ATSO Eylül Ayı Meclis Konuşması

29 Eylül 2020 Salı

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Valim,
Sayın Meclis Başkanımız,
Sayın Meclis Üyeleri,
Değerli çalışma Arkadaşlarım,

Hepinizi şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgi, saygı ve sağlık dileklerimle selamlıyorum.
Sayın Valimize Meclis toplantımızı onurlandırdıkları için teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi Valimiz göreve başlayalı üç ay olmuştur. Henüz tanışmayan arkadaşlarımız için Sayın Valimizin masa başında olmaktan çok sahada olduğunu, eğitime çok önem verdiğini, özel sektörün her sorunuyla da ilgilendiğini belirtmek isterim. Pandemi koşullarına rağmen Antalya’yı yakından tanımak için yoğun bir şekilde gezi ve temaslar içerisindeler.
Normal zamanlarda yerel yönetim zirveleri yaparak, Valimiz ve belediye başkanlarımızla birlikte olurduk. İnşallah bu dönem geçince bu toplantılarımızı da yaparız. Bu vesileyle Muhittin Başkanımızın da bir an önce sağlığına kavuşmasını ve kendisini tekrar aramızda görmeyi diliyorum.

Sayın Valim,
Meclis toplantımızda Odamızın aylık ve dönemlik faaliyetleri ve bütçesi görüşülerek Meclis onayına sunulur ve ayrıca sektörel sorunlar konuşulur. Bu nedenle müsaadenizle ben çalışmalarımız hakkında kısa bilgilendirme yapayım, sonra siz Antalya ve belki pandemiyle mücadele konusunda değerlendirmelerinizi paylaşırsınız ve arkadaşlarımızdan soru gelirse birlikte ele alırız.
Bildiğiniz gibi, Oda olarak bir taraftan Kanuni görevlerimiz olan belgelendirme işlemlerini yürütüyor, diğer taraftan sektörlerimizin sorunlarına çözüm arıyoruz. Kanunumuzun bize yüklediği bir görev ticaret ahlak ve disiplinini korumaktır. Diğer görevimiz sektörlerin ihtiyaçlarına cevap vermek ve sektörlerin genel menfaatlere uygun gelişmesini sağlamaktır.
Odamız meclisi bütün Antalya ekonomisinden sorumlu bir meclistir. Hepimiz şahsi menfaatimizden önce şehrimizin menfaatlerini düşünerek çalışma ve davranma sorumluluğunu taşıyoruz.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, bu çerçevede 138 yıldan beri Antalya’nın ilerlemesi için çalışan köklü bir kurumdur. Geçmişten bu yana Antalya’da turizm tanıtımı, sanayi, ticaret dışında hastane yapılması, raylı sistem yapılması, doğal gazın gelmesi, eğitim, kültür gibi birçok konu Odamızın çaba harcadığı, girişimde bulunduğu alanlar olmuştur. Bugün biz de Odamızın geleneklerine uygun bir şekilde değişik alanlarda Antalya’ya hizmet etmeye çalışıyoruz.
Geçen ay Antalya Eğitim, Kültür ve Sanat Merkezimizin mütevelli toplantısını yaptık. Maalesef pandemi etkinliklerimizi engelliyor, ama yine de online eğitimler, etkinlikler başarılı biçimde devam ediyor.
Arkasından Rota Antalya projemizin lansmanını gerçekleştirdik. Sayın Valim, size daha önce de bilgi vermiştim. Bu projeyle şehirde bizim bilmediğimiz yerleri ve hikayeleri de öğrenmiş olduk. Şu anda 250 nokta belirledik, zamanla bu sayılar artacaktır.
Meslek Komiteleri müşterek toplantımızı, ekonomist-yazar Mahfi Eğilmez Hoca’nın konferansıyla yaptık.
Geçen hafta dördüncü Devlet Destekleri Zirve etkinliğimizi gerçekleştirdik. Zirvede ekonomiyle ilgili bakanlıklardan ve kurumlardan yetkililer 16 ayrı konuda sunumlar yaptılar, katılanların sorularını cevapladılar. Birkaç günlük bir organizasyonu bir güne sığdırdık,  komitelerimize ve üyelerimize bir fırsat sunduk.
Bu etkinliklerde emek sarfeden bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
İstişare oturumunda Sayın Ticaret Bakanımıza ve Rifat Hisarcıklıoğlu Başkanımıza Antalya’nın durumunu ve taleplerimizi geniş bir biçimde aktarmış olduk. Ticaret Bakanımız teşviklerle ilgili önemli şeyler söylediler. Antalya’nın hizmet sektörü teşviklerinden %10’dan fazla pay aldığını, fakat diğer sektörlerin teşviklerden sadece %1 pay aldığını öğrendik. Antalya teşviklerden daha fazla pay almalıdır, bu toplantıyı da zaten bunun için yapıyoruz.  Sayın Bakan soruların yazılı gönderilmesini istediler ve mutlaka yazılı cevap vereceklerini ifade ettiler. Komitelerden gelen soruları yazılı gönderiyoruz.
Diğer çalışmalarımız arasında yurtdışı sanal iş görüşmeleri için organizasyonlarımız devam ediyor. Aslında Odamız etkinlikleri dışında Odalar Birliğimiz de çok sayıda organizasyon gerçekleştiriyor. Bu etkinliklerin duyurularını yapıyoruz. Komitelerimizin bunları takip etmesi mutlaka faydalı olacaktır.
Pandemi nedeniyle fiziksel toplantıları azaltmamıza rağmen ziyaret ve görüşmelerimiz de zorunlu olarak devam ediyor. Bu dönemde TÜRSAB yönetimiyle turizmin geleceğini ele aldık. Finlandiya Büyükelçisiyle turizm ve ticaret imkanlarını konuştuk.
Bu çalışmalarımız dışında Bölgesel ve ulusal düzeyde faaliyetlerimiz yoğunlaşmıştır. Batı Akdeniz Ekonomisi Geliştirme Vakfı olarak bölge düzeyinde pandemi etkileri anketini gerçekleştirdik. Devlet destekleri zirvemize bölge oda ve borsaları da katıldılar.
Antalya KÖK ödülleri sürecini pandemiye rağmen tamamladık. Önümüzdeki haftalarda KÖK ödüllerini açıklayacağız ve ödül sahiplerine vereceğiz. Meslek Lisemizin duvarında ödül alanların isimleri yazılacak. Böylece artık ödül alanların isimleri kalıcı olarak eserlerimizde yaşayacaktır.
Meslek komitelerimizin yazı ve taleplerinde bir artış görüyoruz. Tekstil, özel yurtlar ve kurslar gibi gruplarımız ekonomik destek, KDV indirimi taleplerini yazmışlardır. Demir ve çimento zamları, iç piyasada cam bulunamaması, gübre ihracatında bürokratik sorunlar gibi konular dile getirilmiştir. Kuyum sektörümüz altın fiyatlarında yükseliş nedeniyle fiktif kar oluşmasından ve bunun vergisinin ödenmesinden yakınmaktadır. Eskiden enflasyonun yüksek olduğu zamanlarda enflasyon muhasebesi talep ederdik, şimdi kur artışı benzer sıkıntılara yol açmıştır.

Sayın Valim,
Değerli Arkadaşlar,
Türkiye gündemindeki Akdeniz Mavi Vatan davası ve kardeş devletimiz Azerbaycan’ın davası hepimizi ilgilendirmektedir. Ermenistan işgaline karşı Azerbaycan’lı kardeşlerimizin yanındayız.  Rodos ve Meis yakınlarında Navtex ilan edilmesi gibi adımlar da isabetlidir. Bu dönemde Hükümet, muhalefet, kamu ve sivil toplum olarak ortak akıl, birlik ve beraberlikle dış politikaya ve ekonomiye odaklanmamız gerektiğine inanıyorum.
Kuşkusuz diğer öncelikli konumuz korona virüs pandemisidir. Pandemide birinci dalganın ikinci çıkışını yaşıyoruz. Avrupa’da, İsrail gibi ülkelerde restoran, kafe gibi toplu mekanlar tekrar kapatılıyor. 
Maalesef ülkemizde de vaka ve can kaybı sayısı yükselmiştir. Son günlerde günlük 70 civarında can kaybıyla dünyada ilk 15’e giriyoruz.
Dolayısıyla pandemiyle mücadeleyi kararlı biçimde sürdürmek zorundayız. Sağlık çalışanlarımız gerçekten çok fedakarca çaba harcamaktadır. Bazıları 40 saate yakın uyumadan ayakta kalmaktadır. Ülke olarak bu dönemde sağlık çalışanlarına karşı hepimiz daha duyarlı olmalıyız. 
Böyle bir zamanda Medikal sektöre kamu borçlarının ödenmesi aciliyet kazanmıştır. Bu sorunun da hızla bir çözüme kavuşmasını diliyorum.
Şu anda ekonomi gündemindeki en önemli meselemiz vergi, prim ve kredi ödemelerinin ertelenmesidir. Geçen hafta Sayın Bakana bu konuları detaylı bir şekilde anlattım. Pandemiden ve turizmdeki kayıptan en çok etkilenen sektörlere 2021 yılı sonuna kadar destek talebimizi tekrar aktardım.
TOBB’un yoğun girişimleri üzerine Hükümet vergi ve prim yapılandırması konusunda bir çalışma yapmaktadır, ciro değişimi üzerinden seçici destek üzerinde de çalışılmaktadır. Büyük Millet Meclisi inşallah açıldığında bütçe ile birlikte konu Meclise gelecektir.
Ekonomide Temmuz ve Ağustos aylarında hızlı toparlanmadan sonra yavaşlama başlamıştır. Sektörel güven endeksleri yavaşlamaya işaret etmektedir. Ekim ayından itibaren sıkıntıların artacağını çok önceden söylemiştim. Nitekim faizlerin artmasıyla birlikte kredi artışı da durmuştur.
Ekonomide döviz rezervi zayıflığı nedeniyle faiz artışına rağmen dövizdeki yükselme devam etmektedir. Son üç yılda TL, dolar karşısında %100’e yakın değer kaybetmiştir, son bir yıllık artış %40'a yaklaşmaktadır. Gelişen ülkeler arasında doların bizden fazla arttığı ülke Arjantin'dir.  Döviz, faiz ve enflasyonun birlikte arttığı bir dönem yaşıyoruz. Dünyada ABD seçimleri güvensizliği artırmaktadır. Bizde de ekonomik sorunlar, Akdeniz ve Azerbaycan gündemi, AB ile ilişkiler etkili olmaktadır. Bu faktörlere rağmen, bu durumda en önemli sorumluluk merkez bankasına aittir.
Şüphe yok ki ekonomi yönetiminin işi kolay değildir. Devletin ilaç firmalarına bile ödeme yapmakta sıkıntı yaşaması durumun zorluğunu göstermektedir. Geldiğimiz noktada yapısal reform adımlarıyla ekonominin motorunu yenilemek mecburiyetindeyiz.
Bugün yeni ekonomik program açıklanmıştır. Programda ilk kez bizim yaptığımız gibi iyimser ve kötümser senaryo yöntemi kullanılmıştır. Sayın Bakan turizmde 25 milyar dolar kayıp olacağını söyledi.

Yeni Ekonomi programı

 

2019

2020

2021

2022

2023

Büyüme

%0,9

-%1,5/%0,3

%3.7/%5,8

%5

%5

GSYH

760 milyar Dolar

702 milyar Dolar

735 milyar dolar

801 milyar dolar

875 milyar Dolar

Kişi başı gelir

9.217 Dolar

8.381 Dolar

8.661 Dolar

9.317 Dolar

10.033 dolar

İşsizlik

%13,7

%13,8

%12,9

%11,8

%10,9

Enflasyon

%11,8

%10,5

%8

%6

%4,9


Programda yeni normal, dijital dönüşüm kavramlarına vurgu yapılması olumludur. Fakat, programda ekonomik destek paketleriyle ilgili daha fazla bilgi bekliyorduk, ama  kalkınma planı gibi genel hedefler öne çıkmıştır. Vergi, SGK primi gibi ekonomik destekler konusunda bir şey söylenmemiştir.
Genel hedeflere baktığımızda da kişi başı gelirde 8.400 dolara geldiğimizi, işsizliğin gelecekte de yüksek kalmaya devam edeceğini görüyoruz.
Artık genel hedefler açıklamak yetmemektedir, güven tesisi için somut adımlar, uygulamalar gereklidir. Gıda enflasyonunu Şeker Kurumunun düşürmesi, medikal sektörde Devlet Malzeme Ofisi'yle sorunların çözülmesi gibi konular yapısal reform anlamına gelmemektedir. Ekonomi yönetimi anlayış değişikliğine ve güven meselesine önem vermelidir.
İnşallah yakında bir ekonomik destek programı da açıklanır. İnşallah KOBİ'leri ayakta tutacak, istihdamı koruyacak dönüşüm programları ve hızlı adımlar görürüz. 
Yıllardır konuştuğumuz, beklediğimiz yapısal  reformlar var. Vergi reformu, kayıtdışılık, yerel yönetim reformu gibi alanlarda mutlaka ilerleme sağlanması gerekiyor. Bu çağ sürekli yenilik çağıdır. Dolayısıyla hem ülke hem şehir düzeyinde yenilikler yapmamız şarttır.
Komiteler müşterek toplantısında arsa ve arazi rantı ekonomisinden vazgeçmemiz gerekiyor demiştim. Nihayet imar planı tadilatında kıymet artış vergisi getirildi. Bu düzenleme isabetlidir, belediyelerin daha fazla arsa satışını ve imar tadilatını teşvik etmeyecek şekilde uygulanmasını temenni ediyorum.
Geçen hafta Sayın Ticaret Bakanımıza da artık şehirlerdeki arsaların milli emlak ve belediyeler tarafından gelir temini için satılmaması gerektiğini söyledim.
Kamu arsa ve arazileri satılmamalı, uzun vadeli olarak kiralanmalıdır. Bu arsalar toplu işyeri gibi, sektörlerimizin ve şehrin ortak ihtiyaçları için kullanılmalıdır. Oto galerilerimizde şehir dışına çıkma düzenlemesi ertelenmiştir, ama gelecek yıl yine bu konuyu konuşacağız.
Antalya’da betonlaşma meselesi 30 yıldır konuştuğumuz bir meseledir. Maalesef betonlaşma bugün de devam etmektedir. ÇED raporu almadan ilerleyen büyük inşaatlar, park olması gerektiği halde bina yapılan yerler var. Yerel yönetimlerimizin bu imar kararlarında daha duyarlı olmasını bekliyoruz.

Sayın Valim,
Değerli Meclis Üyeleri,
Antalya ekonomisinde olumlu ve olumsuz veriler birlikte gelmektedir. Eylül ayını 2,5 milyon yabancı ziyaretçi sayısıyla kapatıyoruz. Ağustos ayında 800 bine yakın yabancı ziyaretçimiz oldu. Bu dönemde ve bu koşullarda turizmde bir başarı sağlamış bulunuyoruz, fakat bu %82 kayıpta olduğumuz gerçeğini de değiştirmiyor.
İspanya, Yunanistan gibi rakip ülkelerimizde durum farklı değildir, hatta bizden kötü olanlar da var. Dünya turizminde 2019 yılı rakamlarının yakalanmasının 3 yıl sürebileceği hesaplanmaktadır. Gelecek yıl aşı olsa da güven sorunu, işsizlik, gelir düşüşü ve uçak sefer organizasyonları nedeniyle 2019’a hemen dönülemeyecektir.
Ticaret sektörümüz, turizmdeki kayıptan çok etkilenmiştir, bu etki de devam edecektir. Bugün ticaret sektörümüzle ilgili bir olumlu veriyi de paylaşayım. Bildiğiniz gibi çalışan sayımız azaldı, ama esnaf, tüccar sayımız halen artmaktadır. SGK’ya kayıtlı işveren ve esnaf sayısı artışında İstanbul’dan sonra ikinci il olduk. Antalya göç alarak büyüyor, ayrıca e-ticaret gibi alanlara girişler de artıyor. 
Konut fiyatı artışında bölge olarak Türkiye liderliğimiz devam ediyor. Merkez Bankası verisine göre Temmuz ayında %35 yıllık fiyat artışıyla bölgemiz ilk sıradadır.
Tarım sektörümüzde ihracat ve yatırım artışı devam etmektedir. Fakat tarımda büyük şirketler gelişirken, üretici sayısı azalmaktadır. 2012 yılda 50 bin SGK’lı çiftçimiz vardı, bugün 30 bindir, son bir yılda %10 azalma olmuştur.
Buna rağmen daha önce de dile getirdiğim gibi bu yıl tarım yatırımlarında patlama yaşıyoruz. Yatırım teşvik belgelerinde tarım yatırımları %49 paya çıkarak fark atmıştır. Buna karşılık sanayi yatırımlarının payı %6'ya inmiştir.

Yatırım Teşvik Belgeleri-2020

Yatırım hacmi-TL

Sektör payları

Tarım

1,3 milyar

%49

Turizm

   860 milyon

%32

İmalat sanayi

   169 milyon

%6

Diğer hizmet

   286 milyon

%11

Enerji ve maden

     60 milyon

%2

Toplam

  2,7 milyar

 


Güçlü bir ekonomi için sektörlerimiz ve ürünlerimiz çeşitlenmelidir. Bu nedenle Antalya’nın yatırım potansiyelini kaybetmemesi gerektiğini ısrarla söylüyorum.
Antalya özel sektörü olarak son dönemde sadece pandemiyi, günlük sorunları konuşmaya başladık. Elbette ki, canı yanan işletmelerimiz ve üyelerimiz varken bunu konuşmamızdan daha doğal bir şey olamaz. Fakat artık pandemi koşullarıyla mücadeleyi aksatmadan, bir taraftan ayakta kalmaya çalışmalı, diğer taraftan da geleceğe hazırlanmalıyız.
Birçok ülke pandemiye karşı ekonomik dönüşüm programlarıyla yeni yatırım ve istihdam alanlarına yönelmektedir. Antalya ekonomisinde de sektörel dönüşüm programları başlatmalıyız.

Sayın Valim,
Değerli arkadaşlar,
Şu anda Odamızın gündeminde olan 2020-2024 dönemi stratejik planı bu konuyla da ilgili bir çalışmadır. Bilindiği gibi, bizim stratejik planımız hem odamızın hem Antalya ekonomisinin vizyon belgesidir.
2012-2016 döneminde önceliğimiz kültür ve sanatla kent turizmine, kent ticaretine, kent kültürüne katkı yapmaktı. Bu yönde yatırımlar yaptık ve Antalya’da da bir gelişme sağladık.
2016-2020 döneminde Antalya 4.0 vizyonunu ortaya koyduk. İnovasyon merkezi, inovasyon ödülleri, e-ticaret çalışmalarını, Rota Antalya ile dijital turizm projelerini başlattık. Antalya veri merkezi, akıllı tarım projeleri pandemi nedeniyle gecikse de çalışmaya devam ediyoruz.
Şimdi önümüzdeki dönem vizyonu için Yönetim Kurulu olarak çeşitli eksenler üzerinde duruyoruz. Dijital dönüşüm, ekolojik dönüşüm, yerel ekonomi dönüşümü ve yaratıcı sektörler dönüşümü dünyanın da ilerlediği alanlardır.  

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 2020-2024 Stratejik Planı Taslak Çerçeve

 

1-Dijital dönüşüm (Antalya 4.0; Antalya veri merkezi ve dijital işletme modelleri)

2-Ekolojik dönüşüm (iklim değişikliğine dirençli çevreci-döngüsel ekonomi modeli),

3-Yerel ekonomi dönüşümü (yerel ürünler, sosyal girişimcilik),

4-Yaratıcı (creatif) ekonomi dönüşümü (yaratıcı sektörler bilişim, biyoteknoloji, yaşam bilimleri, tıp teknolojileri, kültür ve sanat sektörleri, tasarım, film-oyun sektörü).


Bizim de küresel yarışta bu yönde ilerleme sağlamamız gereklidir. Burada dijital dönüşüm devam eden çalışmaları içermektedir. Nasıl ki kültür sanat vizyonunda ilerlemeye devam ediyorsak, Antalya 4.0 vizyonunda da ilerlemeye devam edeceğiz.  
İklim değişikliğine karşı ekolojik dönüşüm artık bir lüks olmaktan çıkmıştır. Daha önce de söylemiştim, ihracat ve turizm için artık yeşil dönüşüme, karbonsuz üretime önem vermek zorundayız.
Bu, bir taslak çerçevedir. Bu aşamada önemli olan meclisimizin ve komitelerimizin  bu vizyona katkı yapmasıdır. Hedefimiz yılsonu gibi stratejik planı tamamlamaktır. Bu konuda her tür fikir ve proje katkısından mutlu oluruz.  Komitelerimiz, Meclis ihtisas komisyonlarımız sektörel proje konularında kafa yormalıdır. Gerçekçi, Odamızın imkanları dahilinde veya diğer kurumlarla ortak yapabileceğimiz, Antalya’ya fayda sağlayacak proje önerileri gelirse mutlu oluruz.
Komitelerimiz bu konuda üyelerimize de çağrıda bulunabilir, üyelerimizden fikir ve öneri alabilir. Farklı öneriler gelirse müşterek komiteler toplantısında ele alırız, hatta üyelerimize açık elektronik oylamayla seçim bile yapabiliriz.
Kuşkusuz burada Odamızın görevini ve imkanlarını aşan konular da olabilir. Biz burada bir veya iki projeyle örnek oluşturacağız. Asıl mesele ortak Antalya vizyonunun Bakanlıklar, yerel yönetimler ve bütün paydaşlar tarafından benimsenmesi ve bu doğrultuda ortak çalışmalar yapılmasıdır.
Amerikalıların bir sözü var: siyaset adamı gelecek seçimi, devlet adamı gelecek nesilleri düşünerek hareket eder. Bu söz her ülke, her şehir için geçerlidir. Hepimiz buna göre hareket etmeliyiz.
Bu çalışmayı yaptıktan sonra Sayın Valimizle, belediye başkanlarımızla, üniversitelerimizle biraraya gelir bir işbirliği ve ortak hareket programı çıkarırız. Hep birlikte otururuz, karar veririz, birlikte Ankara’ya gider, Bakanlıklarımızdan da destek alırız.
EXPO alanı bilişim vadisi, ihtisas serbest bölgesi, veri merkezi, akıllı lojistik merkezi, ticaret planı ve toplu işyerleri gibi konuları bunun için dile getiriyorum. Bunlar ilimize kaynak getirecek, yatırım getirecek, istihdam sağlayacak projelerdir.
Bu alanlarda Sayın Valimizin de desteğiyle sonuç alacağımıza inanıyorum.
Birlik ve beraberlikle bu günleri atlatacağız. Antalya dünyanın en güzel yeri olarak ortak bir vizyonla gelişecek, güzelleşecektir. Şu anda sıkıntıda olan arkadaşlarımız da morallerini bozmasınlar. İnşallah gelecek sezonla birlikte toparlanmaya başlarız.
Şimdilik konuşmamı burada noktalayayım. Sayın Valimize ilgi ve destekleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Meclisimize çalışmaları için teşekkür ediyor, hepinize sevgi, saygı ve sağlık dileklerimi sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2022 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • İlan
  • LÖSEV
TS 10002