ATSO Temmuz Ayı Meclis Konuşması

30 Temmuz 2019 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan,
Değerli Meclis Üyeleri,
Değerli Basın mensupları,
Sevgili Arkadaşlarım,

Hepinizi şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Türkiye için önemli olaylarla dolu bir ayı geride bıraktık.
Erzurum Kongresi’nin 100. Yılını kutladık. 15 Temmuz şehit ve gazilerini andık. 20 Temmuz, Kıbrıs Barış harekâtının 45. Yılı, 24 Temmuz Lozan’ın 96. Yılıydı.
Bu önemli yıldönümü günlerinin birlik ve beraberliğimizi artırması gerekirdi, ama bunu yeterince başardığımız söylenemez. Erzurum Kongresi’nin 100. Yılında Büyük Millet Meclisi Erzurum’da toplanmalıydı ve güzel bir birliktelik sağlanmalıydı. Bundan sonraki anma günlerinde böyle bir tablo görmeyi temenni ediyoruz.

Değerli arkadaşlar,
Geçen ay Kıbrıs konusunun öneminden söz etmiştim. Geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği Kıbrıs nedeniyle Türkiye’ye karşı yaptırım kararları aldı. Dört siyasi partimiz AB yaptırım kararına karşı ortak bildiri imzaladılar. Siyasi partilerimizin bu yaptırıma karşı birlikte tepki göstermesi güzel bir gelişmedir, ancak Türkiye’de oturduğumuz yerden konuşmak artık yeterli değildir. Dünya kamuoyunu kazanmak için yurtdışında temasların artmasına önem vermeliyiz.
Bir başka önemli konu, Rusya’dan S-400 füzelerinin bütün tehditlere rağmen alınmış olmasıdır. Türkiye’nin bağımsız bir ülke olarak kendi savunma sistemine sahip olması doğru bir politikadır. Ancak, güçlü bir dış politika için içerde siyasi uzlaşma ortamının sağlanması ve ekonominin de güçlü olması gerekir.

Sevgili arkadaşlar,
Böyle bir ortamda Büyük Millet Meclisimiz 1 Ekim’e kadar tatile girmiştir, Meclis 70 gün civarında tatil yapacaktır.
Ekonomide üyelerimizin büyük kısmının canı yanıyor, millet bir an önce iyileşme olmasını bekliyor.
Amerikan Kongresi tatil yapmıyor, çalışmaya devam ediyor, hatta Türkiye’ye yaptırımları görüşüyor. En azından yargı reform paketinin yasalaşması gerekiyordu. Bu yapılsaydı hem ekonomiye hem de dış politikamıza önemli katkısı olurdu. Ayrıca, ekonomide reform adımları bekliyoruz. Meclis dış politikadaki sorunları, ekonomideki sorunları ele almak üzere bir süre daha çalışmalıydı.
Bu tür uzun tatil dönemleri geçmişte ulaşımın zor olduğu dönemlerde mantıklıydı. Örneğin Adli tatil uygulaması 1927’de nüfusun çoğunluğu köylerde olduğu için hasat dönemi dikkate alınarak, üretimi desteklemek amacıyla başlatılmış bir uygulamadır. Daha önce Kadılar Ramazan ayında tatile çıkarmış. Bazı ülkelerde de mahkeme heyetlerinin toplanması için ortak tatil uygulaması bulunuyor. Günümüzde önemli kurumların bu kadar uzun süre çalışmaya ara vermesi tartışılması gereken bir konudur.

Değerli arkadaşlar,
Biz tatil yapmıyoruz, çünkü üzerimizde on binlerce üyenin sorumluluğu var. Meslek Komitelerimizin raporları komitelerimizin geçen ay verimli bir şekilde çalıştıklarını göstermektedir. Komitelerimizin çalışmaları için hepinize teşekkür ediyorum. Bazılarına değineceğim, ama önce genel ekonomik konulara değinmek istiyorum.

Geçtiğimiz ay ekonomide önemli konular;
• Turizm Ajansı kurulması,
• Yeni Torba Kanun ve 11. Kalkınma Planı ve
• Merkez Bankası faiz indirimiydi.

TBMM son çalışma gününde 11. Kalkınma planını gündeme aldı ve kabul etti. İlgili yasa, Plan teklifinin hazırlanması ve Komisyonda tartışılması için 20 gün, Genel Kurulda değerlendirilmesi için de 8 gün vakit tanıyor. Bu kalkınma planı ise komisyonda 2 gün ve genel kurulda 1 gün görüşülüp hızlıca kanunlaşmıştır.
Oysa 11. Kalkınma Planı Türkiye’yi Cumhuriyetimizin 100. Yılına, yani 2023’e taşıyacak bir plandır. Cumhuriyetimizin 100. Yılının heyecanını ve hazırlığını bu planda görmemiz gerekirdi.
5 yıl önce dünyanın en büyük 10. Ekonomisi olma hedefi vardı, böyle hedefler kalmadı. Milli gelir hedefi 2 trilyon dolardan 1 trilyona düştü. İhracat hedefi 500 milyar dolardan 226 milyara düştü. Kişi başı gelir hedefi 25 bin dolardan 12 bin dolara indi. 

 

10. Kalkınma Planı 2023 hedefi

11. Kalkınma Planı 2023 hedefi

GSYH

2 trilyon dolar

1 trilyon dolar

Dünya ekonomisinde sıra

10

18

Kişi başına GSYH

25 bin dolar

12 bin dolar

İhracat

500 milyar dolar

226 milyar dolar

İşsizlik Oranı (%) 

5

11           


Planda doğrudan illere dair bir konu yoktur, zaten olması da gerekmiyor. Bununla birlikte, Planda çok sayıda İstanbul projesi yer almıştır. İstanbul finans merkezi, girişimcilik merkezi, teknoloji merkezi, Kanal İstanbul, 3 katlı büyük İstanbul tüneli, İstanbul kurvaziyer merkezi gibi projelere Planda yer verilmiştir.
Antalya ismi bir kez geçmektedir, Antalya’nın demiryolu bağlantısı hedefi planda yer almıştır. Antalya’ya demiryolu gelmesi 1930’lardan bu yana gündemde olan bir konudur. Hatta 1933 yılında 2134 sayılı "Afyonkarahisar – Antalya Demiryolunun İnşasına Dair Kanun" oylamaya katılan 195 milletvekilinin tamamının kabul oyu ile kanunlaşmıştır. Bu haber, bölgede büyük sevinç yaratmış, kutlamalar yapılmıştır. O gün yapılan kutlamaların 90 yıl sonra karşılık bulmasını bekliyoruz. Artık 2023’te Antalya’da hızlı treni görmeyi ümit ediyoruz.
Türkiye’nin her bölge, her il, her sektör için bir büyük hedef koyup hızla ilerlemesi gerekir.  Endüstri 4.0 devrimini kaçırmamak için Türkiye 4.0 eylem planlarını hemen hayata geçirmeye başlamalıyız.

Değerli arkadaşlar,
Bildiğiniz gibi, Temmuz ayı içerisinde Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kuruldu. Kanun teklifi Millet Meclisi’ne 3 Temmuz’da geldi ve bir hafta geçmeden Mecliste kabul edildi. Türkiye’nin turizm hedefleri için Tanıtım Ajansı’nın önemli bir katkı yapacağına kuşku yoktur. Acente ve özellikle hava taşımacılığı firmalarının katkısıyla Ajansın geliri 250 milyon dolara yaklaşabilir. Şimdiye kadar tanıtım bütçesi 30 milyon dolar civarıydı, dolayısıyla tanıtım için büyük bir bütçe olacağına kuşku yoktur.
Ajansın kurumsal yapısının zamanla gelişeceğine inanıyorum.  Elbette ki, daha katılımcı bir hazırlık ve yönetim biçimi olsaydı daha iyi olurdu. Ajans yönetiminde acenteler daha iyi temsil edilmeliydi.
Konaklama sektörünün tümü turizm payı ödeyecektir, ancak Bakanlık belgeli olmayanların temsili eksik kalmıştır. Sayın Bakan bütün işletmelerin belgeleneceğini açıklamıştır.
Biz, destinasyon yönetimini esas alan, turizm merkezlerinde belediye hizmetlerinin gelişmesini sağlayacak bir fon oluşturulmasını savunmuştuk.  Fonun kaynağı konaklama vergisi olarak alınsaydı, doğrudan sektöre yük gelmezdi. 
Türkiye turizminin sorunları tanıtımdan ibaret değildir. Turizm merkezlerinde yerel yönetim hizmetleri için kaynak sorununu çözmeliyiz. Örneğin Antalya nüfusu 2.5 milyon civarındadır ve kendi geceleme sayımız 900 milyon düzeyindedir. Yabancı ve yerli turist gecelemesi 150 milyon civarında. Bir o kadar da ikinci konut nüfusumuz var. Turistin ulaşım, su kullanımı, atık gibi altyapı ve hizmet tüketimi yerlinin en az iki katıdır.  Belediyelerin bütçe paylarında ise en önemli kriter nüfustur. Bu nedenle turizm nüfusu bir şekilde bütçe payında dikkate alınmalıdır.
Ayrıca, Antalya 4.0 projemizde gelişmiş dünya kentlerinde dijital turizmin nasıl yönetildiğini ele aldık ve açık veri merkezi kurulması gerektiğini söyledik. Ajans akıllı destinasyon yönetimi modelini dikkate almalıdır.
Antalya Tanıtım A.Ş., Belediyelerin, Odaların, Turizm STK’larının yer aldığı bir yapıdır. Ajans Antalya Tanıtım A.Ş. gibi yapılar üzerinden bütün illerde birer ağ oluşturabilir, Kongre Büroları gibi kuruluşları da şemsiyesi altına alabilir. Böylece katılımcı bir destinasyon yönetim modeli uygulanabilir. 

Sevgili arkadaşlar,
Büyük Millet Meclisi tatile girmeden önce bir de yeni “torba yasa”yı ele aldı. Bu torbanın içinde yurtdışına çıkış harcı, götürü vergi, varlık barışı, gümrükte el konuşmuş otomobillere af, merkez Bankası yedek akçesi ve Bankalar Yasası değişikliği gibi birçok konu vardı.
Son varlık barışı geçen yıl çıkmıştı, böylece artık sürekli bir uygulamaya dönüşmüş durumda. Yurtdışında olan döviz ve altın gibi değerler Türkiye’ye getirildiği takdirde, ayrıca yurtiçinde olup da kayıtdışı olan para, döviz, altın, taşınmazlar beyan edilip kayda girdiği takdirde %1 vergi alınacak, başka vergi takibi ve soruşturma yapılmayacak.
Gümrükte el konulmuş aracın ÖTV’sinin %25’i ödendiği takdirde araç teslim edilecek. 
Bu tür aflar vergi veya borç ödememeyi alışkanlık haline getirenleri, kayıtdışı kalanları adeta ödüllendirmektedir. Bu tür uygulamalar artık son bulmalı, bunun yerine köklü bir vergi reformuyla sağlıklı bir bütçeye geçilmelidir.

Değerli arkadaşlar,
Türkiye ekonomisindeki mevcut durumu göstermek için birkaç grafik paylaşacağım.
Bu grafik sanayi üretiminde bir önceki yıla göre değişmeyi gösteriyor. Görüldüğü gibi 2018’in son aylarında küçülme başladı, halen artıya geçemedik, dipten dönüş oldu, ama halen sıfırın altındayız.
İhracat artışı ve turizm sayesinde bazı sektörlerde canlanma olmuştur, onun dışında inşaat başta olmak üzere iç pazara bağımlı sektörler ayakta kalmaya çalışmaktadır.
Ticaret sektörünün durumunu ise perakende satışlar göstermektedir. Perakende ticarette de geçen yıl eksiye geçtik. Burada da dipten dönüldü, ama halen ekside olmaya devam ediyoruz.
Haziran ayında giyim dışında diğer sektörlerin satışları reel olarak ekside kaldı. Hatta gıda üretim ve tüketimi bile geçen yılın altında kalmıştır.
Tüketici güven endeksinde düzelme bekliyorduk, fakat aksi yönde 57’den 56.5’e düşüş gerçekleşti.  
Enflasyon karşısında alım gücünün zayıflaması tüketici güvenini düşürmektedir. Ekonomide canlanma için enflasyonun düşmesi, milletin alım gücünün yerine gelmesi şarttır.

Sevgili arkadaşlar,
Geçen ay dünyadaki faiz düşüşünün Türkiye’ye de bir fırsat verdiğini söylemiştim. Gerçekten de dünya ekonomisinde durgunluk korkusu bize yaradı ve dövizde bir istikrar dönemine girdik, Geçen hafta aynı gün Avrupa Merkez Bankası sıfıra yakın faizlerin uzun süre devam edeceğini açıkladı. Bu hafta Fed’den de benzer açıklama bekleniyor. Dünyadaki duruma, enflasyona ve tahvil faizlerine bakacak olursak, Merkez Bankasının faizi düşürmesi normaldir.
Şu anda Merkez Bankasının %19.75 faizi bile dünyadaki en yüksek Merkez Bankası faizleri arasındadır. Daha yüksek faizi olan ülkeler Arjantin, Yemen ve Haiti’dir. 
Faiz indirimlerinin devam edeceği de beklenmektedir. Ancak daha fazla faiz indirimi için bakılması gereken yer enflasyondur. 
Üretici enflasyonu halen yüzde 25’lerdedir. Elektriğe gelen zamlar, KDV ve ÖTV ayarlamaları enflasyona şimdi etki edecektir. Elektriğe gelen zamlar sanayicinin maliyetlerini yükseltmiştir, bu artış mecburen fiyatlara yansıyacaktır.
Enflasyon düşmeden, ülke riski azalmadan faiz indirimi zorlanırsa yeniden döviz krizi yaşarız.  Bu nedenle Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi risklere dikkat etmelidir.
Ayrıca faizler düşse bile bankaların kredi vermek için yeterli kaynağı yoktur. Yabancı sermaye girişi olmadan ciddi kredi artışı olamaz. Türkiye’nin çok temel ekonomik, siyasi, sosyal, hukuki sorunlarını ele almadan çözümü Merkez Bankasından beklemeyelim.
Enflasyon dışında işsizlik sorunumuz da önemini korumaktadır. Son verilere göre mevsim etkisi hariç tutulduğunda işsizlik artmaya devam ediyor. Dar tanımlı işsiz sayımız 4.5 milyon, geniş tanımlı 6 milyonu geçiyor.
Bu işsizlik artışında son yıllarda sığınmacıların kayıtdışı işlerde istihdamı önemli faktör olmaya başladı. Sadece Suriyeli sığınmacılar değil, Afgan sığınmacılar da artıyor. İnşaat sektöründe artık Afganlar çalışıyor. Yaşlı ve çocuk bakımını Orta Asyalı kadınlar yapıyor, çocuk bakımında Filipinler’den bakıcı geliyor. 
Bu konuda da yeni verilere birlikte bakalım. Geçen yıl sonu itibariyle ülkemizde 1 milyon 211 bin kişi yerleşmiş durumdadır. Bu rakama Suriyeli sığınmacılar dahil değildir. Antalya’da yerleşik olan yabancı sayısı 76 bine yaklaşıyor ve görüldüğü gibi, Antalya yurtdışından en fazla göç alan üçüncü il.

 

Toplam yabancı nüfus

2018 Gelen Yabancı göçü

2018 Giden yabancı göçü

1 211 034

 466 890

 187 178

Ankara

 138 238

 63 095

 17 890

Antalya

 75 822

 33 175

 14 570

Bursa

 44 798

 20 006

 3 343

İstanbul

 432 243

 182 715

 79 052

İzmir

 29 022

 9 294

 6 421


Burada bakılması gereken nokta hangi ülkelerden Türkiye’ye göç olduğudur. Geçen yıl net olarak 279 bin yabancı ülkemize yerleşmiş yani çalışma veya oturma izni almış. Bunun 71.800’ünü Iraklılar oluşturuyor. İkinci sırada 36 bin ile Afganistan’dan gelenler, üçüncü sırada ise 33 bin ile Suriye’den gelenler bulunuyor.

Türkiye'ye gelen göç

Türkiye'den giden göç

Net göç

Yabancı uyruklular

 466 890

 187 178

 279 712

Irak

 110 315

 38 515

 71 800

Afganistan

 44 977

 8 168

 36 809

Suriye

 38 997

 5 913

 33 084

Türkmenistan

 34 915

 10 096

 24 819

İran

 31 922

 9 242

 22 680

Azerbaycan

 23 245

 13 804

 9 441

Özbekistan

 15 231

 13 171

 2 060

Rusya Federasyonu

 13 782

 4 435

 9 347

Mısır

 13 515

 1 903

 11 612

Kırgızistan

 9 131

 7 747

 1 384


250 bin dolara konut alımına oturma izni ve vatandaşlık verilmesi, ayrıca kayıtdışı çalışma imkânları Orta Doğu ve Asya’dan yabancı girişini teşvik etmektedir.
Şimdi İstanbul’da önlemler alınmaya başlandı, bu önlemler sabırlı ve dikkatli bir şekilde devam etmelidir. Yabancı düşmanlığı yapmadan sığınmacıların Suriye’ye dönmesi için Esat yönetimi ve diğer ülkelerle anlaşma sağlanmalıdır. Ayrıca yabancı konusunun yalnızca Suriyeliler olmadığı da görülmelidir. 

Değerli Meclis Üyeleri,
Yüksek öğretim sınavı sonuçlarına dair basında değerlendirmeler çıktı, 2 milyon 375 bin öğrenciden 600 bini taban puana ulaşamadı ve baştan elendiler. Matematik ve fen bilimlerinde ortalama puan 100 üzerinden 15-20 civarında. Bu eğitim karnesi ülkemiz için kabul edilir değildir.
Bu vesileyle mesleki eğitimin önemine tekrar dikkat çekmek istiyorum.
Her yıl ailelere ve gençlere mesleki teknik eğitim için çağrı yapıyoruz.
Mesleki eğitimde Oda olarak da elimizi taşın altına koymuş durumdayız. Bakanlık ve TOBB protokolüne bağlı olarak Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yürütme kurulunda yer almaya başladık. Lisede bilişim teknolojileri, endüstriyel otomasyon, elektrik-elektronik, motorlu araçlar, inşaat ve makine teknolojileri bölümleri bulunuyor. Lisenin programlarına ve donanımına destek olacağız. Öğrenciler inovasyon merkezimizden yaralanabilecekler. TOBB ETÜ üniversitesinden hocalar bazen gelip lisemizde dersler verecekler. Bu liseyi eğitim, meslek öğrenme, staj ve uygulamalı eğitim, iş bulma konularında örnek bir lise yapmak için çalışacağız. Bu konuda ilgili komitelerimizden, firmalarımızdan da katkı istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ve TOBB olarak işbirliği modelinde başarılı olursak, hem ekonomi, hem de ülkemiz için bir dönüm noktası olur.

Sevgili arkadaşlar,
Antalya ekonomisinde önce verileri paylaşalım ve verilerle konuşalım.
Turist sayısında ilk altı ayı %17, Temmuzu %16 büyümeyle tamamladık. Mayıs ayındaki duraklama yerini güçlü büyümeye bıraktı.
28 Temmuz itibariyle 2019 yılı havaalanları girişi 7 milyon 926 bine ulaşmış durumda. Günlük turist girişinde rekorumuz 94322 oldu, şimdi 100 bin rekoru bekliyoruz.
Avrupa’dan, İspanya’ya giden turistlerin bir kısmı yönünü Antalya’ya çevirdi, Majorca gibi yerler fiyat kırmaya başladılar.

 

Antalya

Antalya

Antalya'da Değişim(%)

Türkiye'de Değişim(%)

 

2018

2019

Yabancı Turist Sayısı

4,443,862

5,221,602

17.5 (6 ay)

11,3 (5 ay)

Ödenen Çek Hacmi-6 ay (bin TL)

14,468,644

17,234,920

19.1

-3.8

Karşılıksız Çek Hacmi-6 ay (bin TL)

311,960

441,666

41.6

64.3

Karşılıksız Çeklerin Toplam Çeklere Oranı-6 ay

1.7

1.8

 

 

Protestolu Senet Hacmi-5 ay (bin TL)

155,092

260,960

68.3

54.9

Nakdi Krediler -Mayıs (bin TL)

82,846,653

89,014,249

7.4

8.7

Vergi Tahsilatı-6 ay 

3,212,281

3,689,860

14.9

4.4

İhracat- 6 ay (bin dolar)

688,771

690,226

0.2

1.1

Yaş Meyve-Sebze İhracatı-6 ay (bin dolar)

230,238

212,804

-7.6

17.7

Otomobil Sayısı-5 ay

488,535

509,628

4.3

1.5

Konut Satışı-6 ay

30,707

25,514

-16.9

-25.0


Turizmde iyi gidiyoruz, fakat bunun ticarete yansıması halen istediğimiz düzeyde değil. En yoğun turizm bölgelerimizden bile şikayetler geliyor.
Kent turizminin ve ticaretinin gelişmesi için hepimizin ve esnafımızın da yapması gereken çok şey bulunuyor. Dünya değişiyor, teknoloji ve talep değişiyor, rekabet koşulları değişiyor. Her sektör, her işletme zamana ayak uydurmak zorundadır. Ben eski işimde eskisi gibi devam edeyim diyen kaybeder.
Kent estetiği, vitrin estetiği, fiyat etiketi, ürün kalitesi, çalışan eğitimi dikkat edilmesi gereken hususlardır.
Bildiğiniz gibi, ATSO olarak Vitrin Yarışması’nı kent ticaretinde estetiği ve kaliteyi desteklemek için yapıyoruz. Bugün de yarışmada başarılı bulunan üyelerimize plaket ve ödüllerini vereceğiz.
Ödül alan arkadaşlarımızı kutluyor ve başarılar diliyorum. Arkadaşlarımızın bütün esnafa örnek olmasını temenni ediyorum. Yarışmaya emek veren tekstil-giyim grubumuza ve jürimize teşekkür ediyorum.
Ekonomide diğer verilere bakacak olursak, kredi genişlemesi halen reel olarak negatif düzeydedir. Vergi tahsilatı şimdilik %15’e yakın seyretmektedir.
Haziran ayında ihracatta bayram tatili nedeniyle yavaşlama olmuştu, dolayısıyla 6 aylık ihracat performansı düşük kaldı, Temmuz ayında tarım ihracatında artış oldu, madencilik ve kimya (gübre-plastik) sektörü dışındaki sektörlerin ihracat performansı da iyileşmeye başladı.
Haziran ayında bayram tatili nedeniyle konut satışlarında sert düşüş yaşadık. Bu ay daha iyi olur diye tahmin ediyoruz, ama konut kredisi rakamlarında halen bir gelişme görmüyoruz. Geçen yıl bu zaman konut kredisi stoku 202 milyardı, şu anda 179 milyara düşmüş durumda. IMF 60’dan fazla ülkede son bir yılda konut fiyatlarında değişimi incelemiş, Türkiye konut fiyatlarının en fazla düştüğü ülke olarak görülüyor. En fazla fiyat artışı Slovenya, İrlanda; Hollanda, Singapur gibi ülkeler, fiyatların Türkiye’den sonra en çok düştüğü ülkeler Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar’dır.
Konut almak için uygun bir zaman. Kredi faizleri de düşerse sektörde biraz canlanma olmasını ümit ediyoruz.
Türkiye genelinde şirket kuruluşlarında yüzde sekiz düşüş görüyoruz, kapanışlar illere göre değişiyor, yine de kapanışlarda önemli bir artış yok. Antalya şirket kuruluşlarında Türkiye genelinden ve diğer büyük illerden öndedir.

 

2019 6 ay kurulan şirket

2018 6 ay kurulan şirket

Değişim

2019 kapanan şirket

2018 kapanan şirket

Değişim

ANKARA

4,137

4,631

-11%

423

382

11%

ANTALYA

1,877

1,819

3%

153

152

1%

BURSA

1,443

1,862

-23%

189

162

17%

İSTANBUL

17,200

18,187

-5%

2,805

2,834

-1%

İZMİR

2,390

2,743

-13%

339

344

-1%

TOPLAM

27,047

29,242

-8%

3,909

3,874

1%


Sevgili arkadaşlar,
Ekonomideki sıkıntılar bu ay komite raporlarında detaylı olarak yer almıştır.
KDV ve ÖTV indirimlerinin kaldırılması dolasıyla bu indirimlerin devam ettirilmesi, kredi kartı uygulamalarının daha esnek olması, pos komisyonlarının azaltılması talepleri dile getirilmiştir.

10. Grubumuz AVM kiralarında ciro paylarına sınır getirilmesini önermektedir. Akaryakıt sektör komitemiz, bayilerin sorunları hakkında kapsamlı bir rapor hazırlamıştır ve girişimlerini sürdürmektedir. Tekstil grubumuz Güllük gibi caddelerde esnafın kaldırım işgallerini dile getirmiştir. Kaldırım işgali, ticaretin kalitesini düşüren, Antalya’ya yakışmayan bir durumdur. İnsanların yürüyemediği caddeler var, fakat maalesef gerekli denetimler yapılmamaktadır. 

Geçenlerde basında bir haber vardı. Portekiz’de yere sigara izmariti atana 250 Euro ceza getirilmiş. Kent kültürü kural ve denetim olmadan gelişmiyor. Türkiye’de ne yapılsa düzelmez, bir şey değişmez diye bir inanç gelişti. Bir ülke ve kent sürekli yenilik ve değişim ile gelişir. Bu nedenle kurumlar gereğini yapmak zorundadırlar.

35., 36., 45 ve 46. gruplarımız turizm bölgelerinde taksilerle ilgili sorunları ele almışlardır. Antalya’da turizmde kriz olduğu, turist gelmediği zaman herkes susar. Böyle turist sayısının arttığı zamanlarda ise herkes kavga etmeye başlar. Turizmi olumsuz etkileyecek tutumlardan herkes kaçınmalıdır. 

Bu ay çok şikayet edilen konulardan birisi elektriğe yapılan zamlardır. 
11. (orman ürünleri) ve 21. gruplarımız (metal) elektrik zamlarından şikayet etmektedirler. Önceki yıllar elektrik fiyatları baskılandı, son bir yıldır ise peş peşe zamlar geldi.  2018 yılından bu yana özellikle sanayi elektriğine çok zam yapıldı ve tarife 20 kuruşlardan 50 kuruşlar düzeyinde çıktı. 

11. grubumuz, imalatçıların yoğun olduğu bölgelere güneş enerjisi kolektörleri konularak düşük maliyetli enerji sağlanmasını önermektedir. Kısa vadede kolay çözüm bulmak zor. Enerji sektör grubumuz (24) lisansız elektrik üretimi konusunda bir toplantı düzenleyecek.    Bu konu da ele alınabilir.

18. grubumuz ekonomik krizin esnafı olumsuz etkilediğini, bankaların kredi yapılandırmaları konusunda destek olmaları gerektiğini ifade etmiştir. Biraz önce söylediğim gibi, yeni yasa ile bankalara bu konuda esneklik sağlandı, ama büyük şirketlerden KOBİ’lere sıra gelir mi, hep birlikte göreceğiz.

Madencilik sektörümüzde de sorunlar var, grubumuz raporlar hazırlayıp girişimlerde bulunmaktadır.

Turizm sektör grubumuz şehir turizmi konusunda çalıştay düzenleyecek.

15. grubumuz sektör toplantısı düzenlemek istiyor. Tarım sektörünü şimdilik fazla konuşmuyoruz, önümüzdeki aylarda hal yasası gibi konular gündeme gelecek, dolayısıyla bu çalışmalar gerekli olacak.

38. grubumuz ATSO sektörler fuarı düzenlenmesi önerisi getirdi. Biz üyelerimiz arasında işbirliği ve ticaretin gelişmesi için ATSO indirim kartını çıkardık, networking çalışmaları da yaptık. Kuşkusuz bunların komitelerimiz tarafından desteklenmesi ve devam ettirilmesinde fayda var. Antalya firmaları kendi aralarında ne kadar çok işbirliği yaparsa ticaretimiz o kadar gelişir. Bu konuda çalışmaya devam edeceğiz.
Komitelerimiz mesleki yeterlik belgesi konusuna da önem vermelidir. Birçok sektöre belge zorunluluğu gelmektedir. Son olarak Bakanlık ikinci el oto satışları yapanlara yeterlik belgesi şartı getirdi. Bu konuda sektöre uyarı yaptık ve uygulamaya başladık, buradan bir kez daha hatırlatmış olayım.

Değerli arkadaşlar,
Geçen hafta Kalkınma Ajansı toplantımız vardı. Burdur ve Isparta Oda Başkanlarımızla da görüştük. Antalya limanı yükleme ve boşaltma tarifelerinden şikayetler bitmiyor. Bu konu Rekabet Kurumu gündemine getirildi, artık bir an önce çözüm yönünde adım atılmasını bekliyoruz.
Toplantı vesilesiyle, Burdur ve Isparta’da Lavanta ve Gül turizmini de yerinde inceleme imkanımız oldu. Antalya turizmi Burdur ve Isparta’daki bu zenginlikle entegre hale gelmelidir. Oraya geziler yapılabilir, böylece hem bölgeye katkı vermiş oluruz hem de turizmde alternatif ürünleri geliştirebiliriz. 
Son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum. Geçen ay metro yapımının Bakanlık desteğiyle başlaması gerektiğini söylemiştim. Bir önemli konu da 100. Yıldaki TOKİ arazisinin Belediyeye devredilmesi ve orada güzel bir park projesidir.  Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi işbirliği yapmalı ve Antalya’ya güzel bir proje kazandırılmalıdır.
Bu tür projeleri siyaset üstü bir yaklaşımla ele almalıyız. Kentimizin geleceğiyle, kimliğiyle ilgili konuları siyasi tartışmaların gölgesinde bırakmamalı, el birliğiyle çalışmalıyız. Herkesin fikri, görüşü farklı olabilir, fakat istişare ve uzlaşma kent olmanın ve millet olmanın şartıdır. Hiç kimse kendi aklının daha üstün olduğunu ileri süremez, mutlaka sevgi ve saygıyla ortak aklı bulmalıyız.

Sevgili arkadaşlar,
Önümüzde Kurban Bayramı bulunmaktadır. Lütfen herkes kurbanlık yeri seçimine, temizliğe dikkat etsin, bu konularda gerekli denetimler yapılsın.
Kurban Bayramının milletimiz ve Antalya’mız için hayırlı olmasını, üyelerimize bereket getirmesini diliyorum.
Bu vesileyle bir duyuru da yapmak istiyorum. Antalyaspor, kentlilik bilincine katkı koyan son derece önemli bir değerimiz. Yeni sezon kombineleri satışa çıkmış durumda.  Kombine almak isteyen arkadaşlar için Meclis çıkışında bir stand bulunuyor. Hepinizi takımımıza sahip çıkmaya davet ediyorum.
Çalışmalarınızdan ve katkılarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2019 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Yörex