ATSO Turizm Buluşmaları’nda BDT, Orta ve Doğu Avrupa ile İran Pazarı ele alındı

15 Nisan 2010 Perşembe

''Antalya’nın 2010 Sezonunda Gelişmekte Olan Pazarlardaki Konumu: Katkılar ve Beklentiler'' başlığını taşıyan üçüncü “Turizm Buluşması”nda, Antalya’nın turist profilinde ağırlığını gün geçtikçe arttıran Bağımsız Devletler Topluluğu (Rusya Federasyonu, Ukrayna, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Beyaz Rusya, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan), Orta ve Doğu Avrupa ve İran pazarları ele alındı. Toplantıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Cemal Tekkanat’ın yanı sıra, Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta ve Doğu Avrupa ile İran Pazarlarında faaliyet gösteren tur operatörleri ve sektör temsilcileri katıldı.


ATSO Turizm Buluşmaları’nda BDT, Orta ve Doğu Avrupa ile İran Pazarı ele alındı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından “Turizm Buluşmaları” başlığı altında yapılan toplantıların üçüncüsü “Antalya’nın 2010 Sezonunda Gelişmekte Olan Pazarlardaki Konumu: Katkılar ve Beklentiler başlığıyla, 14 Nisan 2010 Çarşamba günü yapıldı. ATSO Meclis Salonu’nda ATAV Başkanı Nizamettin Şen’in yönettiği toplantıya konuşmacı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Cemal Tekkanat, Sinbad Travel Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Erdal Ergin, Akdem Travel Kontrat Müdürü Mazlum Gönen, Anex Tour Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Sancar, Odeon Tours Genel Müdür Vekili Vahit Petek katıldı.

Toplantının açılışında bir konuşma yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adnan Vucudi Özen,Bu toplantının en önemli amacı geçen yıl başlattığımız ATSO Diyalog yılı etkinliklerini devam ettirmek ve diyalogu kalıcı ve güçlü kılmaktır. İkinci amaç turizm sektörü paydaşlarıyla düşünce ve eylem birliğini sağlamaktır. Nitekim bu çabamız somut sonuçlarını da vermektedir. Yani bu toplantılar havanda su dövmek değildir. Bu toplantılarla turizm sektörünün her alanına ilişkin gerekli bilgi birikimini sağladığımıza da inanıyorum. Bu toplantılar bir tek yeni fikir, yeni bilgi yaratırsa, sektörle ilgili kurum ve kişilerde, tek bir cümlelik bilgi yaratırsa amacına ulaşmış sayılır. Bazen bu toplantıların ne faydası olduğu sorulur. Bizde beklenir ki, Sayın Bakan gelsin, dinlesin ve ertesi gün sorunları çözsün. Oysa bu zaten mümkün değildir. Nitekim geçen Cuma günü Garanti Bankası ve Dünya Gazetesi işbirliğiyle önemli bir toplantı düzenledik. Sayın Bakan da katıldılar. Bunu özellikle vurguluyorum. Çünkü Sayın Bakanın katıldığı toplantıya bile bazı kurumların ve yetkililerin katılmadığını görüyoruz. Türkiye’de herkes kendisi konuşmak istiyor. Başkasını dinlemek isteyen kimse yok.  Öyle görülüyor ki, herkes fazlasıyla bilgilidir. Herkes zaten her tür çalışmayı fazlasıyla yapmaktadır. Antalya’da kentlerimizin turizmde bir sorunu yoktur. Kent merkezimiz ve ilçelerimiz zaten yüksek gelirli turist kaynamaktadır. Antalya turizminin geleceği ile ilgili en küçük bir kuşku da yoktur. Nasılsa tur operatörlerimiz ve acentelerimiz Antalya’yı turiste doyuracaklardır. Dolayısıyla yapacak, öğrenecek bir şey yoktur. Ama biz biliyoruz ki, işler biraz kötü giderse herkes tekrar çığlık atmaya başlayacaktır. Bu nedenle sürekli diyalog ve bilgilenme etkinliklerine önem veriyoruz” dedi.

Turizm Buluşmaları’nın ilkinde konaklama sektörünün, ikincisinde Batı Avrupa Pazarı’nın tartışıldığını belirten Özen, üçüncü buluşmada ise Doğu Avrupa ve Asya pazarlarındaki gelişmelerin, sorunların ve beklentilerin konuşulacağını söyledi.

Özen; rehavete kapılmak en büyük risktir

Özen şunları kaydetti; “Rusya ve diğer pazarların önemini benim ifade etmeme gerek yoktur. Rusya Federasyonu’ndan Antalya’ya gelen turist sayısı 2000 yılında 350 bin iken, 2009 yılında bu rakam 2 milyon 100 bine ulaşmıştır. Yine Ukrayna’dan 2000 yılında Antalya’ya gelenlerin sayısı 22 bin iken, 2009 yılında ise 340 bine ulaşmıştır. Polonya’dan ilimize 2000 yılında gelen misafir sayısı sadece 1.200 iken 2009 yılında ise 220 bine ulaşmıştır. Bugün bu toplantımızda irdelenecek diğer pazarlarda da durum çok farklı değildir. Sadece bu örnekler dahi Antalya’nın son 10 yılda Avrupa dışındaki gelişmekte olan genç pazarlardaki büyümesini göstermektedir. Ama Antalya gibi bir turizm merkezinde en küçük pazarda dahi rahat olmak, rehavete kapılmak en büyük risktir.

En iyi yılda, en iyi pazarda dahi, fiyat-hizmet- dengesi, misafir memnuniyeti ve talep yapısı sürekli olarak irdelenmek zorundadır. İşte bu Turizm Buluşması’ndan beklediğimiz de bu konuları konuşmaktır. Tekrar etmek istiyorum ki, bu konular sadece turizm sektörü yatırımcılarını, işletmecilerini ve çalışanlarını değil Antalya destinasyonunda yaşayan herkesi ilgilendirmektedir. Bu çerçevede, bugün deneyimlerini ve bilgilerini bizimle paylaşacak olan konuklarımıza gönülden şükranlarımı sunuyorum. İlginiz için hepinize teşekkür ediyorum.”

İran’la uçuş yasağının kalkması için görüşmeler sürüyor

Toplantının panel bölümünde ilk olarak kürsüye gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Cemal Tekkanat, Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, Türkiye'nin geçen yıl ağırladığı 27 milyonun üzerindeki turist sayısıyla, dünyadaki ilk 10 ülke arasında yedinci sırada yer aldığını, hedefin kısa sürede ilk beşe girmek olduğunu söyledi.

Sektörde, ''hizmet ve tesis kalitesi'' olarak Akdeniz çanağındaki ülkeler içinde Türkiye'nin Fransa ve İspanya'dan çok daha ileride olduğunu belirten Tekkanat, bu denli iyi tesis ve kaliteli hizmete karşılık 27 milyon turisti az bulduklarını, bu sayının önümüzdeki yıllarda artacağını vurguladı. Tekkanat, yıl içinde çok önemli olağan dışı gelişmeler yaşanmadığı takdirde, şu ana kadar ortaya çıkan göstergelere göre, 2010 turizm sezonunun Türkiye için ''iyi bir artı'' ile kapanmasını beklediklerini vurguladı.

Tekkanat, Türkiye'ye gelen turistin üçte birinin Antalya'ya geldiğine işaret etti ve en çok turist gönderen ülke olan Almanya'dan bu yılki beklentilerinin 5 milyon dolayında olduğunu kaydetti. Bakanlık olarak Avrupa, Rusya ve Orta Doğu ülkelerinde tanıtım çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Tekkanat, 2010 yılında Batı Avrupa ve Rusya’dan gelen turist sayısında yüzde 10 seviyesinde bir artış beklediklerini ifade etti.

İran’dan Türkiye’ye gelen turist sayısının 2007’de 1 milyon, 2008’de 1 milyon 200 bin ve 2009’da 1 milyon 400 bine çıktığını belirten Tekkanat, “Bu pazarda vize problemi yok. İranlı turistler özellikle kültür, güneş ve deniz turizmini tercih ediyor. Bu nedenle Antalya ön plana çıkıyor” dedi. İran pazarında çeşitli sıkıntılar bulunduğunu kaydeden Tekkanat, özellikle Antalya, Bodrum ve Dalaman havaalanlarına uçuş yasağının kalkması için İranlı yetkililerle görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

Ergin: İran’da büyük potansiyel var

Daha sonra kürsüye gelen Sinbad Travel Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Erdal Ergin de İran pazarıyla ilgili bilgiler verdi. Bu pazarla ilgili olarak ciddi bir bilgi eksikliği yaşandığını anlatan Ergin, turizmci meslektaşlarının bile kendisine “İranlılar Arap değil mi? Hepsi çarşaflı mı?” gibi sorular yönelttiğini söyledi.

Türkiye ile 499 kilometre sınırı bulunan İran’ın genç ve eğitimli nüfusun yüksek olduğunu belirten Ergin, “Yüzde 26’sı Azeri ve Türkmen. Nüfus büyük kısmı iyi kötü Türkçe konuşabiliyor. Dünyanın en önemli petrol ve gaz ülkesi. Gelir seviyesi ve hayat standardı yüksek. Seyahate para ayırıyorlar. İranlılar Türklere karşı son derece olumlu yaklaşıyor. Yılda 10 milyon İranlı yurt dışına çıkıyor. Dubai, Türkiye, Tayland ve Arap ülkeleri en önemli tatil destinasyonları. Özellikle İranlı işadamlarının büyük bölümünün Dubai’de şirketleri bulunuyor. Yine Dubai hükümeti, gayrimenkul alana otomatik olarak oturma izni verdiği için bir çok İranlı’nın Dubai’de gayrimenkulü bulunuyor. Yalnız son iki yıldır Dubai ve İran ilişkileri eski kadar iyi değil. İran hükümeti Dubai’ye sıcak bakmıyor. Bu Türkiye’nin lehine olan bir durum” dedi.

Türkiye’ye geçen yıl 1 milyon 400 bin İranlı turistin giriş yaptığını, ancak bunlardan sadece 50 bin İranlı turistin Antalya’ya tatile geldiğini belirten Ergin şöyle devam etti:

“İran pazarında ciddi sıkıntılar var. 2005 yılına kadar Tahran’dan Antalya’ya direkt uçuşlar vardı. Hatta İran Havayolları’nın Antalya’da ofisi bile vardı. 2005’ten sonra değişti. Antalya’ya uçuş konusunda yazılı bir yasak bulunmamasına rağmen İran makamlarına başvurduğunuzda onaylanmıyor. Muhafazakar bir hükümet işbaşında ve gayri resmi bir yasak söz konusu. Eğlence merkezlerinde çekilen İranlı turist fotoğraflarının basına yansıması üzerine İran rejimi böyle bir yasak başlattı. Aslında kendileri de bu yasaktan memnun değil. Mutlaka bir formül bulunmalı.”

Turistlerin bir kısmının Tahran’dan otobüsle İstanbul’a oradan Antalya’ya geldiğini anlatan Ergin, hava yolunu seçen turistlerin ise uçakla İstanbul, Gaziantep, Adana’ya gelip iç hatla Antalya’ya geçtiğini ya da Isparta’ya gelip otobüsle Antalya’ya geçtiklerini bunun da sıkıntı yarattığını söyledi. Ergin, “İranlı turistler bu durumdan memnun değil. Hem ekstra maliyet yüklüyor hem de 2.5 saatlik yolculuk 7-8 saate çıkıyor” diye konuştu.

Antalya’ya 2010 yılının ilk üç ayında İran’dan 20 bin 167 turistin geldiğini belirten Ergin, “Geçen yıl aynı dönemde bu rakam 8 bin 500’dü. Yüzde 100’ün üzerinde bir artış var. İran pazarında yılı yüzde 25-30 artışla kapatacağımızı düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Gönen; Uçak kazası Polonyalılar’ı çok üzdü

Akdem Travel Kontrat Müdürü Mazlum Gönen de ağırlı olarak faaliyet gösterdikleri Romanya, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan pazarıyla ilgili bilgiler verdi.

10 milyon nüfuslu Çek Cumhuriyeti’nde 6 milyon kişinin yurt dışına tatile çıktığını belirten Gönen, Türkiye’ye 164 bin kişinin geldiğini söyledi. Yine 38 milyon nüfuslu Polonya’da 21 milyon kişinin tatile çıktığını belirten Gönen, Türkiye’ye bu pazardan da sadece 420 bin turist geldiğini kaydetti. Polonyalı turistlerin deniz kenarında lüks otelleri tercih ettiğini anlatan Gönen, çocuklarıyla tatile çıktıkları için büyük odaları tercih ettiklerini bildirdi. Polonya pazarında erken rezervasyon yaptıran turist sayısının giderek arttığına dikkat çeken Gönen, 2010 yılında yüzde 25 artış beklediklerini ancak geçtiğimiz hafta yaşanan uçak kazasının tüm planları altüst ettiğini söyledi. Polonyalılar’ın rezervasyonlarında bir anda yüzde 50’lere varan düşüş görüldüğünü anlatan Gönen, “Kimse şu anda seyahati düşünmüyor. Bunun geçici olduğunu ve bir iki hafta içinde düzelme olacağını düşünüyoruz” dedi.

Gönen bu pazarda ağırlıklı olarak yüzde 70 Antalya, yüzde 30 Ege bölgesinin tercih edildiğini, Antalya’da ise Alanya ve Side’nin gözde olduğunu, son dönemde Kemer’e gelenlerin sayısının arttığını bildirdi.

Sancar; Rusya’dan kongre turizmi talebi var

Anex Tour Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Sancar da, Rus pazarına yönelik görüşlerini aktardı. Rusya’dan Antalya’ya turist hareketini başlatan isimlerin başında gelen Sancar, 1990’lı yılların başında bavul turizmi için Laleli’ye gelen turistleri, “Neden tatil yapmıyorsunuz?” diyerek tatil için Türkiye’de gelmeye ikna ettiklerini anlattı.

Bugün Almanlar’ın ardından ikinci sırada bulunan Rusya pazarının, hergeçen gün büyüdüğünü belirten Sancar, “İyi bir trend var. 2009’da global krizin etkisiyle bir miktar düşüş oldu. 2010 yılı için olumlu bir beklenti var. Bu sezon 3 milyon Rus turist gelmesini öngörüyoruz” dedi. Rusya pazarında erken rezervasyon sisteminin oturmak için çalışmalar yaptıklarını da belirten Sancar, sezon ortasında fiyatların düşmemesi gerektiğini söyledi.

Sancar, Rus pazarında Türkiye’nin en önemli rakiplerinin Yunanistan, Fas, Tunus ve Mısır’ın en önemli rakipleri olduğunu söyledi. Yunanistan’ın vize kolaylığı sağladığını belirten Sancar, “Yunanistan fiyatları aşağı çekti. 24 saatte Schengen vizesi veriyorlar. Şu anda en önemli rakip. Fas ve Tunus tur firmalarına kişi başına 300 Euro teşvik veriyor. Çok ciddi paralar teklif ediyorlar. Yaz sezonu için çok ciddi rakip olacaklar. Yine kış dönemi için Mısır en büyük rakibimiz. Rakiplerin ataklarına karşı uzun dönemde bu riskleri görmeli ve yanıt vermeliyiz” dedi.

Rusya ile birlikte Ukrayna pazarının da geliştiğini anlatan Sancar, Antalya’ya Ukrayna’dan geçen yıl 340 bin turistin geldiğini, bu yıl bu rakamın 500 bine çıkacağını tahmin ettiklerini belirterek, “Ukrayna, BDT’nin parlayan yıldızlarından olacak” diye konuştu.

Rusya pazarından son dönemde kongre turizmi için önemli bir talep geldiğini de belirten Orhan Sancar, bu talebin değerlendirilmesi halinde Antalya için ciddi bir kazanç yaratılabileceğini savundu.

Petek; Rus pazarında yüzde 10-15 artış bekliyoruz

Odeon Tours Genel Müdür Vekili Vahit Petek ise Rusya’da en önemli turizm destinasyonlarının Türkiye ve Mısır olduğunu söyledi. Petek, 2009’da Türkiye pazarı gerilirken, Mısır’a giden Rus turistlerin sayısının yüzde 4 arttığını söyledi. Rusya’da enerji piyasasının daraldığını ve ekonominin büyük oranda etkilendiğini belirten Petek, buna karşın 2010 yılında Rusya pazarında yüzde 10 – 15 oranında büyüme beklediklerini ifade etti.

Şen; Demre’yi inanç turizmi için yeterince tanıtamıyoruz

Toplantıyı yöneten ATAV Başkanı Nizamettin Şen de, Antalya’daki inanç turizmi potansiyelinin ve özellikle de Demre’deki Aziz Nicholas (Noel Baba) Kilisesi’nin bu kapsamda iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demre’de yakın dönemde yapılan kazılarda 2 bin yıllık bir Sinagog bulunduğunu kaydeden Nizamettin Şen, “Rusya ve Ukrayna pazarlarında inanç turizmi potansiyeli yüksek. Aziz Nicholas bu ükelerde devlet koruyucusu. Demre’yi tanıtırsak müthiş bir potansiyel var. Noel Baba’nın mezarı için İtalya’nın Bari kentine giden Rus turist sayısını bilirsek, o zaman Demre’nin potansiyeli daha iyi anlaşılır” dedi.

Bunun üzerine söz alan Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Cemal Tekkanat, Hristiyan aleminde yılda ortalama 200 milyon dolayında kişinin inanç turizmi çerçevesinde sırf hac amaçlı seyahat ettiğini, Türkiye'nin bu pazardan aldığı payı yeterli görmediklerini vurguladı. İnanç turizminin öneminin farkında olduklarını ifade eden Tekkanat, ''Türkiye'nin hac turizminden aldığı pay yüzde 3. Bu payı da yeterli bulmuyoruz ve bunu en az yüzde 5'e çıkarmak istiyoruz'' diye konuştu.

 

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2020 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Lösev
TS 10002