Foodproduct Fuarı Açılışı

10 Şubat 2010 Çarşamba

Çetin Osman Budak
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın TBMM Başkan Vekili Nevzat PAKDİL,
Sayın Vali Yardımcısı Yıldırım UÇAR,
Sayın TBMM Tarım Orman ve Köyişleri
Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit KİRİŞCİ
Değerli işadamları,
Değerli basın mensupları,

Hepinizi şahsım ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Başta, Antalya dışından gelen konuklarımız olmak üzere, hepinize hoş geldiniz dileklerimi sunmak istiyorum.

Foodproduct’ı Antalya’mızın en önemli fuarlarından birisi olarak heyecanla açıyoruz. Gıda sektörümüzü, tarım sektörümüzle birlikte Türkiye’nin ve Antalya’nın stratejik sektörlerinden birisi olarak görüyor ve Foodproduct gibi organizasyonlar ile sektörümüzün hızla gelişeceğine inanıyoruz.  

Sayın konuklar,
Değerli arkadaşlar,
Gıda sektörü dünya’nın en büyük sektörlerinden birisidir. Dünya çapında 700 bin civarında işletmenin faaliyet gösterdiği, 22 milyon kişinin çalıştığı, 4 trilyon dolarlık üretimi yaptığı tahmin edilen bir sektörü konuşuyoruz.  

Türkiye’de 25 bin civarında işletmeyi ve 700 bin kişilik istihdamı temsil eden, 11 milyar dolar ihracat yapan bu sektörümüzün önemini anlatmaya gerek yoktur. Sektörde teknolojik gelişme dışında, en önemli faktör dünya devlerinin rekabetidir. 

Sektördeki dünya devlerinin büyüklüğü 100 milyar dolara yaklaşmaktadır. Rekabetin bir boyutu üretim iken, diğer boyutu dağıtım kanalıdır. Dolayısıyla sektördeki işletmelerimizin, özellikle KOBİ’lerimizin işlerinin çok zor olduğunu biliyoruz.  

Türkiye’de son yıllarda gıda sektöründeki ithalatın hızla arttığını ve 4 milyar dolara doğru gittiğini görüyoruz.  

Sektörümüz bir tarafta vergilerle, kayıtdışı rekabetle, pazarlarda satılan kontrolsüz ürünlerle ve dış rekabetle mücadele etmektedir. Diğer tarafta market raflarında yer bulabilme mücadelesi verilmektedir.  

Türkiye 1990’lı yıllardan bu yana tarımda ve gıda sektöründe gerekli politikalarda sürekli olarak geç kalmıştır. Halkın tüketim harcamalarının % 30’a yakını gıda olduğu halde, et, süt gibi temel ürünlerin tüketimi dünya standartlarının altında olduğu halde, bu alanlarda üretim gerekli biçimde planlanıp, desteklenmemiştir. 

Tarımda ve gıdada izlenebilirlik, hijyenik denetim ve standart denetiminde de ciddi sorunlar bulunmaktadır. Bu sektörde düşük kalite ve düşük fiyatla rekabete izin vermek demek insan sağlığını ihmal etmek demektir.  

Değerli konuklar,
Her şeye ülkemizdeki sorunlara rağmen inanıyorum ki, dev firmaların yer aldığı küresel rekabet içerisinde, Türkiye’nin en fazla ilerleyebileceği, en avantajlı olduğu sektörlerimizden birisi gıda sanayidir.   

Türkiye, tarım zenginliği, mutfak kültürü, coğrafyası, genç nüfusu ile gıda sektöründe büyük bir potansiyele sahiptir. Bununla birlikte henüz bu alandaki potansiyeli gelişmenin çok başında olduğumuz da açıktır. 

Önemli olan geleceğe dönük gelişmeleri öngörmek ve hazırlanmaktır. Dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyara ulaşmasının beklendiğini biliyoruz. Giderek daha büyük bir nüfus gıda tüketimini artırırken, gıda fiyatlarının da dünya genelinde arttığını görüyoruz. 2002-2008 arasında dünyada gıda fiyatları yüzde 128 artmıştır. 

Dünya’da hem gıda talebi miktar ve çeşitlilik bakımından düzenli olarak artmaktadır. Son yıllarda biyolojik ürün ve fonksiyonel gıda alanındaki gelişmeleri hepimiz biliyoruz. 

Değerli konuklar,
Bilindiği gibi, Avrupa Birliği’ne uyum süreci, gıda sektörünün önemli bir gündem maddesi durumundadır. Sektörümüz şu anda bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Bunun en büyük sebebi ise, Avrupa Birliği normlarının yüzde 40'ının direkt olarak gıda sektörüyle ilgili olmasıdır.  

Avrupa Birliği gıda alanındaki kuralları sürekli olarak yenilemektedir.  Örneğin etiket kuralları yeniden değişmektedir. Gıda etiketlerinde ürünlerin sağlık etkisine ilişkin uyarılar gibi çok daha detaylı bilgiler yer alacaktır.     

Sektörümüzü bu süreçte zorlayacak en önemli konular tarımdaki sıkıntılar,  kayıt dışı üretim,   ambalajlama, etiketlemedeki düzenlemeler ve en önemlisi de yetersiz denetimdir. Yüksek kalite normları alanında artık daha hızlı bir ilerleme olması gereklidir.

Öte yandan sektörümüzde markalaşma ve ürün tanıtımı konusunda da ilerleme sağlanması gereklidir.  

Sektörümüzde yenilik, markalaşma çabaları hızlanmıştır. Ancak, halen çok önemli ürünlerimizin tasarımda ve tanıtımda gerekli hamleyi yapmakta zorlandığını da görüyoruz. Bu nedenle fuarımızın gıda sektörü alanında yeniliğin yayılması, kalitenin artması ve gıda ile ilgili tüm sektörlerin gelişmesi açısından çok faydalı olacağına inanıyorum.  

Foodproduct 2010’u Türkiye ve Antalya gıda sektörünün gücünü ortaya koyacak, dinamizmini pekiştirecek büyük bir organizasyon olarak görüyor ve tüm katılımcılara ve üyelerimize başarılar diliyorum.    

Fuarın organizasyonu ve katılımlar için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

 

 

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Yörex Yöresel Ürünler Fuarı