ATSO Haziran Ayı Meclis Konuşması

30 Haziran 2020 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Bakanım,
Sayın Meclis Başkanı,
Sayın Meclis Üyeleri,

Hoş geldiniz, hepinizi şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum,  Sayın bakanımıza bu meclis toplantımızı onurlandırdıkları için teşekkür ediyorum. Bu beraberlik bütün meclisimizi mutlu etmiştir.
Sayın Bakanımız yoğun ve önemli gündemi içinde bize zaman ayırmıştır. Türkiye Suriye’de, Libya’da, Akdeniz’de önemli bir mücadele vermektedir.
Şu günlerde Antalya turizmi için Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız ile birlikte çalışmaktadır. Zaten turizm konusu bugünlerde bir dış politika konusu haline gelmiştir. Çünkü Avrupa Birliği’nin ve Almanya’nın Türkiye’ye seyahat kısıtlamaları politik bir çifte standart halini almıştır. Böyle bir zamanda birlik ve beraberliğe, birbirimize destek olmaya çok ihtiyacımız var.
Sayın Bakanımız polemiklerden uzak, hoşgörülü, uzlaşmacı bir siyaset ve devlet adamı olarak herkesin sevgi ve saygısını kazanmıştır. Sayın Bakanımızın yapıcı siyaset anlayışının örnek olması gerektiğine inanıyorum.

Sayın Bakanım,
Ekonomide ve dış politikada olağanüstü günler yaşıyoruz, sizi dinlemek bizim için önemli bir fırsat. Ben kısaca Antalya ekonomisindeki son durumu ve Hükümetten beklentilerimizi anlatayım, sonra sözü size bırakalım.
Mart ayından bu yana hepimiz yoğun bir çabanın içindeyiz. Mart ve Nisan ayında en büyük derdimiz işyeri kapanmaları ve sektörlerin kredi ihtiyacıydı. Kredi temini için TOBB ve bankalar nezdinde çok uğraştık. Valiliğimizle birlikte işyerleri çalışma saatleri, şehir merkezinde ticaretin açılması canlanması için çalıştık. Kaleiçi’nde turizmin canlanması için düzenlemeler yaptık.
Bu dönemde Hükümetin kredi ve istihdam destekleri can simidi olmuştur. Ekonomi Haziran ayında toparlanmaya başlamıştır, fakat pandemi etkileri turizmde, eğitim sektöründe, yeme-içme, perakende gibi birçok sektörde devam etmektedir.

Sayın Bakanım,
Değerli arkadaşlarım,
Oda olarak Mayıs ayında önemli bir çalışma başlattık ve pandeminin bölgemiz ekonomisine etkisi konusunda bir rapor, ayrıca bir de anket çalışması gerçekleştirdik. Yani tespitlerimiz ve taleplerimiz bilimsel raporlara dayanmaktadır. Bu raporlarımızı size ayrıca takdim edeceğiz.
Antalya pandemiden en iyi korunan il olduğu halde ekonomik açıdan en fazla etkilenen il olmaktadır.
Geçen ay bu çalışmanın geçici sonuçlarını Sayın Valimizle paylaştığımızda kendisi bu tahminleri kötümser bulmuştu. Fakat şimdi durumun bu düzeylere gittiğini görüyoruz. 
Turizmde bu yıl yabancı ziyaretçi sayısında 2,5 veya 5 milyon civarında bir yere doğru gidiyoruz. Esasen bu sadece Avrupa’nın karar alması meselesi değildir. İspanya ve Yunanistan sınırları açılmıştır, ama turist yoktur. Yunanistan’da da ciddi düşüş beklenmektedir.
Çünkü Avrupa’da çoğunluk ya tatile çıkmamakta ya da kendi bölgesinde, ülkesinde tatil yapmaktadır. Geçen hafta Avrupa’daki uçuş trafiği geçen yılın %75 altındadır. Ağustos ayında ancak %50’ye gelmesi beklenmektedir.  
Simülasyon çalışmasına göre bu yıl Antalya ekonomisini %15 ile %22 arasında bir daralma, yani gelir kaybı beklemektedir.  Bu gelir kaybının bir kısmı 2,5 aylık işyeri kapanmalarından gelmektedir, büyükkısmı ise turizm etkisidir.
Zaten elimizde 2016 yılının resmi sonuçları bulunmaktadır.
2016 yılında dış turizmde %43 düşüş yaşadık, diğer sektörlerde bugünkü gibi bir durum yoktu. Türkiye ekonomisi nominal olarak %11,5 büyürken, biz Türkiye ortalamasına göre %9,5 gibi bir kayıp yaşamıştık. 
Simülasyon çalışması birkaç sektör dışında genel bir gelir kaybı yaşanacağı şeklindedir. Bu çalışmada 70’den fazla sektör bulunmaktadır. Burada bir kısmını aldık. 
İyimser veya kötümser olsun, en fazla gelir kaybı yaşayan sektörler havayolu taşımacılığı, turizm, yeme-içme, balıkçılık, karayolu taşımacılığı, güvenlik ve çevre düzenleme hizmetleri, gösteri sanatları sektörleridir. En iyi durumdaki sektörler elektronik, fırın, sağlık ve sosyal hizmetler, tarım, gıda ve inşaat sektörleridir. Fakat bu sektörler bile turizmden etkilenmektedirler. Son dönemdeki krediler bir miktar olumlu katkı yapabilir, fakat bu oranlar birkaç puan düşse de çok büyük bir fark yaratmaz. 

Sayın Bakanım,
Bu simülasyon çalışması dışında bir de anket çalışması yaptık.
Anketimiz pandemi döneminde işletmelerimizin %43’ünün kapandığını göstermektedir. Yüzde 23 genelgeyle, %21 kendi kararıyla kapanmıştır.
Yüzde 39çalışma süresini düşürerek, kısmen çalışarak devam etmiştir. Normal biçimde devam eden %17’dir.  
Kapanma turizm, ticaret ve hizmet sektörlerinde daha fazla olmuştur. Kapanmayan işletmelerin de %47’sinde %50’den fazla ciro kaybı yaşanmıştır.
Bu duruma rağmen mücbir sebep kapsamına giren işletme oranı anketimizde %26 çıkmıştır. Dolayısıyla mücbir sebep taleplerinin önemli oranda haklı olduğu anlaşılmaktadır.
İşletmelerin yarısında çalışan sayısı sabit kalmıştır, işletmelerin %45’i çalışan sayısını azaltmıştır.  Ankete katılan işletmelerin %28’sinde çalışan sayısı %50’den daha fazla azaltılmıştır. Bu da istihdam desteklerinin önemini göstermektedir. 
Çalışan sayısında azalma işten çıkarma anlamına gelmemiştir. İşletmelerin %8’i şirketi kapatmış, %8’i işten çıkarmaya gitmiş, %12 ücretli izin, %23 ücretsiz izin yöntemlerine başvurmuştur.   
Bu dönemde önemli bir konu kredi ve finansman sorunumuzdu. Anketimize göre üyelerimizin %41’i kredi kullanımını artırdı. Kredi kullanmakta sorun yaşayan üyemizin oranı %26’dır. 
Üyelerimizin hangi desteklerden faydalandıkları da önemli bir konudur. Anketimiz gösteriyor ki, en çok fayda sağlayan destek kısa çalışma ödeneği olmuştur. İşletmelerin %20 kadarı birden fazla destekten yararlanmıştır.
Üyelerimize önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri de sorduk. Yılın kalan ayları, yani ikinci yarısında olumlu beklentisi olanların oranı %17’dir. Üyelerimizin %72’sinin beklentisi olumsuz yöndedir. Turizmde olumsuz beklenti oranı %84’dür. Tarım ve inşaat sektöründe olumlu beklenti daha yüksektir. Hizmet ve ticaret sektöründe de %70’ler düzeyinde, sanayide %58 düzeyinde olumsuz beklenti vardır.
Yine de üyelerimizin %70’i pandeminin etkilerinin bir yıl ve daha az sürede geçeceğine inanmaktadır. Bu da çok aşırı bir karamsarlık olmadığını göstermektedir.
Turizm sektörümüzde ise üyelerimizin %32’si 2 yıl, %31’i bir yıllık bir süre öngörmektedir.  Bir yüzde beşlik kesim daha karamsardı, bir yüzde 6’lık kesim ise çok iyimserdir. İnşallah en iyi beklenti gerçekleşir.
Ankette büyüme tahmini gibi soruları geçiyorum, üyelerimizin Hükümetten beklediği desteklerle tamamlayayım.
Biz Ocak ayında yıllık anket yapmıştık. O zaman taleplerde ilk sıralarda vergi indirimi,  SGK prim indirimi, kira desteği ve faizlerin düşürülmesi vardı.
Bugün vergilerin indirilmesi ve SGK prim indirimi yine ilk sıradadır. Sonra kredi desteklerinin devamı ve sicil affı, onun ardından da kira desteği gelmektedir.

Sayın Bakanım,
Bu raporları Antalya’nın pandeminin turizm etkisinden dolayı yaşadığı sıkıntıyı anlatmak için hazırlıyoruz. Artık destekler illere ve sektöre göre seçici olarak verilmelidir. Şu anda Ankara’daki bir işletme ile Antalya’daki işletmenin durumu aynı değildir. Ekonomi yönetimi kriterler koyarak seçici destek politikasına geçmelidir.
Bugüne dek önemli finansman ve istihdam destekleri sağlandı, Antalya olarak, turizmin etkileri dikkate alınarak,mevcut desteklerin devam etmesini ve kira desteği sağlanmasını talep ediyoruz.

ATSO Meslek Komiteleri Beklentileri
- Vergi ve SGK prim yükünün azaltılması
- Pandemiden etkilenen sektörlerde ödemelerin 2021 yılına ertelenmesi ve yayılması
- Kira desteği
- Kamu kurumlarının özel sektöre borçlarının ve KDV alacaklarının ödenmesi
- Kısa çalışma ödeneğinin devam etmesi
- Mücbir sebep kapsamında vergi ve prim ertelemesinin kritik sektörlerde devam etmesi
- Talebin düştüğü sektörlerde KDV ve ÖTV indirimleriyle talebin desteklenmesi
- Eximbank stok finansman destek sürecinin hızlandırılması

Dün bu konuda 1 ay uzatma kararı çıktı, kısa çalışma, iş akdi fesih yasağı ve işsizlik ödeneği de 1 ay devam edecek. Bu uzatma biraz daha nefes almamızı sağlamıştır. Bu konuyu bir süredir dile getiriyor ve kararı bekliyorduk. Desteklerin devamı piyasayı bir süre daha rahatlatıcı etki sağlar, ancak Antalya gibi illerde daha uzun süreli destek beklediğimizi de vurgulamak istiyorum.
Turizm ve turizme bağlı olarak pandemiden etkilenen sektörlerde istihdam desteklerinin bir kısmı gelecek yıla kadar devam etmelidir. İşsizliği önlemenin, vasıflı elemanı korumanın tek yolu kalıcı istihdam desteği sağlanmasıdır.
Ayrıca bu konularda 3 aylık programlar açıklanırsa işletmelerin önünü görmesi mümkün olur. Kısa vadeli uygulamalar sektörlerde belirsizliği artırmaktadır.
Anketlerimize göre üyelerimizin %85’i kiracı durumdadır. Özellikle turizme bağlı, yeme-içme, perakende gibi sektörlerde, AVM işletmelerinde kira en büyük sorundur. Bu sektörler 3 aya yakın kapalı kalmıştır, şimdi de çok düşük kapasiteyle çalışmaktadırlar. Pandemiden yoğun etkilenen işletmeler için kira konusunda bir çözüm veya taraflar arasında uzlaşma Devletin görevi olmalıdır. 
Ekim ayı sonrasında vergi ve SGK borçlarının birikmiş olması Antalya için bir risktir.  Antalya’da konaklama, yeme-içme, eğitim, ulaştırma, özellikle AVM’lerdeki market dışı perakende sektörü, eğlence, spor mekanları ve kültür sektörü, kişisel bakım sektörlerinde mutlaka destekler devam etmelidir.
Turizm ve turizme bağlı sektörlerde işsizliği önlemenin, vasıflı elamanı korumanın tek yolu istihdam desteği sağlanmasıdır. Biz istihdam desteği beklerken, son dönemde tam tersi yönde gelişmeler konuşulmaya başlanmıştır. İşsizlik ödeneğinin artırılması gibi adımları kesinlikle kaldıramayız. Lütfen bu fon konuları şu dönemde gündeme gelmesin.
Bu dönemde üretim, ihracat ve yatırımda en iyi performansı tarım sektörümüz göstermiştir. Yaş meyve sebze ihracatımız altı ayda %27 oranında artmıştır. Ancak sektörde girdi maliyeti artışı ve girdi finansmanı sorunu yaşanmaktadır. Tarımda önümüzdeki aylarda girdi finansmanına dikkat edilmelidir.
Bu dönemde birçok sektör girdi maliyetlerinde artıştan yakınmaktadır. Ekonomi yönetimi bu konuları da dikkate almalıdır.
Bu dönemde en önemli konulardan birisi Hükümet ve bürokrasiyle STK’lar arasında daha etkin işbirliği mekanizması olmasıdır. Özel sektörün gündemiyle siyasetin gündemi daha paralel gitmelidir. Şu anda biz her gün ekonomi konusunda bir şeyler beklerken ülke gündeminde gerginliği arttıracak konulardan uzak durmalıyız. Uzlaşma millet olmanın gereğidir. Şu dönemde bir uzlaşma ve kucaklaşma moraline herkesin ihtiyacı var.

Sayın Bakanım,
Değerli arkadaşlar,
Hem ekonomi yönetimine hem de bütün girişimcilerimize yeni normal konusunu anlatmalıyız.
Pandemi sonrası dönemde öne çıkabilmek için sektörlerimiz, işletmelerimiz, eğitim kurumlarımız yeni normale ayak uydurmalıdır. Pandemi tüketim ve yaşama alışkanlıklarını değiştirmiştir. Dolayısıyla yılsonunda aşı bulunsa, gelecek yıl herkes aşı olsa bile bazı sektörlerde tamamen eskiye dönüş olmayacaktır. Ayrıca turizmde geçmiş tecrübelerimiz toparlanmanın 2 yıl sürdüğünü göstermektedir.Herkes bu süreçten gerekli sonuçları çıkarmalıdır.
Bu krizden hızlı çıkışın anahtarı dijitalleşme, şeffaflık ve iletişimle güven tesisi, iklim değişikliğiyle mücadele, fintek ve blok zincir teknolojilerine yatırım gibi alanlarda ilerlemektir. 
İşletmelerimizin krediyi krediyle ödeme durumuna gelmemesi için sektörlerin ve işletmelerin bu dönüşümü başarması gereklidir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde pandemiden etkilenen sektörler dışında kredi destekleri koşullu verilmelidir. Artık genel krediler yerine renovasyon kredisine, proje kredisine, dijital dönüşüm kredisine, sera modernizasyonu ve akıllı tarım kredisi gibi kredilere geçmeliyiz.

Sayın Bakanım,
Biz Oda olarak 4 yıldan bu yana Antalya 4.0 konseptiyle dijitalleşme, inovasyon ve e-ticaret konusunda çok çalışma yaptık. İnovasyon merkezi kurduk, e-ticaret danışmanlık hizmeti veriyoruz. Şimdi Vodafone şirketiyle tarım 4.0 pilot projesi yapıyoruz.
Pandemi bize dijital turizmin önemini göstermiştir. Şu dönemde dijital pazarlamada çok daha ileride olmamız gerekirdi. Bu nedenle baştan beri Turizm Ajansında destinasyon ayağına önem verilsin dedik.
Artık turizmde, tarımda ve ticarette veri yönetimine geçmemiz gerekiyor. Antalya’da büyük veri merkezi kurmalı ve Antalya’yı bu alanda pilot il yapmalıyız. Bu konuyu sizinle daha önce konuşmuştuk. Bir dijital büyük veri merkezi kurabilsek, dijital turizmde destinasyon pazarlamasını çok daha güçlü bir şekilde yapabiliriz.
Turizmdeki gelir kaybının önemli bir etkisi Antalya özel sektör yatırımlarında da yavaşlama olmasıdır. Yatırım açığını telafi edecek önemli projeleri de gündeme almalıyız.
Antalya bilişim vadisi, Antalya lojistik merkezi ve toplu işyerleri projeleri gibi yatırımlar, Antalya'nın hızlı toparlanmasına katkı sağlayacak yatırımlardır.   

Antalya’nın İhtiyaç Duyduğu Yatırımlar
- Antalya Bilişim Vadisi
- Antalya Lojistik Merkezi
- Toplu işyeri ve ihtisaslaşmış ticaret bölgeleri
- Kentsel Dönüşüm
- Sağlık Turizmi yatırımları,
- Antalya Müzesi, Kültür Sarayı
- Kaleiçi ve Antik Kent restorasyonları
- Seraların maodernizasyonu
- Ulaştırma projeleri (hızlı tren, metro, Kundu tramvay hattı. vb)

Esasen sizin EXPO alanında Silikon vadisi veya Bilişim vadisi konusunu dile getirdiğinizi biliyoruz. Bu çağda bilişim vadileri sanayi siteleri gibi kentlerin olmazsa olmazı olmuşlardır.  Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden birisi olarak dünyaya açılmalıyız. Böyle Antalya hem yeni bir alanda gelişir hem de dijital turizme geçiş hızlanmış olur.
Turizm sektörümüz de pandemiden gerekli dersleri çıkarmalıdır. Bu dönemde turizmde halen eskisi gibi kıyı yatırımlarına devam edildiğini görüyoruz. Bu dönemde butik oteller, doğa turizmi öne çıkmıştır. 20 yıldır kitle turizminde yeni kapasiteye gerek olmadığını konuşuyoruz, ama halen bir değişim başlatamıyoruz.
Sağlık turizmi gibi alanlarda atağa geçmeliyiz. Biz de Oda olarak, bilişim ve sağlık sektöründe ihracatı desteklemek için HİSER projeleri için çalışıyoruz. Sağlık’da yol almaya başladık. Bu iki sektörü Antalya’da çok daha ileri noktalara götürmeliyiz. Sizin Hestourex organizasyonuna desteğiniz sağlık turizmi için son derece önemlidir. Mart ayında bu konuyu konuşmuştuk, ancak pandemi yüzünden bu konuda geciktik. Önümüzdeki günlerde çalışmalarımızı hızlandırmalıyız.
Son olarak ihracat konusuna değinmek istiyorum. Antalya ekonomisinin yeni bölgesel yatırımlara da ihtiyacı bulunmaktadır. Korkuteli Mermer Organize Sanayi projesini başlattık. Mermerde çevreci ve katma değeri yüksek bir üretim ve ihracat modeline geçmeyi hedefliyoruz. İhracatta üç hususa dikkatinizi çekerek tamamlıyorum.
Batı Akdeniz bölgesi olarak, meyve sebze,  kesme çiçek gibi ihracatta hava kargoyu daha fazla geliştirmeliyiz. Isparta havalimanını kargo merkezi gibi değerlendirebiliriz. İhracatta önemli bir sorun Antalya limanı maliyetleriydi, yoğun çabayla bir miktar indirim sağladık, ama halen bu konuda yakınmalar vardır. İhracatta bir önemli konu da yurtdışındaki ticaret müşavirlik hizmetlerinin güçlendirilmesidir, bu konuda gelişmeler oldu, ama müşavirliklerimiz çok daha güçlü hale gelmelidir.

Sayın Bakanım,
Ben süremi 20 dakika olarak belirlemiştim. Konuşmama son verirken, bize zaman ayırdığınız için tekrar teşekkür ediyorum. Bu dönemde Siz Bakanımız olarak, bizler özel sektörün temsilcileri olarak, üyelerimize moral vermek ve destek olmak için çırpınıyoruz. Antalya 2016 krizi gibi krizleri atlattı, bugünleri de aşacağız. Önemli olan birlik ve beraberlikle en az hasarı almak ve en hızlı çıkışı yakalamaktır. Sizin de desteğinizle hep birlikte üyelerimizin yanında olacağız.
Son olarak Meclis üyelerimize de bir noktayı hatırlatmak istiyorum. Antalya bugüne kadar pandemiden mümkün olan en iyi biçimde korunabildi.
Fakat salgın devam ediyor ve şu dönemde Antalya'yı korumak,  turizmde ve ticarette güven sağlamak daha önemli hale gelmiştir. İşyerlerinde gerekli sosyal mesafe ve hijyen önlemleri ciddiyetle devam etmeli, rehavet ve ihmal olmamalıdır. Lütfen her komite sektöründeki üyelerini uyarsın. Bu dönemde her işletme gerekli önlemleri almalı, bunun tanıtımını dijital ortamda yaparak güven sağlamalıdır.
Sayın Bakanımız turizmde kilitli kapıları açmak için yarın Almanya gezisine gidiyor. İnşallah güzel gelişmeler görmeyi diliyoruz.
Hepinize tekrar teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2020 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Lösev
TS 10002