ATSO’da “Çiçekler Solmasın, Anneler Ağlamasın” Paneli

12 Mayıs 2010 Çarşamba

ATSO Başkanı Budak; “Antalya gibi hızla gelişen ve turizmde dünya markası olan bir ilde sokak çocuklarının var olmasını, Türkçe bilmeyen annelerin olmasını, okula gitmeyen çocukların olmasını kabul edemeyiz.”


ATSO’da “Çiçekler Solmasın, Anneler Ağlamasın” Paneli

Sokak çocuklarının topluma kazandırılması amacıyla Antalya Emniyet Müdürlüğü, Kepez Belediyesi ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle gerçekleştirilen “Çiçekler Solmasın, Anneler Ağlamasın” Projesi kapsamında ATSO Atatürk Kültür Merkezi’nde bir panel gerçekleştirildi.

Panele Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz, ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, Kepez Belediye Başkanı Yardımcısı Gürsel Kaya, Güneydoğum Derneği Başkanı Duygu Sucuka, TBMM Sokak Çocukları Komisyonu Başkanı 22. Dönem Siirt Milletvekili Öner Ergenç ile 22. Dönem Mardin Milletvekili Nihat Eri, AYÇOV Başkanı Canan Tungar, ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri, Emniyet Müdürlüğü’nden yöneticiler ile çeşitli okullardan öğretmenler, öğrenciler ve velileri katıldı.

Panelin açılışına bir konuşma yapan ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, ATSO’nun ekonomik konular dışında birçok sosyal sorumluluk projelerine de destek sağladığına dikkat çekti. Son yıllarda Antalya Emniyet Müdürlüğü ile birlikte çeşitli sosyal projelere destek olduklarını belirten Budak, “Bu tür sosyal projelerde Antalya Emniyeti her zaman en başarılı kurumlardan birisidir ve uluslar arası alanda da örnek olmuştur. Emniyet Müdürümüz Sayın Dr. Ali Yılmaz’ın bu projeleri daha da geliştirmesinden, yeni projeleri başlatmasından gurur ve mutluluk duyuyoruz. Başta Sayın Müdürümüz olmak üzere bu konuda emek veren tüm Emniyet mensuplarımıza şükranlarımızı sunuyorum” dedi.

Bu bir bölgecilik meselesi değildir

“Antalya gibi hızla gelişen ve turizmde dünya markası olan bir ilde sokak çocuklarının var olmasını, Türkçe bilmeyen annelerin olmasını, okula gitmeyen çocukların olmasını kabul edemeyiz” diyen Budak, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Bu çerçevede özellikle Güneydoğu bölgesine ve bu tür projelerle Güneydoğu’dan veya başka yerden göç etmiş, yoksul kesimlere dönük çalışan Güneydoğum Derneği’ne de gönülden teşekkür ediyorum. Güneydoğu bölgesine ve halkına karşı uzak ve ilgisiz kalmamız mümkün değildir. Bu aslında bir bölgecilik meselesi de değildir. Yoksulluk nerede ise Türkiye’nin daha zengin bölgeleri oradaki yoksullukla mücadeleye destek olmak zorundadır. Tabii ki, bu yoksullukla burada mücadele edemeyeceğimizi de biliyoruz. Nitekim Derneğin faaliyetlerinin daha çok Güneydoğu da yoğunlaşması da kuşkusuz isabetli ve gerekli bir yaklaşımdır. Burada şu düşüncemi de vurgulamak istiyorum. Türkiye’de bazı çevreler Güneydoğu’nun geri bıraktırıldığı propagandası ile halkı kandırmaktadır. Oysa Türkiye’de 1980 sonrasında Devletin ekonomik alandan çekilmesi ile birçok bölge gelişme hızını kaybetmiştir.

Fabrikalar kapandı

Bizim bölgemizde Burdur’da traktör ve süt fabrikası kapanmıştır. Isparta’da Sümerbank fabrikaları kapanmıştır. Antalya’da Dokuma gibi fabrikalar kapanmıştır. Dolayısıyla geri kalma sadece Doğu ve Güneydoğu bölgesinde olmamıştır. Bir de bunun üzerine bölücü terörün yarattığı ekonomik ve sosyal tahribat gelmiştir. Terör nedeniyle bölgeden insanlar da sermaye de kaçmıştır. Bölgenin işadamları kaçmak ve yatırımlarını buralarda yapmak zorunda kalmışlardır. Bölgede iş bulamayan insanlarımız gelmiş ve burada iş edinmişlerdir. Birileri terörle bölgeyi geri bırakarak, milletin içine nifak sokarak Türkiye’yi bir tuzağa sürüklemek istemişlerdir.

İşte biz bu tuzağa düşmemek için terörle sadece askeri alanda değil, ekonomik ve sosyal alanda da topyekûn mücadeleyi devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Ben TOBB Yönetim Kurulu’nda Akdeniz dışında Van ve Hakkari illerinin de sorumlu ve koordinatör üyesiyim. TOBB Türkiye’de milli birliği en iyi temsil eden kurumlardan birisi olarak bu şekilde bölgelerarası işbirliğini geliştirmeyi hedeflemiştir. Ben de bu kapsamda geçtiğimiz aylarda Van ve Hakkari’yi ziyaret ettim. Geçmişten de bildiğim bu bölgeyi bir kez daha gördüm, oradaki potansiyeli, insanlarımızın bağlılığını, sıcaklığını bir kez daha gördüm. O nedenle burada ve orada hep birlikte Tek Vatan, Tek Millet, Tek Devlet ilkesiyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Zaten bu mücadele sayesindedir ki, Devletin aldığı önlemler sayesindedir ki, Türkiye gelişmişlik farkı, gelir farkı bir Brezilya gibi, bir Hindistan gibi olmamıştır. Bölgelerarası hatta, sosyal kesimler arası uçurumu görmek isteyenler Latin Amerika’yı, Hindistan’ı ve diğer az gelişmiş ülkeleri görsünler. Hatta Doğu Avrupa ülkelerine gitsinler, orada ayda 50 dolara yaşayan milyonlarca insanı görsünler. Eğer Türkiye bugün her şeye rağmen, gettolarda, naylon evlerde yaşayan milyonlarca insana sahip değilse, bu Türkiye Cumhuriyeti’nin ve milletimizin bir başarısıdır. Ümit ediyoruz ki, terör nedeniyle varolan yoksulluğu ve sosyal sorunları da bu projelerle önleyeceğiz ve insanlarımızı, çocukları terör projesine kaptırmayacağız.

Günümüzde ekonomik gelişmenin, sosyal gelişmeden ayrılamayacağını artık hepimiz görmüş bulunuyoruz. Antalya gibi bir turizm bölgesinde ekonomik ve sosyal dengesizliği sınırlamaya özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. Biz yıllardan bu yana cazibe yaratacak projelerin sadece kıyı şeridinde yoğunlaşmaması gerektiğini, bazı projelerin Kepez’e ve Kepez üstüne kaydırılması gerektiğini söylüyoruz. Belediyelerimizin de bütün alanlarda bu konuya özellikle dikkat etmeleri gerekiyor.”

Müdür Yılmaz’dan ATSO’ya teşekkür

Daha sonra kürsüye gelen Antalya Emniyet Müdürü Dr. Ali Yılmaz ise, çocukların mutlaka sokakta yaşamaktan ve çalışmaktan alıkonması gerektiğini söyledi. Güçbirliğinin önemine dikkat çeken Yılmaz, “Çocuklarımızı sokaktan kurtarmalıyız. Bu proje ile çocuklarımızı sokağa iten nedenleri tespit etmek, çare bulmak için yola çıktık. Bu proje aslında bir suçu önleme projesidir. Asıl önemli olan çocukların, ailelerinin yanında, sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılmasıdır. Bu bir kurumun tek başına yapacağı iş değil. Birlikte başarabiliriz. İşte bu proje bunun bir sonucudur. Kepez Belediyesi’ne ve ATSO’ya çok teşekkür ediyorum” dedi.

Emniyet Müdürü Yılmaz, proje kapsamında yeniden topluma kazandırılan çocuklar arasında milli takım düzeyine kadar yükselen başarılı sporcular çıktığını da dile getirdi.

Güneydoğum Derneği Başkanı Duygu Sucuka da “Çiçekler Solmasın, Anneler Ağlamasın” projesinin tüm Türkiye’ye örnek olduğunu söyledi.

Daha sonra düzenlenen panelde, TBMM Sokak Çocukları Komisyonu Başkanı 22. Dönem Siirt Milletvekili Öner Ergenç ile 22. Dönem Mardin Milletvekili Nihat Eri, Antalya Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü M. Ömür Saka ve Sosyal Hizmetler İl müdürlüğü ÇOGEM sosyal Hizmet Uzmanı Hakan Albayrak, Türkiye’de ve Antalya’da sokak çocuklarının topluma kazandırılması için yapılan çalışmaları anlattı.

 

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2020 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination