ATSO Ekim Ayı Meclis Konuşması

28 Ekim 2020 Çarşamba

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın TOBB Başkanım,
Değerli Meclis Başkanımız,
Değerli Meclis Üyelerimiz,
Yüksek İstişare Kurulumuzun Değerli Üyeleri,
Sevgili Komite Başkanlarımız, Komite Üyelerimiz
Antalya Kadın Girişimci Kurulu ve Genç Girişimci Kurullarımızın Değerli Başkanları,
Değerli Arkadaşlarım,

Hepinizi sevgi, saygı, sağlık dileklerimle selamlıyorum.
Yarın Cumhuriyet Bayramı, böyle bir günde bu birliktelik için teşekkürlerimi sunuyorum. 
Başkanımıza meclis toplantımızı onurlandırdıkları için teşekkür ediyorum.  Daha önce Ağustos Meclis toplantımıza bu katılımı planlamıştık, maalesef kısmet olmamıştı. 

Başkanım,
Sizi çok yoruyoruz, son olarak Devlet Destekleri toplantısına da katıldınız, ama bu yıl Antalya’nın zor zamanı, sizin desteğinize gerçekten ihtiyacımıza var.  Bu pandemi döneminin sizin iş yükünüzü ayrıca artırdığını biliyoruz. Aylardır Türk iş dünyasının artan sıkıntılarını hafifletmek için olağanüstü bir tempoyla çalışıyorsunuz. Pandemiye karşı KOBİ’leri koruyacak birçok desteğin uygulanmasına katkı yaptınız. Antalya’nın her sorununda zaten önce sizin desteğinizi alıyoruz.
Bir taraftan uluslararası görevleriniz devam ediyor ve dünyada Türk özel sektörünü temsil ediyorsunuz. Bugünlerde Suudi Arabistan öncülüğünde Türk mallarının boykot edilmesi gibi sorunlar da var. Ticaret savaşları ve uluslararası alanda yaşanan gerilimler, sizin sorumluluğunuzu artırmaktadır. Bu ağır görevlere karşı sağlık, afiyet ve azminizin devamını diliyor, Antalya iş dünyası olarak yanınızda olduğumuzu, arkadaşlarımın huzurunda ifade etmek istiyorum.
Bu dönemde, pandemi koşullarına rağmen, Oda olarak bizim de çalışmalarımız aksamadan sürmüştür. Bütün yönetim kurulu, meclis, komite ve kurul çalışmalarımız düzenli olarak yapılmıştır. Komitelerimiz sektör sorunlarını en iyi şekilde takip ederek yansıtmışlardır. Bu vesileyle bütün meclis, komite ve kurul üyelerimize de teşekkür ediyorum.
Bildiğiniz gibi, Nisan ve Mayıs ayından bu yana büyük bir mücadelenin içindeyiz. Antalya 2016’da turizmden bir yara almıştı, geçen yıl ancak toparlandık, ama bu yıl da pandemiyle karşı karşıya kaldık.
Antalya turizmi güvenli turizm sertifikasıyla birçok ülkeye göre başarı göstermiştir. Fakat geçen yıl bu dönemde 14,5 milyona yaklaşan ziyaretçi sayımız, bu yıl 3 milyon 200 bine gerilemiştir. Ziyaretçi sayısı %78 azalırken, fiyat indirimleri nedeniyle gelir kaybımız %85-90 civarındadır.  
Sözü uzatmamak için, Antalya ekonomisiyle ilgili birkaç veriyi paylaşmak istiyorum. Temmuz ayında Türkiye’de ticarethanelerin elektrik tüketiminde yıllık %11.5 azalma olmuştur. Antalya’da ise %44 gibi büyük bir düşüş yaşadık.
İlk 9 ayda Türkiye KDV tahsilatı %7 artarken, bizde %54 düşüş gerçekleşti.  Mayıs ayında Türkiye kayıtlı 4a çalışan sayısı geçen yıla göre 295 bin kişi azalmıştı, bunun yarısı Antalya kaynaklıydı. Ekonomik destekler sayesinde Temmuz ayında Türkiye’de kayıtlı istihdam arttı. Türkiye genelinde istihdam 234 bin artarken Antalya’da Temmuz ayı itibarıyla halen 123 bin kişilik istihdam kaybı vardır. Yani kayıtlı istihdamda beş çalışandan birisi işini kaybetmiştir.
Antalya olarak bu kayıpları kredi ve istihdam destekleriyle biraz karşıladık. Bu yıl Antalya ekonomisine 40 milyar civarında yeni kredi girdi, kredi hacmimizi %40’lar civarında artırdık. Tarım ihracatımız iyi gitti, sanayi ihracatımız korkulan derecede düşmedi. Böylece bu yıl ticarette ve sanayide daha sert bir küçülmeden korunduk. Ancak turizmdeki ağır kayı bütün Antalya’yı etkiledi.
Komitelerimiz Antalya ekonomisinin afet yaşadığını, hükümetin sektörlerimize afet desteği vermesi gerektiğini söylüyor. Biz Mayıs ayında bugünleri öngördük, bilimsel çalışmalarla raporladık. Turizmde bu noktaya geleceğimizi Mayıs ayında söyledik ve sektörlere göre seçici destekler istedik.
Elbette ki birçok destek sağlandı, işletmelerimizin çoğu kredi ve istihdam desteğinden faydalandı. Fakat maalesef tam bir seçici destek sistemi uygulanamadı. 
Bu dönemde pandemiden en fazla etkilenen sektörler havayolları, konaklama, seyahat acentaları, turizme bağlı hizmet sektörleri, turizme yönelik hediyelik eşya, giyim sektörü gibi perakende sektörü, turizm taşımacılığı ve oto kiralama, restoran ve kafeler, eğlence sektörü, kişisel bakım sektörleri, AVM perakendecileri, özel eğitim kurumları, fuarcılık gibi sektörlerdir.
Bu sektörlerde verilen destekler yetersiz kalmaktadır.
Kira sorunu tam olarak çözülememiştir. Kira stopajı gecikmeli olarak düşürüldü, bununla birlikte kapanan ve büyük ciro kaybı yaşayan şirketlerin kira derdi bitmemiştir. Belediyelerin, Milli Emlak’ın kiralarında bile çözüm sağlanamadı.
Bu şirketlere kira desteği dışında elektrik gibi genel giderleri için de destek verilmeliydi.  Birçok ülkede işletmelere bütçeden nakdi hibe desteği sağlandı, bizde ise destekler, kredi ve işsizlik fonu kaynaklı istihdam destekleri ağırlıklı oldu. Kredi desteklerinde seçici destek sistemi tam uygulanmadığı için, bir kısım kredi altına ve dövize gitti. Seçici destek sistemi uygulansaydı ekonomi ve sektörlerimizin durumu daha iyi olurdu.
Meclis gündeminde olan torba yasada sektörlerimiz için vergi ve prim ertelemesi bekliyorduk. Fakat bu dönem ödemelerinde bir erteleme yapılmadı, eski borçların tekrar yapılandırılmasına gidildi. Oysa mücbir sebep kapsamındaki sektörlerde ödemeler ertelenmeliydi.
Bir tarafta pandemi nedeniyle kapalı kalmış, cirosunun büyük kısmını kaybetmiş işletmeler, diğer tarafta ciro artış rekoru kıran işletmeler var. Bunların aynı kefeye konması doğru değildir.
Sektör ayrımı yapılmadan eski borç yapılandırması, hem pandemiden etkilenmiş işletmelere, hem de vergisini-primini düzenli ödeyenlere haksızlıktır. Zaten önceki 4-5 yapılandırmada tahsilat oranı %40’ı geçmemiştir.  Bu uygulamaların ticaret ve ödeme ahlakını, adalet duygusunu olumsuz etkilediği ortadadır.
Geçen hafta, Bankalar Birliği turizme dönük 10 milyarlık yeni bir kredi paketi açıkladı, ama sektörün kredisi 100 milyar civarındadır. 10 milyarlık paket yeterli değildir. Halk bankası yeni KOBİ kredisi paketi açıkladı. Kuşkusuz bu tür destekler olumludur, ancak doğru sektöre doğru destek sağlanmasına dikkat edilmelidir.
Avrupa’da pandeminin yayılması, ülkemizde de önümüzdeki haftalarda sorunun büyüyeceğini, yeni kısıtlamalar geleceğini göstermektedir. Turizmde eskiye dönüş kolay olmayacaktır. Gelecek yıl turizmde %100 büyüme sağlansa bile Antalya turizminin kayıplarını telafi etmesi mümkün değildir. Üyelerimizin düşük faizli kredi, vergi, istihdam, kira desteği talepleri artarak devam etmektedir. Bu nedenle Antalya’da pandemiden ağır etkilenen sektörlerde desteklerin 2021 yılında da devam etmesi gerektiğini söylüyoruz.

Değerli başkanım,
Sevgili arkadaşlar,
Destek talepleri dışında sektörlerimizin, komitelerimizin son günlerde en çok yakındıkları konu döviz kuru artışı nedeniyle girdi maliyetlerinin aşırı yükselmesidir. Döviz kuru şoku merkez bankamızın güven kazanamadığı için bir türlü çözemediği yapısal bir problem haline gelmiştir Kur artışı, tarım, sanayi, inşaat sektörlerinde girdi maliyetlerini aşırı derecede yükseltmektedir. Merkez Bankasının dövize bakmamasının faturası artmaktadır.   
Bu durum karşısında bütün sektörlerimizden sürekli olarak KDV indirimi talebi gelmektedir.    Ekonomide taşlar oynayınca sorunlar ve çözümler karışmış durumdadır. Ekonomi yönetimi bu talepleri bir şekilde cevaplandırmalıdır. 
Bunun dışında komitelerimizin sektörel mevzuat ve uygulamalarla ilgili sıkıntı ve taleplerinin biriktiğini de söylemek istiyorum. Medikal sektörün tahsilat sorunu ibretlik bir duruma dönmüştür. Bu durum devam ederse Türk ilaç sektörü iyice zayıflayacak,  sadece küresel ilaç firmaları piyasada kalacaktır.
Tarım bakanlığı denetiminden, emlak sektöründe yeterlik belgesine, müteahhit firmaların sınıflandırılmasından özel okul ve kreş mevzuatına kadar, birçok konuda sorunlar yaşıyoruz. Örneğin komitelerimiz aylardır taşıt muayenesinde kredi kartıyla ödeme yapılması gerektiğini yazıyorlar, bir türlü adım atılmıyor. Tarımda, Şeker Kurumunun piyasa müdahalesi yakınma konusu olmaktadır. İhracatçılarımızın bir sıkıntısı bazı Avrupa ülkelerinin TIR şoförlerine vize vermemesidir. Bu tür sorunlar bazen çözümsüz kalıyor bazen de gecikmeyle çözülüyor. 
Devamlı uğraştığımız sorunlara bir örnek, Antalya liman işletmesinin yüksek tarifeleridir. Bu konu Rekabet Kurumuna taşınmıştır. Odalar Birliğimiz, Antalya’nın bu sorunuyla özel olarak ilgilenmiştir. Bunun için de Size ve TOBB birimlerine teşekkür ediyorum. Geçen hafta, birden liman işletmesinin Katar şirketine satıldığını öğrendik. Bu değişiklik ne getirir, sorunu çözer mi bilmiyoruz. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre değerlendireceğiz. Aslında bu tür tekel durumunda olan limanların tek başına özel şirketlerle değil, kamu-özel sektör ortaklığıyla işletilmesi daha doğrudur.
Köklü yapısal ve kurumsal reformlar yapılması gerektiğini yıllardır söylüyoruz. Dünyada bütün kentler gelecekte öne çıkma rekabeti içindedir. Bizim de bu yönde reformlar yapmamız gereklidir. Kentlerimizde yeni bir ticaret planlamasına, ticaret planına uygun imar planlamasına geçilmesi gerekiyor. Nerede, hangi ticaretin yapılacağına biz yerel yönetimle birlikte karar vermeliyiz. 20 yıldan bu yana Antalya’da toplu işyeri meselesi çözülemedi. Galeriler kent merkezi dışına çıksın deniyor, ama nereye, nasıl çıkacağı söylenmiyor. Milli Emlak’ın ve belediyelerin arsa ve arazileri gelir amaçlı satılmamalı, KOBİ’lerin toplu işyeri gibi sektörel ihtiyaçları için değerlendirilmelidir.
Dijital çağın hızını yakalamak için yerel yönetimlere ve Odalara yetki devri yapılması şarttır.
Böyle bir devirde turizm tanıtımını devlet Ankara’dan yapamaz. Nitekim biz Rota Antalya gibi projelerle dijital tanıtım için çözüm üretiyoruz. Fakat bu çalışmaları büyük çabayla, Kalkınma Ajansı destekleriyle, yeterli kaynağımız olmadan yapıyoruz.  Bu nedenle Tanıtım Ajansı fonundan turizm illerine pay verilmelidir. Konaklama vergisi alınacaksa, bu vergi, dünyada olduğu gibi, ilin turizm altyapı yatırımlarına tahsis edilmelidir.

Sayın Başkanım,
Sevgili arkadaşlar,
Üyelerimize anlatmakta zorlandığımız bir başka problem daha vardır, o da işletmelerimizin çağın gerisinde kalması problemidir. Pandemi sonunda geçer, döviz artışı sonunda durur, ama çağın gerisinde kalan işletmeye hiçbir şey fayda etmez. “İki günü aynı olan ziyandadır, aldanmıştır” sözü toplumumuzda Hadis olarak bilinir. Bu çağda iki günü bir olan işletme kesinlikle ziyandadır.   
TOBB, işletmelerimize dönüşüm için yol gösterici, destekleyici çok sayıda çalışma yürütmektedir. Bu çerçevede e-ticaret, e-ihracat gibi birçok konuda danışmanlık hizmetleri veriyoruz.
Buna rağmen, bazen üyelerimize bu dönüşümü anlatmakta zorlanıyoruz, çünkü artık dijital köyler çağında yaşıyoruz. Herkes iletişimde ve sosyal medyada köylere bölünmüş durumda. Herkes sadece kendi köyünde olup biteni biliyor, diğer köyden haberi olmuyor. Dolayısıyla ülke olarak ortak iletişime, ortak gündeme dönebilirsek bu dönemi daha iyi atlatabileceğimize inanıyorum.

Sayın Başkanım,
Değerli Meclis ve komite üyesi arkadaşlarım,
Biz Antalya’yı turizmin, tarımın küresel lideri olarak görüyoruz, Antalya’nın dijital kent olarak da Türkiye’de lider olmasını istiyoruz. Antalya, tarihi, tabiatı, toprağı eşsiz bir ildir. Ben, her zaman, Antalya’da yaşamanın, çalışmanın, ticaret yapmanın bir ayrıcalık olduğunu, bunun hem imkan hem sorumluluk getirdiğini söylerim. Antalya, yüksek katma değerli, çalışanı mutlu, girişimcisi mutlu, insanların gururla yaşadığı,  küresel yarışta iddialı bir kent olacaktır. Buna inanıyor, bunun için çalışıyoruz.
Odamız, Pandemiye rağmen bu yöndeki çalışmalarını aksatmadan sürdürmektedir. Dijital tanıtım projesi olan Rota Antalya’yı pandemiye karşı turizm aşısı olarak başlattık.
Ekim ayında mesleki eğitimde yeni adımlar attık ve KÖK ödüllerimizi verdik.
Biz, her yıl sizin de şereflendirdiğiniz ödül törenimizin formatını bu yıl değiştirdik. Ödül törenlerimizin bütçelerini bir sosyal sorumluluk projesine tahsis ederek bu yıl Meslek Lisemize spor salonu kazandırdık. Salonun duvarına da ödül alanların isimlerini bir tabelayla koyduk. Böylece spor salonu, ödül alanlar adına, ATSO üyelerinin Antalya’ya hediyesi oldu. Bu yıl, bilim, araştırma, çevre, dijitalleşme, inovasyon, basın, kültür-sanat gibi yeni ödüller de verdik. ATSO gibi köklü bir kurumun, ekonomi yanında, bilimle, kültür ve sanatla Antalya’nın köklerine sahip çıktığını ifade etmiş olduk.
İzin verirseniz bir dakikalık bir filmi paylaşmak istiyorum.
Bu projede emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Mesleki eğitimde Milli Eğitimle işbirliği projesi sizin başlattığınız önemli bir projeydi. Antalya’nın iki önemli lisesiyle işbirliğiyle güzel projeler gerçekleştiriyoruz.  Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemizin teknik donanımı yenilendi, yeni eğitim programları geliştirdik. Şimdi Aksu Uçak Bakım Lisesi ile yeni işbirliği başlattık. 
Bu ay, Odamız gündeminde olan önemli bir konu 2021-2024 stratejik planımızdır. Biz stratejik planımızı sadece odamızın değil, aynı zamanda Antalya ekonomisinin vizyon belgesi olarak görüyoruz. Nasıl ki TOBB Türkiye’nin ekonomik vizyonuna katkı koyan kuruluş ise biz de Antalya vizyonuna öncülük eden kuruluşuz.
2012-2016 vizyonumuzun teması kültür ve sanat oldu. 2016-2020 vizyon temamız Antalya 4.0 oldu. 2021-2024 vizyonumuz için yönetim kurulu olarak bir çalışma yaptık. Ana temayı ağ ekonomisi olarak düşündük. Ağ ekonomisi veya network ekonomisi artık ticaretin, ihracatın, yenilik yapmanın anahtarı haline gelmiştir. Bu konu hem pandemiye karşı dayanışma sağlayacaktır hem dijital dönüşüme katkı yapacaktır.

ATSO 2021-2024 STRATEJİK PLAN TEMASI:

AĞ EKONOMİSİ: DEĞİŞİMİ İŞBİRLİĞİ AĞLARIYLA YÖNETMEK

Hedefler

Kapsam

Antalya

Üye

Oda

Dijital Dönüşüm

Antalya 4.0

Tarım 4.0

Turizm 4.0

Ticaret 4.0

Kent 4.0

Sanayi 4.0

Networking,

Danışmanlık  

Eğitim

Destek

Veri Merkezi,

Dijital Oda

 

Çevreci Dönüşüm

İklim Değişikliğine Dirençli Ekonomi

İklim Değişikliğine Dirençli Ekonomi Yol Haritası

Çevreci İşletme  Teşviki,

Döngüsel Ekonomi

Yenilenebilir Enerji

Sıfır Atık projeleri

Global/Yenilikçi/Yaratıcı Dönüşüm

Bilişim,

Bilgi Ekonomisi, Startup Ekosistemi, Biyoteknoloji, Sağlık Teknolojileri, Kültür Ekonomisi,

Uluslararasılaşma

İNOVATSO,

AKS

Mesleki Eğitim

Bilişim Vadisi

URGE-HİSER,

ATSO Global,

Avrupa İşletmeler Ağı,

Alternatif Turizm,

Tarımda Yeni Ürünler

Yetenek Geliştirme

 

Özgün, Kimlikli Ürün Dönüşümü

Yerel Ürünler Markalaşması ve Ticareti,

Kent Kimliği

Antalya Yerel Ürün Mağazası,

ATSO KÖK

Antalya Markaları,

Etik Üye

Mentorluk

Paylaşım ve Dayanışma

Sosyal Katma Değer

Sosyal Girişimcilik,

STK’lar ile İş Birliği

Toplu İş Yeri,

Avantaj Kart,

Üyeler Arası Birliktelik,

 

Çalışanlar Arası Birliktelik,

Sosyal Girişimcilik

2023 Cumhuriyetin 100. Yılı

 

Antalya - Cumhuriyet Sembolü


Meclisimizin görüşünü alarak stratejik plana nihai şeklini vereceğiz, önümüzdeki yılların çalışma programını ve projelerini belirleyeceğiz.
Antalya 4.0 projeleri ve veri merkezi çalışmamız devam edecek. İklim değişikliğini gündemimize alıyoruz, çünkü bundan sonra doğal afetler sürekli karşımıza çıkacak. Artık kent ekonomisi ve işletmelerimiz her tür afete dayanıklı olmak zorundadır.
Antalya ekonomisini bilişim ekonomisi ve yaratıcı ekonomilerle zenginleştireceğiz. Yaratıcı ekonomi dediğimizde, tasarım, sağlık teknolojisi, biyoteknoloji, oyun ve film endüstrisi, kültür ve reklam sektörü de içine girmektedir.

Sayın Başkanım,
Bilişim vadisi gibi projelerde, toplu işyeri ve özellikle akıllı lojistik gibi alanlarda sizin ve TOBB’un öncülüğünün büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Aslında TOBB’un zaten BALO gibi projeleri var. Bizim gibi illerin de akıllı lojistik projelerine ihtiyacı var. Bir şirketle lojistik merkezleri projelerini birlikte gerçekleştirebiliriz.  
Gelecek yıl için bir başka projemiz, benim geçen dönem düşündüğüm, ama ertelediğimiz bir konu olan yerel ürünler mağazaları projesidir. Bununla Antalya markalarının reklamını yapacağız. Turizm, sanayi, ticaret entegrasyonunu sağlayacağız, kırsal turizmi ve alternatif turizmi de desteklemiş olacağız.
Bu dönem hep birlikte düşünmemiz gereken bir konu, Cumhuriyetimizin 100. Yılı sembolüdür. Antalya’nın 100. Yıl sembolünü hep birlikte düşüneceğiz ve 2023 yılı için proje geliştireceğiz. Bu sadece ATSO projesi olmamalıdır, Antalya’da yaşayan herkesin maddi ve manevi olarak katılması gereken bir projedir. Bütün kurumlarla birlikte düşüneceğiz, gerekirse bir yarışma başlatarak hep beraber gerçekleştireceğiz.
Sözlerimi, Cumhuriyet Bayramımızı kutlayarak tamamlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi, gelecek yıl, Antalya’nın İtalyan işgalinden kurtulmasının 100. Yılıdır. Geçen mecliste de söyledim. 99 yıl önce İtalyan gemisinden bir avuç asker şehrimize gelip bayrak astılar. Sadece Antalya değil, birçok ilimiz uzun süre yabancı bayraklar altında yaşadı.
Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına bayrağımızı ve onurumuzu borçlu olduğumuza inanıyorum. Bugün, “ne mutlu Türküm diyene” sözünü Cumhuriyet sayesinde söylüyoruz.
O günlerden ders alarak hep birlikte demokratik, laik, hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, çağdaş uygarlık düzeyinin ilerisine geçmesine çalışmak hepimizin sorumluluğudur. 
Bu düşüncelerle Cumhuriyet bayramınızı kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucularını sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.
Bugünü hep birlikte, sevgili başkanımızla paylaşmak ayrı bir mutluluk vesilesi oldu. Bu beraberliği mümkün kılan başkanımıza tekrar teşekkürlerimi arz ediyorum. Bütün meclis ve komite üyelerimize çalışmaları için teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2022 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • İlan
  • LÖSEV
TS 10002