ATSO Mayıs Ayı Meclis Konuşması

29 Mayıs 2020 Cuma

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.

ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer’in başkanlığında videokonferans yöntemiyle yapılan toplantıda kent ekonomisi, Covid 19’un ekonomiye etkileri ve 2020 yılı beklentileri konuşuldu.

Konuşmasına Covid-19’la mücadele kapsamındaki yeni gelişmeler hakkında bilgi vererek başlayan Başkan Çetin şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanı yeni kararlar açıkladı. Pazartesi seyahat yasakları kalkıyor, restoran, kreşler, sürücü kursları, plajlar, açılıyor. Bu düzenlemeyi gelecek hafta bekliyorduk. Bu konu önceden planlanarak ilan edilseydi daha iyi olurdu. Halen bazı belirsizlikler var ve düzenlemelerin takibini yapmakta biz de zorlanıyoruz. Örneğin tek bir sektör için Turizm Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ayrı ayrı düzenlemeler yapıyor ve bunların tümünü farklı kaynaklardan takip etmekte biz bile zorlanıyoruz. Düzenlemelerin tek elden duyurulması sürecin daha kolay yürütülmesine katkı verecektir.

Sayın Valimiz bu sürecin başından beri en çok yorulan kişidir. İlk günlerde Antalya’ya giriş yasaklarıyla ve çalışma saatleri düzenlemesiyle Antalya neredeyse koronasız bir il olmuştur.  Keşke yetki tümüyle Antalya’da olsaydı, her şey daha iyi olurdu.  Temennimiz bundan sonra da Antalya’nın güzel korunabilmesi ve sağlıklı bir normal yaşama dönmektir.”

Sektörlerdeki Sorunlar ve Beklentiler

ATSO üyelerinden gelen taleplerin belli konularda yoğunlaştığını kaydeden Başkan Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu ay komitelerimizin büyük çoğunluğu aynı konular üzerinde durmuşlardır.
-Mücbir sebeple vergi ve prim ertelemesinin kapsamının genişletilmesi,
-Kredi almakta zorluklar,
-Kira desteği sağlanması veya kira ödemelerinin sonraki aylara ertelenmesi,
-Elektrik faturaları ödemelerinin de ertelenmesi,
-Süs bitkileri sektörünün ihracat düşüşü ve turizm daralmasından etkilenmesi,
-Sigorta poliçelerinin acentalar dışında satılabilmesi yönünde düzenleme,
-Tarımda dijital ekipmanların da TARSİM teminatı kapsamına alınması,
-Mevsimlik çalışanların kısa çalışma ödeneğinden yararlanamaması,
-Turizm taşıma belgesi olan ulaşım şirketlerinin kredilerinin ertelenmesi,
-Su sporları, eğlence merkezleri, hamam ve sauna hizmetlerinde kapanma dolayısıyla mağduriyet,
-Özel okul, kreş, sürücü okullarının sorunları konuları gündeme gelmiştir.

Son haftalarda bazı sektörlerde kısmi rahatlama oldu, fakat birçok sektörde sorunlar devam etmektedir.

Kira ödemeleri en büyük sorun haline gelmiştir. Yeme-içme gibi sektörlerimiz faaliyete geçse de işler bir süre eskisi gibi olmayacaktır. AVM’ler ve yeme-içme sektörü başta olmak üzere kira konusunda mutlaka çözüm getirilmeli, kira stopajı kaldırılmalı ve tek taraflı fesih hakkı verilmelidir.

Bu talepler bütün ticaret ve sanayi odalarının ortak talepleri olmuştur.  Odalar ve Borsalar Birliği kanalıyla bu talepler Hükümete iletilmektedir ve halen ekonomide yeni destekler bekliyoruz.”

Ekonomiyi destekleyecek yeni destekler gelebilir
Son dönemde kredi akışının hızlandığını kaydeden Başkan Çetin, “ Geçen ay kredi sıkıntısı daha önemli bir meseleydi. Son bir ayda kredi akışı hızlandı, biz de Nefes kredisini devreye soktuk. Dünyada olduğu gibi bizde de Merkez Bankası para bastı ve bu sayede Mart ayından bu yana kamu bankaları 200 milyar liraya yakın kredi verdiler.   Kısa çalışma ödemeleri başladı. 

Ekonomi yönetimi önümüzdeki aylarda yabancı sermaye girişi olmasını ve ihracatın toparlanmasını bekliyor. Bu olursa içerde tüketimi teşvik edecek yeni konut kredisi ve ÖTV indirimi gibi yeni destekler gelebilir. İnşallah gelişmeler bu yönde olur” dedi. 

Büyüme verileri
TUİK tarafından 1. çeyrek büyümesinin %4,5 olarak açıklandığını kaydeden Başkan Çetin “Verilere baktığımızda birinci çeyrekte sanayi sayesinde bir büyüme görüyoruz. İnşaat %1,5, hizmet sektörü ise %3.4 küçülmüş. En yüksek büyüme %10,7 ile bilgi ve iletişim sektöründe gerçekleşmiş.
İkinci çeyrekte bütün dünyada olduğu gibi biz de ciddi bir küçülme yaşıyoruz. Asıl mesele ise Temmuzdan itibaren turizm ve ihracattaki gelişme olacaktır. Bu yıl dünya ekonomisinde -%3.5, dünya ticaretinde en az %13, dünya turizminde %70-80 oranında düşüş olabileceği öngörülmektedir. ABD ekonomisi ve Almanya eksi 6 civarında küçülecektir. İngiltere -%7, Rusya -%5,5 oranında küçülecektir. Türkiye için beklentiler eksi 3 ve eksi 5 arasındadır.  İnşallah daha iyisi olur.

Ekim ayına dikkat
Burada hem üyelerimizi hem ekonomi yönetimi bir konuda uyarmalıyız.  Şu anda kredi, vergi ertelemeleri yapılmıştır, ancak 10. Ay geldiğinde, yani Ekim ayında herkesi birikmiş vergi ve SGK ödemeleri beklemektedir. Ayrıca kredi alanların ödemesiz dönemleri de bitiyor. Rehavet olursa Ekim ayı dert ayı olabilir. Dolayısıyla herkes nakit yönetimine önem vermeli, 3 ay, 6 ay ve bir yıllık nakit akış planlamasıyla hareket etmelidir. dedi.

Korona tembelliğinden kurtulmalıyız
Ekonominin daraldığı bu dönemde maalesef pandeminin psikolojik etkileri de olduğunu kaydeden Başkan Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Toplumda, iş dünyasında, bürokraside genel bir koronavirüs hareketsizliği, hatta korona tembelliği başlamıştır. Herkes bir bekle gör durumundadır. Hızla bu durumdan kurtulmalıyız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi biran önce çalışmaya başlamalıdır. Siyaset dünyası bir araya gelmeli ve topluma moral vermelidir.

Dünya Turizm Örgütü,  Hükümetlere çok güzel önerilerde bulundu.  Bu önerileri herkes dikkate almalıdır. 
-Tüketicinin, turistin sağlığını koruyun ve güven verin,
-Çalışanları ve istihdamı koruyun,
-İşletmeleri yaşatın, işletmelerin kapanmasını, batmasını önleyin, kredi ve nakit destek sağlayın,
-Vergileri azaltın, talebi destekleyin,
-Dijitalleşmeyi hızlandırın, dijitalleşmeyi krizden çıkış aracı olarak kullanın,
-İyi yönetişime, yerel inisiyatiflere önem verin,
-Krize takılmayın, sektörleri COVİD-19 sonrasına, geleceğe hazırlayın.

Bu 7 başlık hem kamunun hem de özel sektörün yol haritası olmalıdır.
 
2020 Antalya İçin “Dayanışma ve Güven Yılı” Olsun
Sadece hükümetten bir şeyler talep ederek kalmamalıyız. Antalya özel sektörü olarak bizler de bu dönemde yeni bir anlayışla hareket etmeliyiz. Biz iş insanları olarak çalışanımıza, gençlere örnek olmalıyız.  İşletmelerimiz için 2020 yılı para kazanma değil, gönül kazanma yılıdır. Tüketicinin sağlığı, çalışanın sağlığı, istihdamın korunması birinci hedefimizdir.  Bu yıl ATSO üyeleri için en önemli konu dayanışma ve güven olmalıdır. Bütün komitelerimizle, bütün sivil toplum örgütleriyle özel sektör olarak 2020 yılını Antalya’da güven ve dayanışma yılı ilan edelim. Bu dönemi dayanışmayla aşmayı hedefleyelim. Aynı gemideyiz söyleminin ne kadar doğru olduğunu bu dönemde yaşayarak görüyoruz.
Herkes borcunu ödemek için gerekli titizliği göstersin. Mülk sahipleri birkaç ay fedakârlık yapsın. Her sektör en zor durumdaki mensuplarına yardım etmeye çalışsın. Bu dönemde ihtiyacı olmayan kredi kullanmasın. İmkânı olan yatırım yapmaya devam etsin, ortaklığa, işbirliğine önem verelim. Hepimiz sektörlerimizi, ilimizi güçlendirmeye çalışmalıyız, dayanışma içinde olmalıyız.

Antalya halkına da çağrı yapalım. İnsanlar artık önlemini de alarak sokağa çıksın, alışverişe çıksın. Bu şehir hepimizin, bu şehrin restoranı kaybederse herkes kaybeder. Dayanışma günleri ilan edelim. Her türlü hijyen önlemini alarak alışveriş kampanyaları, indirim günleri düzenleyelim. Antalya e-ticaret pazarı gibi projeler geliştirelim.

Sanatçılarımız sosyal mesafeyle meydanlara çıksın, internette Antalya’nın günlük hayatından videolar dönsün. Antalya dünyada ses getirsin, bunu yapabiliriz.

Antalya koronavirüsün sağlık etkisinden en iyi şekilde korunmuştur. Koronanın sağlık etkisinden en az etkilenen iller arasında olmamıza rağmen, ekonomik olarak en fazla etkilenen il olmak durumundayız.

Bu yıl pandemi nedeniyle zaten birçok sektörümüz önemli satış azalmaları yaşamıştır. Bu yıl pandemi etkileri içindeki en önemli sorunlarımızdan birisi turizmdeki kayıp olacaktır. Bildiğiniz gibi Avrupa’da, Rusya’da dış hat uçuşları konusunda belirsizlik devam etmektedir. Avrupa içi turizm teşvik edileceği görülüyor.

Covid-19’un ekonomiye etkilerini ortaya koyacak bir rapor üzerine çalışılıyor

Antalya ekonomisinde bu yıl ortaya çıkacak riskleri belirlemek, sektörlerimizi hazırlamak, Hükümetimizden gerekli destekleri talep etmek için Sayın Valimizin desteğiyle COVİD-19’un Antalya ekonomisine etkisi üzerine akademisyenler ve kendi ekibimizle bir çalışma başlattık. İyimser ve kötümser senaryolara göre olası etkiler çalışılıyor. BAKA bünyesinde Burdur ve Isparta’yı da içine alacak şekilde geniş bir çalışma olacak.  Ekibimiz çeşitli simülasyon çalışmaları yaptı. Hızlı bir şekilde online toplantılar da yapıldı. SİAD Başkanlarımız ve Komite başkanlarımız toplantılara katıldılar.

Bu araştırma dışında önümüzdeki hafta bir elektronik anket yaparak üyelerimizin pandemiden nasıl etkilendiklerini, hangi desteklerden ne kadar yararlandıklarını, hangi önlemleri aldıklarını ayrıca soracağız. Bütün komitelerimiz bu ankete önem vermelidir. Sonra araştırma raporumuzun sonuçlarını da açıklayacağız. Böylece COVİD-19 sonrasının yol haritasını çıkaracağız.

Raporumuzda kira desteği, istihdam desteği gibi konular da yer alacaktır, ama asıl meselemiz bütün Antalya’nın gelir kaybını azaltacak Antalya’ya dönük önlemleri gündeme getirmektir. 

Destek talepleri ve tespitler

Şu ana kadar kredi destekleri, sosyal yardımlarla bir miktar yara sarılmıştır. Temennimiz ve talebimiz bu desteklerin devam etmesidir.

Birkaç konuyu da kısaca vurgulamak istiyorum:

* Antalya ekonomisine ve turizm sektörüne uzun vadeli finansman kaynağı talep ediyoruz. 2015 yılında Antalya turizminin kredi yükü 12 milyar veya 4 milyar dolardı, şimdi 40 milyardır, yani 6 milyar dolar civarına çıkmıştır. Bu koşullarda kredi yapılandırması veya ertelemesi artık çözüm değildir. Uzun vadeli tahvil, gelir ortaklığı senetleri gibi araçlar devreye alınmalıdır. 

* Otel renovasyon kredileri cazip koşullarda uygulamaya konulmalıdır. Otel renovasyonları aynı zamanda Antalya inşaat ve sanayi sektörüne de destek olacak şekilde kullanılmalıdır.

* Antalya’nın gelir ve istihdam kayıplarını azaltmak üzere kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin alt ve üstyapı projeleri hızlandırılmalıdır. 

* Dijital teknolojiler konusu turizm, ticaret ve bütün sektörlerimiz için bu dönemde kurtarıcı araçlardır. Turizmde biz Tanıtım Fonu’ndan pay istemiştik. Çünkü sadece Ajans, sadece Bakanlık gerekli tanıtımı yapamaz. Bugün dünya çapındaki turizm portallarında Antalya hakkında 7/24 bilgi akışı sağlamak gerekiyor. Böyle bir iletişim yönetimini bir ajans, bir kurum tek başına yapamaz. Her il, her ilçe birçok dilde içerik üretip yayınlayabilmelidir.

* Şu dönemde e-ticaret patlama yaptı, e-ticarette aktif olanlar kazandılar. Antalya 4.0 çalışmamızı Sayın Valimizle başlatmıştık. Her geçen gün Antalya 4.0, dijitalleşme ve e-ticaret çalışmalarımızın ne kadar isabetli olduğunu görüyoruz. Şu anda ATSO Akademi online eğitimlerle yine bu konularda üyelerimize destek oluyor, yol gösteriyor.

* Antalya 4.0 kapsamında veri üretmenin, veri analizinin ne kadar önemli olduğunu anlatmıştık. Hangi sektörde olursa olsun veri analizi yapan işletmelerin çok ileri gittiğini göreceğiz. Antalya veri merkezi kurulması konusu da artık daha önemli hale gelmiştir.

* Bu dönemde sağlık turizminin ne kadar önem kazandığını da görüyoruz. Sağlık turizmi çalışmalarını da hızlandırmalıyız. Hizmet ihracatına ilave destekler sağlanmıştır. E-ticarete yeni devlet destekleri gelmiştir. Bu konularda daha fazla çalışacağız.

* Pandeminin uluslararası etkisi bir süre daha devam edecektir. Bu nedenle yurtdışı alım heyetleri ve fuar çalışmalarını da elektronik ortama kaydırmalıyız. Sanal fuarlar, online heyet görüşmeleri yapmalıyız. Biz geçen yıllarda yaptığımız yurtdışı çalışmalarının ihracatımıza olumlu yansıdığını izliyoruz. Bu dönem ihracata daha fazla yüklenme dönemidir. Bu konuya da ağırlık vermeye devam edeceğiz.

* Turizmde 3S turizmi bu yıl 4S turizmi olmuştur. Dördüncüsü sosyal mesafedir. İşyerlerinde, restoranlarda, AVM’lerde, plajlarda, her yerde kurallara uyulduğu müşteriye gösterilmelidir. İşyerleri güven vermek için sosyal medyayı kullanmalı,  online rezervasyon, temassız ödeme gibi araçlarla güven sağlamalıdır.

Kriz zamanlarında prensip en kötüsünü dikkate alarak en iyi için çalışmaktır. Ben bu konuda iyimserim ve turizmde daha iyi sonuçların alınabileceğine inanıyorum. Temmuz ayına kadar çok şey değişebilir ve daha iyi sonuçlar da elde edebiliriz.  Eğer Almanya ve diğer ülkeler önümüzdeki ay uçuşlara izin verirse, Rusya tarafı açılırsa hızlı bir toparlanma da görebiliriz. 

Avrupa’da kapalı kalmaktan sıkılan, Antalya’ya gelecek halen önemli bir kitle olacağına inanıyorum. İnsanlar Antalya güneşine sağlık için geleceklerdir. 

Biz dünyaya Antalya’da her şeyin güzel olduğunu gösterirsek Temmuzdan itibaren Antalya, Avrupa’nın ve Rusya’nın odağında olabilir. Bugüne kadar Türkiye’nin ve Antalya’nın COVİD’den az etkilenmiş olması büyük avantajdır. Bu avantajımızı, sağlık hizmetlerinde birçok Avrupa ülkesinden iyi olduğumuzu görenler de Türkiye’ye güvenle geleceklerdir.   
Antalya’da turizm sezonunun en iyi şekilde yaşanması için Sayın valimiz gece gündüz demeden çalışmaktadır. Kaleiçi’nde örnek bir model uygulamaya koymak üzere önemli bir koordinasyon sağlanmıştır. Sayın Valimize bütün çabaları, liderliği ve destekleri için teşekkür ediyorum.”

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2020 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
TS 10002