ATSO Ekim Ayı Meclis Konuşması

26 Ekim 2021 Salı

Davut Çetin
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan,
Sayın Divan,
Sayın Meclis Üyeleri,
Medyamızın değerli temsilcileri,
Sevgili arkadaşlar,
 
Hepinizi şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sağlığınızın, keyfinizin yerinde olmasını temenni ediyorum. Birbirimizi özlemişiz. Mart ayında ve Haziran ayında fiziksel toplantı yapmıştık. Vaka sayısı azaldığı zaman fiziksel toplantı yaptık, ama artış olduğunda mecburen sanal toplantıya geçtik. Şu anda vaka sayısı azalmış görünüyor, Antalya 100 binde 39 ile en iyi illerden birisi. Yine de pandemi devam ediyor, lütfen maske ve mesafe kurallarına uymaya özen gösterelim. Gençlerimizin de aşı olmasını teşvik edelim.
Sevgili arkadaşlar,
Antalya canlı bir Ekim ayı yaşadı, hem odamız hem Antalya için yoğun bir dönem oldu. Aspendos Opera Festivali, Akra Caz Festivali, Altın Portakal, Büyükşehir Kitap Fuarı, Muratpaşa Old Town Festivali, Kepez Sahaf Festivali arka arkaya şehrimizi canlandırdı.

Biz de Antalya Kültür Sanat’ta “Şairler Neden Resim Yapar?” isimli güzel bir sergi açılışı yaptık. Türk şiirinin büyük ustalarının orijinal resimlerini Antalya’ya getirdik. Küratör Sayın Necmi Sönmez’e, tasarımcı Sayın Ulaş Uğur’a, AKS ekibimize teşekkür ediyorum.  Bu sergi Antalya Kültür ve Sanat’ın İstanbul’a ihraç edeceği bir sergi olacaktır. Yani ulusal kültür-sanat yaşamına da bir katkı yapmış olacağımızı umuyorum. Böylece Ekim ayı kültür ve sanatta bir zirve oldu. Diğer taraftan fuarlar serisi de başladı. Süs Bitkileri ve Peyzaj fuarının arkasından Ticaret Borsamız ile birlikte yaptığımız YÖREX ile tekrar buluştuk. YÖREX’de tüm illerin ve Antalya’nın yöresel ürünlerinin zenginliğini bir kez daha yaşadık. Antalya’da coğrafi işaretli ürünler ve yöresel ürünler hızlı bir şekilde gelişiyor. Biz de belgelendirme çalışmalarımızı ilerletiyoruz. En son tescil aldığımız serpme börek, turunç ve bergamot kabuğu reçelleri belgelerimizi de verdik. YÖREX’te Ali Murat Hizay kardeşimiz serpme börek gösterisi de yaptı.

Kent turizminde yöresel ürünlerden sonra gastronomi turizmi de yükselen trenddir. Gaziantep, Adana bu konuda ilerleme kaydettiler. Şimdi Münir Karaloğlu Valimiz Diyarbakır’da bunu başlattı. Gastronomi turizmi bizim zaten gündemimizdeydi. En kısa zamanda bu konuda da bir proje başlatacağız. Artık bizim mutfağımızı marka haline getirmemiz, bu markaların dünyaya ihracatını yapmamız gerekiyor. Kendi alanında iddialı ustalarımızın misyonu, yeni ustalar yetiştirmek, markalaşmak ve ustalığını ihraç etmektir. İnşallah bu gelişmeleri de görürüz. Bildiğiniz gibi, Manavgat yangınzedelerine eşya yardımı çalışmalarımız devam ediyor. Kasım ayı içerisinde dağıtımı hızlandıracağız. 

Geçen hafta Antalya Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni faaliyete geçirdik. Bu proje için Odalar Birliğimize ve Rifat Hisarcıklıoğlu başkanımıza buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Arabuluculuk hizmetiyle üyelerimizi her konuda mahkemeye gitmekten kurtaracağız. Zaten artık bazı ticari davalarda, iş hukuku davalarında, tüketici davalarında önce arabulucuya başvurmak zorunluluk haline gelmiştir. Eğer taraflar uzlaşamazsa sonra mahkemeye gidilmektedir. Yıllarca süren mahkemeler yerine hukukçuların hakemliğinde uzlaşmak herkes için hızlı ve faydalı bir çözümdür. Şu anda 37 avukat ile anlaşma yaptık, Arabuluculuk ve danışmanlık hizmetlerimizle üyelerimize destek olacağız. Bütün üyelerimizi Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi hizmetinden yararlanmaya davet ediyorum.

Geçen hafta Kuzey Irak’ın Azınlıklardan Sorumlu Türkmen Bakanı Sayın Aydın Maruf, ziyaretimize geldiler. Bildiğiniz gibi Erbil şehri ticaret ve yatırım potansiyeli yüksek bir şehir. Irak ülkemizin ihracatında önemli pazarlarımızdan birisi, ancak Antalya olarak Irak pazarından gerekli payı almıyoruz. Sayın Bakan ile işbirliğini geliştirmek konusunda sözleştik.  Bu ilişkiler hem ekonomik açıdan hem de Türkmen kardeşlerimizi desteklemek açısından önemlidir. Musul, Kerkük gibi şehirler bizim kültür mirasımızın parçasıdır. Bu nedenle karşılıklı heyet ziyaretleri de yaparak bağlarımızı güçlendirmeliyiz.

Bir başka önemli faaliyetimiz Sürdürülebilir Gelecek Sempozyumu oldu. Bu etkinlik için Akdeniz Üniversitesi ve Kalder yönetimlerine teşekkür ediyorum. Bir günlük sanal toplantı yaptık, ama inanılmaz yararlı bir toplantıydı Prof. Dr. Levent Kurnaz’a ben birkaç önce bir meclis toplantısında atıf yapmıştım. Sayın Kurnaz geçen hafta yine ezber bozucu bir konuşma yaptı.  

Bizler halen iklim değişikliğinin ne anlama geldiğini anlamış değiliz.  Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Birpınar, iklim değişikliği trenini kaçırırsak G-20’ye bile giremeyeceğimizi söyledi. Önümüzdeki 20-30 yılda bütün sektörlerde üretim ve ticaret çok farklı olacak. Türkiye olarak Avrupa Birliği yeşil mutabakatını önümüze koymalı ve Avrupa Birliği ile işbirliği yaparak dünyanın öncü ülkelerinden birisi olmalıyız Bu nedenle iklim değişikliği üzerinde çok durmalıyız.

Geçen hafta Kalder ekibi ve uzmanlar EFQM yönetim ve kalite modeli konusunda güzel sunumlar yaptılar. Antalya’da şirketlerin buna önem vermesi gerektiğini söylediler.  Kalder ile işbirliğine devam edeceğiz.

Toplantıda turizm ve tarımda durum ve sorunlar da konuşuldu. Sempozyumu izleyen herkes çok şey öğrendiğini söyledi. Toplantı videolarını lütfen izleyin, hatta komitelerimize, üyelerimize de duyuralım, herkes izlesin. Dünyada bütün odaların üyelerine en büyük hizmeti bu tür bilgilendirme toplantılarıdır. Bu tür konferanslar ücretli yapılıyor, yüzlerce dolar isteniyor. Biz ücretsiz olarak üyemize ve Antalya’ya sunuyoruz. Bu çağda her gün öğrenmek, bilgi tazelemek gerekiyor. Bu nedenle komitelerimizden bir kez daha rica ediyorum. Tarım, turizm, sanayi, inşaat, ticarette müşterek toplantılar yapın. Konuklar çağırın, sektörün nasıl ileri gidebileceğini tartışın. Eğitimler düzenleyin.

Değerli arkadaşlar,

Bildiğiniz gibi, Cumhuriyetimizin 100. Yılında Antalya simge eseri projesini de başlatmıştık. Halkın katılımını teşvik etmek için internette fikir yarışması açtık, 160 civarında başvuru yapıldı. Her yaştan, her meslekten her eğitim seviyesinden başvurular geldi.   Öğrenci, emekli, mimar, doktor, öğretim üyesi katılımcılar var.

Cumhuriyetin 100. Yılı için güzel fikirler geldi. Şehir Plancıları Oda Başkanımız Ebru Manavoğlu, Mimarlar Odası Başkan Yardımcımız Hakime Yılmaz, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Bekir Kirişcan ve Umut Kayapınar’a, Kent Konseyi ve Öğretim Üyeleri Derneği’nden Mustafa Şanlı’ya, Meclis Üyemiz Cenan Beye ve bizim arkadaşlarımız değerlendirme için arka arkaya toplantılar yaptılar. Önümüzdeki günlerde teşvik ödüllerini vereceğiz. Sonra bir çalıştayla belediyelerimizi, sivil toplum örgütlerimizi davet ederek onların görüş ve önerilerini de alacağız.

Dijital dönüşüm alanında da çalışmalarımız devam ediyor. Bilim üniversitesinden Ali Cem Başarır Hoca ile anında öğrenme teknolojisi, Şadi Evren Şeker ile yapay zekâ uygulamaları konusunda çalışıyoruz. SİAD’larla birlikte dijital dönüşümde ihtiyaç ve tedarik potansiyeli anketi başlattık.
Bu anketi üyelerimize de uygulayacağız. Bu konuda ilimizde hem yetkinlik artsın hem de kendi üyelerimiz arasında işbirliği olsun istiyoruz. Odalar Birliğimiz de bu konuda daha kapsamlı bir çalışma başlattı. Dolayısıyla dijitalleşme konusunda üyelerimize iki koldan birden destek vereceğiz. Bu ayın son faaliyetini de biraz önce Kemer’de gerçekleştirdik. Kemer’deki üyelerimiz adına ilçemize güzel bir kültür merkezi kazandırıyoruz. Bugün Kemer’de Belediye Başkanımızla protokol imzaladık. Bu yoğun program Kasım ayında da aynen böyle devam ediyor. Yarın Turizm Fuarı yapıyoruz. Bütün paydaşların katıldığı paneller var. Biz de bu fuara destek veriyoruz.

Önümüzdeki günlerde Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri var, biz de Milli Eğitim kanalıyla okullara Cumhuriyet oyun seti veriyoruz. Bu set Kurtuluş Savaşı’nı, Cumhuriyetimizin kuruluşunu oyunla anlatıyor.

6 Kasım’da Cumhuriyet Meydanı’nda animasyonlar, müzik etkinlikleri yapacağız. Yaza veda şenliği dedik. Bu etkinliğe sektörden arkadaşlar gönüllü katkı sağlıyorlar.

7-8 Kasım’da ACE of MICE Kongre Turizmi buluşması olacak. TOBB ve oda olarak etkinliğin ana sponsoruyuz.

18 Kasım’da Granfondo Antalya Bisiklet Yarışması’na da destek verdik. Tanıtım ve spor açısından önemli bir yarışma.

24 Kasım’da Growtech Tarım Fuarı’nda İnovasyon yarışması ve proje pazarı organize ediyoruz.

Kasım ayında ayrıca 100. yıl eser çalıştayı, Genişletilmiş Meslek Komiteleri toplantılarımız da var. Bu vesilelerle daha fazla görüşeceğiz.

Sevgili arkadaşlar,

Faaliyetlerimizi çok kısa bir şekilde özetledim. Ekonomi gündemimize geçeyim. Ekonomide enflasyon, kur artışı, girdi maliyetleri, beklenmedik kararlar yüzünden dalgalarla savrulan bir gemide gibiyiz.

Geçen ay Meclis toplantısı yaptığımızda Dolar kuru sekiz buçuk liraydı. Merkez Bankası geçen ay erken faiz indirimiyle bir sürpriz yaptı, dolar 9 lirayı geçti. Merkez Bankası sürpriz yapmamalı, beklentileri yönetmeli dedik, geçen hafta bir sürpriz daha yaptı, faizi 16’ya çekti.  Bunun sonucunda dolar 9,8’e kadar çıktı, bir ayda %14’e yakın artmış oldu. Kur artışı dün sakinleşti, ama olan oldu artık. Şu anda Hazine piyasadan %18 ile borçlanıyor. Ülke risk primimiz 380’lere gerilemişti, 450’ye kadar çıktı.

Dünyada merkez bankaları politika değişikliği öncesinde aylarca piyasayı hazırlıyorlar, sürpriz yapmıyorlar. Herkes hesabını ona göre yapıyor. Çünkü Merkez Bankası sürpriz yaparsa birileri haksız yere para kazanır, ekonomi öngörülemez hale gelir. Merkez Bankası açıklamasında, “ekonomi yavaşlayacak, enflasyon düşecek” deniyor. Kur artarken enflasyon nasıl düşecek? Ekonomi enflasyonu düşürecek kadar yavaşlayacaksa bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

Girdi maliyetleri her gün değişiyor, fiyatlar artacağı için mal verilmiyor. Son günlerde fiyatlar haftada bir değişmeye başladı. Enerji ve akaryakıt fiyatları arttı. Şu anda hükümet fiyat artışlarını sınırlıyor, buna rağmen yeni zamlar geliyor.
Dünyada da enerji fiyatları arttı, dünyada da enflasyon var, ama dünyada enflasyon %5 düzeyinde. Bulgaristan’da enflasyon %5, Yunanistan’da %6. Enflasyonda bizden yukarıdaki ülkeler Sudan, Lübnan, Suriye, Arjantin, İran, Angola gibi ülkelerdir.

Türkiye’nin bu durumunun nedeni Merkez Bankası hataları ve dövizin sürekli artmasıdır.
Biz konuşmaktan usandık, ama bu iş artık tatsız noktaya geldi. Son bir ayda dünyada parası en fazla değer kaybeden ülke olduk.

Emeğimizi, ülkemizin parasını, ülkemizin üretimini ucuzlatıyoruz ki yabancı gelsin.  Ama döviz artışı nedeniyle milli servetimizin değeri düşüyor, fakirleşiyoruz. Kişi başı gelir 8 bin dolara doğru iniyor. Kimse dövizden bize ne diyemez, çünkü ekmeğin içinde bile döviz var.

Bir yandan ekonomi canlansın diye kamu bankaları faizi düşürdü, ama bu bir cepten alıp diğer cebe vermektir. Dolayısıyla bu faiz indirimleri kalıcı çözüm değildir, bunu geçen yıldan biliyoruz. Bu inşaat maliyetleriyle konut almaya kredi yetmez. Dolayısıyla bu enflasyonla büyüme ve istihdam nasıl olacak o da belli değildir. Şimdi asgari ücret artışı da gündemdedir. Kuşkusuz asgari ücretin artması gerekir, çünkü bu kadar enflasyon sosyal barışı bozar. Fakat enflasyon düşmezse ücret artışı da kurtarmaz.  

Elbette paniğe kapılmaya gerek yoktur, Merkez Bankası rezervi ekside de olsa kısa vadede idare edebilir.
Fakat gelecek aylarda dünya sermaye piyasasında dalgalanmalar, faiz artışları bekleniyor. Dua edelim ki Fed faiz artışına geçmesin, çünkü bu olursa bir darbe daha yeriz. Bu belirsizliği gidermenin yolu Hükümetin ekonomide gerçekçi hedeflerle net bir yol haritasını açıklaması ve buna bağlı kalınmasıdır. Çünkü şu anda kimse Hükümetin veya Merkez Bankasının tek haneli enflasyon hedefine inanmıyor. Enerji fiyatları ne olacak, ücret artışları nasıl olacak, devlet neye ne kadar destek verecek, krediler ne kadar artacak bilinmiyor. Oysa bu konuda net bir politika olmalıdır. Bir yol haritası olursa ekonomide herkes önünü görebilir ve güven oluşur, aksi halde yarın ne olacak, hangi sürprizle karşılaşacağız diye endişe ediyoruz.  Ayrıca iç ve dış politikada da sakinleşme zamanıdır. Ekonomiye bir de siyasi riskleri yüklememeliyiz. Her siyasi dalganın ekonomiye de bir maliyeti oluyor.

Sevgili arkadaşlar,

Ekonomide düzen bozulunca ayaküstü alınan kararlar görmeye başladık.   Geçen hafta çimento ile birlikte gübre ihracatı da kayda bağlandı. Salı akşamı arkadaşlarımız aradığında Rifat Hisarcıklıoğlu başkanımızla Gazipaşa’dan dönüyorduk, yolda bu konuyu konuştuk. Ertesi gün fuarda arkadaşlarımız da geldiler, arada görüştüler. Sorun tamamen sektörle istişare edilmeden ayaküstü karar alınmasından kaynaklandı.
Girişimler yapıldı, konu anlatıldı. Kısıtlamaya tabi genel GTİP numaraları düzeltildi. Antalya’nın ihracatında ağırlıklı olan organik gübreler ve özel gübreler için kısıtlama kalktı. 

Zaten pandemi dünyada üretim çarklarını bozdu, tedarik zincirleri kırıldığı için birçok girdi temin edilemiyor. Bir de bunun üzerine bizde sektörlere müdahale gelince işler arap saçına dönüyor. Sektörle istişare etmeden, bir günde böyle bir karar alınması, ortada resmi karar yokken kısıtlama uygulanması zaten olacak iş değildi.  Geçen ay başka sektörel sorunları konuşmuştuk. Artık her ay yeni bir mesele ile karşılaşıyoruz. Gelecek ay neyi konuşacağımızı Allah bilir. Yıllarca Ekonomik ve Sosyal Konsey aktif hale getirilmeli dedik, yapılmadı, şimdi sonuçlarını yaşıyoruz. Ekonomide yapısal reformlar acil hale gelmiştir dedik, yapısal reformlar olmadıkça sorunlar bitmiyor.

Örneğin Türkiye Büyük Millet Meclisi vergi kanununda değişiklikler yaptı. Birçok konuda iyi düzenlemeler yapıldı, emeği geçenlere teşekkür ettim. Fakat bu beklediğimiz vergi reformu olmadı. Biz kayıt dışı ekonominin vergilenmesini, vergi tabanının yayılarak vergi adaletinin sağlanmasını bekliyoruz. Oysa vergiyi verenden alalım, vermeyeni teşvik edelim gibi bir sistemimiz var.
Vergiyi KDV ve ÖTV’den ve kümesteki tavuktan almaya devam ediyoruz. Sosyal güvenlik açığı kayıtdışı istihdam nedeniyle artıyor, istihdam yükünü biz çekiyoruz. Asgari ücretten gelir vergisi alınıyor, geçim indirimiyle telafi etme yoluna gidiliyor. Oysa artık gelir dilimleri revize edilmeli, asgari ücret ve düşük gelirler vergiden muaf olmalıdır. Vergiye tabi dilimler de bugünün koşullarına göre yeniden düzenlenmelidir. Çalışmanın, üretmenin değil, paradan para kazanmanın vergisi artmalıdır.

Kayıtdışı ekonomi yüzünden artık dünyada da zor duruma düşüyoruz.  Bu nedenle Şimdi OECD Mali Eylem Komitesi kara para ile ilgili olarak ülkemizi gri listeye aldı. Konu yıllardır gündemdeydi ve Türkiye’ye defalarca uyarılar yapıldı. Yıllarca oyalandık, son günlerde bazı adımlar atıldı, ama geç kalındı.

Dolayısıyla artık her konuda sorunların arttığını görmeliyiz. Vergiden hukuk sistemine mesleki eğitime kadar her alanda oturup kapsamlı dönüşümlere girmeliyiz. Fakat bütün bunlar için siyasi uzlaşmaya ihtiyaç olduğunu bir kez daha buradan söylüyorum. Geniş bir siyasi uzlaşma olmadan popülizmle israf ve verimsizliğe devam ederiz, zaman kaybederiz.

Değerli arkadaşlar,

Antalya ekonomisinde 2021 yılı turizm sezonunun sonuna geldik. Geçen hafta itibariyle 2019’un %58’i gibi bir düzeye ulaştık. Elbette fiyat ve karlılık daha geriye gitti. 
Ekim ayının üçüncü haftasında günde 50 bin civarında yabancı ziyaretçinin gelmesi kuşkusuz bizi memnun ediyor. Bugün sizlerle Antalya istihdamındaki gelişmeyi verilerle paylaşmak istiyorum. Bu veriler için Antalya İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum.

İlimizde 2019 yılında SGK’ya kayıtlı işyeri sayısı 62 bin, 2020’de biraz düşmüş, 2021’de 67 bine çıkmıştır.   Turizmde işyeri sayısı restoran ve kafelerle birlikte 7.708’den 8.051’e yükselmiştir. Tarım 1.155’den 1.510’a çıkmıştır. Ticaret sektöründe işyeri sayısı 19 bin 794’ten 21. 390’a çıkmış. İmalat sanayi işyeri sayısı 4.742’ye yükselmiştir. İnşaat 4 bin 800’den 5 bin 800’e çıkmış. Bu rakamlar işyeri sayısıdır. SGK’ya kayıtlı toplam esnaf ve işveren sayımız ise 2019’da 91 bin iken 2021’de 106 bine çıktı. Yani pandemiye rağmen, turizmde 2019’un çok altında olmamıza rağmen işyeri sayısı da esnaf-girişimci sayısı da artmaya devam etti.
Şimdi bir de SGK’ya kayıtlı çalışan sayısına bakalım.

Gördüğünüz gibi 2019 sekizinci ayda 639 bin olan istihdam pandemide 72 bin azalmış, bu da turizmden, yiyecek-içecek işletmelerinden kaynaklanmış. Bu yıl toplam istihdamda 2019’u geçtik. Turizmde ise 2019’a yakın bir düzeye gelinmiştir. Pandemi öncesine göre istihdam artıran sektörler eğitim, gayrimenkul, mesleki-teknik hizmetler, yani muhasebe, hukuk, mühendis ve mimarlık gibi hizmetler, tarım, ticaret, ulaştırma, sağlık ve en önemlisi inşaat sektörüdür. Pandemi turizm dışında turizme bağlı destek hizmetlerini, idari hizmetleri, ticareti, kültür-sanat-eğlence-spor sektörünü çok etkilemiştir. İnşaattaki artış 2019 öncesi düşüşten kaynaklanmaktadır.  

Değerli arkadaşlar,

Gördüğünüz gibi, 2019’dan bu yana gelirimiz reel olarak artmadı, ama işyeri ve esnaf sayımız arttı. Bu da Antalya ekonomisinin cazibesini göstermektedir. Diğer taraftan bunun yarattığı sıkıntılar da var. Ekmek aynı, ama bölüşen sayısı artıyor. Sermayesi güçlü olan, satışını ve fiyatını artırabilen kazanıyor, artıramayan kaybediyor. Kredi ihtiyacı ve talepleri artıyor. Vergi indirimi talepleri artıyor. 

Genişletilmiş meslek komiteleri toplantımıza Sayın Lütfü Elvan bakanımızı davet ettik. Eğer bize zaman ayırabilirlerse sektörel sorunlar ve bütün bu konularda sorularımıza cevap alacağımızı ümit ediyorum.

Antalya olarak biz karamsar olmayacağız. Bu yıl turizm sezonu uzadı, Ekim sonunda kentte ve Kaleiçi’nde turist var. Antalya’da nüfus artışı, diğer illerden göç ve yabancıların konut alımları bu dönemin daha az hasarla atlatılmasını sağlamaktadır. Yabancılara konut satışı 9 ayda 7.255’e ulaşmıştır. Antalya’nın şansı güzelliğidir, cazibesidir, ticarette sağlam duran uzun dönemde bu şehirden kazanmaktadır. İnşallah bu sıkıntıları da gelecek yıl aşmış oluruz ve ekonomide daha güzel şeyler konuşabiliriz.


Sevgili arkadaşlar,
Üç gün sonra en önemli bayramımız olan Cumhuriyet Bayramını, Cumhuriyetin ilan edilişinin 98. Yıldönümünü kutlayacağız.  
Artık günlük işler ve hesaplardan kafamızı kaldırıp, kendimizi sorgulama vaktidir. Büyük Önder Atatürk Cumhuriyet ahlaki fazilete dayanan bir idaredir, Cumhuriyet ahlaklı insanlar yetiştirir diyordu.   
Biz bayramlarda güzel sözler söylüyoruz, ama Cumhuriyet mirasının manasını halen kavramış ve kültür olarak benimsemiş değiliz. Son yıllarda toplum olarak paradan başka değerimiz kalmadı. Bizler iş insanlarıyız, hepimizin çalışanları var, her gün nereye ne kadar nasıl ödeme yapacağımızı düşünen insanlarız. Bu nedenle elbette piyasadaki günlük durum hepimizi çok ilgilendiriyor. Fakat bir ülkede huzur ve mutluluk sadece para konusundan ibaret değildir. Eğer ülkede sevgi, saygı, adalet, eşitlik varsa ülke yoksul olsa bile daha huzurlu olur. Bunlar yoksa ülkede zenginlik olsa da huzur olmaz.
Biz ticarette etik konusunda öncülük etmiş, etik sözleşme ve etik belge projesini başlatmış bir Odayız. Çünkü ekonomi ticaret ahlakı, iş ahlakı olmadan gelişemez. 
Bu nedenle Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle ülkemizin birlik ve beraberlik içinde gelişmesi için dilek ve temennilerimizi bir kez daha dile getirmek istiyorum.
Ekonomide istikrar kadar ihtiyacımız olan şey uzlaşma, saygı ve güven iklimidir. Bunun için Anayasamızda yer alan Cumhuriyetimizin ilkelerine sahip çıkılmalı, Devletimizin kurumları siyasi müdahale, ayrışma ve gruplaşmadan uzak tutulmalıdır. Yargı bağımsızlığı, liyakat sistemi, eğitimde kalite gibi ilkelere önem verilmelidir. Teröre, yolsuzluklara, kanun dışı oluşumlara karşı topyekûn bir mücadele yürütülmelidir. Bal tutan parmağını yalar sözü kural haline gelmemelidir. Kanun dışına çıkan kim olursa olsun hesabını vermeli, adalet, kamu güveni ve vicdanı tesis edilmelidir.
Bu ilerlemeyi hep birlikte başarabiliriz ve başarmak zorundayız. Çünkü Cumhuriyetimizin 100. yılına yaklaşırken güzel ülkemize yakışan şey budur.
Biz bu ülkenin, devletin ve milletin sorumluluğunu taşıyan köklü bir kurumuz. Bu nedenle yıllardır, milli uzlaşma çağrısı yapıyoruz. Meclisimizde bu konuda her zaman örnek bir topluluk olmuştur. Bu inanç ve düşüncelerle Cumhuriyet Bayramınızı gönülden kutluyorum. Hepinize sağlık, esenlikler diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2022 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • İlan
TS 10002