III.Akdeniz İş Fırsatları Fuarı Açılışı

24 Mart 2010 Çarşamba

Çetin Osman BUDAK
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Valim,
Sayın Rektörüm,
Sayın Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterim,
Sayın Konuklar,
Değerli İşadamları,
Değerli Katılımcılar ve Basın Mensupları,

Hepinizi en iyi dileklerimle selamlıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Akdeniz İş Fırsatları Fuarı gibi çok güzel bir etkinliği başlatan ve bugüne getiren herkese teşekkür ediyor, bunda büyük katkıları olan Üniversitemizin önceki ve bugünkü Sayın Rektörlerini kutluyorum. Bu iş ve insan kaynakları fuarının öğrenci arkadaşlarımıza, genç mezunlara iş fırsatı dışında önemli bir vizyon verdiğine, ayrıca başlı başına bir tür tamamlayıcı eğitim sağladığına hiç şüphe yoktur. Bu fuar, gençlerimizin iş bulması için olduğu kadar, kendilerini iş dünyasının taleplerine göre hazırlaması için de bir fırsattır.

Ülkemizde işsizlik sorunu sadece gençlerimiz için değil, hepimiz için yakıcı bir sorundur. Kentlerdeki 15-24 yaş arası ve eğitimini bir aşamada bitirmiş olan gençlerde işsizlik oranı % 25’tir. İki milyonu iş aramaktan vazgeçmiş 5,3 milyon işsiz insanımız bulunuyor.

Artık eğitimli insan işsizliği de ciddi boyuta ulaşmıştır.   1 milyon 200 bin meslek lisesi ve üniversite mezunu gencimiz iş sahibi değildir. 200 bin öğretmen, 160 bin mühendis, 400 bin sosyal bilimler mezunu boştadır. Bilgisayar mühendisliği, mimarlık alanında dahi binlerce işsiz gencimiz bulunuyor. Diğer tarafta gazetecilik, hukuk, matematik, veterinerlik, sağlık gibi alanlarda ise işsiz sayısının çok az olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla eğitim alanı ile iş dünyasının talepleri arasında nicelik ve nitelik yönünden tam bir örtüşme olmadığı görülmektedir. İşte bu fuarın bir faydası da gençlerimizin nerede, nasıl bir kalifikasyon istendiğini görmesidir. Tabii ki, bunun yanında ülkemizde ekonominin ve şirketlerin de daha fazla yaratma zorunluluğu bulunmaktadır. Son dönemde işsizlik artışında krizin etkisi vardır, sanayide istihdam 300 bin azalmıştır. Önümüzdeki dönemde işsizliğin bir miktar azalmasını bekliyoruz. Ama bunun yanında bu sorunu çözmek için yapmamız gereken birçok şeyin bulunduğunu da söylememe izin veriniz.

Her şeyden önce Türkiye’nin çok kapsamlı bir eğitim reformuna ihtiyacı olduğu gerçektir. Gençlerimizi ezberci eğitimden, test çözmeye dayalı eğitimden, meslek seçimini tesadüfe bırakan üniversite sınavından kurtarmamız gerekiyor. Eğitimin bir dalda uzmanlığın yanı sıra kültür, ahlak, yaratıcılık, kavramsal düşünme gibi nitelikler de kazandırması gerekiyor. Türkiye’de eğitim reformunun, eğitim kalitesinin,   futbol maçları kadar tartışılmamasını, gündeme gelmemesini anlamak mümkün değildir.

İkinci olarak mesleki eğitim sorununun gerçek ihtiyaç alanlarında çözülmesi gerekiyor. Almanya ve İngiltere’de mesleki eğitimin ağırlığı % 70’e yaklaşırken, bizde % 30’larda kalması kabul edilemez. Diğer taraftan istihdamın üzerindeki vergi yükünün azalması, bunun için de kayıt dışı ekonomiyle katı bir mücadele yürütülmesi gereklidir. Daha ötesinde de yeni istihdam modellerinin geliştirilmesi gibi çabalara ihtiyaç bulunmaktadır. Bunlar yapıldığı zaman, eğitimli gençlerimizin Türkiye’nin en büyük gücü olacağından kuşkumuz yoktur. 

Türkiye bu sorunları aşacak, genç ve dinamik nüfusunu mutlaka ve mutlaka en önemli güç faktörü olarak geleceğe taşıyacaktır. Türkiye’nin ve Antalya’nın dünden bugüne gelişmesi gençlerimize güven ve ilham vermelidir. Tarih bilgisi bu nedenle önemlidir.

Turizm sektörümüz 25 yıllık gelişimiyle bugün her alanda yüz binlerce gence istihdam yaratmaktadır. Tarım sektörümüz yarım milyar dolar ihracat yapar hale gelmiştir. Tarımın modern kurumsal şirketlerle yeni kariyer alanları açacağına güveniyoruz.   Yaklaşık 20 yıl önce şehrimizde sadece iki küçük hastaneden bugün dünya çapında dev hastanelere ulaşacağımızı kimse hayal etmezdi. 20 yıl önce 4-5 tane fabrikası olan Antalya’nın bugün Organize sanayide, Serbest Bölgede ve onların dışında 300 civarında tesise ulaşacak bir sanayi sektörünü kimse düşünemezdi. On yıl önce Antalya’da bir alışveriş merkezi açıldığında, iş yapmaz deniliyordu. 10 yılda AVM enflasyonu yaşadık ve devam ediyor. Bu nedenle, güncel sorunlara takılıp kalınmamalı, herkes geleceğe güvenmelidir. Gençlerimizin Türkiye’nin geleceğine ve kendilerine güvenmeleri her şeyin başında gelir. Bu inançla, hayat boyu eğitime dört elle sarılmak, bir alanda iyi bir uzmanlık bilgisi kazanmak, çağın kültürünü yakından takip etmek, okuma ve araştırmayı bir yaşam biçimine dönüştürmek, Türkçeyi en iyi biçimde kullanabilmek, yabancı dilde okuryazar olmak, bilgi ve iletişim teknolojisine hâkim olmak artık her gencin ödevidir, sorumluluğudur.

Fuarımızın gençlerimize bu güveni vereceğine inanıyorum.  Bu fuarın kurumlarımız ve firmalarımız için de bir fırsat ve aynı zamanda bir tür eğitim olduğunu da ilave etmek istiyorum. Çünkü normal fuarlarda ürünlerini tanıtan firmalarımız bu fuarda kendilerini, kurumsal yapılarını ve vizyonlarını tanıtmaktadırlar. Bu da firmalarımızın kendilerini değerlendirmeleri açısından önemlidir.

Bu düşüncelerle, Antalya’nın ve Akdeniz Üniversitesinin bu fuarı gelecekte uluslararası tanınırlığa sahip bir boyuta taşımasını diliyor, emeği geçenleri tekrar kutluyor ve teşekkür ediyorum.

İlginiz için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.   

 

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2020 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
TS 10002