ATSO Mayıs Ayı Meclis Konuşması

29 Mayıs 2018 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan,
Değerli Meclis Üyeleri,
Değerli Medya Mensupları,
 
Şahsım ve yönetim kurulumuz adına sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ramazan ayındayız, herkesin Ramazanını kutluyorum. O Allah herkese Ramazan bereketi versin. Ramazan ayı ile birlikte turizm sezonuna girmiş bulunuyoruz, tarımda sera sezonumuz devam ediyor. Bugünlerde en önemli konumuz ise döviz kurları, doların ve euro’nun çıkışı, TL’nin serbest düşüşüdür. Türk Lirası son günlerde dünyanın en zayıf paraları arasına girmiştir. Bir yılda %32, bir ayda %16, bir günde %2-3 değer kaybeden dünyada çok az para birimi var. Böyle bir döviz artışı birçok sektörü olumsuz etkilemektedir. Reel sektörün 220 milyar dolar net döviz borcu var. Dolarda 10 kuruş artış, döviz borcu olan firmalara 11 milyar lira yük getirmektedir. Birçok büyük firma bu nedenle ödeme zorluğuna düşmektedir. Dolar arttığında doğal gazın maliyeti artıyor, o da elektrik fiyatını artırıyor, böylece bütün sanayinin üzerine yük biniyor. Dolar artınca yedek parçanın, yemin, gübrenin fiyatı artıyor. Belirsizlik yüzünden fiyat ver4ilemiyor. Ödemeler yapılmıyor. Tüketici güveni düşüyor ve ekonomi yavaşlıyor. Otomobil satışı Nisan ayında düşüşe geçti, beyaz eşya geçen yıl teşvikle büyümüştü, şu anda %20 civarı düşüş var. Burada üyelerimize ve kamuoyuna şunu söyleyelim. IMF başkanı bile Türkiye ekonomisinin temellerinin güçlü olduğunu söyledi. Ekonomide bir dolar krizi var, ama şu anda bir makro ekonomik kriz olduğunu söyleyemeyiz. Kriz sert üretim düşüşü anlamına gelmektedir, oysa Türkiye ekonomisinde Mart sonuna kadar üretim artışı yüksektir. Bir başka kriz mali krizdir, o da bankaların batması veya borsanın çökmesiyle olur. Türkiye’de henüz böyle bir durum yoktur.
Ayrıca, Türkiye’nin borcu diğer ülkelere göre çok yüksek değildir. Türkiye’de hanelerin borcunun milli gelire oranı %17’dir.  Şirketlerimizin bütün kredi borçlarının milli gelire oranı %68-70 bandındadır. Devletin borcu %28 ile dünya ortalamalarının altındadır.

 

Türkiye

Gelişmekte olan ülkeler

Gelişmiş ülkeler

Hanelerin borcu/GSYH

%17

%39

%76

Şirketlerin borcu/GSYH

%68

%104

%92

Devletin borcu/GSYH

%28,3

%48

%101

Geçen yıldan itibaren bütçe disiplini bir nebze zayıflamıştır. Bu yıl bütçe açığımızın milli gelire oranı %2’yi geçecektir. Yine de bütçe açığı kriz yaratacak düzeyde değildir. Banka sistemimiz şu ana kadar sağlam kalmıştır. Sorunlu kredilerin oranı veya tahsili gecikmiş kredilerin oranı %2.9’dur. Son dönemde şirketler kredileri yeniden yapılandırıyor ve bu durum  bankaları bir parça zayıflatıyor. Buna rağmen özel bankalarda henüz sorun büyümemiştir. 
Cari açık konusu hepimizin bildiği konudur. Cari açık milli gelirimizin %5.5’u oranına çıkmıştır, fakat bu oran da yeni bir gelişme değildir. 2012, 2013, 2014’te de cari açığımız yüksekti. Sorun, son dönemde yabancı sermaye girişinin olmamasıdır. Bu yıl ilk üç ay cari açık 16 milyar, döviz girişi ise 7.5 milyar dolardır.
Geçen yıl tahvillerimize çok yabancı sermaye geliyordu. Son 4 haftadır, az da olsa tahvilden çıkış var. Mevcut durumda kısa vadede tek çare yabancı sermaye girişini teşvik etmektir ve Türkiye’de dövizi olanın döviz satmasıdır. Bunun için de TL’ye güven sağlanması gerekir. Bu noktada Merkez Bankasının bugüne kadar görevini layıkiyle yaptığını söylemek mümkün değildir. Piyasa aylardan beri merkez bankasını test ediyor. Merkez sessiz kaldığı için döviz serbest tırmanışa geçti. 25 Nisan’da 0.75’lik faiz artışı göstermelik bir artış oldu. Çarşamba günü faiz 3 puan artırıldı, fakat % 8’lik politika faizi sabit bırakıldı. Zaten panik başlayınca sadece faiz yetmiyor. Dolayısıyla merkez bankası faiz politikasında sadeleşmeye gitmelidir. Piyasanın acil döviz ihtiyacı karşılanmalıdır. Uzun vadeli TL mevduata vergi teşviki gelmelidir. Zorunlu olmayan ithalatı azaltacak vergi düzenlemesi yapılmalıdır. Kamu bankalarının durumu gözden geçirilmeli ve şeffaflık sağlanmalıdır. Kamuda ciddi bir tasarruf programı başlamalıdır. İçerde ve dışarıda güven artırıcı adımlar gereklidir. Yabancı sermayeye güven verecek hukuki adımlar atılmalıdır. Piyasada döviz mevduatıyla ilgili söylentilere net bir cevap verilmelidir. Bu adımlar atıldığında Türkiye imajı güçlenecek ve ekonomi de rahatlayacaktır.

Değerli arkadaşlar,
Bu ortamda her kesime, bütün siyasi partilere sorumluluk düşmektedir. Seçim programlarında emekliye ikramiye, memura zam, asgari ücret artışı gibi çok sayıda vaat yapılmaktadır. Mevduat faizi %15’e kadar çıkmışken kamu bankaları konut kredisi faizini zarar pahasına düşürmüşler, kredi musluklarını açmışlardır. Oysa şunu bilmeliyiz, almadan vermek Allah’a mahsustur, devlet almadan veremez. Ekonomide çıkışın, cari açık sorununun kısa vadeli, mucize çözümü yoktur. Gerçek çözüm daha çok çalışmak, tasarruf etmek, yenilik yapmak, teknolojiye dayalı yüksek katma değerli üretim yapmak, markalaşmak ve eğitim sistemimizi değiştirmektir. Türkiye’nin dünyada nüfus ve gelir payı %1’dir, ama lüks tüketimdeki payı %4’ün üzerindedir. Dünya nüfusunda ve gelirinde sıramız 17., ihracatta sıramız 30’dur. Dolayısıyla seçim döneminde bütün partilerden istememiz gereken husus yapısal reform programıdır. Endüstri 4.0 çağına geçmek için 80 milyon insan olarak hayat boyu öğrenme programı başlatmalıyız. İngiltere yaşlılara bilgisayar öğretiyor, biz de yapmalıyız. Gençlere kod yazma kursları açmalıyız. Televizyonlarda eğitim programları olmalı. İngilizce öğrenene, kod yazma öğrenene teşvik vermeliyiz. Part time çalışmayı teşvik etmeliyiz. Gençleri kırsal kesime, tarıma yönlendirmeliyiz. Bugün Suriyeliler olmasa birçok tarım ürünü toplanamaz. Çünkü günde 40-50 liraya tarlada çalışacak adam yok. Temizlik işlerinde, çocuk ve yaşlı bakımında Özbek ve Kırgız kadınlar çalışıyor. Meslek lisesinde öğrenci yok, sanayide çırak yok. Herkes memur olmak veya masa başında oturmak istiyor. Çalışmayı, rekabet etmeyi, ticaret ahlakını, verimli olmayı, ortak olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Hukuk sisteminin etkin olmaması önemli sorunlarımızdan birisidir. Devlet sektöre borcunu ödemiyor, işadamı çaresiz. Alacağını tahsil edemiyor, çare yok. Kayıtdışı çalışan, korsan çalışan şirketler var, çare yok. İşte bütün bunlar hukuk reformu konusudur, yapısal reform konusudur. Bunlar olmadan gelişmeyi sağlayamayız.
Bu seçim sürecinde sevindirici bir gelişme, ekonominin daha fazla konuşulmasıdır. Keşke yapısal reformlar da yeterince konuşulsa ve hatta bir uzlaşma ortamı gelişse. Ülke olarak bunu başarabilirsek, her alanda büyük bir ilerleme gerçekleştirebiliriz.

Sevgili arkadaşlarım,
Dövizdeki artış bizleri de farklı yönlerde etkilemektedir. Döviz kredisi, borcu olanın, ithal girdiyle çalışanın, kira sözleşmesini dövizle yapanın Allah yardımcısı olsun. Antalya’da döviz cinsinden kira sözleşmeleri var, bu hususta makul olunması gerekir. Bununla birlikte kur artışı turizmde ve ihracatta bir nebze katkı yapacaktır. Bugün Antalya ekonomisi için biraz daha iyimser konuşacağım. 
Geçen ay BDDK sektörlerin kredi durumu verilerini güncelledi. Antalya'da sektörel kredilerde turizm 23 milyar krediyle esas payı almaktadır. İstanbul'a yakın düzeyde turizm kredimiz var. Diğer iller zaten yanımıza bile yaklaşamıyor.

2018-3

İnşaat

Toptan Ticaret

Turizm

Ziraat

ANKARA

50,790,381

18,272,470

5,046,937

8,316,960

ANTALYA

3,167,291

6,794,762

23,197,623

3,789,344

BURSA

3,054,576

5,323,721

788,849

2,673,895

İSTANBUL

94,810,835

86,732,359

25,797,140

3,547,363

İZMİR

5,499,297

10,627,720

1,062,918

5,712,604


Turizm sektöründe sorunlu kredi oranımız %1 düzeyinde, net bir düzelme olduğunu görüyoruz. Bizde %1 olan bu oran İstanbul'da %4, İzmir'de %9. 

Antalya takipteki kredi oranları

Kredi /Toplam Mevduat

Takipteki Alacak/ Toplam

Kredi

Konut Kredi

Diğer Tüketici Kredi

Gıda

İnşaat

Toptan Ticaret

Turizm

Tarım

2014-12

176.88

3.59

0.71

4.50

3.87

7.86

4.70

0.86

3.78

2015-12

188.73

3.66

0.53

6.20

3.44

7.33

4.09

1.65

3.22

2016-12

191.63

3.76

0.67

7.09

5.32

6.23

5.60

1.40

2.82

2017-6

195.27

3.49

0.69

6.60

3.91

4.80

5.90

1.64

2.49

2018-3

200.18

3.03

0.58

5.86

4.82

4.26

5.59

1.00

2.62


Diğer sektörlerimizde sorunlu kredi oranı enerjide ve madencilikte düşük. Gıda ve içecek imalatında %4.8, inşaatta %4.2, toptan ticarette %5.5, tarımda %2.62.  Son dalgalanma olumsuz bir etki yaptı. Yine de daha kötüye gitmemesini temenni ediyorum.
Karşılıksız çek hacmi geçen yıla göre %19 düştü ve toplam çek hacmi içindeki oranı %2.1 oldu.
Turizmde sezona %46 artışla girmiş bulunuyoruz. Böyle devam edersek 13 milyona yakın yabancı turist sayısı ile rekor kıracağız. Avrupa pazarında hızlı bir dönüş görüyoruz. Almanya pazarında İspanya ve İtalya sert düşüşte; Mısır, Tunus ve Türkiye yükselişte. Bazı operatörler Almanya rezervasyonlarında %80 artış kaydettiler. Fiyatlar Euro bazında geçen yılın %10-15 üzerinde. Yüksek sezonda yabancı turiste bile yer kalmayabilir.
Turizm daha iyi, fakat tarım sektöründe sorunlar bitmiyor. Geçen hafta Antalya halindeki fiyatları göstereyim, siz yorum yapın. Toptancı halde ortalama ürün değeri geçen yıl nisan ayında 248 kuruştu, bu yıl nisanda 184 kuruşa düştü.
Domates fiyatı 1 liraya düştü.
Nisan sonuna kadar sebze ihracatında düşüş yaşadık.

Batı Akdeniz İhracatı-Dolar 1 Ocak - 30 Nisan

2017

2018

DEG %

YAŞMEYVE SEBZE ÜRÜNLERİ. TURUNÇGİLLER. ÇAY

161.914.707,25

179.377.463,57

10,8

--YAŞ SEBZE

140.265.400,12

137.291.774,73

-2,1

----DOMATES

77.208.747,59

70.829.759,77

-8,3

TOPLAM İHRACAT

548.840.979,12

613.230.065,97

11,7


Mayıs ayında Rusya pazarıyla birlikte canlanma oldu. Sebze ihracatımız artmaya başladı.

Batı Akdeniz İhracatı-Dolar 1 Mayıs - 23 Mayıs

2017

2018

DEG %

YAŞ MEYVE SEBZE ÜRÜNLERİ. TURUNÇGİLLER. ÇAY

17.291.487,44

40.754.942,96

135,7

--YAŞ MEYVE

3.673.384,76

18.198.290,32

395,4

--TURUNÇGİLLER

679.942,05

1.385.424,12

103,8

--YAŞ SEBZE

12.938.160,63

21.171.228,52

63,6

----DOMATES

5.285.044,81

12.275.275,58

132,3

----PATLICAN

756.394,32

878.948,30

16,2

----BİBER

5.363.780,29

6.471.226,19

20,6

----KABAK

589.845,33

834.032,36

41,4


Son dönemde domates güvesi yeniden ciddi bir sorun oldu. Yıllardır domates güvesi sorununu tam olarak çözemedik. 8 yıl önce yaşadık, o dönem bu konuda çok yazılıp çizildi, mücadele yöntemleri gelişti.
Şimdi daha ciddi boyutta yaşıyoruz. Diğer taraftan sebze ve meyvede Rusya'nın ve Avrupa Birliği'nin uyguladığı kalıntı oranları ihracatı engelliyor. Burada işin bir yanı bu standartların engelleme için kullanılmasıdır. Rusya daha önce az sayıda şirkete ihracat izni vermişti, sonra izinleri artırdılar. 29 şirket 1 mayıs’tan itibaren ihracata başladı ve firma sayısı 43 oldu. Fakat geçen hafta bir açıklama yaptılar, kurallar ihlal edildiği için ihracatı azaltabileceklerini söylediler.
Artık bu kalıntı sorununun çözümü için daha kararlı olunmalıdır. Bu kalıntı standartları haklıysa yurtiçinde de geçerli olmalıdır. Standartlar haksızsa uluslararası mahkemelere gidilmelidir. 
Diğer önemli sektörümüz olan konutta Antalya diğer büyük illere göre daha iyi bir performans sergilemektedir. Türkiye ortalamasında ve büyük illerde düşüşlere rağmen Antalya pozitif rakamdadır.

Nisan 2017

Nisan 2018

Ocak-Nisan 2017

Ocak-Nisan 2018

Nisan

4 ay

Türkiye

114 446

 103 087

440 226

 406 964

-9,9%

-7,6%

Ankara

13 364

 10 352

50 328

 41 027

-22,5%

-18,5%

Antalya

4 818

 4 977

19 331

 19 830

3,3%

2,6%

Bursa

4 970

 4 040

18 171

 16 220

-18,7%

-10,7%

İstanbul

20 066

 17 414

76 099

 68 711

-13,2%

-9,7%

İzmir

7 170

 6 418

27 184

 25 011

-10,5%

-8,0%


Bir başka gösterge konut fiyatlarıdır. İstanbul ve Ankara'ya göre Antalya'da fiyat artışı daha yüksektir.

 

Mayıs 2018-Konut Satılık m² Fiyatı-TL

Yıllık Değişim-%

İstanbul

4.432 

3,77

Ankara

1.799 

6,20

Antalya

2.376 

13,68

İzmir

3.076 

16,60

Türkiye *

2.028 

10,28

 

Değerli arkadaşlarım,

Geçen ay söylediğim gibi komitelerimizin sorumluluğu sektörün sorunlarını takip etmek, dile getirmek, çözüm ve proje önermektir. Komitelerimizin birçoğunun heyecanla işe başladığını görüyoruz ve bundan mutlu oluyoruz. Tarım meslek komitemiz, toptancı hallerin sorunları hakkında rapor hazırlamıştır. Yıllardan beri hallere girmeyen kayıtdışı tarım ürünü sorunu yaşanmaktadır. Arkadaşlarımız bu hususta öneriler geliştirmiştir. 
15. Grubumuz tarım ilaçları grubu, yaş meyve ve sebzede zirai ilaç kalıntı sorununun çözümü için üreticiye zirai kalıntı analiz desteği sağlanmasını önermiştir. Bu konuyu geçen yıl sektör toplantısında da konuşmuştuk. Bu dönem bir çözüm yöntemi belirleyeceğiz.
Birinci grubumuz Kuzey Kıbrıs ile çiçek ticaretindeki sorunları dile getirmiştir.
İkinci grubumuz canlı hayvan kesiminde hijyen koşullarına dikkat çekmiştir.
Üçüncü grubumuz inşaat sektörünün hafriyat sorunu konusunda çaba harcamaktadır.
Sekizinci grubumuz ATSO Avantaj kart için öneriler getirmişlerdir. Bu ilgiye teşekkür ediyorum, Avantaj kartın gelişmesini ve üyelerimizin ticaretine katkı sağlamasını istiyoruz, bütün komitelerimiz bu hususta katkı yapabilirler.
Onbirinci grup kayıtdışı mobilya mağazalarına işaret etmektedir.
14. Grubumuz market ve bakkallarda güneş altında tüpgaz satışının sakıncaları konusunda uyarı yapmaktadır, ayrıca akaryakıt istasyonu personeline eğitim verilmesi için çalışmaktadırlar. 19. grubumuz vergi aflarının sayısı ve sonuçlarının ilgili kurumlardan sorulmasını talep etmiştir. Son 3.5 yılda 5 kez af veya yapılandırma uygulaması getirilmiştir. Neredeyse her yıl bir af çıkmaya başladı ve ticarette ödeme ahlakı değişti. Antalya’da daha bir süre önce af çıkar düşüncesiyle imar planına aykırı olarak inşaata fazla kat çıkanlar olmuştur. Geçen defa artık vergisini düzenli ödeyene indirim talep etmiştik, %5 indirim hakkı da geldi, fakat öyle şartlar var ki, indirim almak neredeyse imkansız hale getirilmiş. Kanuna uyan, borcunu ödeyen kişiler enayi yerine konmamalıdır.
26. Grubumuz kent merkezindeki elektrik kesintilerinin güvenlik sorununa yol açtığına dikkat çekmektedir.
32. grubumuz komite hedefleri üzerinde çalışmıştır.
36. Grubumuz önemli bir konuya dikkat çekmiştir. Arkadaşlarımız konaklama tesislerinde kimlik kontrolünün baskın gibi yapılmasının sakıncalarını ve bu konuda önerilerini dile getirmişlerdir. Gerçekten gerek restoran ve kafelerde gerekse konaklama tesislerinde denetimlerin tedirginlik yaratmamasına dikkat edilmelidir. Arkadaşlarımız, ayrıca Turizm İstişare Kuruluna TOBB’un alınmaması garipliğini dile getirmişlerdir. Bizim ihracat, tanıtım, destinasyon yönetimi konularında birlikte davranmamız gerekirken, ayrışmalar yaşanması olmamalıdır.
45, 46. Gruplarımız gibi birkaç grup, üye toplantıları ve müşterek komite toplantıları planlamıştır. 49. Grubumuz kentte çocuk kulübü, bakımevi, kreş alanında işyeri enflasyonu oluştuğu hususunda uyarı yapmaktadır.
10. ve 37. Gruplarımız işletmelerin finansman ihtiyaçlarına ve KDV alacaklarının ödenmediğine dikkat çekmektedirler. KDV alacaklarının ödenmemesini geçen ay dile getirdim. Medikal sektöre borçlar ödenecekti, orada da iskonto yapılacağı söylentileri çıktı.
27. grubumuz, merkezi Antalya dışında olan şirketler yüzünden Antalya’nın vergi geliri kaybına uğradığını söylemektedir.  Bu durum büyük ölçüde değişmiştir. Eskiden belediyelere vergiye göre pay veriliyordu. Sonra nüfus dikkate alınmaya başlandı. Artık Antalya ve turizm bölgeleri için yapılması gereken şey,  belediyelerin bütçe paylarında turist sayısının veya yatak kapasitesinin dikkate alınmasıdır. Antalya milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor, fakat turizm gelirinin bir kısmı burada kalmıyor. 
Bir diğer konu Antalya’da faaliyet gösteren büyük şirketlerin Antalya’yı sahiplenmesidir. Ekonomide dördüncü veya beşinci il konumundayız, fakat Antalyaspor’a destek bulamıyoruz. Bankalarımız İstanbul ve Ankara’ya kültür yatırımları yapıyorlar, biz kredi ve mevduatta dördüncü iliz, fakat bankalar Antalya’ya bir sembol eser yapmıyorlar. Antalya’dan kazanan firmaların Antalya’ya daha fazla katkı yapmasını arzu ederiz.
Komitelerimizin böyle hızlı bir şekilde çalışmaya başlamış olmasından dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Sektörü bir araya getirmeye, sektörünüzün sorunlarını dile getirmeye, proje üretmeye önem vereceğiz.
Gerek meclis gerek komiteler olarak daha hızlı bir çalışma temposuna gireceğiz. Odalar birliği genel kurulu, Ramazan ayı, seçim dönemi nedeniyle henüz gerekli tempoya çıkamadık. Dünya hızla değişiyor, biz de kendimizi devamlı olarak gözden geçirmek zorundayız. Biz Antalya özel sektörünün ortak aklıyız. Antalya’nın vizyon projelerini biz üretmeliyiz. Elbette bunu bütün sivil toplumla birlikte yapmalıyız. Bu yönde daha hızlı bir çalışma sistemine geçeceğiz. Antalya 4.0 projesinde bütün STK’larla birlikte çalışmaya başlayacağız, sizlerden de destek alacağız.

Değerli arkadaşlar,
Bugün gündemimizdeki konulardan birisi Nefes kredisine kaynak olmak üzere kredi alınması konusudur. Bildiğiniz gibi Nefes kredisi için bütçemizden kaynak aktarıyoruz, ona göre de TOBB katkı yapıyor. Bu kaynakla faizin bir kısmını biz karşılıyoruz ve üyemize düşük faizli kredi verilmesini sağlıyoruz. Bu yıl ilk partide 40 milyon liralık bir kredi miktarına çıkabildik, fakat yeterli olmadı. Şimdi ikinci parti için artık kredi kullanmak zorundayız ve buna TOBB’da katkı yapacak ve 50-60 milyon lira civarında ilave bir kredi hacmine ulaşacağız. Üst sınır yine 50 bin lira olacak, daha önce de söyledim, amacımız zor durumdaki üyemize yardım etmektir.
Mümkün olan en uygun koşulda 0.98 oranından kredi sağlamış olduk. Destekleri için Sayın Hisarcıklıoğlu başkanımız nezdinde TOBB’a teşekkür ediyoruz. Diğer gündem maddemiz, Etik Kurul üyelik seçimi. Biz Etik Uye belgesini kayıtdışı çalışan, korsan çalışan işyerleri karşısında üyemizi korumak ve desteklemek için geliştirdik. Etik üye belgesi Odamızın verdiği bir güven belgesidir. Etik Kurul uygulamamız Türkiye’de odalar arasında bir ilktir. Bir komite etik üyelik için sektörel kriterler belirleyebilir ve kime belge verileceğini kontrol edebilir. Komitelerimiz etik üye sözleşmesi konusunu sahiplenir ve ciddi uygularsa, bundan bizim üyemiz yararlanacaktır.
Odamızın güncel faaliyetleri konusunda bir başka güzel gelişme hakkında bilgi vereyim. Antalya 4.0 strateji belgesi çalışmamız devam etmektedir. Biz şimdiden Dijital Antalya projeleri üretmeye başladık. Antalya Dijital Hafıza Haritası projesi ile  kullanıcıya kent merkezinde ve ilçelerde yer alan tarihi, kültürel, coğrafi değerleri ve hikâyesi pek bilinmeyen kent anekdotlarını  4 dilde akıllı telefon uygulamalarıyla tanıtacağız. Birçoğumuz Antalya’yı yeterince tanımadığımızı görececeğiz. Örneğin, Atatürk’ün, manzaraya bakarak “Hiç şüphesiz ki, Antalya dünyanın en güzel yeridir” sözünü söylediği noktayı çoğumuz bilmeyiz. Bu tür çok sayıda yer veya yanından geçip ne olduğunu bilmediğimiz ilgi noktaları var. Bu noktalara ait çok güzel hikayeler var.
Bu projeyle Antalya’da bir bölgede yürürken o çevreye ilişkin bilgileri telefonunuzda göreceksiniz. Ayrıca bilgilere QR kodlarla da erişilebilecek.  Bu projemize BAKA’dan destek aldık, 500 bin liranın üzerinde bütçeli bir projedir. Dijital Hafıza Haritası Projesi hem Antalya kültürüne hem de turizmine katkı sağlayacaktır.
Bildiğiniz gibi binaların güneş enerjisiyle elektrik üretmesi kolaylaştırıldı. Bu vesileyle bizim binamızın güneş enerjisiyle elektrik üretmesini gündemimize almalıyız. Binamızın üzeri, hatta bir sorunu çözebilirsek otoparkımızın üzerini güneş paneliyle kaplayabiliriz. Türkiye’de güneş enerjisi kullanabilecek herkes bu yatırımı planlamalıdır. Çünkü bu sadece elektrik faturası meselesi değildir, aynı zamanda ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulması ve çevrenin korunması meselesidir. Avrupa örneklerini görüyoruz, dizel motoru yasaklayan şehirler var. Biz de en azından güneş enerjisiyle başlamalıyız.

Sevgili arkadaşlar,
Geçen ay bir seçim bildirgesi üzerinde çalıştığımızı söylemiştim.  Odamız geçmişte de seçim bildirgeleri yayınlamıştır. 2015 yılında milletvekilliği genel seçimi için yayınladığımız bildirgede yer alan konuların bir kısmı hayata geçirilmiştir.  Bir kısmı ise şu anda açıklanmış olan seçim bildirgelerinde yer almaktadır.

2002 yılında Menderes Başkan dönemindeki bildirgede yer alan bazı başlıklar şu şekilde:

-ANTALYA VALİSİ BAŞKANLIĞINDA, BELEDİYE, ATSO, TURİZM SEKTÖRÜ TEMSİLCİLERİNDEN OLUŞACAK "ANTALYA HİZMET BİRLİĞİ"NİN KURULMASI. 
-İŞ GÜVENCESİ YASASI ‘NIN DEĞİŞTİRİLEREK ÇAĞDAŞ BİR İŞ YASASI ÇIKARILMASI,
-ANTALYA'DA FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARIN VERGİLERİNİN ANTALYA'DA TOPLANMASI,
-"HERŞEY DAHİL SİSTEMİ"NİN YEREL YÖNETİMLER TARAFINDAN DENETLENMESİ, 
-TURİZMDE TANITIMA ÖNEM VERİLMESİ VE KDV ORANLARININ DÜŞÜRÜLMESİ,
-LARA KENT PARKI VE KALEİÇİ RESTORASYON PROJELERİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİ
-SAĞLIK TURİZMİNİN GELİŞTİRİLMESİ, YENİ DEVLET HASTANELERİ KURULMASI,
-ANTALYA TARIMINA ÜRÜN İŞLEME, KALİTE , TANITIM VE ULAŞIM DESTEĞİ SAĞLANMASI,
-ANTALYA-ALANYA YOLUNUN TAMAMLANMASI, KENT İÇİ TRAFİK İÇİN DEVLET DESTEĞİ
- ANTALYA SERBEST BÖLGESİ’NİN GELİŞTİRİLMESİ,
-YABANCILARIN MÜLK EDİNMESİNİ ENGELLEYEN YASAL DÜZENLEMELERİN KALDIRILMASI,
-ANTALYA'NIN YERLEŞİMİNİN KUZEYE YÖNLENDİRİLMESİ,
-SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM KANUNLARININ DEĞİŞTİRİLMESİ,
-AB KIBRIS VE IRAK KONULARINDA ULUSAL BİRLİKTELİK
-EKONOMİDE GÜVEN TESİS EDİLMESİ, FAİZ ORANLARININ DÜŞÜRÜLMESİ, DEVLETİN BORÇ YÜKÜNÜN AZALTILMASI.

O dönem “her şey dahil” sistemin belediye tarafından denetlenmesi gibi öneriler yapmışız. Antalya’da faaliyet gösteren firmaların vergilerini burada ödemeleri o dönemin konuları arasındaydı.

2015 yılındaki bildirgemiz daha ayrıntılıydı ve bazı başlıklar şu şekildeydi:

• YAPISAL REFOMLAR İÇİN GENİŞ BİR SİYASAL UZLAŞMA GEREKLİDİR
• İLERİ DEMOKRASİ EKONOMİK KALKINMANIN TEMELİDİR
• DIŞ TİCARETİN ETKİN BİÇİMDE YÖNETİMİ GEREKLİDİR
• TÜRKİYE YENİ BİR SANAYİ POLITIKASI BELİRLEMELİDİR
• YEŞİL EKONOMİYE GEÇİŞ SANAYİ POLİTİKASININ TEMELİ OLMALIDIR
• ÇEVRE YÖNETİMİ ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI YERİNE ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI BÜNYESİNDE YER ALMALIDIR
• KENTLEŞME REFORMU
• PERAKENDE TİCARETTE  REFORM
• KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAPISI GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR
• TARIMDA MODERNİZASYON
• EĞİTİMDE KALİTE VE FIRSAT EŞİTLİĞİ İÇİN EĞİTİM REFORMU TAM BİR UZLAŞMAYLA YENİDEN ELE ALINMALIDIR
• EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY YAPISAL REFORMLARIN ANA PALTFORMU OLMALIDIR
• MERKEZ BANKASI VE DÜZENLEME KURULLARININ BAĞIMSIZLIĞI KORUNMALIDIR
• KAYITDIŞI İLE MÜCADELE İDDİALI BİR REFORM KONUSU OLMALIDIR

Antalya için taleplerimizde imar planı, kentsel dönüşüm, lojistik köy, toplu işyerleri, yer altı otoparkları, Antalya ticaret planı, Kültür sarayı, uluslararası tenis turnuvası, hipodrom ve binicilik yarışmaları, metro ve hızlı tren gibi birçok konu bulunmaktadır. Havalimanına yer altı otoparkı, toplu işyerleri,

ANTALYA EKONOMİSİ: SORUNLAR VE ÖNERİLERİMİZ
2023 vizyon belgesinde Antalya'nın gelişmesi için 5 değer benimsenmiştir:
1. Kültür odaklı gelişme, kent kültürü ve kimliği
2. Yüksek katma değer üretme,
3. Doğa dostu olma,
4. Planlı ve kurallı kentleşme,
5. Eğlenen ve eğlendiren kent olma.

1.İMAR-ALTYAPI
İmar Planlaması
-İl merkezinde yoğunluğu azaltmak için kuzeyde uydu kent bölgeleri yaratılmalıdır.
-Kaçak yapılaşma etkin denetimle önlenmeli,
Kentsel Dönüşüm                                                                                                
-Kentsel dönüşüm imar planı hazırlanmalı, dönüşüm  ada, hatta mahalle dönüşüm alanlarında bireysel inşaat ruhsatı verilmemelidir.
Toplu İşyerleri
-Toplu İşyerleri kurulması belediyelerin temel hedefleri arasında yer almalıdır
-Yeni sanayi siteleri kurulmalıdır.
Kent Estetiği ve Tarihi Değerlere Önem Verilmesi
2.ULAŞTIRMA-TRAFİK
- raylı sistemin yaygınlaştırılmasına ve metro planlamasna önem verilmelidir.
-Antalya en kısa zamanda hızlı tren ağına bağlanmalı, Antalya-Alanya arasında da demiryolu ulaşımı sağlanmalıdır.
-Antalya Havalimanı ve Gazipaşa Havalimanı gelecek projeksiyonları göz önünde bulundurularak genişletilmelidir.
-Antalya’nın batı bölgelerinin ihtiyacını karşılayacak bir havaalanı yapılmalıdır. Finike bir kruvaziyer limana kavuşturulmalıdır. 
-Antalya Limanı genişletilmeli ve demiryolu bağlantısı kurularak bir bölge limanı haline getirilmelidir.
-Antalya’nın kruvaziyer liman yatırımı yapılmalıdır.
-lojistik köy kurulmalıdır.
-Antalya’nın kuzeyinde bir TIR parkı oluşturulmalıdır.
- Kent merkezinde, yoğun ticaret bölgelerinde, otopark eksikliği giderilmeli,
-Trafikte yaya öncelikleri konusunda etkin çalışma yürütülmelidir.
-Havalimanı iç hatlar terminaline yeraltı otoparkı yapılmalı,
3. TİCARET 
Planlı Ticaret
-Antalya ticaret planı hazırlanmalıdır.
İşyeri Ruhsatları
Ticaret Disiplini
Yerel Firmaların Desteklenmesi
4.TURİZM
-Turizmde tanıtım bütçesinin artırılmalıdır.
- Kırsal turizmin geliştirilmesine önem verilmelidir.
-Mimarisi ile uluslararası cazibe yaratacak kongre merkezi, kültür sarayı, opera salonu yapılmalıdır
-Kültür turizmi için Antalya'da müze sayısı artmalı,
-Antalya Moda ve Tasarım Haftası, Antik Tiyatro Festivali, uluslararası tenis turnuvası, binicilik yarışmaları gibi etkinlikler düzenlenmelidir.
-Konyaaltı Projesi’nin 100. Yıl hattını da içerecek biçimde genişletilmeli, yol yer altına alınarak büyük bir kent meydanı yaratılmalıdır.
5. TARIM
Tarımsal İşletmeler ve Yatırımlarda Ruhsat Sorunları
-Tarım arazilerinde, ruhsat sorunları giderilmelidir.
 Mezbahalar
-Antalya canlı hayvan borsası ve modern mezbaha yatırımı tamamlanmalıdır.
Organize Tarım Bölgeleri ve Gıda İhtisas Sanayi Bölgeleri
-Kumluca, Finike ve diğer yoğun sera bölgelerinde organize tarım bölgeleri kurulmalıdır.
Tarım Arazilerinin Korunması
-Birinci sınıf tarım alanlarının iskana açılmaması
-Antalya Toptancı Hali büyütülmeli, çalışma sistemi daha verimli hale getirilmelidir. 
-Üretim alanlarındaki bitkisel atıkların geri dönüşümü için projeler geliştirilmeli
6. ÇEVRE
-Yeşil kent, yeşil-çevreci binalar projesi başlatılmalı, kent parkları planlaması ve eylem planı açıklanmalıdır. 
-Sera atıklarının, evsel katı atıkların ve yağların geri kazanılması için gerekli sistem kurulmalıdır.
-Antalya bir güneş kentidir. Başta güneş enerjisi olmak üzere yeşil enerji odaklı yatırımlar hayata geçirilmelidir.
O dönem dile getirdiğimiz bir konu, 100. Yıl caddesinde Cam piramit, Stadyum arasında trafiğin yer altına alınması ve orada büyük bir yeşil alan oluşturulmasıydı. 
2005’deki taleplerimizin birçoğu halen geçerlidir.

Bunlara ek olarak bugün en önemli taleplerimiz Antalya birlikteliğinin sağlanması, Antalya 4.0 hedefinin, Dijital Antalya hedefinin belirlenmesidir. Akıllı Ekonomi ve Akıllı Toplum sistemine geçmeliyiz. Akıllı, Dijital ve Yeşil Kent olmalıyız. Bu konuları konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü günlük konular her yerde konuşuluyor, bizim geleceği konuşmamız gereklidir.
Antalya’da her tür siyasi, sosyal gruplaşmayı ikinci plana atmalıyız. Kent kültürüne ve kent hukukuna önem vermeliyiz. Kentlilik kent hukukuna, kentin ilkelerine, kurumsal değerlerine saygıdır. Siyasi ve sosyal gruplaşma kırsal kültürün devam etmesi anlamına gelir. Antalya’da kent hukukunu, kurumsal kültürü geliştirmeliyiz.
Bu dilek ve temennilerle sözlerime veriyor, hepinize tekrar teşekkür ediyorum.
Önümüzdeki Ramazan bayramının sizlere, Antalya’ya, Türkiye’ye ve İslam Alemine hayırlar getirmesini diliyorum. Teşekkür ederim.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Yörex Yöresel Ürünler Fuarı