ATSO Eylül Ayı Meclis Konuşması

28 Eylül 2021 Salı

Davut Çetin
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Meclis Başkanı
Sevgili arkadaşlarım,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, sağlığınızın, keyfinizin yerinde, işlerinizin iyi olmasını temenni ediyorum.

Covid-19 salgınında ülke olarak 18. Ayı geride bırakıyoruz. Günde halen 28 bin vaka sayısı, 250 civarında can kaybı açıklanıyor. Virüs hayatımızdan 2 yıla yakın bir zamanı çaldı, halen 1 yıla yakın devam edeceği söyleniyor. Önümüz kış, havalar soğuyacak, kapalı mekanlarda bulaş artacak. Kapanmak istemiyorsak aşıyı artırmalıyız, kurallara uymalıyız.

Sevgili arkadaşlar,
Önce Odamızın aylık faaliyetleriyle ilgili bilgi vermek istiyorum. Yoğun bir tempoyla çalışıyoruz.

Manavgat yangın mağdurlarına yardım kampanyamız devam ediyor. Halen Odalarımızdan, arkadaşlarımızdan yardımlar geliyor.

Kocaeli Sanayi Odası, Kayseri Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Odası, İnegöl Ticaret Odası, Kumluca Odamız, Kumluca Borsamız’dan destek aldık, halen yardımlar geliyor. Oda ve Borsalarımıza, ayrıca İşbir yatak-Ahmet Kavafoğlu, Ahmet Ekelik, Zeki Erdoğan bey, Emirhan halı gibi bizim arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.  Bir yandan bölgeye gidip eşya vermeye başladık, ama hızlandırmamız gerekiyor.
  
Bildiğiniz gibi 18 Eylül’de Dünya Temizlik Günü vesilesiyle orman temizliği yaptık. 2-3 saatte yüzlerce cam şişe, kamyon dolusu plastik, naylon topladık.  Kuru otların arasında bu kadar cam olursa yangın için sabotaj beklemeye gerek yok. Bu etkinliği yapmamızı sağlayan değerli Orman Bölge Müdürümüze, Orman çalışanlarına, etkinliğimize katılan YÖRSİAD; ANTGİAD başkanlarımıza, Çevre Mühendisleri, Şehir Plancıları, Elektrik Mühendisleri, Jeoloji Mühendisleri Oda başkanlarımıza, Kadın Girişimciler kurulumuza, Genç Girişimciler Kurulumuza, Meclis üyelerimize, Yükseliş Kolejine,  katılan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Dünya temizlik günü gibi vesilelerle bu tür etkinlikler kente karşı bir sorumluluktur,  gençlere örnek olmaktır hem de biraraya gelme fırsatıdır. Belediyelerimiz ve TURMEPA gibi kuruluşlarımız da çeşitli etkinlikler yaptılar, onlara da teşekkür ediyorum.

Sevgili arkadaşlar,
Stratejik planımızda sizlere de sorarak belirlediğimiz Cumhuriyetimizin 100. Yılı simge eseri projemize start verdik.   Biz Atatürk’e ve Cumhuriyete borçlu bir kentiz. Yüzüncü yıl bizim nesil için en önemli yıldönümüdür. Güzel bir eserle hem tarihimizi anmak hem de Antalya’ya bir değer katmak istiyoruz.   Bu proje için bir çalışma grubu kurduk.  Grupta yönetimden Murat ve Mücahit beyler, meclisimizden Cenan Demir ve Kenan Demirer beyler, ANSİAD başkanımız Akın Akıncı, komite üyemiz ve ANTGİAD başkanımız Osman bey, Şehir Plancıları Odası başkanımız Ebru Manavoğlu, Mimarlar Odasından Hakime Yılmaz, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri, Kent Konseyi bulunuyor. Hepsine teşekkür ediyorum. 

Bir fikir yarışması düzenleyerek başladık. En iyi 10 fikre 5’er bin lira ödül vereceğiz. Bu fikirleri dikkate alacağız, ayrıca yerel yönetimlerle, sivil toplum kuruluşlarıyla, basınla birlikte bir çalıştay yapacağız, onların önerilerini de alacağız. Sonra makul bir projeyi hep birlikte seçeceğiz. Başlangıçta ATSO ve özel sektör adına Cumhuriyet’e ithaf edeceğimiz bir proje düşünmüştük. Ama, çalışma grubu kapsamı büyütelim, bütün kurumları partner yapalım dedi, biz de uygun gördük.

Bu yarışmaya herkes katılabilir. Lütfen sizlerde katılın ve çevrenize de duyurun. Gençleri, öğrencileri teşvik edelim. Hatta komite toplantılarında da görüşün, belki ilginç bir fikir akla gelir. Başvurular son günlerde artmaya başlayınca süreyi uzattık, 15 Ekim’e kadar başvuru yapılabilir. Hep birlikte Cumhuriyetimizi anlatan, Antalya’nın kültürüne, ticaretine, turizmine de değer katacak bir eser yapalım.

Değerli arkadaşlar,
Bu ay hem yerel basınımızla hem ulusal basınımızla yoğun görüşmeler yaptık. Yerel basınımız ve ajans temsilcilerimizle, Bloomberght TV, Fox TV, Dünya, Habertürk, Hürriyet, Milliyet, Sabah, Sözcü, Cumhuriyet gazeteleri temsilcileriyle ve yazarlarıyla görüşmeler yaptım. Antalya ekonomisinin durumunu, sektörel sorunları anlattım. Turizmdeki durumu, girdi maliyetleri konusunu, sektörlerin destek taleplerini ulusal ve yerel medyanın önemli isimleriyle konuştuk. Dünya gazetesi ile bir toplantı yapmayı da planlıyoruz. Faaliyetlerimizi bitireyim, sektörel sorunlara sonra geçeyim.

Bu ay ilçelerimize dönük önemli bir çalışma başlattık. Oda olarak ilçelerden aldığımız aidatı ilçelere yatırım olarak geri vermek gibi bir politikamız var. Gelecek yıl Odamızın kuruluşunun 140. Yılını kutlayacağız. 140. Yıl vesilesiyle ilçelerimize yatırıma devam edeceğiz.

Bu konuda yönetim kurulu olarak ilçelerimizde kaymakamlarımızla, belediye başkanlarımızla, temsilcilerimizle, üyelerimizle konuşarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. İlçelerimizin ticaretine, kültürüne, turizmine destek olacak projeler yapacağız.

Binamız çatısı için GES projemiz vardı. Trafo ihalesine çıkıyoruz, yılbaşı gibi tamamlamayı planlıyoruz. 4-5 yılda kendisini amorti edeceği görülüyor. Hem çevreci hem ekonomik bir proje olacak.

ATSO MESEM Avrupa Birliği’nden 40 bin Euro fon aldı, barista, mutfak şefi, garson gibi turizm çalışanlarına, restoran-kafe çalışanlarına ücretsiz sertifika hizmeti sunuyoruz. Sektörde halen yeterlik sertifikası olmayan gençlerimiz yararlanabilirler. Mesleki eğitim desteklerimiz de devam ediyor.

Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine BAKA desteğiyle CNC tezgahları gibi donanımları kurduk ve eğitici eğitimleri başlattık.

Ben bir süredir meslek lisesi mezunlarının asgari ücretinin daha yüksek olması gerektiğini söylüyorum. Çünkü aksi halde liseyi bitiren sanayide iş olsa da çalışmak istemiyor, başka alana gitmeyi tercih ediyor. Bazı liselerde kendi alanında çalışan oranı %10’u bile bulmuyor, eğitim boşa gidiyor. Sanayide KOBİ’ler ise ücret artışında zorlanıyor, bu nedenle devlet teşviki gerekiyor. Bu söylediklerim basında çıkınca Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Sayın Prof. Halis Yunus Ersöz beni aradı, teşekkür etti. Sayın Ersöz de bu yönde bir rapor hazırlamış.

Geçen hafta Milli Eğitim Bakanı Sayın Mehmet Özer Antalya’ya gelmişti, Sayın bakana Aksu’da Uçak Bakımı Lisemizdeki projemizi ve diğer projelerimizi anlattım. Sayın Bakan da meslek lisesi konusuna çok önem veriyor.

Son olarak Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Elvan açıklama yaptı. Mesleki eğitim merkezlerinden mezun olanların kalfalık ücreti artacak, sanayide istihdam edilmeleri halinde ücretlerini de devlet karşılayacak. Bu açıklamalar çok sevindiricidir, umarım hızlı bir ilerleme sağlanır. 

Bildiğiniz gibi Batı Akdeniz Ekonomisi Geliştirme Vakfının dönem başkanlığını da yürütüyorum. BAGEV olarak kadın kooperatiflerine dönük bir eğitim projesi başlattık. Başka projeler de planlıyoruz.

Oda olarak dijital dönüşüm ve çevreci dönüşüm konusu artık devamlı faaliyet konularımız haline gelmiştir. Bu iki alanda sürekli olarak çalışıyoruz.  Zor konular, zaman alıyor, ama adım adım ilerliyoruz.

Bu ay döngüsel ekonomi konusunda da Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ile işbirliği başlattık. Bu konuda bir seminer düzenledik. Türkiye’de birçok şirket döngüsel ekonomi ağlarına girerek yeni iş alanları açıyor. Seminerde sanayi sektöründe şirketlerin döngüsel ekonomiye nasıl geçtikleri anlatıldı.

Gelecek ay ise Akdeniz üniversitesi ve Kalder işbirliğiyle önemli bir sempozyum düzenliyoruz. Bu etkinlikleri üyelerimiz için yapıyoruz, ama bu tür konulara halen yeterli ilgi gösterilmiyor. 2018’de Antalya 4.0 ile dijitalleşme, e-ticaret dediğimizde   yine ilgi çekmemişti. Pandemi dijitalleşmenin önemini gösterdi. Şimdi aynı şeyi çevreci dönüşüm ve döngüsel ekonomi konularında yaşıyoruz. ğer yenilik yapmazsak, dijital ve yeşil dönüşümü takip etmezsek geri kalmamız kaçınılmazdır.

Şimdi bir görsel paylaşayım. Bu tablo uluslararası Bloomberg’de yayınlandı. Türkiye’de şirketlerin değerini gösteriyor. İlk sırada Trendyol var, 16 milyar dolar değerinde, ikinci sırada Getir var 7,6 milyar dolar değerinde, Erdemir, Koç Holding sermaye piyasasında daha düşük değerde kaldılar.

Dünyada bu değişim çoktan başladı, şimdi bize de geldi. Eskiden enerji ve sanayi şirketleri dünyanın en büyükleriydi, artık teknoloji şirketleri lider oldu. Gelecekte bunlara yeşil ekonomi şirketleri eklenecek. Artık para teknolojide, işimiz ne olursa olsun, fark etmez. Rifat Hisarcıklıoğlu başkanımız internette yer almak şehirde arsa almaktan daha karlı olacak dedi, haklıdır.  Bu çağ teknoloji çağı. Popülizm yapmak kolay, zincir marketleri yasaklasak e-ticaret olacak, e- ticareti yasaklasak başka bir şey gelecek. Odalar ve Borsalar Birliğimiz şimdi Akıllı KOBİ Platformu açıyor. Bu platform bilişim sektörü için yararlı olacak, dijital dönüşüme katkı sağlayacak. Biz de yapay zeka gibi alanlarda çalışıyoruz. Hem kendimizi geliştirmeliyiz hem çalışanlarımızı geliştirmeliyiz. Dolayısıyla lütfen bu konulara ilgi gösterin.

Sevgili arkadaşlar,
Şimdi ekonomiye ve sektörel sorunlara geçeyim.
Ekonomide ana gündem konusu enflasyon, girdi maliyetleri, konut fiyatları ve kira artışları. Bütün sektörlerde girdi maliyetleri artışı devam ediyor. Girdi maliyetleri dünyada artıyor, son dönemde dünya çapında petrol ve doğal gazda fiyatları da arttı. Türkiye’de enflasyonun nedeni küresel girdi fiyatları ve dövizdeki artışıdır. Biz demiri, gübreyi, plastiği, elektrik malzemesini, otomobil girdisini dövizle alıyoruz. Dolar üç yıl önce 4 liraydı, geçen yıl 6 liraydı, şimdi 8,5 lira.

Dünyada dövizin en fazla arttığı, yani milli paranın en fazla değer kaybettiği ülkeler arasındayız. Son aylarda tam döviz durdu derken Merkez Bankası sabredemedi ve sürpriz faiz indirimine gitti, ayrıca indirime devam edeceğini göstermiş oldu. Beklentileri bozmak yerine iki ay daha bekleyip 2 puan indirim yapsaydı, bu kadar dalgalanma olmazdı.

Enflasyonla mücadele edilecekse Merkez Bankası sıkı durmak zorundadır. Maliyetleri yükselten KDV ve ÖTV’lerde indirim yapılmalıdır. Gübre, demir gibi kritik girdilerde gümrük vergisi kaldırılmalıdır. Üretim sektöründe istihdam maliyetleri gibi maliyetler düşürülmelidir. İnşaat sektörümüz ihracat kotası gelmesini önermiştir, doğrudur. Temel girdilerde böyle dönemlerde ihracat kotası da uygulanmalıdır.

Son dönemde kira artışlarının özellikle öğrencileri çok zorladığını görüyoruz, nüfus artıyor, öğrenci sayısı artıyor. Son iki yılda yurt yapımları azaldı, dolayısıyla durum kolay değil. Antalya’da öğrenciler için belediyeler ve diğer kurumlar yardımcı olmaya çalışıyorlar. Özel yurtlara teşvik bir çözüm olabilir. Kent merkezinde otel ve pansiyonlarda öğrencilerin kalması için destek verilebilir. Umarım ki sorun daha fazla büyümez, kış gelmeden durum iyileşir.

Fiyatlar ve kiralar neden artıyor, elbette bir sebep maliyetlerdir. Komitemiz yazmış,   tonu 3.240 TL olan demir 6.600 TL olmuş, metreküp fiyatı 165 TL olan hazır beton   350 TL olmuş. 
Konut sektöründe fiyat artışında bunun dışında bir sebep daha var, grafikle anlatayım. Bu grafik yapı ruhsatlarını, yani inşaat durumunu gösteriyor.

Burada kırmızı çizgi daire sayısı, mavi sütunlar yapı ruhsatı alınan metrekare. Ülkemizde her yıl ortalama 800 bin ve 1 milyon arasında daire üretilmesi gerekiyor. 2014 ve 2017 döneminde aşırı üretim yapılmış, arkasından 2018’de döviz krizi gelmiş, daire sayısı 2019’da 325 bine düşmüş, 2020’de 547 bin olmuş. Bu yıl talep var, ama maliyetler üretimi engelliyor, yine de 6 ayda 328 bin daireye başlanmış.  Aslında 2019’da bugünkü sorunun geleceği görülmeliydi

Üretim düşüşünün üzerine pandemi sonrası talep artışı geldi. Geçen yıl kredilerin bir kısmı konuta gitti, pandemi tercihleri değiştirdi. Fiyatlar artmaya başlayınca herkes yatırım aracı olarak arsaya ve konuta sarıldı. Bir de maliyet artışları gelince çıkmaza girdik. Bu işin çözümü kentsel dönüşümü hızlandırmak, büyük kentlere göçü engelleyici bölgesel planlar yapmak ve acil olarak da maliyetleri düşürmektir. Biran önce bu tür adımlara başlanmalıdır. 
 
Turizme geçeyim.
Turizmde 6.8 milyon ziyaretçiyi geçtik, İngiltere geç de olsa yeşil ışık yaktı ve ilk turistler geldi. Turizm için hep birlikte risk aldık, fedakarlık gösterdik ve bir canlanma sağladık, ama 2019’un yarısındayız. Çarpmaya, bölmeye, şu kadar artış oldu demeye gerek yok.
Basın turumuzda turizmde %200 artışa rağmen Antalya’nın 2019’un yarısında olduğunu, dolayısıyla sıkıntının devam ettiğini anlattım.  Bloomberg HT TV’de anlattım. basın turunda da gazetecilere açıkladım. Maalesef bizim gündemimiz ekonomi, ama ülkenin gündemi siyaset. İster Covid olsun, ister sektörel sorun olsun, ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu kışı atlatırsak gelecek yıl daha iyi olacak, Avrupa’da birçok ülke kendi içindeki yasakları kaldırdı. Aşı oranı yükselen ülkeler rahatlıyor, dolayısıyla 2022 sezonu çok daha iyi olacaktır. Ama bu kış hem turizm hem diğer sektörler açısından zor olacak. Turizmde KDV indiriminin devam etmesi, kredilerin ertelenmesi ve vergi-prim borçları için yeni kredi verilmesi talepleri gelmektedir ve bu talepler haklıdır.

Turizm Komitemiz güvenli turizm sertifikasına artık gerek kalmadığını söylüyor. Turlarla çalışan büyük oteller için bu reklam açısından yararlı olmuştur, ama küçük oteller serbest bırakılmalıdır. Biz üyelerimize destek sağladık, ama karar komitemizindir, Bakanlığa gerekli yazıyı yazdık.

Deniz turizmi sezonu bitiyor, bu dönemde kongre, fuar, kültür turizmine ağırlık vermemiz gerekiyor. Antalya Kongre Bürosu olarak 7-9 Kasım 2021 Antalya Nest Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek Ace of MICE etkinliğine destek veriyoruz. Bu etkinlik gelecek yıl Kongre turizmi için yararlı olacak.

Müzik alanında Aspendos Opera Festivali devam etti. Akra Barut Caz festivali yapılıyor. Önümüzdeki ay Altın Portakal var, Büyükşehir Belediyemiz kitap fuarı da düzenliyor. Bunlar kentimiz adına güzel şeyler.

Bugün bir farklı konuya da ilginizi çekmek istiyorum. Güney Kore’yi biz teknoloji şirketleriyle biliyoruz. Güney Kore hükümeti dijitalleşmeyi ve internetin önemini zamanında görmüş ve içerik üretimine teşvikler vermiş.  Kore’de teşvikler sayesinde büyük bir kültür sektörü ortaya çıkmış. K-Pop akımını biz saçma bir akım olarak algıladık. Oysa gençlere müzik eğitimi, görsel sanat, film çekim eğitimleri ve üretim teşvikleri verilen ciddi bir iş. BTS diye bir grubun 20 milyon devamlı takipçisi oluşmuş, Kore ekonomisine yılda 4 milyar dolar kazandırıyor. İnternette konser veriyorlar, 1 milyon kişi bilet alarak izliyor. Dünyadan yüzbinlerce turist bu grupları izlemeye Kore’ye gidiyor.

Dünya gerçekten değişiyor, teknoloji yapay zekayla, kültür ve sanatla birleşiyor. Kültür turizmi böyle ortaya çıkıyor. Bunlar devlet olarak, şehir olarak, iş insanları olarak üzerinde düşünmemiz, çalışmamız gereken şeyler.  

Bir dönem 12 ay turizm diyorduk, pandemi 3 aya razı hale getirdi. İnşallah gelecek yıl normalleşir ve şehir olarak bunları tekrar konuşmaya başlarız.

Ticaret sektörüyle ilgili birkaç konuya değineceğim.
Ticaret sektöründe medikal sektörün alacak sorunu yeniden artmaya başladı. Bir dönem Üniversite hastanelerini çok konuştuk, sonra bir ödeme yapıldı. Şimdi sorun tekrar baş gösterdi.  Daha önce kamunun borcunu ödememesi nedeniyle sektörün zora düştüğünü, maliyetlerin daha fazla arttığını çok söyledik.   Son dönemde bu konuda çeşitli haberler çıkıyor, düzgün firmalar her bakımdan mağdur oluyor. Birilerinin yaptığı yanlışın bedelini bütün sektör ödememelidir.

14. grubumuzun tüp gaz depo alanı ihtiyaçları var. Belediyelerimizin güvenli yer ve şartlarda depolama alanı tahsis etmeleri gerekiyor. Belediyeler ticaretin gelişmesi için çözüm üretmelidir. Tekstil grubumuzun seyyar satıcılar şikayeti var. Bu da belediyelerin dikkate alması gereken bir sorundur.

23. Grubumuz, elektronik ürünler sektörümüz, 1500 metrekarenin altındaki zincir mağazaların cep telefonu gibi ürünler satmasının yasaklanacağı yönündeki kanun konusunu dile getirmişler. Biz zincir marketlerin yerlerinin, mesafelerinin, büyüklüklerinin kurallara bağlanmasını yıllardır söylüyor, istiyoruz. Nihayet dediğimiz noktaya geliniyor. Konu artık Hükümetin gündeminde, bu konuda üretici sektörlerden, tüketici derneklerinden farklı talepler geliyor. Ülkenin ortak menfaatine olacak bir   uzlaşma sağlanacağını ümit ediyorum.

46. grubumuz, taşıt kiralama sektörü kredi koşullarından şikayet etmektedir. Arkadaşlarımız esnafların daha uygun koşullarda kredi kullandıklarını yazmışlar.  Esnaf kredisi devletin sosyal yardımıdır. Esnaf odası üyesi olsa bile tacir olmayı gerektiren bir faaliyet olmaması gerekiyor. Yani işinde bedenen çalışan kişi olacak, basit usulde vergilenecek, işletme hesabı defteri tutacak.   Bunları daha önce konuşmuştuk.
Pandemide unutulan bir sektörümüz var. Halen kapalı olan nargile kafelerden ruhsat harcı alınıyor.  Geçen yıl yine bu dönemde bunu yazdık, söyledik, basınla da paylaştık. Satışı yasak olan şeyin ücretinin alınması mantıksız.

Eskiden Alkol ve Tütün Piyasası Kurumu vardı, sonra sanırım Tarım Bakanlığı’na bağlandı. Tarım Bakanlığı tarıma mı ormanlara mı alkole mi nargileye mi baksın? Ne diyeyim?

Sevgili arkadaşlar,
Bu konular dışında bu ay komitelerimizden fazla sorun gelmedi. Tarım komitemiz işlerin iyi olduğunu söylüyor. Tarım ihracatımız Rusya’nın domates ve biber kısıtlaması nedeniyle sınırlı artmıştı, Rusya ihracata kapı açtı, fakat tonaj sınırlaması devam ediyor. Ayrıca son dönemde yine ürünlerde kalıntı sorununu gündeme getiriyorlar. Antalya olarak bu sorunu çoktan çözmüş olmalıydık. Bir üreticinin hatası bütün sektöre ve ihracata zarar veriyor. Tarım Bakanlığımızın bu konuda da sahada olması gerekiyor.
Tarımda bir diğer önemli konu Toptancı Haller ile ilgili gelişmeler. Gıda enflasyonuna karşı sebze ve meyvenin Hallere girişi için denetimler artacak ve kayıt dışılık azalacak. Bunun faydalı olmasını temenni ediyorum.

İhracat cephesinde genel olarak olumlu gelişme devam ediyor.  İhracatımız sekiz ayda %32 artmış durumda, sanayi ihracatımızda artış %40’a yakın. Bu yıl ihracatta 2 milyar doları geçeceğiz. Bunun üçte biri tarım ihracatı, dörtte birini Serbest Bölgemiz yapıyor.  Bu yıl maden ve mermer ihracatı hızlı artıyor, 300 milyon doları geçer sanırım. Sanayi ihracatımız ahşap ürün, plastik, gübre ve iklimlendirme ağırlıklı. Çin geçen aylarda bile limanları ve fabrikaları kapatmaya devam etti.  Dünyada tedarik zincirlerinin kırılması sanayimiz için fırsat oldu. Fakat bunun devam etmesi için yatırım gerekiyor. Hükümetin yatırım ve ihracat kredisi planı da var. Bunu da bekliyoruz. 

İhracatımızın üçte ikisi Avrupa Birliği’ne yapılıyor. Bu nedenle AB’nin karbon vergisine karşı Paris Anlaşması onaylanmalı dedik. TOBB olarak son dönemde Paris İklim Anlaşmasının onaylanması için çaba harcamıştık. Ben Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyona sunum yapmıştım. İhracatımızın karbon vergileriyle engellenmemesi için bu anlaşmanın onaylanması gerektiğini çok anlattık. Nihayet bu konuda Hükümet adım attı. Bu anlaşmanın onaylanmasıyla ülke olarak karbon nötr tarihi belirleyeceğiz.
   
Anlaşmanın onaylanması işin ilk aşaması sonra sektörlerimizde yeşil dönüşüme başlamamız gerekecek. Güven Sak hoca dün Dünya gazetesinde yazmış. 2026 yılında Avrupa Birliğine ihracatta karbon vergisi ödemeye başlayacağız. Şu andaki tahmin 2026 yılında 780 milyon dolar. O zamana kadar ihracat artar, bu miktar da artabilir. Sadece Antalya olarak 8-10 milyon dolar biz ödeyeceğiz. Ya karbon emisyonunu düşüreceğiz ya kendimiz karbon vergisi ve ticareti getireceğiz ya da bunu dışarıya ödeyeceğiz. Bu dönüşümde hızlı davranan yarışta da öne geçecek. Dolayısıyla dijital dönüşüm, çevreci dönüşüm, ihracat hepsi birbiriyle ilgili konular. Hepsinde ilerlemeye devam edeceğiz.

Sevgili arkadaşlar,
Konuşmamı tamamlarken 100. Yıl fikir yarışmasını tekrar hatırlatayım. Lütfen komitelerimiz de konuyu ele alsın, fikir üretsin.
  
Önümüzdeki ay veya Kasım başında genişletilmiş meslek komiteleri toplantısı yapmak istiyoruz. Keşke vaka sayısı düşse Meclisi de Komiteler Toplantısını da konferans salonumuzda yapsak. 
 
Ekim ayında 100. Yıl projesi çalışmaları, YÖREX Fuarı, Antalya Kültür Sanat’ta yeni sergi, Sürdürülebilirlik Sempozyumu gibi faaliyetlerimiz olacak.

Lütfen bu tür etkinliklere hep birlikte katılalım, Fuar gibi geniş mekanlı yerlerde ve açık hava etkinliklerinde bir araya gelelim.

Hepinize güzel, sağlıklı günler diliyorum, çalışmalarınız ve destekleriniz için teşekkür ediyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2022 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • İlan
TS 10002