Avrupa Yeşil Mutabakatı Sınırda Karbon Düzenlemesi

27 Mart 2020 Cuma

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden alınan yazıda, T.C. Ticaret Bakanlığı'nın yazısına atfen, Avrupa Komisyonu'nun 2050 yılına kadar "İklim-Nötr bir Avrupa" hedefi çerçevesinde 11 Aralık 2019 tarihinde Avrupa için Yeşil Mutabakatı (AYM) belgesi kapsamında önümüzdeki dönemde yapılması planlanan politika değişikliklerini açıkladığı ifade edilmiştir.


Yazıda, AB'nin, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında, başta sınırda karbon düzenlemesi olmak üzere hayata geçireceği kapsamlı değişikliklerin, Türkiye-AB Gümrük Birliği ve Türkiye-AKÇT STA'sı kapsamında AB ile ticari ilişkilerimize ve AB tek pazarına entegrasyonumuza olası etkilerinin detaylı bir şekilde incelenmesi ve bu kapsamda atılabilecek adımların tespiti amacıyla Bakanlıkça kurulan AYM Çalışma Grubu'nun faaliyetleri çerçevesinde, söz konusu değişikliklerden etkilenebileceği düşünülen enerji yoğun ve kaynak yoğun sektörlerle 11 Mart ve 12 Mart 2020 tarihlerinde Bakanlıkta istişare toplantıları gerçekleştirildiği hatırlatılmıştır.
İlgili belgeye göre; söz konusu toplantılarda da ele alınan ve Avrupa Komisyonu tarafından geçtiğimiz haftalarda sınırda karbon düzenlemeleri, AB İklim Kanunu teklifi, Sanayi Stratejisi ve Döngüsel Ekonomi Eylem Planı ile ilgili olarak yayımlanan belgelere ilişkin bilgiler aşağıda yer almaktadır:
 I. AB, 4 Mart 2020 tarihinde açıkladığı İklim Kanunu teklifi ile birlikte AYM'nin önemli politika araçlarından biri olarak addolunan "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın içeriğinin belirlenmesi ve bundan etkilenebilecek tüm paydaşlarla birlikte etkilerinin ele alınabilmesi adına gerekli süreci de başlatmış bulunmaktadır. Bu kapsamda başlatılan geri bildirim sürecinin 4 Mart 2020- 1 Nisan 2020 tarihleri arasında erişime açık olacağı bilinmektedir. Geri bildirim sürecine açılan ve bir örneği ekte (Ek-1) sunulan belgenin incelenmesinden de görüleceği üzere, Komisyon politika önerilerini aşağıda yer alan 3 temel üzerine inşa edeceğini ifade etmiştir. Bu kapsamda:
  1.  Dizayn: Komisyon'un, sınırda karbon düzenlemesinin olası dizaynına ilişkin:
- hem ithal hem yerli seçili ürünlerde karbon vergisi uygulanması,
- İthal ürünlerde yeni bir karbon gümrük vergisi uygulanması,
-AB'nin Emisyon Ticaret Sisteminin (ETS) ithalata da uygulanması, olarak üç seçenek ortaya konduğu görülmektedir.
 2. Metodoloji: AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında sanayi süreçlerine yönelik olarak AB genelinde geliştirilen eşik değerlere atıfla, ETS kapsamına giren sektörler için sınır düzenlemelerinin (ihracatçı daha düşük karbon ayak izi veya daha yüksek karbon maliyetini ortaya koymadığı sürece) benzer metodolojik yöntemlere dayandırılabileceği, Komisyonun değerlendireceği alternatif bir yöntemin ise ürünlerin karbon ayak izinin belirlenmesi olabileceği belirtilmiştir.
 3. Sektörel kapsam: Komisyon çalışmalarının önemli bir ayağının önleme tabi olacak sektörlerin belirlenmesi olduğu; kapsamın karbon sızıntısı riski en yüksek olan sektörler arasından belirleneceğine işaret edilmektedir. Diğer taraftan, düzenlemenin kapsamının belirlenmesine ilişkin yapılacak çalışmalarda başlangıç noktasının, ETS 4. Faz uygulama dönemi (2021-2030 yılları) için karbon kaçağına maruz kalma ihtimali "yüksek" olarak değerlendirilen sektörler ve alt sektörlere ilişkin 15.02.2019 tarihli liste olacağı da ifade edilmektedir. Söz konusu liste de ekte (Ek-2) ayrıca sunulmuştur.
Ticaret Bakanlığı'nın yazısında, Komisyonun söz konusu belgesinde, önlemin değer zincirlerinin yanı sıra gerek alt sektörlere gerekse kullanıcılara etkisinin ele alınması ihtiyacının önemine de yer verildiği bildirilmiştir. Bu kapsamda, AB sektörlerinin AYM kapsamında hayata geçirilecek politika değişikliklerine ilişkin AB kurumlarına iletecekleri pozisyonlarını oluşturmak için yoğun bir çalışma içerisine girdiklerinin görüldüğü ifade edilmiştir.
 
Aynı yazıda, ülkemiz sektörlerinin de benzer şekilde hem kendileri hem de AB'de yakın işbirliği içinde oldukları sektör/kullanıcı sektör kuruluşları aracılığıyla bu süreçlere görüşlerini mümkün olduğu ölçüde yansıtmaları, bu bağlamda, konuya ilişkin olarak ilgili tüm paydaşların bilgilendirilmesi ve görüş verme sürecine katılımlarının sağlanmasının önem arz ettiği belirtilmiştir.

Görüş vermek isteyen kuruluşların, geri bildirimlerini doğrudan buradan -Adjustment-Mechanism menüsü üzerinden 1 Nisan 2020 tarihine kadar Komisyon'a iletmeleri gerektiği ilgili yazıda vurgulanmıştır.

II. Avrupa'nın 2050 yılına kadar dünyanın ilk iklim-nötr kıtasına dönüştürülmesi hedefini yasalaştıracak AB'nin ilk "iklim kanunu tasarısı" Komisyon tarafından 4 Mart 2020 tarihinde açıklanmıştır. Söz konusu kanun tasarısı, AB'nin 2050 yılına kadar net sıfır sera gazlı ekonomiye dönüşmesi hedefinin gerçekleştirilmesi için;
· Kapsamlı bir etki analizi akabinde, Komisyon tarafından sera gazı emisyon azaltımları için belirlenen 2030 hedefinin yükseltilmesi ve 2030 yılı için belirlenecek emisyon azaltım hedefi doğrultusunda iklim kanununun revize edilmesi,
· 2030 için belirlenen ilave azaltım hedeflerine ulaşılabilmesi için ilgili bütün politika araçlarının Haziran 2021 itibariyle gözden geçirilmesi,
 · Komisyon tarafından AB genelinde 2030-2050 yılları için sera gazı emisyonu indirimine ilişkin bir plan ortaya konarak kamu, iş dünyası ve vatandaşlar için öngörülebilirlik ve sürecin takibinin kolaylaştırılması, · Komisyon tarafından Eylül 2023 itibariyle her beş yılda bir olmak üzere, AB genelindeki ve ulusal seviyedeki tedbirlerin iklim nötralitesi hedefiyle ve 2030-2050 sera gazı azaltım planıyla uygunluklarının değerlendirilmesi, · Komisyon'un, AB'nin iklim-nötr olma hedefiyle uygunluk taşımayan tedbirlere yönelik üye ülkelere tavsiyede bulunabilmesi, üye ülkelerin de söz konusu tavsiyeleri dikkate almakla; Komisyon'un tavsiyelerine uygun hareket edemedikleri durumlarda ise nedenlerini açıklamakla mükellef tutulması ve Komisyon'a aynı zamanda AB çapındaki tedbirlerin de uygunluğunu değerlendirme yetkisi verilmesi,
· İklim nötralitesi amacının gerçekleştirilmesine yönelik işlemlerin Konsey veya Parlamento onayına ihtiyaç duyulmadan yürürlüğe sokulmasına ilişkin Komisyonun yetkilendirilmesi · Üye devletler tarafından iklim değişikliğine adaptasyon ile ilgili uyum stratejileri hayata geçirilmesi hususlarını da içermektedir.
İlgili yazıda, yukarıda maruz hedeflerin gerçekleştirilmesi için hazırlanan iklim kanunu tasarısına ilişkin danışma süreci 6 Mart 2020 tarihinde başlatılmış olup, sürecin 1 Mayıs 2020 tarihine kadar sürdürüleceği hatırlatılmıştır.(https://ec.europa.eu/info/law/better-regulation/have-your-say/initiatives/12108-ClimateLaw/addFeedback?p_id=7592087)
Bununla birlikte, İklim Kanunu önerisine ek olarak halkın ve ilgili diğer tüm paydaşların AB'nin iklim eylemine katılımını teşvik etmeyi amaçlayan yeni bir girişim olan "Avrupa İklim Paktı" (European Climate Pact) hakkındaki kamu danışma sürecinin de 4 Mart 2020 tarihinde başlatıldığı yazıda ifade edilmiştir. İlgili yazıya göre, hükümet politikalarının ve düzenlemelerinin yanı sıra, toplumun ve ekonominin tüm kesimlerinin AB'nin iklim-nötr olma yolundaki geçiş sürecinde yer alması gerekliliğini temel alan "Avrupa İklim Paktı" sayesinde, ilgili paydaşlar arasında (vatandaşlar, sivil toplum örgütleri, eğitim kurumları, araştırma ve innovasyon kuruluşları vb.) işbirliği, bilgi ve deneyim paylaşımı, farkındalık artırma faaliyetlerinin yürütülmesi amaçlanmaktadır.

Ticaret Bakanlığı söz konusu yazısında, 27 Mayıs 2020 tarihine kadar 12 hafta boyunca devam etmesi öngörülen ve buradan erişim sağlanabilen kamu danışma sürecinin çıktıları temel alınarak şekillendirilecek "Avrupa İklim Paktı"nın, önümüzdeki Kasım ayında Glasgow'da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 26. Taraflar Konferansı (COP26) öncesinde uygulamaya konmasının planlandığını ifade etmiştir.

III. Avrupa Birliği, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yayımlamayı beyan ettiği "AB için Yeni Sanayi Stratejisi" belgesini 10 Mart 2020 tarihinde açıklamıştır. Artan küresel rekabetçilik ortamında Avrupa sanayiinin değişimin öncüsü pozisyonunu korumaya devam etmesinin ancak değişime uyum göstererek sağlanabileceğinden hareketle hazırlanan Strateji, AB sanayiinin iklim-nötr ve dijital liderlik hedeflerinin teşkil ettiği ikiz dönüşümün hayata geçirilmesi amacıyla yeniden şekillendirilmesini amaçlamaktadır.


İlgili yazıya göre; strateji, AB'nin küresel rekabetçiliğini kaybetmeden daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital bir AB sanayii hedefine; (i) küresel rekabetçiliğini korumak, (ii) 2050 yılı itibarıyla iklim-nötr bir kıta olmak ve (iii) Avrupa'nın dijital geleceğini şekillendirmek olarak belirlediği üç temel öncelik kapsamında hayata geçirmeyi öngördüğü eylemlerle ulaşmayı amaçlamaktadır.
Bahse konu önceliklerin; daha entegre ve daha dijital bir tek pazar, küresel liderliğin devam ettirilmesi, iklimnötr hedefleri doğrultusunda sanayinin desteklenmesi, daha döngüsel bir ekonomi, yenilikçi sanayii, beceri kazandırma & yeniden beceri kazandırma ile dönüşümün finansmanı ve dönüşüme yatırım ana faaliyetleri kapsamındaki AB hedefleri, strateji belgeleri, eylem planları ve yasal düzenlemeler yoluyla hayata geçirilmesinin öngörüldüğü aynı yazıda belirtilmiştir.AB için Yeni Sanayi Stratejisi'ne ilişkin bilgi notu ekte (Ek-3) yer almaktadır.

IV. AB tarafından Yeşil Mutabakat metninde yer alan hedefler ve Yeni Sanayi Stratejisi doğrultusunda 11 Mart 2020 tarihinde "Döngüsel Ekonomi Eylem Planı" yayımlanmıştır.

Ticaret Bakanlığı ilgili yazısında, döngüsel ekonomi eylem planının sürdürülebilir ürün politikası mevzuatı girişimi kapsamında; ürünlerin %80'inin çevresel etkilerinin tasarım sürecinde belirlenmesine rağmen, geri dönüşüm ve yeniden kullanım oranlarının düşük olduğu, bu sebeple AB düzeyinde zorunlu ve gönüllü bazı düzenlemeler getirileceğinin belirtildiğini ifade etmiştir. Sürdürülebilir ürün tasarımı çerçevesinde, Komisyon'un 2021 yılında sürdürülebilir ürün politikası mevzuat önerisinde bulunması, böylece Eko-tasarım (Eco-design) Direktifi'nin enerji ürünleri harici ürünlere genişletilmesinin hedeflendiği ilgili yazıda belirtilmiştir.

Bununla birlikte, tamamlayıcı mevzuat önerilerinin sunulması ve "sürdürülebilirlik ilkeleri" ile diğer uygun düzenleme/uygulamaların tesis edilmesi hususlarının değerlendirileceği aynı yazıda ifade edilmiştir.

Bu kapsamda; 
· ürünlerin dayanıklılığı, yeniden kullanılması ve tamir edilebilirliğinin artırılarak ürünlerdeki zararlı kimyasalların azaltılması,
· ürünlerdeki geri dönüştürülmüş içeriğin artırılması,
· yeniden imalat ve yüksek kalite geri dönüşümün sağlanması,
· karbon ve çevresel ayak izinin azaltılması, · tek kullanım ve erken eskimenin kısıtlanması, · satılmayan dayanıklı malların imha edilmesinin yasaklanması, · "bir hizmet olarak ürün (product-as-a-service) inisiyatifinin geliştirilerek üreticinin ürününden ürünün ömrü boyunca sorumlu olmasının sağlanması,
· dijital pasaport, etiket ve filigran gibi uygulamalarla ürün bilgisinin dijitalleştirilmesi,
· ürünlerin sürdürülebilirlik performanslarının ödüllendirilmesi ve üstün performans gösteren sürdürülebilir ürünlerin teşviklerden daha fazla yararlanması gibi yöntemler geliştirilmesi
hususlarının düzenlenmesi bağlamında sürdürülebilirlik ilkelerinin geliştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunulacaktır. Bahse konu süreçte önceliğin elektronik ve bilişim teknolojileri, tekstil gibi değer zincirine dayalı ürünlere ile çelik, çimento ve kimyasallar gibi yüksek etkili ara mallara verilmesinin öngörüldüğü söz konusu yazıda vurgulanmıştır.
Ticaret Bakanlığı ilgili yazısında şunları belirtmiştir: Tüketici ve kamu alıcılarının güçlendirilmesi kapsamında, tüketicilerin de döngüsel ekonomiye katılımlarının sağlanması amacıyla tüketici kanunun değiştirilmesi ve üretim sürecinde döngüsellik politikası bağlamında ise, Sanayi Emisyon Direktifi'nin gözden geçirilmesi ile sanayide döngüselliği özendirecek araçlar geliştirilmesi; sanayi raporlamaları hazırlanması ile sanayi simbiyozunun (iki sektörden birinin diğerinin atıklarını kullanarak üretim yapması) kolaylaştırılması; Bioekonomi Eylem Planı çerçevesinde sürdürülebilir bio-temelli sektörlerin desteklenmesi; izleme ve kaynakların haritalanması amacıyla dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi, AB Çevre Teknolojileri Doğrulama Şeması'na kayıt yoluyla yeşil teknoloji kullanımlarının doğrulanması ve yeni KOBİ Stratejisi ile KOBİ'ler arasında işbirliklerinin artırılması planlanmaktadır.

İlgili yazıya göre: Eylem planında ayrıca, söz konusu sürdürülebilir ürün politikası kapsamındaki öncelikli sektör ve ürün değer zincirleri; elektronik ve bilişim teknolojileri, piller ve araçlar, paketleme, plastikler, tekstil, yapı ve inşaat, gıda, su ve besinler olarak sıralanmış ve bahse konu sektörlerde hayata geçirilecek eylemler listelenmiştir. Döngüsel Ekonomi Eylem Planı'na ilişkin bilgi notu ekte (Ek-4) yer almaktadır.

 "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması"na ilişkin olarak Komisyon tarafından başlatılan ve yukarıda (I No'lu paragrafta) ayrıntılarına yer verilen danışma süreci kapsamında Ticaret Bakanlığınca oluşturulacak görüşün şekillendirilmesi bağlamında dikkate alınmasında fayda görülecek değerlendirmelerin 30.03.2020 Pazartesi günü saat 10:00'a kadar global@atso.org.tr adresine yazılı olarak gönderilmesi gerekmektedir.

İlgili üyelerimize duyurulur.

Dış İlişkiler Müdürlüğü

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2020 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
TS 10002