ATSO Ağustos Ayı Meclis Konuşması

28 Ağustos 2018 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

 

Sayın Başkan,
Sayın Divan Üyeleri,
Sayın Meclis Üyeleri,
Sayın Basın Mensubu Arkadaşlarım,
Değerli Çalışma Arkadaşlarım,

Hepinizi şahsım ve yönetim kurulumuz adına, sevgi ve saygıyla selamlıyorum, geçmiş bayramınızı tekrar kutluyorum.
Kurban bayramının hemen ardından Meclis toplantısı yapıyoruz, Türkiye’de bazı kurumlarda tatil devam ediyor. Mahkemeler adli tatilde, Büyük Millet Meclisi zaten 3 aylık tatilde, Ekim’de açılacak. Bu nedenle tatil yapmadan veya tatilinizi tamamlayıp geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Bir dini bayramı geride bıraktık, Perşembe günü de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayacağız. 96 yıl önce Büyük Taarruzda Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türk Ordusu istiklal savaşını zafere kavuşturmuştu. Atatürk’ü ve o kahramanları sevgi ve saygıyla anıyoruz.
Bu ay çeşitli illerimizde terörle mücadelede şehitlerimiz oldu. Şehitlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Bu arada ekonomi camiasında ünlü gazete yazarı Güngör Uras’ı kaybettik. Bilgili, ahlaklı, çalışkan, objektif, tevazu sahibi bir yazardı. Allah rahmet etsin.
Uzun bayram tatilinden sonra bu mecliste çok kısa konuşmayı planlamıştım, fakat ekonomideki gelişmeler karşısında saatlerce konuşsak yine yetmeyecektir.
Dolar bir ayda %27 artış gösterdi, birçok sektörde artan maliyetler büyük sıkıntı yarattı. Bu sarsıntıya rağmen ülke gündeminde halen ekonomi yeterince konuşulmuyor. Gazetelerin ekonomi sayfalarında reklam haberleri yer alıyor. Bizim görevimiz, üyelerimizin sorunlarını dile getirmek ve ekonomi yönetimine gerekli uyarıları yapmaktır. Bu görevimizi her zaman en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Yapıcı bir şekilde sorunları konuşacağız, çözüm önerilerimizi söyleyeceğiz.
Şimdi müsaade ederseniz, geçtiğimiz aylarda meclis kürsüsünden yaptığım konuşmalardan bazı kısımları size tekrar göstermek istiyorum. 

Ağustos 2017 Meclis Toplantısı 1 $ = 3.44 TL

Bir başka dikkat edilmesi gereken konu sıcak para konusudur. Bu yıl borsaya 3 milyar dolar kadar yurtdışından sermaye girişi olmuştur, 20 milyar dolara yakın sermaye tahvil alımlarına gelmiştir. Dünyada ters bir dalga Türkiye’yi de etkileyebilir, bu konuda risklere karşı dikkatli olunmalıdır.

Bir yıl önce her şey yolundayken uyarı yapmışız, bu döviz yarın kesilirse zor duruma düşeriz, dikkatli olalım demişiz.

Eylül 2017- Meclis Toplantısı 1 $ = 3.53 TL

Sektörlerimiz vergi indirimi ve desteklerin devam etmesini beklemektedir, fakat devlette bütçe açığı bu yıl yüksektir, uzun süre bu açıklarla, kredi garanti destekleriyle devam edilemez.

Türkiye olarak artık lüks ithal araba hevesinden, parayı dolarda tutma sevdasından kurtulmaya çalışmalıyız. İmar rantını vergilendirmeli, üretim ve istihdam üzerindeki vergi yükünü azaltmalıyız.

O dönem dövizde artış yok iken biz uyarmışız. Sonra zaten döviz hareketlenmeye başlamış.

Ekim ve kasım aylarında döviz konusunda uyarı yapmışız.  

Ekim 2017 - Meclis Toplantısı 1 $ = 3.70 TL

Türkiye bu yıl cari açığını kolay finanse etti, kredi teşviki sağlandı, vergi indirimleri yapıldı.

 

Gelecek yıl içerde ve dışarda bu kadar rahat olmayacak. İçerde bütçe açığımız arttı. Vergi indirimleri bitmiştir, gelecek yıl kredi ödemeleri yapılacaktır. Dışarıda ise ABD’de faiz artışı devam edecek.

 

Türkiye ekonomisinde döviz ihtiyacı, döviz çıkışlarına hassasiyet devam etmektedir. Dolayısıyla herkes gelecek yılın hesabını doğru yapmalıdır.  

 

Kasım 2017 Meclis Toplantısı 1 $ = 3.92 TL

Dövizde, enflasyonda ve faizde istikrar istiyoruz. Bunun için ya kısa vadede yüksek faizle yabancı sermaye çekmek zorundayız ya da hızlı bir yapısal reform takvimi başlatmalıyız. İhracatla, turizmle, tasarrufla cari açığı azaltmak için yapısal reformlar gereklidir. Başka yol yoktur.

Aralık ayında Merkez Bankasına faizi artırması için çağrı yapmışız.

Aralık 2017 Meclis Toplantısı 1 $ = 3.80 TL

 

Dövizdeki durum yumuşak karnımız olmaya devam edecektir. Eğer merkez bankası faiz konusunda, ekonomi yönetimi yabancı sermaye konusunda güven verirse döviz artışı yavaşlar.

Şubat ve Mart aylarında döviz sakinken biz tekrar uyarıda bulunmuşuz.

Şubat 2018 Meclis Toplantısı 1 $ = 3.78 TL

 

Dünya ekonomisinin gündeminde ABD faizlerinin yükselmesi en önemli konudur. Bu nedenle döviz ve faiz riskleri devam edecektir. Bazı büyük şirketlerin kredilerini ödeyemedikleri basında yer almıştır. Geçen yılın kredi genişlemesi bu yıl olamayacaktır. Kredi musluğunun birden kesilmesi ekonomide zorluk yaratabilir.

 

Mart 2018 Meclis Toplantısı 1 $ = 3.97 TL

 

Son günlerde dövizdeki hareket kaygı yaratmaktadır.   Son bir ayda dünyada doların en fazla değer kazandığı ülkeyiz. Cari açığımız ve sıcak para nedeniyle döviz kurunda dalgalanma riski var.

Nisan ayından itibaren Dolar tırmanmaya başlamış, biz de dövizdeki artışın yaratacağı riskleri daha fazla gündeme getirmişiz. Mayıs ayında Dolarda 10 kuruş artış, döviz borcu olan reel sektöre 11 milyar lira yük getiriyor demiştim. O günden bugüne neredeyse 2 lira artış oldu. Yani 200 milyar TL den fazla bir ek maliyet ortaya çıktı. Bu sadece döviz kredisi maliyeti.

Nisan 2018 Meclis Toplantısı 1 $ = 4.08

 

Reel sektörün 220 milyar dolar döviz pozisyonu açığı vardır. Dövizdeki hızlı artış, birçok şirketi zorlamaya başladı. Bir iletişim şirketimiz vergi borcunu ödeyemedi, iki büyük grup ciddi miktarda kredi yapılandırmasına gitti. Kredi yapılandırma talepleri artmaktadır.

Çare enflasyonu düşürmek, paramıza güveni artırmak, yapısal reformlara önem vermek ve Merkez Bankası gibi kurumlara güveni artırmaktır.

 

Mayıs 2018 Meclis Toplantısı 1 $ = 4.59 TL

Piyasa aylardan beri merkez bankasını test ediyor. Merkez sessiz kaldığı için döviz serbest tırmanışa geçti. Merkez bankasının piyasayla inatlaşması çok büyük bir bedele neden olmuştur.

Dolarda 10 kuruş artış, döviz borcu olan firmalara 11 milyar lira yük getirmektedir.

Dolar arttığında doğal gazın maliyeti artıyor, o da elektrik fiyatını artırıyor, böylece bütün sanayinin üzerine yük biniyor. Dolar artınca yedek parçanın, yemin, gübrenin fiyatı artıyor. 

TL’ye güven sağlanması gerekir. Kamuda ciddi bir tasarruf programı başlamalıdır. Piyasada döviz mevduatıyla ilgili söylentilere net bir cevap verilmelidir. Yabancı sermayeye güven verecek hukuki adımlar atılmalıdır.

Piyasa Merkez bankasını test etti,

Haziran 2018 Meclis Toplantısı 1 $ = 4.70 TL

Mayıs ayına girerken dolar 4 liraydı, faiz artışına rağmen 4.70’lere çıktı. Cari açık ve borç ödemeleri nedeniyle her ay 7-8 milyar dolar dövize ihtiyaç var, ama yeterli döviz girişi yok.

Merkez Bankasının ve faizlerin durumu belirsiz. Bütçe açığı artmaya başladı. Bunlar yabancı sermaye girişini azaltıyor. Ekonomi ihracat sayesinde ilk aylarda büyümeye devam etti, fakat son aylarda duraklama başladı.   Seçim iç piyasada yavaşlamaya neden oldu, seçim sonrasında elektrik fiyatları, benzin, sigara fiyatları artışı gelebilir. Bir kemer sıkma dönemi başlaması muhtemeldir.

 

Temmuz 2018 Meclis Toplantısı 1 $ = 4.81 TL

 

AVM’lerde olan üyelerimiz artık feryat ediyor. Ekonomi yönetimi acilen bu döviz kirasına bir düzenleme getirmelidir. Dövizdeki artışın ekonomideki olumsuz etkisi artmaktadır.

 

TL’deki kanama durdurulmalı, kur ve enflasyon girdabı engellenmelidir. 

 

Merkez Bankası piyasa sakinleşene kadar faiz gibi araçları kullanmaya devam etmelidir.

 

Eğer piyasa enflasyonun düşeceğine inanır ve Merkez Bankasına güvenirse sakinleşir. Sorunlar daha fazla büyümeden mali kaynak ve döviz sağlayacak adımlar atmalıyız.

Kemer sıkmaz ve yapısal reformlara başlamazsak sonunda IMF’e gitmek gerekebilir.

Biz geçen yıl Dolar, 3.40’lardayken riski görüp uyarmaya başladık, Dolar arttıkça biz daha fazla uyarı yaptık. Merkez Bankası, Mayıs ayına kadar faiz artırmadı ve piyasa ile inatlaşmayı tercih etti.
En son 6 Ağustos akşamında Dolar 4.90’lardan 5.30’a çıktı, ertesi gün bir açıklama yapıp, müdahale yapılması gerektiğini söyledim.

7 Ağustos 2018 Basın Bülteni-Dolar 5.26

 

Türk Lirası'nın Dolar ve Euro başta olmak üzere yabancı paralar karşısında erimesi, güvensizlik nedeniyle kendi kendini besleyen bir sürece dönüşmüştür. Dövizin nereye kadar tırmanacağı belirsizleşmiş, herhangi bir psikolojik sınır kalmamıştır. Dövizdeki artışın döviz borcu olan, kira sözleşmesi döviz üzerinden yapılmış olan veya ithal girdi kullanan reel sektör işletmeleri için ne kadar büyük bir bedel ortaya çıkardığını ifade etmeye gerek yoktur.

 

Enflasyonu, cari açığı ve kur artışını dizginleyecek bütçe disiplini programı, faiz artışı, döviz cinsinden tahvil ihracı, dış borç yapılandırması gibi bütün önlemler hemen ele alınmalı ve Orta Vadeli Mali Plan bu tür acil önlemleri içerecek şekilde hemen açıklanmalıdır. Ekonomide güven tesis edildiği ve yapısal reformlar kararlılıkla başlatıldığı takdirde Türkiye ekonomisi dinamizmini koruyacaktır. Aksi takdirde ekonomik ve sosyal maliyetin ağırlaşacağı açıktır.

Dakikaların önemli olduğu bir devirde Merkez bankası bir hafta gecikmeyle, ertesi pazartesi harekete geçti. Merkez Bankası Başkanı 3 milyar dolarlık döviz takası anlaşması için Katar’a gitmiştir. İçerde şahıs hesaplarında 84 milyar dolar vardır. TL’ye güven sağlansaydı, bunun 15-20 milyarı satılırdı ve bu kadar sorun yaşanmazdı.
Gerçek Kişilerin Döviz Mevduatları (milyon Dolar)

2017-11

2017-12

2018-01

2018-02

2018-03

2018-04

2018-05

2018-06

2018-07

2018-08

86,533

89,651

92,055

91,760

88,591

87,860

87,084

87,186

84,727

84,085

Tüzel Kişilerin Döviz Mevduatları (milyon Dolar)

2017-11

2017-12

2018-01

2018-02

2018-03

2018-04

2018-05

2018-06

2018-07

2018-08

64,000

64,586

66,649

66,620

64,978

67,492

66,673

62,830

64,648

64,336


Dolayısıyla hiç kimse Antalya Ticaret ve Sanayi Odası görevini yapmamıştır, uyarıda bulunmamıştır diyemez. Keşke bütün STK'lar ve medyamız da gerekli uyarılarda bulunsaydı, daha güçlü önlemler zamanında alınırdı.

Kurda dalgalanma olduktan sonra da yeni önlemler talep ettik.

14 Ağustos’ta dövizle yapılmış kira sözleşmelerinde kurun sabitlenmesini istedik ve girdi maliyetlerinde artışa dönük önlemler talep ettik. Sunumda da gördüğünüz üzere 4.00-4.20 üzerinden sabitlenme önerdik. Sayın Valimiz bu konuda bir AVM’de öncü oldu.  

14 Ağustos 2018- Basın Bülteni -Dolar 6.57

Merkez Bankası aylardır yaptığımız uyarılara rağmen, gecikmeyle olsa da gerekli önlemleri almaya başlamıştır, faiz artışı gibi araçları da kararlılıkla kullanmalıdır.

AVM'ler ve işyeri sahipleri kira sözleşmeleri sabit kur düzeyinden TL’ye çevrilmelidir. Dolar ile yapılmış kira sözleşmeleri 4.00-4.20 arasında bir kur düzeyinden TL’ye dönüştürülmelidir.

Kur artışı nedeniyle fiyat belirlenememekte, ödemeler kesintiye uğramakta, sanayici, tüccar ve esnaf maliyetlerini karşılayamaz duruma düşmektedir.  Ekonomi yönetimi girdi maliyetlerindeki aşırı artışları vergi indirimleri ile önlemelidir.

Aynı gün TOBB ve TÜSİAD ortak açıklama yaptılar. Açıklamada dövizde kanamayı durdurmak için önlemler önerildi ve ekonomiye duyulan güven dile getirildiler. Açıklamanın ana başlıklarını sunumda görüyorsunuz.

*Merkez Bankası’nın daha sıkı bir para politikasına geçilmesi,

 

* Tasarruf tedbirlerini içeren maliye politikasının en kısa sürede açıklanması,

 

*Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için güven verici somut bir yol haritasının bir an önce hazırlanması,

 

* Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden olumlu çerçeveye kavuşturulması,

 

*ABD ve Türkiye’nin mevcut sorunların stratejik ortaklık çerçevesinde diplomasi yoluyla ve ivedilikle çözülmesi için çaba gösterilmesi,

 

İş dünyası olarak, gerekli önlemlerin uygulanmasıyla, ekonomimizin büyüme sürecine süratle döneceğine inancımız tamdır.


Değerli arkadaşlar,

ABD yönetiminin tutumu, Trump’ın açıklamaları bu sarsıntının şiddetini artırmıştır. Oda olarak ABD yönetiminin bu tavrını kınıyoruz. Türkiye, ABD’nin bu tutumuna her tür karşılığı verme hakkına sahiptir. Türkiye ABD’den uçak almayı durdurabilir, İncirlik üssü gibi üsleri kapatabiliriz, gerekirse NATO’dan çıkabiliriz. Ulusal bağımsızlığımız ve onurumuz için atılacak her adımda Devletimizin yanındayız.

ABD’ye geçen yıl toplam ihracatımız 8.5 milyar dolar yani Türkiye’nin ihracatının %5’idir. Çelik ve metal ihracatımız 1 milyar dolar civarındadır. ABD yaptırımlarını aşacak güce sahibiz.
Önemli olan ABD yaptırımları değil, bizim kendi içimizde doğru yönde adımlar atmamızdır.
Önlem almada gecikme, piyasa dinamiklerini küçümseme, geçmişteki krizlerden ders almama yüzünden ağır bedeller ödüyoruz. Dolayısıyla her şeyden önce kendi hatalarımızı görmeliyiz. Hatalarımızdan ders çıkarmayı bilmeliyiz. Hatalarımızı konuşmazsak, birbirimizi eleştirmezsek, hata yapmaya devam ederiz.

Değerli arkadaşlar,
Şu anda piyasada sorunlar artarak devam etmektedir. Amerika Birleşik Devletleri Türkiye’ye karşı yeni ekonomik yaptırımlar çıkarırsa piyasada dalgalanma devam edebilir.
Gümrük vergileri uygulaması sorun değildir. Eğer bankalarımıza yaptırım, kredi alımlarına engelleme, dolar kullanımına engelleme gelirse ekonomi etkilenir. Ayrıca Suriye’nin İdlib bölgesindeki durum da ciddi bir konudur.
Eğer ABD’den yeni yaptırım gelmezse ve ekonomi yönetimi ciddi önlemler alırsa dövizde dalgalanma durur. Bu kur artışının hasarı bir süre devam edecektir. Piyasada yavaşlama birçok sektörü ve firmayı zorlayacaktır. Ekonomide yavaşlamaya rağmen enflasyon artmaya başlamıştır. Dolayısıyla bütün ülke olarak zor bir dönemden geçeceğiz.
Bu önlemler alınır ve Suriye sorunu çözüme kavuşursa bu kriz daha fazla büyümeyecektir.
Şu anda tüketici güveni hemen etkilenmiş ve güven endeksi %73’den %68’e düştü.
Döviz dışında maliyet artışlarından ciddi bir yakınma var. Birçok sektörde maliyetler uçmuş durumdadır. Elektriğe ve akaryakıta %30 civarında zam geldi. İlaç, yem, demir gibi dövize bağlı bütün girdilerin fiyatı arttı. 
Kur artışı doğudan maliyetlere yansıdı. Demir gibi temel girdinin fiyatı Dolarla birlikte arttı. İnşaat komitemiz bu konuda yakınmaktadır.
İnşaat sektörü 200’e yakın sektörü sürükleyen, iç piyasaya ve konut kredisine çok bağımlı bir sektör. Dövizde artış inşaat gibi sektörleri bir taraftan maliyet yönüyle, diğer taraftan talep yönüyle vurmaktadır.
Sektörlerde maliyetler artmışken devlet temel ürünlerde zam yapılmasını engellemeye çalışıyor. Ekmek fiyatına zam engellendi, fakat un %40 artmış durumda. Fırıncılık komitemiz devlet unu ucuza versin, biz de ekmeği ucuza üretelim diyor.
İlaç fiyatı, süt fiyatı baskılanıyor. Taşıma ücretleri artmasın isteniyor. İlacın, ekmeğin, elektriğin maliyeti artmıştır. Bu durumda üretici fiyatı artırmak zorunda kalmaktadır.
Elbette bu durumdan istifade edenlere de fırsat verilmemelidir. Bazı ürünlerde fırsatçılık yapanlar olabilir. Komitelerimiz bu konuda bizi bilgilendirirlerse biz de gereğini yaparız.
Şu anda bütün sektörler devletten destek için sıraya girmiş durumdadır. Otomotiv sektörü ÖTV’nin kalkmasını istiyor, İnşaat sektörü konut kredisine büyük bir devlet desteği istiyor. Çelikçiler destek istiyor. Fındık üreticisi fiyat bekliyor.
Piyasa daralmışken kuyum ve dayanıklı tüketime kredi kartı taksit sınırlaması tekrar getirildi.
Dövizdeki artışın faturası KOBİ’lere, küçük esnafa çıkmamalıdır.

Değerli arkadaşlar,
Biz elbette Türkiye ekonomisinin gücüne, geleceğine inanıyoruz. Her zaman bu inancımızı söyledik, her zaman ümidimizi koruduk.
Ekonomik reformlarla birlikte hukuk reformu da acil hale gelmiştir. Hukuka yerli ve yabancı herkes güvenmelidir. Hukuk sistemimiz, yargı kurumları devleti vatandaşa karşı değil, vatandaşı devlete karşı korumalıdır.
En basit örnek devlete bir kuruş borcunuz olsa iş hapis cezasına kadar gider, ama Devletin vatandaşa veya bir şirkete borcu varsa, ne zaman, nasıl ödeyeceği Allah'a kalmıştır. Devlet şeffaf, eleştiriye açık olmalıdır. Bunları yaparsak ekonomiye güven sağlarız.
Demokrasimiz güçlenirse, hukuk sistemine güven sağlanırsa, eğitim ve vergi reformu yapılırsa Türkiye ekonomisi hızla güçlenecektir.

Şimdi Hükümetimizden bu yönde bir Orta Vadeli Plan bekliyoruz. Mali disiplin ve merkez bankası konusunda ümit verici açıklamalar yapılmıştır.
Sanayi Bakanlığı sanayi destek programı açıklamıştır. KOBİ’lere yeni bir nefes kredisi çalışması başlamıştır.
Sayın Ticaret Bakanımız da bazı güzel açıklamalar yapmıştır;
• İhracatta Uzak Doğu pazarı hedefi,
• potansiyel pazarlarda 35 yeni Ticaret Merkezi kurulması,
• yazılım, yapay zeka gibi alanlarda yeni nesil ihtisas serbest bölgeler,
• e-ticarete öncelik,
• Küçük esnafa ve KOBİ'lere sağlanacak finansal desteklerde de yenilikçilik,
• gıda ürünleri ticaretinde arz ve talep dengesini sağlayıcı tedbirler alınacağı öngörülmüştür.

Tarımda, ticarette yapılması gereken çok şey bulunmaktadır. KOBİ’ler, esnaf ve tarım üreticisi, ekonomide yavaşlama, maliyet artışı ve ağırlaşan rekabet şartları kıskacındadır. Yönetim kurulu olarak önümüzdeki ay ilgili Bakanlıklara giderek bu konularda girişimlerde bulunacağız.

Gelecek ay tarım yatırımlarına arazi tahsisi, arazi toplulaşması gibi konuları da gündeme getireceğiz.
Sevgili arkadaşlar,
İnşallah ekonomide bu döviz sarsıntısı aşılır ve bir rahatlama olur. Antalya olarak turist sayısında %28 artışla 9 milyona ulaşmış durumdayız. Bu elbette ki, bir canlılık yarattı. Dövizdeki sarsıntı olmasaydı, bu yıl Antalya için çok daha güzel bir yıl olacaktı.

 

Temmuz-2018

2018-7 ay

Aylık değişim

7 aylık değişim

Türkiye

123 878

 769 910

6.9%

0.0%

Ankara

12 119

 77 143

3.9%

-9.0%

Antalya

5 423

 36 130

12.3%

7.4%

Bursa

4 349

 29 396

-5.1%

-7.0%

İstanbul

19 503

 128 822

7.9%

-2.7%

İzmir

6 322

 45 249

-2.9%

-3.4%

Kocaeli

3 149

 20 951

0.1%

-4.8%

Antalya'nın mali durumuyla ilgili elimizdeki son veriler Haziran ayına ait. Takibe düşen kredi oranı Antalya'da %3 oranında, tüketici kredilerinde diğer illerden biraz yüksek, fakat sektörel kredilerde henüz önemli bir sorun yok.

Takipteki Toplam Kredi Oranı

Konut Kredisi

Diğer Tüketici Kredi

Gıda

İnşaat

Toptan Ticaret

Turizm

Tarım

ADANA

4.59

0.39

6.98

4.26

6.07

5.49

3.12

3.82

ANKARA

2.91

0.43

4.81

1.59

3.53

2.48

2.79

1.25

ANTALYA

3.03

0.58

5.54

2.74

4.15

4.90

1.28

2.39

BURSA

2.25

0.27

3.61

1.75

3.22

4.28

1.54

3.10

İSTANBUL

2.83

0.42

4.92

4.25

1.85

3.51

5.25

9.81

İZMİR

2.91

0.38

4.49

1.93

3.57

4.94

8.99

1.42

KOCAELİ

2.78

0.31

3.97

2.34

4.32

2.98

1.33

3.10

KONYA

2.69

0.39

5.56

1.24

2.68

4.41

2.96

1.64

MERSİN

4.48

0.40

4.98

11.01

3.47

6.94

3.13

3.84

KDV ve ÖTV tahsilatına baktığımızda Temmuz sonu itibarıyla Türkiye’de artış %10, Antalya’da %17 arttı. Antalya tarımında düşük sezon dönemindeyiz, buna rağmen temmuz ayında Toptancı Hale gelen ürün ortalama fiyatı %70 arttı, fakat ürün miktarı %30 azaldı. Özellikle domateste, tuta böceği nedeniyle üretim kaybı yaşandı. 
Umuyorum ki, şirketlerimizin mali durumu daha fazla bozulmaz. Komitelerimiz bu dönemde sektörlerdeki durumu daha yakından izlemelidir.
Önümüzdeki günlerde inşaat sektörü ve bütün sektörlerimizden komite üyelerimizle grup grup biraraya gelmeye ve sektörlerimizin konularını daha ayrıntılı ele almaya başlayacağız. Yönetim kurulu ve sektör komiteleri olarak biraraya gelelim ve sektörlerimizin sorunlarını ve taleplerini daha iyi bir şekilde yansıtalım.

Sevgili arkadaşlar,
Odamız faaliyetleriyle ve komitelerimizin çalışmalarıyla ilgili kısa bilgi vereyim.
Ağustos ayı tatil ayı olmasına rağmen Oda olarak çalışmalarımıza devam ettik.
Filmde de gördünüz, Yeni Kültür ve Turizm Bakanımız Antalya’ya geldiler, turizmle ilgili komitelerle toplantı yaparak, Sayın Bakana bir dosya hazırladık ve sunduk.
Moskova Turizm Festivaline Sayın Bakan ile birlikte katıldık. Festivale Odalar Birliğimiz de destek oldu. Hisarcıklıoğlu başkanımıza bunun için teşekkür ediyorum, Antalya’dan Sayın Valimiz önemli destek sağladı. İl olarak tam bir güç birliğiyle katılım sağladık. Moskova halkı yoğun ilgi gösterdi. Rus televizyonu sayın bakan ve benimle röportaj yaptı. Ben Odalar Birliği adına konuştum ve Rusya ile iş birliğimizin önemine değindim. Bu tür tanıtımları ve sosyal medya tanıtımlarını, Avrupa ülkelerinde, Çin, Japonya, Kore gibi ülkelerde de yapmak gerek.
Sayın Bakan bu konulara oldukça hakim olan bir kişi ve turizmde Asya pazarlarına açılmaya kararlı. Bu konularda yenilikler yapacağına inanıyorum.
Geçtiğimiz ay Odalar ve Borsalar Birliğimizde Akdeniz bölgesi istişare toplantısı yapıldı. Bölgemizin diğer oda ve borsalarıyla birlikte sektörel sorunlar ve talepler dile getirildi. Odalar Birliğimiz bu dönemde alacak sigortasının geliştirilmesi konusuna önem vermektedir. Türkiye’de alacak tahsilatı her zaman sorun olmaktadır. Böyle dönemlerde bu sorun daha çok artıyor. Oysa dünyada artık alacak sigortası yapılıyor, borçlunuz borcunu ödemese bile siz paranızı alabiliyorsunuz. Türkiye’de de bu yapılmaya başlandı. Bu konularda hepimiz daha bilinçli olmalıyız.
Bu ay bir başka etkinliğimiz İmar barışı konusunda oldu. Odamız faydalı bir bilgilendirme toplantısı düzenledi, katılım da yüksek oldu. İlgili komitelerimize, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum.
Geçtiğimiz ay Manavgat ve Serik’e yönetim kurulu olarak ziyaret yaptık. Serik bize bağlı bir ilçemiz ve bildiğiniz gibi ilçelerimize katkı yapmak gibi bir ilkemiz bulunuyor. Serik’ten fakülte binası için destek talebi geldi ve fakülteye bütçemizin elverdiği oranda destek olacağız.
Antalya Piyazına tescil almıştık, Topçu restorana ilk tescil belgesini törenle verdik. Orada söyledim, mesele sadece piyaz değildir, Antalya’da yerel ürün ve gastronomi kültürünü geliştirmektir. Tescil törenlerine devam edeceğiz, tescilli ürün sayımız da artıracağız. Önümüzdeki ay Gastronomi konusunda Sokak Lezzetleri ismiyle bir etkinlik düzenleniyor. Bu tür etkinlikler artmalıdır.
Ağustos ayında komitelerimiz ve komisyonlarımız aktif çalışmaya devam ediyorlar. 24. Grubumuz Odamızda güneş paneli ile elektrik üretimi konusunda ilerliyor. Yenilikçilik ve Endüstri 4.0 komisyonumuz, Antalya 4.0 çalışmalarına destek vermek üzere toplantılar düzenliyor. Kuyum sektörümüz festival konusunu ele alıyor. Şehircilik ve inşaat komisyonumuz kentsel dönüşüm konusunda toplantı düzenliyor. Bu çalışmalar için teşekkür ediyorum.
Geçen ay komitelerimize bir anket şeklinde sektörlerin temel sorunlarını, komitelerimizin önümüzdeki dönemde ele alabilecekleri projeleri sormuştuk. Birkaç komitemiz dışında büyük ölçüde tamamlandı, bazı komitelerimiz ciddiyetle ele almış, kafa yormuş, bazı komitelerimiz ise biraz geçiştirmiş. Bunları kendimiz için değil, komitelerimizin bir hedefi olsun, biz de destek olalım ve daha fazla proje üretilsin diye yapıyoruz.
Bütün komitelerimizde ortak konular görüyoruz.

KOMİTELER-ORTAK KONULAR

SEKTÖRÜ ETKİLEYEN EN ÖNEMLİ GELİŞMELER:

DİJİTAL DÖNÜŞÜM, E-TİCARET,

SORUNLAR:

-MALİYETLERDE ARTIŞ

-VERGİ

-KALİFİYE ELEMAN SORUNU,

-İŞYERİ ENFLASYONU- KAYITDIŞI İŞYERLERİ

-SEKTÖR-İÇİ VE SEKTÖRLER ARASI İLETİŞİM

ÇÖZÜM-PROJE:

-TOPLU İŞYERLERİ

-MESLEKİ EĞİTİM


Komitelerimizin çoğunluğu kayıtdışı işyerlerinden, işyeri enflasyonundan, sektörde denetimin olmamasından şikâyetçi.
Neredeyse bütün komitelerimiz Devletten vergi indirimi ve destek istiyor.
Neredeyse bütün komitelerimiz artık eleman bulamamaktan, kalifiye eleman olmamasından yakınıyor. Turizmde bu yıl kalifiye eleman ihtiyacı çok daha büyük bir boyuta ulaşmıştır. Bu sorunu çözmezsek gelecek yıllarda gelişmeyi devam ettirmek zorlaşacaktır.
Eğitim sisteminde sorunlar devam ediyor. Lise yerleştirmelerinde adrese dayalı kayıt sisteminin yeni sorunlara yol açtığını görüyoruz. 
Önümüzdeki günlerde Antalya’da mesleki eğitim meselesini ve meslek lisesi projesini özel olarak ele alacağız. Çok konuştuk, söyledik, yazdık, fakat meslek eğitimi konusu halen anlaşılmadı. Halen hep aynı tür okulları ve üniversiteleri açmaya devam ediyoruz. Gençliğimizi masa başı işlere alıştırarak heba etmemeliyiz. Geleneksel lise ve üniversite eğitiminden çıkmalıyız. Bu dönem en önemli çalışmalarımızdan birisi bu olmalıdır. Hem üyemizin eleman sorununu hem işsizlik sorununu bu şekilde çözmeliyiz.
Bir başka önemli konu toplu işyeri konusudur. Birçok Komitemiz toplu işyeri talep ediyor. Buradan bütün belediye başkanlarımıza sesleniyorum. Yerel seçimde aday olarak Odamıza gelecek olanlar lütfen toplu işyerleri projeleriyle ve bir ticaret planıyla birlikte gelsinler.

Değerli arkadaşlar,
Türkiye toplum olarak ergen toplum olmaya başladı. Ergenlikte kişi dikkatini toplayamaz, kafası dağınıktır. Ergen kişi, kimseyi dinlemez, tavsiyeye kızar, kendi bildiğine inanır. Hatasını görmez, suçu anne babaya ve başkalarına atar.
İşte Türkiye olarak hepimiz sanki bir ergen psikolojisi içerisindeyiz. 
Sektörel konularda da aynı kültürle devam ediyoruz. Sektörümüzde dünya nereye gidiyor, Avrupa’da, Amerika’da  mevzuat nasıl, Avrupa’da KDV kaç, orada nasıl rekabet var, orada firmalar ne yapıyor, bunları araştırmıyoruz.  
Komiteler olarak, üyeyi ve çalışanları bilinçlendirecek çalışmalar yapmamız gerekiyor. Biz yazalım, söyleyelim olsun demekle bitmiyor. Bıkmadan, usanmadan devamlı çalışmak zorundayız. Madem ki buradayız, öyleyse çalışacağız. Hepimiz hem 45 bin üyeye hem de Antalya’ya karşı sorumluluk taşıyoruz.
Biz, Oda olarak dijital ekonomi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gelecek ay Antalya 4.0 çalıştaylarımız başlayacak. Dijital dönüşüm, dijital turizm, akıllı destinasyon, akıllı tarım, dijital ticaret konularını ele alacağız. Ayrıca Çevre ve Kent Kültürü konusunda da çalışma başlatmayı düşünüyoruz. Bu çalışmaların sektörlerimize ışık tutacağına, Antalya’da ticaretin nasıl planlanması gerektiğini göstereceğine inanıyorum.

Sevgili arkadaşlar,
Ekonomi toparlanır ve bu sarsıntı geçerse çok şey yaparız, yapacağız, Morallerimizi bozmayalım, bunu da inşallah atlatacağız. Oda olarak üyelerimizin yanında olalım.
Reklamcılık komitemiz, sektörlerin Antalya firmalarını tercih etmesi gerektiğini söylüyor. Arkadaşlarımız haklıdır. Böyle zamanlarda dayanışmayı artırmalıyız. Kamu kurumlarımız, belediyelerimiz ve firmalarımız önce Antalya firmalarını tercih etmelidir.  Lütfen ATSO Avantaj kartı bu yönde geliştirmeye çalışalım.
Biraz önce söyledim, sıkıntının arttığı yerde sizde konuşun, söyleyin biz de konuşalım. Bugüne kadar en çok konuşan oda olduk. Birlikte doğru olanı söyleyeceğiz, doğru olanı savunacağız, bunu da bütün fikirlere saygılı olarak, uzlaşmayı savunarak, Antalya ve Türkiye’yi önde tutarak yapacağız.

Değerli arkadaşlar,
Konuşmama başlarken Büyük Millet Meclisi tatilde, biz çalışıyoruz demiştim. Bunun için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum.
Yeni eğitim-öğretim dönemi önümüzdeki günlerde başlayacak. Bu vesileyle çocuklarımıza, gençlerimize ve tüm eğitim camiasına başarılar diliyorum.
Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination