ATSO Aralık Ayı Meclis Konuşması

26 Aralık 2019 Perşembe

Davut ÇETİN
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan,
Sayın Divan ve Meclis Üyeleri,
Sayın Basın Mensupları,
Değerli Çalışma Arkadaşlarım,

Şahsım ve yönetim kurulumuz adına sizleri sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Yılın son meclis toplantısında bütçe sunuşu yaptığımız için gündemimiz uzun, biraz sabrınızı rica ediyorum.
Öncelikle son bir aylık gündemimizden birkaç konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Muratpaşa Belediyesi, Odamızın eski başkanlarından merhum Osman Berberoğlu adına bir park açılışı yaptılar. Osman Ağabey, Odamıza ve Antalya siyasetine uzun yıllar hizmet etmiş bir kişiydi. Bu güzel duyarlılık için teşekkür ediyoruz.
BAKA desteğinde önemli bir eğitim projesi başlattık. Proje kapsamında Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde CNC Simülasyonu, 3D Yazıcı, Bilgisayar Laboratuvarı kurulacak. Öğretmenlere ve sonra öğrencilere CNC Simülasyon, 3D Robotik Kodlama ve Arduino eğitimi gerçekleştirilecek. Sonraki aşamada Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından öğrencilere "Mülakat Teknikleri, "İşveren Beklentileri", "Meslek Seçimleri " konularında eğitim verilecektir. Böylece Antalya 4.0 projemiz kapsamında İnovasyon odaklı çalışmalarımızla, mesleki ve teknik eğitime destek çalışmalarımızı birleştirmiş olduk. BAKA yönetimine, Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü'ne, projeye emek veren arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Kadın Girişimciler Kurulumuz yeni bir projeye öncülük etti. Bu projede Döşemealtı Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği partnerlerimiz oldu. Proje kapsamında çiftçilik yapan kadınlara Akdeniz Üniversitesi Hocaları tarafından iyi tarım uygulamaları, tarımsal işletmecilik, kadın sağlığı, temel bilgisayar becerileri gibi eğitimler verilecektir. Sertifika alacak kadın çiftçilerimize Döşemealtı Belediyesi satış yeri tahsis edecektir. Gördüğünüz gibi, çok paydaşlı işbirlikleriyle güzel çalışmalar yapıyoruz. Bu proje hem kadın çiftçiler, hem kırsal turizm açısından yararlı olacaktır. Partner kurumlarımıza ve Kadın Girişimciler Kurulumuza teşekkür ediyorum.
Geçtiğimiz günlerde Odamıza gelen Arjantin Büyükelçisi'nin Antalya'yı tanıtan televizyon dizileri önerisini basınla da paylaştık. Antalya merkezli film ve televizyon dizisi daha önce de gündeme gelmişti. Film stüdyoları girişimleri yapılmıştı. Hatta Antalya Film Festivali'nde bu konuda bir destek de konulmuştu. Buna rağmen bu konuda çok ilerleme sağlayamadık. Bazen bir konu gündeme geliyor, bir başkan çaba harcıyor, sonra konu unutuluyor. Oysa şehir olarak bu tür projelere süreklilik kazandırmalıyız.
Bu ay ATSO Growtech İnovasyon yarışmamızı yaptık, güzel projeler sunuldu.
Antalya Gazeteciler Cemiyeti tarafından Antalya Yılın Kurumu Ödülü Odamıza verildi. Bu ödül için teşekkür ediyoruz.
Turizm ve Kültür Bakanlığı 2020'yi Patara yılı ilan etti, bundan mutluluk duyduk.
ATSO-SİAD İşbirliği Platformu toplantımızı yaparak, SİAD'larımızla ortak proje çalışmalarını ele aldık. Önümüzdeki dönemde bu işbirliğinin de güzel sonuçlar vereceğine inanıyorum.

Sevgili arkadaşlar,
Bir yılı daha geride bırakıyoruz. İş dünyası için zor ve uzun bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. Ülke olarak bu yılın neredeyse 6 ayını yerel seçimle geçirdik, ekonomide zor günler yaşadık.
2019 yılında bardağın dolu tarafında özellikle dış politika alanındaki gelişmelerin olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye, S-400 savunma sistemi konusunda taviz vermedi. ABD ve Rusya ile ipler koparılmadan ilişkiler sürdürüldü. Suriye’de oldubittilere karşı harekât yapıldı. Güney Kıbrıs, Mısır, İsrail’in doğal gaz anlaşmalarına karşı bölgede aramalar yapmaya başladık. Libya’da resmi hükümetle anlaşma yapıldı. Dolayısıyla dış politika alanında aktif bir yıl yaşandı. Kuşkusuz ABD ile ilişkilerde ve Libya ile askeri anlaşmada bazı riskler bulunmaktadır. Bugünlerde İdlib bölgesinden yeni bir mülteci akımı da başlamıştır.
Böyle bir dönemde dış politikada güçlü olmak için demokrasimizin de güçlü olması, siyasi uzlaşmaya önem verilmesi özellikle önemlidir.
Maalesef siyasi uzlaşmayla demokrasimizin güçlenmesi konusunda gerekli ilerlemeyi göremedik. Yüce Meclisin gündemindeki bazı konular hayal kırıklığı yaratmakta, demokrasiye inancı zayıflatmaktadır. Son olarak Büyük Millet Meclisi'nde çakarlı araç uygulamasının kapsamı genişletildi. Gerekçe olarak bu ayrıcalıkların eskiden beri var olduğu söylenmektedir. Oysa geçmişte olması, bugün ve gelecekte devam etmesini gerektirmemektedir. Dünyada milletvekillerine verilen imtiyazlar kürsü özgürlüğü ve dokunulmazlıktır. Türkiye'de ise derdimizin çakarlı araç kullanma, trafik cezası ödememe gibi ayrıcalıklar olması garip bir durumdur. Bu konularda kamu vicdanına, adalet ve güven duygusuna dikkat edilmelidir. 

Değerli arkadaşlar,
Geçen ay eğitim sistemimizin performansını ölçen PISA testi sonuçları yayınlandı ve Türkiye bir yükseliş kaydetti. Bu gelişmenin kalıcı olmasını ve daha iyi sonuçları da görmeyi diliyoruz.  Çağdaş bir eğitim sistemi en hayati meselemizdir. Son günlerde bazı eğitim kurumlarındaki sorunlar eğitim sektörüne daha dikkatle bakılması gerektiğini göstermektedir.
2019 bilançosunda bir olumsuz gelişmeyi maalesef kadın cinayetlerinde yaşadık. Yılda 400’den fazla kadın cinayeti kabul edilir bir durum değildir. Avrupa’ya göre ülkemizde 3-4 kat daha fazla kadın cinayeti işlenmektedir. Bu konuda birçok önlem alınmıştır, ama daha ileri önlemlere ihtiyaç olduğu ortadadır. Kadın cinayetleri sadece güvenlik ve ceza meselesi değildir, kadına bakışın değişmesi için daha fazla çaba harcanmalıdır.
Basında görmüşsünüzdür; Finlandiya’da 5 partili koalisyon hükümeti kuruldu,  5 partinin her birinin lideri bir kadın. Başbakan da 34 yaşında bir kadın. Hükümette 19 bakandan 12’si kadın.  Finlandiya eğitim sisteminde dünyanın en ileri ülkeleri arasında. Bir ülkede sistem iyi olursa, kurumlar düzgün işlerse 34 yaşında başbakanlar da çıkabilmektedir.

Sevgili arkadaşlar,
Ekonomi cephesinde 2019 yılı ticaret savaşı korkusuyla başladı, son anda ABD ve Çin arasında anlaşma sağlanması gelecek yıl için iyimserliği artırdı. Dünya ekonomisinde finansal risk artmıştır, ama durgunluk riski şimdilik azalmıştır. Avrupa ekonomisi biraz daha canlı olursa ve uluslararası ilişkilerde olumsuz gelişmeler görmezsek Türkiye için dış koşullar daha iyi olacaktır.
2019 yılına Türkiye ekonomisinde serbest düşüşle başladık, çok kötümser beklentiler vardı, neyse ki, son aylarda dipten dönüş sinyalleri başladı. Bu yıl Merkez Bankası’ndan Hazine’ye 78 milyar lira para aktarıldı. Hazine borçlanması arttı, kamu bankalarına tahvil desteği verildi, yabancı bankalarla swap anlaşmaları kısıtlandı. Bu önlemlerle dövizde daha fazla artış önlendi, kredi hacminin bir nebze artması sağlandı.
Kredi yapılandırmalarıyla büyük şirketlerde zincirleme iflasların önüne geçildi.  Buna rağmen halen değişik sektörlerde kredisini ödemekte zorlanan şirketler var. Otomotivde, eğitim sektöründe, sağlık sektöründe büyük firmaların halen finansman sıkıntısı yaşadıklarını görüyoruz.
Gelecek yıl baz etkisiyle %4 civarı bir büyümeye çıkılması mümkündür. Ekonomide halen stok birikimi ve atıl kapasite olduğu için enflasyon %10 düzeyinde kalabilir. Maalesef işsizlik için çok iyimser olamıyoruz, işsizlik yüksek kalacaktır. Dövizdeki durum Merkez Bankası’na çok bağlıdır. Şu ana kadar TL’ye güven tam olarak sağlanamamıştır, döviz mevduatlarında azalma yoktur. Eğer Merkez Bankası faizi enflasyonun altına çekmeye çalışmazsa, ithalat hızlı artmazsa enflasyona paralel bir kur artışı görebiliriz.

Türkiye ekonomisi tahminleri

2019

Hükümet Programı-2020

2020 Tahminler

Büyüme

%0.5

5

4

Enflasyon

12

8.5

10

İşsizlik

13

12

13


Elbette asıl meselemiz yüzde 4-5 büyüme değildir, çünkü geçen yıldan itibaren düşüş yaşandığı için baz etkisiyle büyüyeceğiz. Asıl mesele ekonomiyi orta gelir tuzağından çıkaracak yapısal reformlar ve teknoloji yatırımlarının yapılmasıdır.
Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, SGK prim yükünün azaltılması, kamuda tasarruf ve güven artırıcı önlemler alınması gibi konularda halen ilerleme bekliyoruz.  Örneğin enerji piyasasında plansız yatırımlar yüzünden enerji maliyetlerimiz yüksektir. İmar rantı yüksek olduğu için arsa, arazi maliyetleri yüksektir. Kayıtdışı çalışma yüzünden istihdam maliyeti yüksektir. Bankalar kredilerden zararlarını ücret ve komisyonla telafi ediyorlar. Bütün bu konularda yapısal dönüşüm şarttır.
Yıllardır perakende ticarete bir disiplin ve planlama gelmesini talep ettik. Maalesef ticaret sektörü 4-5 zincir marketin tekeline kaldı. Ülkemizde 4 zincir marketin şube sayısı 27 bine yaklaştı. Dört yılda 18 binden 27 bine geldiler.
Bir zincir market şubesi yaklaşık 25 dükkan ve işyerinin işini yapmaktadır. İlin ve bölgenin yerli ürünleri bu zincirlere girememektedir.  Normalde çok sayıda küçük işletmeye giden gelir birkaç şirkete gitmektedir. Bu ticaretin kente de çok faydası olmamaktadır.
Yıllardır konuşuyoruz, ama kent ticaret planlaması konusunda adım atılmadı, şimdi bir kanun taslağı olduğu konuşuluyor. Burada belediyelerin de çok sorumluluğu olduğunu söylüyoruz. Belediyelerimiz de her apartman altını ticari alan yapmaktan ve her gelene ruhsat vermekten vazgeçmelidir. Kentin ve mahallenin bir ticaret planı olmalıdır. Ön ruhsat koşulları yerine getirilene kadar elektrik ve su aboneliği işlemleri yapılmamalıdır.

Değerli arkadaşlar,
Bu yıl Türkiye'de toplam perakende cirosu %14, kredi kartıyla alışveriş cirosu %17 arttı, yani ortalama enflasyonun üzerine çıkamadı. Buna rağmen bazı zincir mağazalar kampanyalarla ve ucuz ürünlerle cirolarını %30'lar düzeyinde artırdılar. Markalar Efsane Cuma gibi kampanyalarla cirolarını artırabildiler.
Dolayısıyla küçük işletmeler de çağdaş yönetim ve pazarlama tekniklerini kullanmalıdır. Devamlı olarak söylüyoruz, küçük işletmenin büyük işletmeler karşısında tek şansı farklı üründe markalaşmak, uzmanlaşmaktır. Artık e-ticaret ve dijital veri ekonomisi çağındayız. İşletmelerimiz bu konularda ilerleme sağlamalıdır. Bu konuları önce komitelerimizde ele almalıyız, sonra üyemize anlatmalıyız. Aksi halde, kendimizi geliştirmeden bütün suçu ekonomiye, AVM'lere ve büyük marketlere atarsak sorunu çözemeyiz. 
Oda olarak bu konularda üyemizin gelişmesi için birçok çalışma yapıyoruz.

E-ticaret eğitimi yapıyoruz.
Fuar katılım desteği veriyoruz.
İnovasyon merkezi desteği veriyoruz.
İki yıl üst üste alışveriş festivali yaptık.
Bu yıl kent merkezinde akşam ticareti canlansın diye Sokak Şenliği başlattık.
Antalya Kültür Sanat şehir merkezine girmeyen bir kesimi merkeze çekmeyi başardı.
Vitrin yarışması yaparak ticareti teşvik ettik.

Bütün bunlara rağmen, eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizden faydalanmayan, fuarlara gitmeyen, alışveriş festivali veya sokak şenlikleri gibi etkinliklere destek olmayan, işletmesini markalaştırmayan üyemiz kendisini de sorgulamalıdır.

Değerli arkadaşlar,
Antalya ekonomisinde 2019 yılını bir kez daha verilerle birlikte değerlendirelim. Bültenimizde 14 veride Antalya Türkiye ortalamasından daha iyidir. Bununla birlikte SGK'ya kayıtlı esnaf ve çiftçi sayısında azalma olduğunu görüyorsunuz. Karşılıksız çek ve senet protestosunda daha iyi durumdayız. Eylül itibarıyla bir yılda SGK'lı çalışan sayısı Türkiye'de %2.5 düşmüştür. Antalya'da %4.7 artış var. Kayıtlı istihdamın arttığı iller, Yalova, Batman, Şırnak, Siirt, Muğla, Muş, Nevşehir, Mardin, Hakkâri gibi az sayıda iden oluşmaktadır. Büyük iller arasında yalnızca Antalya'da artış vardır.

 

Antalya

Antalya

Antalya'da Değişim(%)

Türkiye'de Değişim(%)

 

2018

2019

Yabancı Turist Sayısı-11 ay

11.989.910

14.109.230

17,7

14,5(*)

Zorunlu Sigortalı Sayısı-Eylül

611.414

640.020

4,7

-2,5

SGK Esnaf Sayısı-Eylül

95.890

93.271

-2,7

2,3

SGK Tarım-Eylül

35.448

32.034

-9,6

-11,4

Ödenen Çek -11 ay (bin TL)

32.021.750

37.274.960

16,4

-5,2

Karşılıksız Çek -8 ay (bin TL)

803.583

718.249

-10,6

-0,1

Protestolu Senet -10 ay (bin TL)

612.964

613.028

0,0

20,4

Nakdi Krediler -Ekim (bin TL)

86.645.434

86.665.431

0,0

3,4

Vergi Tahsilatı-11 ay 

7.467.527

8.610.078

15,3

6,5

İhracat- 11 ay (bin dolar)

1.162.384

1.248.491

7,4

1,2

Yaş Meyve-Sebze İhracatı-11 ay (bin dolar)

345.820

351.933

1,8

-6,5

Yatırım Teşvik Belge Hacmi (milyon TL) - 10 ay

2.283

2.307

1,1

-23,8

Otomobil Sayısı-10 ay

495.757

517.026

4,3

1,1

Konut Satışı-11 ay

57.058

55.724

-2,3

-9,1


Bir noktayı her konuşmamızda vurguluyoruz. Türkiye ortalamasından iyi olmak, geçen yıla göre iyi olmak, her şey düzeldi demek değildir. Piyasa durumunu biraz daha yakından görmek için otomobil satışlarına bakabiliriz. İlimizde 2016'da 25 bin, 2017'de 30 bine yakın otomobil trafiğe girdi. 2018'de 22 bine düştük. Bu yıl son aylardaki artışa rağmen 22-23 bin otomobil alım ve satımı yapılmış olacak.
İlimizde her ay trafiğe çıkan otomobil sayısı grafiğine bakarsak durum daha iyi anlaşılır.  Gördüğünüz gibi, 2019 mavi çizgisi son aylarda 2018'e göre yükseldi, ama 2017'nin, hatta 2016'nın altındayız.

Bir başka önemli gösterge konut satışlarıdır. Aylık konut satışı 5500-6000 arasındayken, 3390'a kadar düştük, Kasım ayında kredili satışlardaki artışla 6759'a çıktık. Bu artış 5 binlerde devam ederse inşaat sektöründe düzelme başlayabilir.
 
Antalya ekonomisinde 2019 yılının en önemli başarısı turizmde 16 milyonun üzerinde bir yabancı ziyaretçi sayısıyla kırılan rekordur.
2020 yılında turizmde Rusya pazarındaki büyüme devam edecektir. Almanya pazarında son dönemde rezervasyonlar durgundur. Gelecek yıl 2019'daki gibi bir büyüme bekleyemeyiz, yine de olumlu gelişmenin devam etmesini ümit ediyoruz.
Turizm sayesinde Antalya Türkiye ortalamasının üzerinde büyümektedir. TUİK 2018 yılı rakamlarını geçen hafta açıkladı. Antalya ekonomisinde 2016 ve 2017'de büyüme turizmdeki sorunlar nedeniyle zayıf kalmıştı. 2018'de en fazla büyüyen iller arasındayız. 
Kuşkusuz bu büyüme sektöre ve işletmeye bağlı olarak değişmektedir. Şu grafiğe bakacak olursak, Antalya'da 14 yılda hizmet sektörünün, özellikle turizmin diğer sektörlerden hızlı büyüdüğünü görüyoruz. Sanayimiz son yıllarda madencilik ve inşaat sayesinde büyüme kaydetti, fakat turizmde büyüme temposu yüksek kaldı.   Tarımda ise büyüme ürün fiyatlarına bağlı. Geçen yıl Antalya tarımında yüksek fiyat dönemiydi, bu yıl düşük fiyat dönemindeyiz.
 
Ortalama kişi başı gelirde 10. il konumundayız. Son yıllarda Marmara bölgesi sanayi yatırımlarıyla daha fazla ilerledi. İstanbul'da zaten sadece altyapı yatırımları bile fark yaratmaya yeter. Böyle giderse nüfusun yarısı İstanbul'a toplanacak. Oysa dengeli büyümeye dikkat edilmelidir.

 

Kişi başına GSYH (TL)

Kişi başına GSYH ($)

2017(r)

2018

2017(r)

2018

Türkiye

    38 732

    45 750

    10 616

    9 693

Kocaeli

    64 817

    79 254

    17 766

    16 791

İstanbul

    65 195

    76 769

    17 870

    16 264

Ankara

    51 922

    60 249

    14 232

    12 764

Tekirdağ

    47 838

    57 286

    13 112

    12 137

İzmir

    45 102

    54 305

    12 362

    11 505

Bursa

    43 775

    52 372

    11 999

    11 095

Yalova

    42 359

    51 925

    11 611

    11 001

Bilecik

    42 875

    50 048

    11 752

    10 603

Eskişehir

    40 544

    47 962

    11 113

    10 161

Antalya

    38 383

    47 493

    10 521

    10 062

Bolu

    40 011

    46 504

    10 967

    9 852

 

 

 

 

 

Isparta

    29 840

    34 926

    8 179

Burdur

    31 647

    35 870

    8 674

Ağrı

    12 764

    15 121

    3 498

    3 204

Van

    14 028

    16 068

    3 845

    3 404


Burada ekonomimizin bir başka gerçeğini de paylaşmak istiyorum. Büyüme büyüme diyoruz, ama asıl önemli olan dünya ekonomisindeki yerimiz ve gücümüzdür.
Kişi başı gelir rakamlarına dolar olarak bakarsak, Antalya'nın 2006'da, Türkiye'nin 2008'de 10 bin dolara çıktığını, 2018'de ise 2006 düzeyine geri dönmüş olduğumuzu anlıyoruz. 2019 yılında da aynı durumdayız.

 

Kişi başı GSYH-Dolar 

2006

2007

2008

2009

2010

2011

2012

2013

2014

2015

2016

2017(r)

2018

Türkiye

    7 906

    9 656

    10 931

    8 980

    10 560

    11 205

    11 588

    12 480

    12 112

    11 019

    10 883

    10 616

    9 693

İstanbul

    13 444

    16 457

    18 622

    15 185

    17 480

    18 587

    19 223

    20 726

    19 957

    18 343

    18 169

    17 870

    16 264

Ankara

    12 368

    15 486

    17 338

    14 289

    15 978

    16 340

    16 318

    17 590

    16 772

    14 992

    14 965

    14 232

    12 764

Antalya

    10 479

    12 627

    13 748

    11 131

    13 582

    13 974

    13 626

    14 237

    13 577

    12 172

    10 887

    10 521

    10 062


Dolayısıyla ülke ve şehir olarak asıl meselemiz, teknoloji üretimi, katma değer üretimi ve ihracattır. Biz, Türkiye'nin en büyük illerinden biriyiz. En büyük ticaret ve sanayi odalarından biriyiz. Şirketlerimizi, şehrimizi orta gelir tuzağından çıkarmak hepimizin görevidir. Ortaklıklar kurmalıyız, hepimiz daha güçlü marka olmak için, ihracat yapmak için  çalışmalıyız.
Sevgili arkadaşlarım,
Oda olarak, bu sorumluluğu taşıyarak Antalya'ya ve üyelerimize en iyi şekilde katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Bu anlayışla 2019 yılında sektörlerimize destek olacak birçok çalışmaya birlikte imza attık.
Bu yıl Antalya 4.0 raporumuzla, Antalya'nın ve sektörlerimizin önüne güçlü bir vizyon belgesi koyduk. Antalya 4.0 vizyonu çerçevesinde 2020 yılından başlayarak Odamız için yeni hedefler belirledik.
2018 yılı sonunda açılışını yaptığımız ATSO İnovasyon Merkezi dijitalleşme, e-ticaret, e-ihracat konularındaki eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle üyelerimize hizmet vermektedir.
İnovasyonu bir kurum kültürü haline getirmeye başladık. Bildiğiniz gibi 2016 yılından bu yana inovasyon yarışmaları yaptık ve ödüller verdik. Bir inovasyon yarışmasını da kurum için de başlattık. Çalışma arkadaşlarımız her yıl kendi içlerinde bir yarışmayla inovatif projeleri seçmektedir. En iyi 10 projeyi de biz yönetim kurulu olarak değerlendirip, ikinci bir seçim yapıyoruz. Bu projelerin bazılarını hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu vesileyle bütün çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 
2019 yılında Tarım ve Sanayi ihracatımıza URGE projelerimizle destek olmaya devam ettik. 
Eğitimde ATSO Akademi, ATSO MESEM çalışmalarına Antalya Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi’yle işbirliği projesini ilave ettik.
Turizmi 12 aya yaymak ve kent turizmini geliştirmek için yaptığımız çalışmalar zenginleşerek devam etmektedir. Antalya Kültür Sanat sergileri, söyleşileri, eğitimleriyle kent merkezinin çekim merkezlerinden birisi olmuştur.
Öğleden sonra Antalya Kültür Sanat'ta Yapı Kredi Sanat koleksiyonundan yeni bir serginin açılışını yapacağız. Hepinizi bekliyoruz. Bu vesileyle Yapı Kredi Kültür Sanat yönetimine teşekkür ediyorum.
"Sokakta Şenlik Var" projesi, Saklıkent Kay-Sür-Yüz yarışmamız bu yıl turizm ve ticaret için başlattığımız çalışmalar olmuştur.
Sevgili arkadaşlar, bir şehirde kurumlar arasında işbirliği güçlü olduğunda başarılı çalışmalar da gelmektedir. Antalya Tanıtım A.Ş. olarak EMITT Turizm Fuarı için çok güzel bir tanıtım platformu oluşturduk. Antalya bütün kurumlarıyla büyük bir ortak stand içinde tanıtım yapacaktır. Bu modelin yurtdışında da güzel sonuçlar vereceğine inanıyorum.
 
2019 yılında "ATSO-SİAD'lar İşbirliği Platformu", "Yerel Yönetimler Zirvesi" gibi etkinliklerimizi geliştirdik. Bu işbirliği platformlarımızı meslek odaları ile proje bazında işbirliği yaparak güçlendireceğiz ve 2020 yılında ortak projelerle daha ileri noktalara taşıyacağız. 
SİAD'larla birlikte üzerinde çalıştığımız bir proje Antalya Ekonomi Forumu organizasyonuydu. Küresel çapta dünya liderlerinin ve küresel şirketlerin katılacağı bir forumu Antalya'ya kazandırmayı düşünmüştük. Bu konuda YÖRSİAD ve ANTGİAD'dan arkadaşlarla bir hazırlık başlatmıştık. Şimdi Dış İşleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu, Antalya Diplomasi Forumu projesini başlattılar. Bu da bizim projemize yakın bir projedir. Antalya böyle bir küresel foruma ev sahipliği yaparsa hem Antalya hem Türkiye markası bundan kazanç sağlayacaktır. Önümüzdeki yıl bu konuda ilerleme göreceğimizi ümit ediyorum.

Sevgili arkadaşlarım,
2019 yılında Yönetim Kurulu, Meclis, komiteler, komisyonlar çalışmalarımızı düzenli olarak  yerine getirdik ve birlikte çok sayıda çalışma yaptık. Yönetim Kurulumuzda, Komite ve Komisyonlarımızda birçok arkadaşımız fedakârca çalıştı ve Odamıza katkı yaptılar. Çalışmalarımızı, toplantılarımızı her zaman dostça, saygılı ve seviyeli bir şekilde yapmaya gayret ettik. Bunun için hepinize teşekkür ediyorum.
2020 yılının sizlere, şehrimize, üyelerimize, ülkemize ve insanlığa mutluluk getirmesini üyelerimize bereket getirmesini diliyorum.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2020 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination