ATSO Mart Ayı Meclis Konuşması

27 Mart 2018 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Meclis Başkanı,
Sayın Meclis Divanı,
Sayın Komisyon Başkanları,
Sayın Meclis Üyeleri,
Sayın Yönetim Kurulu Üyeleri,
Odamızın Çok Değerli Personeli, Mesai Arkadaşlarım,
Antalya Medyasının Değerli Mensupları, Değerli Gazeteciler,

Sizleri şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Çoğumuz için duygusal bir gün, çünkü bir görev döneminin son meclis toplantısını yapıyoruz.
Önce görevimizi yerinme getirelim ve faaliyet raporumuzu verelim.
Artık görev dönemimizin sonuna geldiğimiz halde önemli çalışmalar yapmaya devam ettik.
3 Mart’ta Antalya 4.0 projesiyle başlattık. Arama konferansını TEPAV ve Akdeniz üniversitesi öğretim üyeleriyle birlikte gerçekleştirdik.

TEPAV Raporunda, Antalya 4.0 projesi diğer şehirlere örnek olacak çok önemli bir adım olarak görülmelidir, diye yazılmıştır.

Dünyada 4.0 hedefini ilan etmiş şehirler, hatta ülkeler var. Avrupa’da kentler dijitalleşme projelerini 15 yıl önce başlatmışlar. Avrupa Birliği şimdi dijital köy projelerine destek veriyor.

Tarım 4.0, ticaret 4.0, turizm 4.0 dönemi çoktan başladı. UBER ve sarı taksi çatışması bunun ilk gelişmeleridir ve bu gelişme önlenemez.  Biz taksilerimizi UBER düzeyine çıkarmak zorundayız. Artık ticaret 4.0 yerine ticaret 5.0 konuşulmaya başlandı. Bundan sonra her müşteriye özel ürün ve hizmet sunulacak. Örneğin her kahve şirketi müşterisinin kahveyi nasıl istediğini önceden bilecek. Konfeksiyon fabrikası bile terzi gibi çalışacak.
Bizim toplantıda Yeliz hanım ısrarla dile getirdi, Antalya’nın henüz iyi bir web sayfası yok. Oysa turizmde üç boyutlu filmlere, artırılmış gerçeklikle tanıtıma geçmeliyiz. Antalya’da örnek dijital caddeler yapmalıyız. Dijital esnaf yarışmaları, akıllı sera yarışmaları açmalıyız.

Antalya 4.0 çalışmalarının sektörel gruplarla Ekim ayına kadar devam etmesi ve Ekim ayında Antalya yol haritasının yayınlanması yönünde karar aldık.

Bir diğer önemli gelişme Odamızın tek durak ofis çalışmasını başlatmıştır.

Şirket kuruluşu ile ilgili bütün işlemler artık Oda çatısı altında yapılacak. Şirket kuruluşunda noter işlemleri önümüzdeki dönemde tamamen bitecek ve Oda tek durak olacak. Şu anda mevzuattan ve sistemden kaynaklanan sorunlar var ve gecikmeler yaşıyoruz. Servis yükümüz oldukça artmış bulunmaktadır. Personelimiz sistemin eksikliklerine rağmen özveri ile çalışıyor. Sistemin hızlı bir şekilde iyileştirilmesini bekliyoruz. Bu süreç tamamlandığında şirket kuruluşu bir günde bitecek ve masraflar düşmüş olacaktır.

Bildiğiniz gibi, bu yıl programına ATSO İnovasyon merkezi ve Business center projesini koymuştuk. İnovasyon merkezi hazırlık çalışması yapıldı ve hatta bir 3D printer veya 3 boyutlu yazıcı alarak ilk adımı attık.  Üç boyutlu yazıcımız artık üyelerimizin hizmetindedir, AR_GE müdürlüğümüzün sorumluluğunda, randevulu olarak üyelerimize ve eğitim kurumlarına hizmet verecektir.

Bildiğiniz gibi bilişim ve sağlık turizminde HİSER, yani hizmet ihracatı kümeleri kuruyoruz. Bilişim sektöründe 30 Mart’a kadar çağrıya çıktık, sektördeki firmalara bir kez daha duyuralım. Sağlık sektöründe sağlık turizmi kümesini oluşturduk ve Bakanlığa başvurumuzu yapıyoruz. Bilişim ve sağlık hizmet ihracatında gelişme sağlarsak Antalya ekonomisine büyük katkısı olacağına inanıyorum.

Değerli arkadaşlar,

Geçtiğimiz ay Türkiye gündeminde en önemli konu Afrin olmuştur. Türkiye Afrin’de bir dış politika başarısı ve askeri başarı elde etmiştir. Şehit olan askerlerimizi saygıyla anıyor, gazilerimize ve kahraman ordumuza teşekkür ediyorum.

Türkiye ekonomisinde Ocak ayı sanayi üretimi verisi olumlu gelmiştir, fakat iç piyasada yavaşlama şikayetleri artmaktadır. Son günlerde dövizdeki hareket kaygı yaratmaktadır.Son bir ayda dolar %4.35 civarında artmıştır ve son bir ayda dünyada doların en fazla değer kazandığı ülkeyiz. Cari açığımız ve sıcak para nedeniyle döviz kurunda dalgalanma riski vardır ve Sayın Mehmet Şimşek bu konuda herkesi uyarmaktadır.
Ekonomi yönetimi cari açığı azaltmak için bir yerlileştirme projesi başlatmıştır. Yerlileştirme kurulu 43 ürünün ülke içinde üretimiyle 20 milyar dolar kadar bir ithalatın azaltılmasını hedeflemiştir. Bu ürünlere teşvikler artacaktır.
Bu ürünler içinde kepek de var, sanayi robotu da var.

Kimya ve ilaç: Serumlar, insanlar için kullanılan aşılar, kan fraksiyonları ile tadil edilmiş bağışıklık sağlayan ürünler.
Makine ve Teçhizat: Kompresörler, enjeksiyon makinaları, sınai robotlar.
Gıda ve içecek: Ayçiçek tohumu yağları, buğdaydan elde edilen kepek ve diğer kalıntılar, buğday gluteni, cansız mayalar.
Otomotiv: Yeni nesil elektronik fren sistemi, otonom araç sistemleri, araç içi-dışı görüntü sistemlerine sahip radyo teypler, elektrikli ve hibrit araçlar için batarya, dijital gösterge panelleri.
Yarı iletkenler ve elektronik: Panel teknolojileri, haberleşme ve iletişim cihazları, sensörler, bataryalar.
Ana Metal: Paslanmaz çelik, grafit elektrot, çinko, sünger demir.
Bilişim: Bilgisayar destekli tasarım ve imalat yazılımları, simülasyon yazılımları, güvenlik yazılımları.
Elektrikli Teçhizat: Doğru akım motorları, kontrol dağıtım tabloları, motorlu araçların işaret cihazlarının aksamı, elektrik, lazer, ultrasonik kaynak cihazı aksam ve parçaları, demir yolları için sinyalizasyon cihazları.
Biz sanayi 4.0 teşviklerinin açıklanmasını talep ediyorduk, şimdi bu yönde bir adım atılmaktadır. Sayın Bakan yapay zeka gibi projelere öncelik verileceğini açıklamıştır. Elektrikli otomobil projesi de ilerlemektedir. Bunlar olumlu gelişmelerdir.

Bir başka önemli gelişme hizmet ihracatçıları birliğinin kurulmasıdır. Artık turizm, yazılım, sağlık sektörlerinde de ihracatçılar birliği kurulabilecektir. Eğer kurumlar arasında koordinasyon ve işbirliği sağlanırsa iyi sonuçların  alınabileceğine inanıyorum.

Bu adımların hızlanmasını, ayrıca eğitim sistemimizde de bu yönde bir reform yapılmasını ümit ediyorum.
Yine geleneğe devam ederek, bugün de milli uzlaşmanın önemini tekrar dile getireceğim. Dünyada ABD ve Çin arasında ticaret savaşı gibi riskler artıyorken, millet olarak demokratik, laik, sosyal hukuk devletini güçlendirme konusunda birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Demokraside, hukuk sisteminde gelişme sağlamalıyız. Türkiye eğitimde, hukukta, siyasi alanda, bilim ve teknolojide dünyaya örnek olmalıdır. Türkiye böyle bir geleceği başarabilir, millet olarak bunu hak ediyoruz ve dilerim ki, böyle bir geleceği birlikte görebiliriz.
 
Sevgili arkadaşlar,
Ben devamlı olarak iki konuyu çok dile getirdim. Birisi de ulusal uzlaşma konusudur, diğeri de küçük işletmelerin durumudur.
Küçük işletmelerin durumunu son olarak geçen ay ankete dayanarak tekrar konuştum.

Bugün de bu konuda bir tablo sunacağım.

Antalya nüfusta beşinci, vergide yedinci, fakat şirket kuruluşunda dördüncü ildir. Ekonomide yaşanan sıkıntılara rağmen şirket kuruluşları azalmamıştır. Şu anda faal ve askıdaki üye sayımız 43 bin 621’dir. Bunun 16 bin 561’i, yani %38’i son dört yılda kurulmuş şirkettir. Restoranlar, gıda üretimi, muhasebe, reklam-fuar, eğitim, perakende ve oto alım satımında sektörün yarısından fazla şirket son dört yılda kurulmuştur.

 

Şirket kuruluşu

Şirket kapanışı

 

Gerçek kişi ticari işletme kuruluşu

Gerçek kişi ticari işletme kapanışı

2010

2.247 

311 

2010

2.013 

2.623 

2011

2.410

393

2011

2.569

5.580

2012

1.610

452

2012

2.593

2.054 

2013

1.980

595

2013

2.352

875

2014

2.415 

465 

2014

3.325 

1.072

2015

2.742

376

2015

2.228

925

2016

2.475

264

2016

1.509

948

2017

2,910

339 

2017

1,077 

740


Şahıs şirketleri azalmaktadır, buna rağmen şirket kuruluşunda dördüncü sırada kalmaya devam ediyoruz. Şirket sayısında Türkiye payımız %4’tür, fakat şirket sermayelerinde payımız %1.6’dır. Şirket sayısında dördüncüyüz, fakat sermayede Bursa, Gaziantep ve Konya’dan sonra 7. Sıradayız. Yani şirket sayımız çok, sermayemiz az, dolayısıyla Antalya ticaretinde bunun zorluğunu yaşadığımızı herkes bilmelidir.

Bunun dışında bir de kayıtdışı olarak sektöre girenler var. Büyük şirketlerin piyasaya hakim olduğu bir dönemde bir de şirket ve işyeri enflasyonu rekabet etmeyi zorlaştırmıştır.Küçük şirketlerde eski gelir ve kar kalmamaktadır.

Türkiye olarak dürüst tüccarı, üreticiyi ve tüketiciyi yeterince koruyamıyoruz. Çiftlikbank olayı hem kolay yoldan para kazanma hırsına hem de denetim sorununa da işaret etmektedir. Sisteme yarım milyon kişi girmiş, 132 bin kişi 1 milyarın üzerinde para yatırmış. 

Bakanlıklarımızın denetim imkanı yetersiz, Odalar ise yetkisiz, dolayısıyla ticarette bir boşluk doğuyor. Odalar denetim gücüne sahip olsa Çiftlikbank olayı olmazdı. Bakanlığımız ticaretin kurallarının belirlenmesi ve dürüst ticaretin desteklenmesi için mutlaka yeniden düzenleme yapmalıdır. Ayrıca basının da bu tür olayları daha detaylı araştırması, sorgulaması gerekir. Vatandaşı bilgilendirmek, önce kamunun, sonra bizim ve ayrıca basının da görevidir. Sistemimizde bir boşluk olduğu açıktır.

Bu yapısal sorunlara rağmen, bu yıl turizm sezonuna çok iyi başladığımızı söyleyebiliriz. Bu üç aylık dönemde turist sayısındaki artış %30'un üzerindedir. Böyle giderse turizmde tüm zamanların rekorunu kıracağız.

Konut satışlarında Şubat ayında Türkiye ortalamasından daha iyi durumdayız.
Yabancılara satılan konut sayısı da artmaya devam etmektedir. Yabancı konut satışında Türkiye ve İstanbul'da %28, Antalya'da ise %55 artış var, böyle giderse yeniden birinci sıraya yükseleceğiz.
Tarımda Rusya domates ihracatı yapabilen şirket sayısını artırmıştır. Nisan ve Haziran dönemi en önemli dönemdir. Domates ihracatımızın artmasını temenni ediyorum. Moskova turizm fuarına giden arkadaşlarımız marketlerdeki domates fiyatlarına bakmışlar. Salkım domates 329 Ruble, yani 22 TL, salatalık ise 336 Ruble, yani 23 TL’den satılıyormuş. Domates ihracatının serbestleşmesi aslında kazan-kazan politikasıdır. Birinci planda Rus halkı, ikinci planda bizim üreticimiz yararlanacaktır.
Bu yıl turizm, inşaat ve tarımdaki iyileşmenin bütün sektörlerimize yayılmasını, Antalya iş insanlarının, esnafının yüzünün 3 yıldan sonra daha fazla gülmesini diliyorum.

Faaliyet raporu görevimi böylece yerine getirmiş olayım ve artık finale geçeyim.
Çok değerli meclis üyeleri,
Arkadaşlarımız geçen gün saymışlar, ben Odada yönetim kurulu başkanlığı yapan 32. kişiyim. 12 yıl başkanlık yapan da var, bir ay yapan da var. Bizim meclisimiz yaklaşık 59 ay görev yaptı. Bu dönemin 20 ayında Çetin Osman Budak arkadaşımız başkandı, sonrasında da ben bu görevi üstlendim.  Bu 40 aya yakın dönemde bir yerel seçim, iki genel seçim, bir referandum, 15 Temmuz ve odamıza bomba atılması olaylarını yaşadık. Son altı ay ise uzatma dönemi oldu. 

Hep birlikte yıllarca yol arkadaşlığı yaptık, birbirimize hatırımız geçti. Bunca yıl beraber çalışmışsak, demek ki, birlikte çalışmayı başarmışız. Sizlere tek tek teşekkür borçlu olduğumu baştan söyleyeyim. Burada bir seviyeyi her zaman korudunuz. Dışarda kavgalar, gürültüler olurken, burada konuştuk, birbirimizi eleştirdik, fakat her zaman ölçülü olduk. Son altı aylık uzatma dönemini de kurumsal sorumlulukla geçirmeye gayret ettik. Bunun için de ayrıca teşekkür ediyorum.
Zor bir dönemde görev yaptığımız açıktır. Antalya’da bizim yaşımızda gördüğümüz en büyük krizi bu dönemde birlikte yaşadık. Terörün şiddetli döneminde, siyasi gerginliğin yüksek olduğu dönemde görev yaptık.

20 Temmuz 2015'te Suruç'ta 30 kişi hayatını kaybetti,
10 Ekim 2015'te Ankara'da 109 kişi,
12 Ocak 2016'da Sultanahmet meydanında 13 kişi,
17 Şubat 2016'da Ankara Merasim sokakta 29 kişi,
13 Mart 2016'da Ankara Kızılay'da 37 kişi,
28 Haziran 2016'da Atatürk havalimanında 44 kişi,
20 Ağustos 2016'da Gaziantep'te 51 kişi,
Aralık 2016'da İstanbul Beşiktaş'ta 44 kişi,
Kayseri'de 14 kişi,
2017 yılbaşı gecesi Reyna saldırısında 39 kişi hayatını kaybetti.

Polis ve askerimize sayısız saldırı oldu ve çok sayıda şehit verdik. Tam biraz sakinleşti derken, 15 Temmuz ihaneti yaşandı, 250 kişi şehit oldu.  Ondan sonra da Odamız büyük bir saldırıyı, şans eseri can kaybı olmadan atlattı.
Bu üzücü dönemi geride bıraktık ve zaman geçince bu felaketler, büyük travmalar unutulmaktadır. Bu dönemi birlikte yaşadık ve dilerim ki bir daha yaşamayız.
Bu olayların yanında 24 Kasım 2015'te Rusya ile uçak krizi yaşadık.  Turizmde 2006 yılı rakamına geri döndük, yani 10 yıl geriye gittik. Ciddi sayıda işten çıkarma yaşadık, kayıtlı istihdam 60 bine yakın azaldı. 2016'da karşılıksız çek oranında %8.2 gibi rekor bir orana çıktık.
Ben bu yaşa geldim, 18 yıldan bu yana Odada görevler aldım. Böyle bir dönem, bu kadar zor bir dönem görmedim.

Değerli arkadaşlarım,
Bütün bunlara rağmen dört yıllık meclis, meslek komiteleri ve yönetim kurulu çalışmasını başarılı bir şekilde tamamladığımıza inanıyorum.
Şu 4 yılda birlikte yaptığımız çalışmaları kısaca hatırlatmak isterim.
Bu görev döneminde 2729 olağan, 52 olağanüstü toplantı, 28 genişletilmiş komite toplantısı yapmışız. Bu dönemde 851 dış yazı yazılmış. Sektörlerin sorunları ve yerel sorunlar Bakanlıklara, TOBB’a, yerel yönetimlere yazılmış, sorunlarımız ve taleplerimiz iletilmiştir. Komitelerimizin çalışmalarıyla çözüm bulunan, ilerleme sağlanan çok sayıda konu olmuştur.
Türkiye siyasetinin en gergin zamanlarında görev yaptık, kavga etmedik. Türkiye ve Antalya birçok zorlukla karşı karşıya iken, biz bu kürsüden her zaman uzlaşma ve birlik çağrısı yaptık. Siyasi gerginliğin ekonomiyi olumsuz etkilediğini söyledik.
Bütün Oda ve Borsalarımızla, SİAD’larla işbirliği içinde olduk. Üniversitelerimizle ortak çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin en gergin zamanlarında burada her zaman bir düzeyi korudunuz. Komite çalışmaları, meclis çalışmaları, genişletilmiş komite çalışmaları düzenli olarak yapıldı.

2014'te en önemli çalışmalarımızdan birisi Sicil sistemimizin otomasyonu oldu. Onbinlerce şirket dosyası birikmişti, büyük bir çabayla sorunu çözebildik. İlçe temsilciliklerimizi açtık ve yenilemeye başladık. Tarım, gıda ve yapı ihracat kümelerimiz faaliyete başladılar. Antalya Kültür ve Sanat inşaatının temelini attık. EXPO çalışmaları başladı. ATSO MESEM ile ilk yetki alan Oda olduk. 

2015'te görev değişimi yaşadık ve arkasından genel seçim süreci başladı.

Seçim bildirgesi gibi çalışmalar yaptık. Arka arkaya seçimlerle birlikte terör olaylarında artış başladı ve Kasım'da Rusya krizi çıktı. Hükümete, Bakanlarımıza, Muhalefet liderlerine giderek destek istedik. Antalya’nın geleceğine her zaman güvendik, ümitsizlik yaratmamak için her zaman dikkatli konuştuk. KOBİ kredileri için, SGK prim destekleri için çok uğraştık.
O arada Antalya Kültür ve sanat inşaatını bitirdik. Aslında bu dönemde 4 inşaat yaptık. Kültür-sanat, Kaleiçi, EXPO ATSO Evi ve sonra da binamızda büyük tadilat yaptık. 2015’te ATSO Eğitim ve Kültür Vakfı kuruluşunu gerçekleştirdik. Bir başka önemli çalışmamız Oda akreditasyon sistemine geçmek oldu. 5 yıldız alan ilk odalardan birisi olduk.
Ayrıca, Büyükşehir belediyesi ile istişare toplantıları, Antalya limanı toplantısı, fotoğraf sergisi ve yarışmaları gibi birçok faaliyet de yürüttük.
2016 yılında en önemli konumuz krize karşı üyemize destek olmaktı.
-Biz bu dönemde üye aidatlarını en düşük düzeyde tuttuk.  
-Rusya ile krize rağmen biz PR çalışmalarını devam ettirdik.
-Dış tanıtımda sosyal medya kampanyası başlattık,
-İç ve dış fuar katılım desteklerini artırdık.
-Yabancı gazeteci davetlerine destek verdik
-UR-GE projelerine, İran gibi pazarlara sektörel heyet çalışmalarına ağırlık verdik.
-İhracat tecrübelerini kaynaştırmak için Dış Ticaret Kulübü kurduk.
-Kent merkezinde alışverişi teşvik etmek için Alışveriş festivali yaptık.
-Yaptığımız anketlerle üyelerimizin sorunlarını ve beklentilerini izledik. Üyelerin komitelerle ilişkisi zayıf çıktığı için SMS ve mail ile iletişime önem verdik.
-Komitelerimiz için televizyon programlarını başlattık.
-Korkuteli OSB çalışmaları başladı.

2016’da EXPO ATSO Evi’ni yaptık,
-Elektronik belgeleme sistemi altyapı çalışmasını başlattık,
-Genişletilmiş komite toplantımıza Sayın Rüştü Bozkurt ve Sayın Özgür Demirtaş gibi isimleri davet ettik, 2016’da endüstri 4.0’ı gündemimize aldık.

Maalesef 15 Temmuz ve Odamıza saldırı gibi menfur olayları, travmaları yaşadık. Yine de yılmadık ve çalışmaya devam ettik. Çalışma arkadaşlarımız gerçekten çok büyük bir cesaret ve fedakarlık gösterdiler. Aylarca plastik kaplı pencerelerde çalıştılar. 

O günlerde Antalya’da finansman sorunu artmıştı ve TOBB Başkanımızla birlikte üyelerimize kredi desteği için çalışmaya başladık. Israrlarımız sonucunda nefes kredisi çıktı, arkasından diğer kredi destekleri, vergi ve SGK prim destekleri gündeme geldi.

Değerli arkadaşlar,

2017’de sanayi 4.0 ve İnovasyon yılı çalışmalarını gerçekleştirdik. Bilindiği gibi, Antalya ekonomisinin yapısal sorunu turizmde deniz turizmine, tarımda domates üretimine, yani iki ürüne ve Rusya ve Almanya gibi iki pazara aşırı ölçüde bağımlı olmamızdır.

Prof. Dr. Güven Sak, 3 Mart’ta yaptığımız toplantıdaki sunumunda şu tabloyu gösterdi. Türkiye ve Antalya’da 2004-2014 arasında katma değerde tarımın payı düşmüş, sanayinin payı fazla artmamış, Antalya’da hizmet sektörü payı %65,6’ya çıkmış. Yani turizme daha bağımlı hale gelmişiz.

Son 20 yılda en büyük bin sanayi şirketi içinde Antalya’dan şirket sayısı sadece 2 artmış, oysa Hatay, Kahramanmaraş gibi Akdeniz illerinde çok daha hızlı bir gelişme olmuştur.

Antalya turizmde ise tek yönlü olarak büyümüştür. Barselona gibi olalım diyoruz, fakat Barselona’da turizmin gelir payı %5.3 iken, Antalya’da en az %21 düzeyinde hesaplanmış.

Sunumda dikkatimizi çeken bir başka tablo otel sayısı ile restoran ve gezilecek yer sayısını karşılaştırmaktadır. Barselona’da 863 otel, 1440 gezilecek yer, 15 bin restoran varken, Antalya’da 1614 otel, 343 gezilecek yer, 2.661 restoran bulunmaktadır.

Bu durumun bir nedeni herşey dahil sistem ise diğer nedeni de inovasyon eksikliğidir. Turizmde, tarımda, kent merkezinde ticarette büyük bir yenilik açığımız var.

Oda olarak bu nedenle 2017 yılını inovasyon yılı ilan ettik. Dijital Antalya ve endüstri 4.0 çalışmalarını başlattık. Üniversitelerimizle ortak çalışmalar ve projeler yaptık. Inovasyon merkezi hedefini stratejik planımıza koyduk. İlk aşamada inovasyon yarışması çalışmasını başlattık. Inovasyon yarışmasında tohum sayma makinası, karbon filtre, anti-bakteriyel ahşap parke, güneş enerjili yat, e-şirket projeleri gibi birçok yenilikçi projeleri gördük.

Geçen ay toplantımızda söyledim, Antalya'da ar-ge merkezi sayısında son bir yılda hızlı bir gelişme oldu. İnovasyon kültürünün de giderek geliştiğini görüyoruz. Yeni teşvikli yatırımlara baktığımızda turizmde yatırımların artmaya başladı, fakat artık genel olarak modernizasyon yatırımı ve butik otel yatırımı yapılmaktadır. Bu olumlu yönde bir değişimdir.

Tarımda büyük ve modern sera yatırımlarında önemli bir artış görüyoruz. Hatta öyle ki, tarım yatırımları sanayi yatırımlarını geçmiştir. İlimizde yeni yatırımların arttığı bir başka alan eğitimdir. Eğitimde okul öncesinden yurtlara kadar yeni yatırımlar artmaktadır.
Son 2 yılda sağlık yatırımlarında yavaşlama oldu. Antalya'da bilişim sektöründe ve sağlık sektöründe yeni yatırımlar görmek isteriz.

Dolayısıyla mutlaka yeni sektörlere, yeni ürünlere yönelmeliyiz. Biz yenilik deyince yıllarca buluş sandık.  Oysa biz kendi çalışma yöntemlerimizde de yenilik yapmalıyız..

Bu dönemde Oda olarak yaptığımız yenilikler aslında güzel örneklerdir.

2017’de E-ATSO hayata geçirdik. Odamız E-Oda çalışmalarını kapsam bakımından ilk tamamlayan odalar arasındadır ve en geniş kapsamda uygulayan odadır.

E-ATSO çalışması başarıyla yürümektedir. Şu ana kadar yaklaşık 17 bin kişi E-ATSO’dan belge almıştır. Böylece belgelendirme maliyetleri düşmüş, önemli bir zaman tasarrufu sağlanmıştır.

Devlet destekleri zirvesi düzenleyerek Ankara’yı Antalya’ya getirmiş olduk.

Ticaret ahlakını korumak ve üyelerimize avantaj sağlamak için Etik Üye belgesinde Türkiye’de ilk oda olduk.

Ticaret sektörümüze destek için bir başka önemli yeniliğimiz ilk kez yaptığımız ATSO Vitrin Yarışması oldu. Bir başka yarışma Akaryakıt istasyonları yarışması oldu. Ayrıca Kadın Girişimciler Kurulumuzun girişimcilik yarışması da gelişerek devam etti.

Antalya Kültür ve Sanata çok mesai verdik, AKS şu anda sadece bir sergi mekanı değil, gerçek bir kültür-sanat ve eğitim merkezidir. Çocuklara hem sanat hem de kod yazma eğitimleri veren bir Oda olduk.

Komite üyelerimiz arasında B2B toplantısı yaptık.

ATSO Avantaj Kart’ı çıkararak hem indirimler aldık hem de üyelerimiz arasındaki ticareti geliştirmeye dönük bir adım attık.

Uluslararası ilişkilerimiz giderek gelişmiştir, yabancı odalarla işbirliği anlaşmalarını artırdık. Artık fuarlarımıza yurtdışından alım heyetleri getiren bir odayız. Son fuarlarımıza İran, İsrail, Ürdün, Azerbaycan’dan heyetler davet ettik.

Başladığımız, fakat tamamlayamadığımız çalışmalar da var. Mobil-ATSO, E-Ticaret, İnovasyon merkezi ve Business center, Antalya dijital hafızası çalışmalarına başladık.

Arabuluculuk hizmeti konusunda da bir merkez kurma çalışması başladı. Fakat zaman bunları tamamlamaya yetmedi.

Daha önce de söylemiştim, toplu işyerleri konusu 10 yıldır konuştuğumuz bir konudur. Erol Beyler taşıma sektöründe bir proje geliştirdiler. Gönül isterdi ki; bu konuda daha ileri bir noktaya gelelim. Bir de bir otel-bir köy projesi vardı, raporu tamamlandı, belki bir köyde bir proje yapabilirdik.

Yöresel ürünlerle ilgili olarak piyaz gibi ürünlere coğrafi işaret aldık, fakat aslında yöresel ürün mağazalarıyla örnek olup, özgün üretimi destekleyebilirdik. Esasen günübirlik tesis gibi restorana sahip olmak yerine bu tür projeleri veya eğitim yatırımı yapabilirdik. Bunlar eksik kalsa da böyle bir dönemde bundan daha fazlası olmazdı zaten.

Burada saymadığım sektörel çalışmalar da yapılmıştır. Komitelerimiz ve komisyonlarımızın birçoğu aktif çalışmalar yürütmüşlerdir. Emekleriniz, katkılarınız sizlere ve bütün komitelerimiz teşekkür ediyorum.

Sevgili arkadaşlar,
Görev dönemimizin son Meclis toplantısında konuşmamı Antalya için dileklerimizle tamamlayacağım.
Antalya 4.0 konusunu stratejik planımızın da ana teması olarak belirlemiştik. Bu sadece bir ATSO çalışması değildir. Bütün Antalya’nın ortak hedefi olmalıdır.
Çünkü tarımda ve sanayide eskiden birlik olmak gerekmiyordu, oysa akıllı ekonomi, akıllı toplum demektir, akıllı toplum ise ortak akılla hareket eden, kurallara uyan, işbirliği yapan toplumdur. Bu nedenle Antalya olarak akıllı ekonomi, yeşil ekonomi ve akıllı toplum hedeflerini benimsemeliyiz, her kurum, her şirket, her esnaf bunun hazırlığını yapmalıdır.
• Kent 4.0: ada bazlı kentsel dönüşümle estetik, yeşil alan, sosyal alan ve yeraltı otoparkları eksikliğinin giderilmesi, kent estetiği, bina renklerinin sanatsal projelere göre değiştirilmesi, tabela kirliliğinin sona erdirilmesi, kent kültürü ve kentsel yaşam eğitimleri, Antalya hemşehrilik kartıyla sosyal sorumluluk ve katılımın teşvik edilmesi 
• Akıllı Ulaşım: metro, hızlı tren ve direkt tarifeli uçak seferleri, kruvaziyer liman projesiyle, liman kapasitesinin artması, akıllı ve güvenli trafik,
• Turizm 4.0-Akıllı turizm: Batı Antalya’da butik otel turizmi, iç bölgelerde kırsal turizm teşviki, Sağlık turizmi, kültür turizmi alanlarına yatırım teşviki, Perge, Termessos gibi antik değerlerin restorasyonlarının tamamlanması,

• Sanayi 4.0 İhtisaslaşmış akıllı sanayi bölgeleri ve sanayi siteleri, yapay zeka, robotics, biyoteknoloji, nanoteknoloji gibi ileri teknoloji alanlarından bazılarında ulusal stratejiye bağlı olarak eğitim, inovasyon merkezleri kurulması, Serbest Bölgenin genişletilmesi,
• Ticaret 4.0, Dijital alışveriş caddeleri, Antalya E-Ticaret platformu, Antalya Alışveriş Festivalimizin uluslararası boyuta çıkarılması, Mücevher festivali. 
• Tarım 4.0:Tarımda güçlü kooperatiflerle akıllı tarıma, biyolojik üretime, markalaşmaya geçilmesi, dijital köy örnekleri.

• Çevre 4.0-akıllı çevre yönetimi;2023’e kadar otellerimizin yeşil otel, restoranlarımızın beyaz bayraklı olması, ATSO binası dahil bütün binaların elektrik üreten yeşil bina olması, yeni milli parklar, yeşil çatılar, balkon ve bina önlerinde çiçeklendirme zorunluluğu, iklim değişikliğiyle mücadele,
• Akıllı toplum: Sosyal girişimcilik, sosyal inovasyon, kitlesel fonlama modeli geliştirilmesi, akıllı eğitim, akıllı yönetişim, sivil toplumun güçlendirilmesi için STK’lara sosyal-kamusal görevlerin paylaştırılması.
• Kültür ekonomisi: İbradı, Akseki, Elmalı, Gündoğmuş, Kaş ilçelerimizde %100 yerli-%100 doğal ürün üretim-ticaret-otel-lokanta zincirleri kurulması, Antalya yöresel ürün mağazaları kurulması.

Türkiye gibi, Antalya’nın da sevgiye, saygıya, ortak akla, gerçek bir hedef birliğine ihtiyacı var.
Dileğim Antalya akıllı ekonomi-akıllı toplum vizyonunun 29 Ekim’de, Cumhuriyetimizin 95. Yılında belirlenmesi ve 2023’te bu noktaya gelinmesidir. Antalya birliktelikle, heyecanla Cumhuriyetimizin 100. yılı hedeflerine yönelmelidir.

Sevgili arkadaşlarım, dostlarım,
Artık son kısma geçeyim.

Şahsen sizlere ne kadar teşekkür etsem az olur. Hepiniz iyi yol arkadaşları oldunuz. En zor günlerimizde birbirimizden moral ve güç aldık. Siz olmasaydınız, bu işler çekilir işler değildi. Birlikte, düzgün, dürüst çalıştık, fedakarca çalıştık.
Kadın girişimciler kurulumuz çok başarılı oldu. Genç girişimciler kurulumuz güzel etkinlikler başlattı.
Bu akşam teşekkür ve veda yemeğimiz olduğu için bu faslı daha fazla uzatmayacağım. Meclis başkanımıza ve divanımıza, yönetim kurulu üyelerimize, komisyon ve komite başkanlarımıza, siz değerli meclis üyelerimize, komite üyelerimize, kadın ve genç girişimci kurullarımızın başkanlarına ve üyelerine teşekkür ediyorum.
TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. Başta Ticaret Borsamız olmak üzere bölgemiz Oda ve Borsa Başkanlarına ve yönetimlerine teşekkür ediyorum. Odamızın bütün personeline, yani çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Antalya’da 2016 yılından bu yana zor zamanlardaki liderliği nedeniyle Sayın Valimize ve çalışma ve destekleri için bütün belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Projelerimize destek olan bakanlıklara ve kamu kurumlarına, Antalya’nın meslek odalarına ve SİAD’larımıza teşekkür ediyorum. Bizi her yıl birinci Oda yapan medyamıza, basın mensubu, gazeteci arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Bütün kurum ve kuruluşlarımıza, bölgemizin oda ve borsalarına teşekkürlerimi sunuyorum. Odamızın bütün üyelerine, Antalya'nın değerli işadamlarına teşekkür ediyorum.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının, Antalya'mızın ve Türkiye'mizin her zaman birlik ve beraberlik içerisinde çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmasını dileyerek hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Antalya Kadın Müzesi