bu sektörlere katkı sağlar.
Özellikle gıda üretim ve satışında ruhsatsız işyeri olmamalıdır.
Avrupa’da gazete satan büfeler ve çiçek çarşıları caddelere renk verir. Bizde gazete ve çiçek değil ekmek büfeleri var. 
Sayın Valimizden, sizden ve ilçe belediye başkanlarımızdan bir beklediğimiz konu kent kültürüne önem vermenizdir. Antalya'da mimari estetik ve bina renkleri sorunu vardır. Şarampol ve Ali Çetinkaya çalışmasının Kazım Özalp’te, Güllük’te, Konyaaltı’nda yapılması yararlı olacaktır.
Antalya'nın trafik kültürü sorunludur. Caddelerde park çizgisi ya yoktur ya da uyan yoktur. Ya yaya geçitlerini kaldıralım ya da toplumun kurallara uymasını sağlayalım. Avrupa ülkelerinde bir otomobil park çizgisi dışına taşarsa ciddi ceza kesilir. Bunları yapmak zorundayız, kentin kuralları olmalıdır.

Değerli arkadaşlar,
Son olarak Antalya 4.0 projesi hakkında bilgi vermek istiyorum. Biz geçen yıl inovasyon yılı etkinlikleri içerisinde sanayi 4.0 çalışmasına başladık. Fakat değişim o kadar hızlı ki, artık bütün sektörlerde değişimi konuşmamız gerekiyor.
Artık sanayi 4.0 ve akıllı kent projeleri bir adım daha ileriye götürülmelidir. Biz bunun adını Antalya 4.0 koyduk, bu bir dijital ekonomi ve dijital kent kavramıdır.  Yani Antalya 4.0, dijital ekonomi projesidir, sanayi 4.0 ve akıllı kentin birleşmesidir. 
Akıllı, otonom ve entegre sistemler tarımda, perakende ticarette, turizmde de geniş bir uygulama alanı bulacaktır. Bu nedenle projemizde sanayi 4.0, tarım 4.0, turizm 4.0, ticaret 4.0, kent 4.0 kavramlarını kullandık.
Tarım 4.0 enerji ve su tasarruf eden akıllı seraları, ürün yetiştirme, toplama, stoklama, sevk süreçlerinin otomasyonu gibi çok sayıda süreci içermektedir.
Ticaret 4.0 müşteriyi büyük veri bilgisiyle izleyen, akıllı lojistik kullanan perakende ticaret uygulamalarını içermektedir.
Turizm 4.0, artık Portekiz’den İngiltere ve Tayland’a kadar birçok ülkede hükümetler veya yerel yönetimler tarafından hayata geçirilmiş stratejileri ifade etmektedir. ITB Berlin, 2016’da “Seyahat 4.0, turizm sektörünün dijitalleşmesi” konulu bir programla turizmde akıllı pazarlama ve iletişim, otel robotları gibi konuları ele almaya başlamıştır. Dijital turiste karşı dijital turizm yapılanması gereklidir.
Dolayısıyla Antalya, ilçeleri ve sektörleriyle bu değişimin öncülerinden birisi olmak zorundadır.
Antalya’da Büyükşehir Belediyemiz akıllı kent projelerine başlamıştır. Fakat artık olay hızla büyümektedir. Akıllı kent 4.0 sadece teknoloji kullanımıyla sınırlı olmayan, “dijital yaşam”, “akıllı toplum”, “akıllı yönetişim”, “akıllı eğitim” gibi unsurları da kapsayan büyük bir değişimi içermektedir. Hepimiz yeniden öğrenmeye, okumaya ve işyerimizi dönüştürmeye başlamalıyız. Günümüzde sürekli okumayan, sürekli kendisini yenilemeyen hızla geri kalmaktadır. Cehaletin de eğitimin de sonu yoktur. Hepimiz akıllı 4.0 insanı olmalıyız.
Sözlerime birkaç hatırlatmayla son vereyim.
3 Mart Cumartesi Antalya 4.0 projesine TEPAV Direktörü Güven Sak Hocanın sunuşuyla ve TEPAV ile Akdeniz Üniversitesi Ekonomi Bölümünün yapacağı çalışma grupları toplantılarıyla başlayacağız.
5 Mart’ta geleneksel hale getirdiğimiz Devlet destekleri zirvesini yapacağız. Zirvede KOSGEB, İş Kur, Kalkınma Ajansı, Tarım Bakanlığı, TÜBİTAK, gibi kurumlarımız son devlet teşviklerini anlatacaklar ve birebir sorulara doğrudan cevap verecekler.
İstihdam, yatırım, tarım, ar-ge teşviki almak isteyen zirveye gelsin.
4 Mart Pazar günü RunAntalya koşusu için ATSO takımı kurduk. Geçen yıl eğitim için bağış toplamıştık. Bu yıl yine Oda olarak koşup, yürüyeceğiz, eğitim için bağış toplayacağız. Bütün meclis ve komite üyelerimizi bekliyoruz.
Sevgili Hüseyin Çimrin’in iki yeni kitabını bastık, sizlere de sunacağız. Sayın Çimrin’e Antalya kültürüne katkıları nedeniyle buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
Ben artık konuşmamı tamamlayayım. Hepinize işlerinizde başarılar diliyorum. Turizmde iyi bir sezon geçirmeyi bekliyoruz ve ümit ederim ki, herkes bu yıl daha iyi bir ticaret yapar.
Sevgili başkanımız Menderes Türel’e bu ilgileri ve bu kadar zaman ayırdıkları için tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Hep birlikte, bütün kurum ve kuruluşlar olarak, bütün işadamları olarak, birlik ve bütünlük içinde, Antalya 4.0 yolunda ilerlemek dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Antalya Kadın Müzesi